× "

soyut sanatın doğuşu

" arama sonuçları

resim ile ilgili herşey

      resim ile ilgili herşey tarihi - geçirdiği dönemler - ünlü ressamlar ünlü tablolar – renkler - ışık ve gölge konularına göre resimler - resim müzeleri resim araç ve gereçleri giriş:   insanlık tarihinde ilk yazı m.ö. 3000 yıllarında sümerliler’in yazısı ile başladı. sümerliler kutsal öyküleri, dinsel yakarıları, yasaları, belgeleri yazıya dökme olanağını buldular. böylece (yazılı tarih) başlamış oldu. (sanat tarihi) ise bundan çok daha eski tarihlere dayanır. sanat tarihi heykelle başlar, mağara resimleriyle devam eder. fransa’nın garonne ırmağı vadisinde bulunan fildişi kadın başı 40.000 yıl öncesini işaret eder. mağar...

çıplak maja ... çıplaklık-1

      yorumlamak için yorumokuyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar facebook: yorumokuyorum blogcu         çıplak maya çıplak maya ya da çıplak maja (ispanyolca: la maja desnuda), ispanyol ressam francisco de goya'nın 1790 ile 1800 yılları arasında tamamladığı tahmin edilen tablosudur. eser şu anda madrid'deki prado m&u...

mabeyn saraylarda harem ile selamlık arasındaki daireye denir. b

a b c ç d e f g h i ı j k l m n o ö p s t u ü v y z sanat terimleri mabet tapınak. mabeyn saraylarda harem ile selamlık arasındaki daireye denir. burada padişahın hükümet işlerini idare eden mabeyinci otururdu. buna ‘mabeyn-i hümayun” denirdi. mâcun çeşitlidir. camcı macunu; ispanyol üstübeci + pişmiş bezir + litopon üstübecinin karışması ile yapılır. buna bir miktar sülüğen boya da karıştırılabilir. bir de yapılarda kapı, pencere gibi ahşap kısımlara yağlı boya sürmeden evvel ıspatül ile tahtaları düz bir hale getirmek için kullanılan “som macun’ vardır. buda di...

mutfakta biri var!

kaşığına güvenen her hamarat ruhu okşayacak teoriye göre, etimizi pişirirken insan olduk, dâhi olduk, sanatçı olduk, filozof olduk ve hatta çifte kumrular olduk.evrim sürecine dair bulgular, şaşırtıcı bir yöne işaret ediyor: mutfak. harvard üniversitesi’nde biyolojik antropoloji alanında çalışan dr. richard wrangham ve aynı görüşü paylaşan birçok biliminsanı, yemek pişirme kültürünün gelişmesiyle insan zekâsında büyük bir sıçrama olduğunu savunuyor. kaşığına güvenen her hamarat ruhu okşayacak bu teoriye göre, etimizi pişirirken insan olduk, dâhi olduk, sanatçı olduk, filozof olduk ve hatta çifte kumrular olduk.modern insan beyni, diğer primatlarla karşılaştırıldığında oldukça farklı. algı ve bilinç bir yana, insanlarda beyin kütlesinin vücut ağırlığına oranı, şempanze, goril ve diğer maymu...

mutfakta biri var!

  kaşığına güvenen her hamarat ruhu okşayacak teoriye göre, etimizi pişirirken insan olduk, dâhi olduk, sanatçı olduk, filozof olduk ve hatta çifte kumrular olduk. evrim sürecine dair bulgular, şaşırtıcı bir yöne işaret ediyor: mutfak. harvard üniversitesi’nde biyolojik antropoloji alanında çalışan dr. richard wrangham ve aynı görüşü paylaşan birçok biliminsanı, yemek pişirme kültürünün gelişmesiyle insan zekâsında büyük bir sıçrama olduğunu savunuyor. kaşığına güvenen her hamarat ruhu okşayacak bu teoriye göre, etimizi pişirirken insan olduk, dâhi olduk, sanatçı olduk, filozof olduk ve hatta çifte kumrular olduk....

halk oyunlarının tarihçesi ı halk oyunlarının doğuşu

halk oyunlarının tarihçesi     ilkel ve gelişmiş topluluklarda halk oyunlarının yeri ilkel insanlarda hayat, düşüncelerle değil devinimlerle başlamıştır. bu insanların teori ile pratiği birbirinden ayıramadığı ve zihinsel soyutlamanın hayatlarına yeterince girmediğini görmekteyiz. zaten bu aşamada henüz teoriden bahsetmekte mümkün değildir. ve yalnız ilkel tapınma törenleri söz konusudur. ilkel tapınma da henüz pratiktir ama emekten bilinçli olarak ayrılmış bir pratiktir. bu törenlerde yapılan tapılan en önemli bölümü yansılama ( öykünme) danslarından oluşurdu. böylece bugünkü öykünme bize atalarımızdan miras kalmış bir özelliktir...

sanat nedir

sanat nedir? bir düğmeye basit bir dokunuşla, zaman ve mekânı birkaç yüzyıl kısaltabilecek güce erişen insan düşüncesi, yepyeni ve şiddetli korkuları da beraberinde getirdi. bilim, endüstri, teknik ve politika alanında meydana gelen birbirine bağlı ve sürükleyici gelişmeler, toplumlara özgürlük getirdiği kadar, huzursuzlukları da arttırdı. özellikle 1945 sonrası, insanların gökyüzüne tırmanışları, yeryüzündeki büyük sermaye hareketleri, insana yakışmayacak katliamlar, endüstriyel ve teknik gelişmeler, şiddetli ve yıpratıcı korkuları da beraberinde getirdi. bütün bunlar, bugünkü insanın sanata bakış tarzını da biçimlendiren gelişmelerdir.günüm...

“dünyanın tüm sahneleri birleşin”

çok güzel, çok önemli  , çok keyifli olarak nitelediğim bir çalışmayı paylaşmak istiyorum.kaynak;http://lirtiyatrosu.org/kuram.htmlkuram“dünyanın tüm sahneleri birleşin”bu aslında geriye yönelik bir çalışmadır.teatral etkinliğin, içgüdüsel süreçlere ne kadar hizmet ettiği ve eylemin bir dramaturjik yapısının var olup olmadığı, “kuram”ı da karışık ya da tutarlı olsun olmasın, düşünce pratiğiyle sınırlı kılmakta.günümüz sahne içi ve sahne dışı pratikleri, adeta delilik olarak görülebilecek bir deneyselliğe bürünmüşken, hareketi, kendi kontrolü altında tutup gerçekleştirebilen bir arka alan olarak ifadesizleş...

dil nedir, john zerzan

dil: kökeni ve anlamı[john zerzan'ın 'gelecekteki ilkel' kitabından alıntıdır.]tarih öncesi insanlığı mahrumiyet ve hayvanilikten ibaret bir varoluş olarak tanımlayan egemen kavrayışın, yakın dönemlerdeki antropolojik çalışmalarla (örneğin sahlins ve r.b. lee) neredeyse tümüyle geçersiz hale getirildiğini daha önce belirtmiştik. bu çalışmaların kaynaklık ettiği yeni yorumlar hızla yaygınlaşırken, insanlığın bu uzun dönemini bir bütünlük ve zarafet çağı olarak değerlendiren anlayışın da aynı hızla güçlenmekte olduğu anlaşılıyor. bu zarafet çağına taban tabana zıt niteliklerle karakterize edilen bugünkü yaşamımız, bizi tür olarak bütünlük içinde yaşadığım...

edebi akımlar - sanatın diğer dalları- realizm - romantizm- fütü

edebi akımbelli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisidir.edebi akımlarının gelişimine bakıldığında, bu akımların salt yazına özgü olmadığı genel, bir sanat akımı olarak başlayıp geliştikleri görülür. üstelik hemen hepsi, genelde doğdukları çağın toplumsal yapısının, bu yapıya bağlı düşünüş biçiminin, ideolojinin ürünüdürler. çağın felsefesinin sanat üzerindeki etkisi akım olarak ortaya çıkar ve bütün sanat türlerinde ortak özellikler çevresinde gelişir.rauf mutluayâ??ın tanımı bu açıdan önemlidir: "... toplumsal düzenin ve onun değişiminin bir gereği olarak, dünya görüşü ve sanat anlayışı bakımından birleşen kişilerin, eserleriyle ortaya koydukları ve sürdü...

deneme

alacakaranlık edebiyata ilgi duyma ediminin bir etkenlikten ziyade bir tür edilginliğin kompleksi olduğu öteden beri bilinir.böylece kabul edilmesi gereken noktanın da bir tür alacakaranlık kuşağının özneyi etkisi altına almış olacağıdır.edebiyatçıya bu gözle bakılmadığı sürece o, gerek yaşamı itibariyle gerekse yazdıkları itibariylesuçlu veya aykırı görülecektir;diğer bir tabirle aykırılığı, yüzeysellerce tespit edilmemişleri edebiyatçı saymak yanlış olmaktadır. sanatçının ontolojik konumu, hayata duyduğu mesafelilikle paraleldir;sanatçıyanız herkes gibi duyma,yaşama,düşünme  hakiki  bir alçalma olur.bununla birlikte sanatçının seçkinliği aristokrasi ile de örtüşmez;sanatçı alacakaranlık kuşağının öznesi olarak bu flu dünyadan uzak olan her olgunun bir "ölüm" olduğunun farkı...

üstpaleolitik'te sanatın doğuşu.

üstpaleolitik 'te sanatın doğuşu. sanat bazılarına göre hoşa giderek hayranlık uyandıran bir ayin kurma şekli, bazılarına göre de hoşa giden biçimler yaratma gayreti şeklinde yorumlanmıştır. bir sanat eseri hangi çağda yapılmış olursa olsun o çağın değer ölçülerine,estetik duygularına ve güzellik temeline sahiptir.sanatı anlayabilmek için ne zaman doğduğunu görmek gerekir. hiç kuşkusuz ki tarihte ilk sanat anlayışı birden bire ortaya çıkmamıştır. bununda bir ön hazırlık evresi vardır. adeta bir sanat galerisi gibidir. üst yontma taş çağı ressamları, bu dehlizlerin duvarlarına, tavanlarına ve insan elinin ulaşamayacağı her yere mavi, kırmızı ve siyah renkleri kullanarak görkemli hayvan resimleri çizmişlerdir. bazılarının üzerine yenilerini yapmış, bazı hayvan resimlerini...

islamiyet ve sanat

islamiyet ve sanatgünümüz islâm dünyasında, yan yana getirmekte oldukça güçlükle karşılaşılan kavramlar arasında "islâm" ile "sanat" bulunmaktadır. bugün islâm ülkelerinin hemen hemen hepsinde, cemiyetin her kesiminde insanların bu iki kelimeyi bir arada düşünmekte bir hayli zorlandığını görmekteyiz. "sanat"la "islâm" kelimeleri bir arada kullanıldığında, kendisini dindar olarak kabul etmeyen kesim, islâm'ı, sanata tahammül edemeyecek kadar "geri" görmekte; kendisini dindar olarak kabul eden kesim ise, sanatın islâm'la bağdaşmayacak kadar "lüzumsuz" olduğunu düşünmektedir. birbirinden o kadar uzak görüşleri savunan bütün bu insanların ortak noktaları, tasvirin islâm'da yasak olduğu varsayımıdır. bu insanlara, islâm'ın sanata bakışının ne olduğu sorulduğunda tatmi...

edebi akımlar -1-

edebi akımbelli bir tarihsel süreçte edebiyatı, tür ve yazarın milliyeti bakımından herhangi bir ayrım olmadan şekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve düşünce dizisidir.edebi akımlarının gelişimine bakıldığında, bu akımların salt yazına özgü olmadığı genel, bir sanat akımı olarak başlayıp geliştikleri görülür. üstelik hemen hepsi, genelde doğdukları çağın toplumsal yapısının, bu yapıya bağlı düşünüş biçiminin, ideolojinin ürünüdürler. çağın felsefesinin sanat üzerindeki etkisi akım olarak ortaya çıkar ve bütün sanat türlerinde ortak özellikler çevresinde gelişir.rauf mutluay’ın tanımı bu açıdan önemlidir: "... toplumsal düzenin ve onun değişiminin bir gereği olarak, dünya görüşü ve sanat anlayışı bakımından birleşen kişilerin, eserleriyle ortaya koydukları ve sür...

resim

soyut sanat; 1910 yılında kandinsky ile başlayan soyut sanat 20. yüzyılın ilk yarısında görülen en önemli bireysel gösteridir. soyut sanatın sözcüsü michel seuphor’a göre “bir resimde günlük gerçek görülmüyorsa o resim soyuttur. bir resmin soyut olabilmesi için doğa gerçeği ile tüm ilişkilerini kesmiş olması şarttır.” soyut sanat kant’ın “akılcı felsefesi” yani bu felsefeye göre eşyalar, zaman ve uzay mevcut değildir. böyle olmakla beraber eşya ve olaylar bilinçsel olarak bir uzay ve zaman içinde tasarlanıyordu. ayrıca henri bergson “sezgicilik” anlayışından yani eşya kavramını sezgi kavramıyla birleştiriyor ve eşyaları tanımlarken gerçekte kendi iç yaşantımızı da tanımlamış oluyoruz. soyut sanatın doğuşu bazı sanatçılar bergson’un sezg...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !