- çok özledim ben seni. - ben de… bugün izlediğim bir filmden acı bir yakarışla içime akan kısa bir replikti. belki de filmin en sevdiğim yeriydi o ses dizimleri
söz, yaydan çıkan ok gibidir! buhârâ’da yetişen büyük velîlerden mevlânâ nizâmeddîn hâmûş (rahmetullahi teâlâ aleyh) sohbetlerinde sık sık şöyle buyururdu: “susmak, konuşmaktan çok daha faydalıdır. susmak ile ve hâl ...
bu güne kadar hemen her konuda bir şeyler yazıldı çizildi anlatıldı ama bir şeyi atlamadık mı? cocuklarımız .. ...
işte, buna bıçak çekiyorum sözcüklerim varmıyor uzaklığına suskundur takvimlerde adım üstelik birbir düşüyor bütün öpmelerim ağır yenilgiler alarak kalbimse sildi bütün defterlerde adresini, yokluğunu kıyamet bilerek ...
aslınsa çok bellidir neden sustuğumuz.. susmak bazen en zor olandır, kabullenmektir kimi zaman birşeyleri, ısrar etmemektir, çoğu zaman da kaçıştır, bu en kolay olandır ...
bir kapı daha kapanır sesi dışarıdan duymuş olmama hiç şaşırmam ben bir kez daha anahtarın olmadığı tarafta bir kez daha bir tek bavul dahi yokken elimde bu bir kezlerin sona tekabül edeceği bir anın gelmeyeceğini bildiğimden ...
kalem yazmak için çıldırırken susmak olur mu? susmaya karar vermek, kaleme susa'mışların yapacağı iş değildir azizim. evel'den aldıysan bu kalemi, ahir'e de götürmelisin . ...
karanlığın yine o saatinde kapkara sularda uyandılar gözlerinden karanlık şarkılar geçiyordu uzanıp karanlığa baktılar kadının kapkara saçları kapkara elleri adamın yanıtsız nedenler gibi odanın dört yan ...
susmak; bir gurbet treninin arka vagonunda küsmek gibi .. ...