× "

tedricilik nedir

" arama sonuçları

"çağdaş nurculuk" veya "bid'atkarane ihanet" yazısına cevap

      yazar ::genç::adam    milli gazete yazarlarından ebubekir sifil hoca'nın."                               "çağdaş nurculuk" veya "bid'atkarane ihanet" isimli köşe yazısına editörümüz dr.emin şimşek'in cevabi yazısı çağdaş eleştiri hastalığı(!) mı, uhuvveti bozan hıyanet(!) mi ? (1)             yaz...

çağdaş eleştiri hastalığı(!) mı, uhuvveti bozan hıyanet(!) mi ?

    çağdaş eleştiri hastalığı(!) mı, uhuvveti bozan hıyanet(!) mi ? (1) yazar dr. emin şimşek      islam’da esas olan kişinin “kendi” nefsini eleştirmesi ve eksik görmesidir. bu sayede allah’a(c.c.) kurbiyet yelkenini açmış ve onun(c.c) inayeti altına girmeyi hedeflemiş olur. günümüz mü’minlerinde ise “başkasını” eleştirme hastalığı kronikleşmiş bir vaka olarak önümüzde duruyor. özellikle son birkaç yıldır , kendilerini geleneksel islam a...

kur’anda “nesh” varmıdır ?

    nesh hususu yazar dr. emin şimşek    pazar, 20 kasım 2005 soru : kur’anda  “nesh”  varmıdır ? nesh ; aslında emir ve yasakları değiştirmek demek değil ,  bunların yürürlük zamanlarının bittiğini haber vermektedir. allah teâla insanlığı cahiliye anarşisinden islâma çıkarırken köprü konumundaki sahâbe neslini eğitmede neshi bir metod olarak kullanmıştır. geçiş döneminin, muayyen bir vakit için yapılmış bazı istisna-i hükümler ...

gülen cevap verdi: ''samimi değiller''

    gülen cevap verdi: ''samimi değiller'' yazar m. fethullah gülen      fethullah gülen’in başta papa ile görüşmesi olmak üzere, başlattığı diyalog çabalarının misyonerlik faaliyetlerine ön ayak olduğu ithamları bir süreden beri bazı kesimlerce bir kampanya haline dönüştürülmüş vaziyette. ortalıkta dolaşan cd'lerle ve medyada hemen her gün yapılan yayınlarla fethullah gülen’in öncülüğünü yaptığı diyalog ve hoşgörü f...

diyaloğu emreden ayetler (1): Âl-i imran,64

    diyaloğu emreden ayetler (1): âl-i imran,64 yazar dr. emin şimşek    pazartesi, 31 ekim 2005 "de ki: ey ehl-i kitap, sizinle bizim aramızda aynı olan bir kelimeye gelin: allah'tan başkasına ibadet etmeyelim ve o'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; allah'ı bırakıp da, kimimiz kimimizi rabler de edinmesin.. eğer onlar yine de yüz çevirirlerse, işte o zaman: “şahit olun ki biz müslümanlarız!” deyiniz.”(âl-i imran, 3/64)   is...

islamda davetin önemi

rasulullah (s.a.s.)'den şöyle rivayet olunuyor: "kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." (buhârî, cihâd, 164)şu da bir gerçek ki bilmek tek başına yetmiyor. önemli olan bildiğimizi hayatımızda uygulamamızdır.peki öyle mi? insanlara dini uygulamanın en kolay halini mi, yoksa en zorlayıcı halini mi teklif ediyoruz? kovulmuş şeytan’ın her türlü şerrinden allah(c.c.)’a sığınırım. çok merhametli ve esirgeyici olan allah (c.c.) adına (söze başlarım.)   hamd ve sena/övgü daima baki olan allah(c.c.)’a mahsustur. salat ve selam allah kelamı vahiyle şereflenmiş tüm peygamberlere ve vahyin vasfettiği alimlere olsun. (bkz. 34/ fatır 28) geçen yazımızda yer alan bir hadisi tekrarladıktan sonra inşaallah bu yazımızda islam’da davetin y...

insanlara karşı kaba davranmanın islâmî tebliğde yeri yoktur

    'de ki: 'ey ehl-i kitap, sizinle bizim aramızda aynı olan bir kelimeye gelin: allah'tan başkasına ibadet etmeyelim ve o'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; allah'ı bırakıp da, kimimiz kimimizi rabler de edinmesin..' (Âl-i imrân, 3/64) islâmî tebliğde, bilhassa ehl-i kitap'a karşı yumuşak olmak kur'ân'ın emridir. değil sadece ehl-i kitap, cenab-ı allah, hz. musa'ya, firavun'a giderken dahi, 'ona yumuşak söz söyle; olur ki, öğüt alır, kendine gelir ve allah'tan korkar' (tâhâ, 20/44) diye mülâyemeti emreder. galiz sözlerin, insanları kınamanın ve onlara karşı kaba davranmanın islâmî tebliğde hiç mi hiç yeri yoktur. bahis mevzuu ayet bize böyle yumuşak söz söyleme ve sevdirici, çekici tebliğin mücessem bir örneğini vermekt...

nesh hususu

soru : kur’anda  “nesh”  varmıdır ? nesh ; aslında emir ve yasakları değiştirmek demek değil ,  bunların yürürlük zamanlarının bittiğini haber vermektedir. allah teâla insanlığı cahiliye anarşisinden islâma çıkarırken köprü konumundaki sahâbe neslini eğitmede neshi bir metod olarak kullanmıştır. geçiş döneminin, muayyen bir vakit için yapılmış bazı istisna-i hükümler ihtiva etmesi kaçınılmazdır. esasen nesh, bir yönü ile, vahyin bölüm bölüm (tedricen) indirilmesinin bir tezahürüdür.(1) elmalı hamdi yazır’a göre nesh , allah’ın ilminde biz kullarına göre önceki hükmünün yürürlükten kalktığının göstergesi iken, bizim ilmimizde ise zâhiren bâki görünen o hükmü değiştirmektir ve böylece nesih bir tebdil-i beyandır ! yoksa , -haşa- allah’ın h...

hocaefendi fethullah gülen cevap : ''samimi değiller'

fethullah gülen’in başta papa ile görüşmesi olmak üzere, başlattığı diyalog çabalarının misyonerlik faaliyetlerine ön ayak olduğu ithamları bir süreden beri bazı kesimlerce bir kampanya haline dönüştürülmüş vaziyette. ortalıkta dolaşan cd'lerle ve medyada hemen her gün yapılan yayınlarla fethullah gülen’in öncülüğünü yaptığı diyalog ve hoşgörü faaliyetlerinin türkiye’de gençlerin hristiyanlaştırılmasına sebep olduğu ileri sürülüyor. değişik mahfillerce körüklenen bu zihin bulandırma gayretlerine karşı fethullah gülen açıklamalarda bulundu. allah nasıl dilemişse o mesele öyle olur. biz buna benzer meseleleri ifade ederken bazıları hep suitevil ettiklerinden (kötü amaçla yorumlayan), suizanla hareket ettiklerinden, bazen de çekememezliklerine, hasetlerine bahane aradı...

çağdaş eleştiri hastalığı(!) mı, uhuvveti bozan hıyanet(!) mi ?

yazar dr. emin şimşek      islam’da esas olan kişinin “kendi” nefsini eleştirmesi ve eksik görmesidir. bu sayede allah’a(c.c.) kurbiyet yelkenini açmış ve onun(c.c) inayeti altına girmeyi hedeflemiş olur. günümüz mü’minlerinde ise “başkasını” eleştirme hastalığı kronikleşmiş bir vaka olarak önümüzde duruyor. özellikle son birkaç yıldır , kendilerini geleneksel islam anlayışı ile özdeşleştiren -lakin- islam’ın tecdit ruhuna bir türlü vakıf olamayan bir takım kardeşlerimizin , muhterem m.fethullah gülen hocaefendiyi  -kendilerince- eleştirdiklerine şahit olmaktayız. (bahse konu eleştiri mevzularının tümüne ehl-i sünnet itikadı çerçevesindeki cevabları gencadam.net sitemizde bulabilirsiniz.) ilginçtir , bu...

site map

12/12/2007: hülyalarımızdaki yarınlar       12/12/2007: hürriyet         12/12/2007: ilim aşkı 12/12/2007: ilim düşüncesi   12/12/2007: ilâhî günleri düşünürken12/12/2007: inanan gönüller 12/12/2007: kalplerin sultanlığına doğru 12/12/2007: kollektif şuur 12/12/2007: kutlu zaman dilimi üç aylar12/12/2007: kuvvetin çılgınlığı 12/12/2007: namaz 12/12/2007: olanlar ve olması lâzım gelenler  12/12/2007: sitem ve beklenti12/12/2007: süleymaniye12/12/2007: sürat çağı veya tekarüb-i zaman 12/12/2007: toprak12/12/2007: ümit ufku 12/12/2007: yenilenme fantezisi 12/12/2007: zamanı bir başka duyuş 11/12/2007: peygamberimizi değerlendirme 12/12/2007: ve gönüller rikkatle çarparken 12/12/2007: yeniden yeşe...

diyaloğu emreden ayetler (1): Âl-i imran,64

  "de ki: ey ehl-i kitap, sizinle bizim aramızda aynı olan bir kelimeye gelin: allah'tan başkasına ibadet etmeyelim ve o'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; allah'ı bırakıp da, kimimiz kimimizi rabler de edinmesin.. eğer onlar yine de yüz çevirirlerse, işte o zaman: “şahit olun ki biz müslümanlarız!” deyiniz.”(Âl-i imran, 3/64)   islamî tebliğde, bilhassa ehl-i kitab'a karşı yumuşak olmak kur'ân'ın emridir. değil sadece ehl-i kitap, cenab-ı allah, hz. musa'ya, fir'avn'a giderken dahi "ona yumuşak söz söyle; olur ki, öğüt alır, kendine gelir ve allah'tan korkar" (tâhâ/44) diye mülâyemeti emreder. galiz sözlerin, insanları kınamanın ve onlara karşı kaba davranmanın islamî tebliğde hiç mi hiç yeri yoktur.   bahis...

hz. peygamber’in (s.a.s) tebliğinde göze çarpan hususlar

hz. peygamber’in (s.a.s) tebliğinde göze çarpan hususlar   okurumuz:islami değerleri küçümseyen insanlara nasıl tebliğde bulunmalıyım? sert bir usluplamı yoksa yumuşak bir lisanla mı?       kâinatın efendisi, cenâb-ı hakk'ın ifadesiyle mü'minler için en mükemmel örnek (ahzab, 33/21) olduğundan; o'nun islâm'ı tebliğ usûl ve şekilleri biz mü'minler için de baş vurulacak yegâne kaynaktır. zira allah resûlü (s.a.s.) islâm'ı tebliğ ederken, "şeriat-ı tekviniye" dediğimiz, kâinatın akışı içerisinde cereyan eden genel prensiplere göre davranmış ve daha sonraları karşılaşabilecekleri her türlü durumda ümmeti için bir model ortaya koymuştur. o isteseydi, rabbisine yalvarır ve istediği dünyalığı elde edebilirdi; isteseydi ve hikmet-i ilâhi...

jeoloji mühendisi?????

jeoloji ve jeoloji mühendisliği >mesleğimiz yayına giriş tarihi: 21.09.2006güncellenme zamanı: 21.09.2006 15:00:53yayınlayan birim: genel merkez  çekiç, pusula ve harita ile arazi üzerinde dolaşan jeolog ferah ve sevinçli bir ömür sürer. onun gözlem kuvveti kendisini her an tazeler, doğa sevgisi gittikçe kökleştirir ve çeşitli buluşları, keşifleri onun heyecan dolu yüreğinde daima bir alev gibi parlar. a. holmes jeoloji "çekiç, pusula ve harita ile arazi üzerinde dolaşan jeolog ferah ve sevinçli bir ömür sürer. onun gözlem kuvveti kendisini her an tazeler, doğa sevgisi gittikçe kökleştirir ve çeşitli buluşları, keşifleri onun heyecan dolu yüreğinde daima bir alev gibi parlar." a. holmes insan, bilinen tarihi boyunca yaşam çev...

diyaloğu emreden ayetler (1): Âl-i imran,64

diyaloğu emreden ayetler (1): Âl-i imran,64"de ki: ey ehl-i kitap, sizinle bizim aramızda aynı olan bir kelimeye gelin: allah'tan başkasına ibadet etmeyelim ve o'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; allah'ı bırakıp da, kimimiz kimimizi rabler de edinmesin.. eğer onlar yine de yüz çevirirlerse, işte o zaman: “şahit olun ki biz müslümanlarız!” deyiniz.”(Âl-i imran, 3/64) islamî tebliğde, bilhassa ehl-i kitab'a karşı yumuşak olmak kur'ân'ın emridir. değil sadece ehl-i kitap, cenab-ı allah, hz. musa'ya, fir'avn'a giderken dahi "ona yumuşak söz söyle; olur ki, öğüt alır, kendine gelir ve allah'tan korkar" (tâhâ/44) diye mülâyemeti emreder. galiz sözlerin, insanları kınamanın ve onlara karşı kaba davranmanın islamî tebliğde hiç mi hiç...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !