× "

tommiks filmi izle

" arama sonuçları

prof. dr. iskender pala

neden ve nasıl yazar oldum?selamdan sonra,azizim, <img alt="iskender pala" src="http://static.flickr.com/74/218439571_e3534df6e3_m.jpg" align=left> ben iskender pala. ders kitaplarının arasına mahrem sevgililerin resimleri gibi saklayarak evin soba yanan tek odasındaki kış gecelerinin teksas ve tommiks'lerini geride bıraktığım ilk mektep yıllarından sonra -ki kendilerini takip eden soluk benizliler yanlış istikamete gitsin diye apaçilerin atlarının ayaklarına nalları ters çaktıklarını bu vesile ile bilirim- okuduğumu hatırladığım ilk kitap peyami safa'nın 9. hariciye koğuşu olmuştu. kitabı elime aldığımda önce kızılderili reisi oturan boğa'ya ihanet ettiğimden dolayı utandığımı ve bir asker hikayesi okuyucağımı vehmederken safran boyalı koridorlardan eter kokusu duyarak s...

can yücel den....

  yaşı yeterince olgun olanlar hatırlarlar evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış. bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş. kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış. herkeste paylaşma duygusu, sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş. o zamanlar çocuklar okula servis ile değil, köşe başında buluşarak giderlermiş. onların yolunu gözlememiş evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları. bilmezlermiş; hamburgeri, mtv’ yi, ınternet’i, cep telefonunu, tetrisi, nintendoyu... bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi, hatıra defterleri doldurup sevgileri keşf...

büyüklere masallar

evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış. bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş. kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış.herkeste paylaşma duygusu, sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş. o zamanlar çocuklar okula servis ile değil, köşebaşında buluşarak giderlermiş. onların yolunu gözlemezmiş evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları. bilmezlermiş; hamburgeri, tv’yi, ınternet, cep telefonunu, tetrisi, nintendoyu...  bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi, hatıra defterleri doldurup sevgileri keşfetmeyi. bilirlermiş horoz sekercisini, elleri kirli ma...

çok mu yaşlandık?

"yaşı yeterince olgun olanlar hatırlarlar evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış. bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş.dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş. kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış.herkeste paylaşma duygusu, sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş. o zamanlar çocuklar okula servis ile değil, köşebaşında buluşarak giderlermiş.onların yolunu gözlememiş evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları. bilmezlermiş; hamburgeri, mtv'yi, ınterneti, cep telefonunu, tetrisi, nintendoyu... bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi, hatıra defterleri doldurup sevgileri keşfetmeyi.bilirlermiş horo...

spor yazarlarımızın kurduğu müthiş cümleler

ağzınla kuş tutsan... ne kuşu?! ejderha tutsan bunlara yaranamazsınız..." =ahmet çakar"iyi püskürtmüş!.." =şansal büyüka (hakeme tüküren oyuncu için)"ikinci gol de boer'un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene de boer'un şeyinden oldu..." =turgay şerenömer çavuşoğlu: elini vicdanına koy!.. ihsan kalkavan: tamam koydum..."yav letonya'nın defansı kalas gibi, kessen iki oturma takımı bir masa yaparsın..." =erman toroğlu"ne söylentisi? aziz yıldırım'ın başkan adayı olacağını kör sultan bile duydu!" =fb eski başkanı güven sazak (aziz yıldırım'ın tekrar aday olacağı yönündeki söylentiler hakkında fikri sorulunca)"yediğimiz golü önceden çalışmıştık!.." =samsunspor teknik direktörü erdoğan arıca (galatasaray maçı sonrasında)"cin olmadan peri olma!.." =gökmen özdenak (fb kalec...

nostalji

      arnavut kaldırımlı sokaklarında ; bürgülü kadınların , kasketli adamların gezdiği , çevreyle uyumlu , geniş saçaklı , cumbalı ahşap evleri , ortasından sular akan çarşısı , bir dinozorun sırtı gibi kayalıkları olan bir anadolu kasabasıydı yaşadığımız yer .      yokluklar içinde mutlu çocuklardık . ne televizyon , ne bilgisayar , ne de cep telefonları . dünyamızı , tommiks , teksas , tenten , karaoğlan gibi çizgi romanlar renklendiriyordu . markalı spor pabuçlar da yoktu o zaman . tabanı otomobil lastiklerinden yapılan kes , yazın da lastik kısmı çıkarılan mest ayaklarımızın özgürlüğü idi .      oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık: elden kumandalı tel arabalar , bez çaput toplar , dut ağacından ...

böyle yorumcular olursa, böyle olur

ağzınla kuş tutsan... ne kuşu?! ejderha tutsan bunlara yaranamazsınız..." =ahmet çakar "iyi püskürtmüş!.." =şansal büyüka (hakeme tüküren oyuncu için) "ikinci gol de boer'un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene de boer'un şeyinden oldu..." =turgay şeren ömer çavuşoğlu: elini vicdanına koy!.. ihsan kalkavan: tamam koydum... "yav letonya'nın defansı kalas gibi, kessen iki oturma takımı bir masa yaparsın..." =erman toroğlu "ne söylentisi? aziz yıldırım'ın başkan adayı olacağını kör sultan bile duydu!" =fb eski başkanı güven sazak (aziz yıldırım'ın tekrar aday olacağı yönündeki söylentiler hakkında fikri sorulunca) "yediğimiz golü önceden çalışmıştık!.." =samsunspor teknik direktörü erdoğan arıca (galatasaray maçı sonrasında) "cin olmadan peri olma!.." =gökmen özdenak (f...

bunları yapmadan ölmeyin!!!

  - yağmurlu havada taksi durdurun,şöföre saati sorun ve kapıyı kapatıp yürümeye devam edin.- en sevdiğiniz şarkıyı,yanlış bildiğiniz bölümlerine aldırmadan,avaz avaz bağırarak söyleyin.- poponuzla dağ devirin. - rüzgara karşı işeyin.- film çıkışında bir sonraki matineye gireceklerin duyacağı bir şekilde filmin sonunu söyleyin.- tommiks arasına ders kitabı koyun.- süper markette market arabasını ağzına kadar doldurup,arabayı çaktırmadan bi köşede bırakarak hiçbirşey almadan dışarı çıkın. - atlıkarıncada altılı ganyan kuponu doldurun.- piknikte çizgili pijama giyip futbol oynayın.- henüz okumadığınız günlük gazetenin üzerinde ayakkabı boyayın.- otobüste bi çocuğa yer verin.- aynı filme 12 kere gidin. - hergün yürüdüğünüz yoldan eve dönerken yolun yarısında eve kaç adım kaldığını tah...

tatil

  biraz iteleyerek de olsa dönemin sonuna geldik. çocuk zamanlarımın tatillerini düşündüm ama sanılan gibi öyle mesire yerleri ya da deniz yok içerisinde. şimdilerde var mı bilmem ama kalın bir tatil kitabı verilirdi ve üç günde de biterdi. kitaptan sonrası, texas-tommiks deryasıydı. bir iki kere buna dair yazdığımı da hatırlıyorum. yine de şimdi yazacaklarım başka şeylerle ilgili. tatil bende hep sarı’dır. bunun nedenini tam olarak anlayamıyorum ancak, güneşin bahçedeki etkisi yüzünden olmalı diye düşünüyorum. bacaklarımızda kısa pantolonlarımız, tavuk kümesinin yanında akşama kadar oynar dururduk. biz oynadık şeftâli ağacı büyüdü, oynamaya devam ederken vişne kocaman oldu, çınar eğrile büğrüle uzadı, gece oldu, sabah oldu, öğle vaktinde güneş ekmek içinde domatesimiz oldu. so...

80'ler deneme sınavı

80'ler deneme sınavı gag hemen kağıdı kalemi elinize alın. süre sınırlaması yok, soruları dikkatli okuyun. kopya çekmek yasak değil, ama ayıp. testiniz bitince cevaplarınızı kontrol edin ve doğru cevap sayınıza göre yorumları okuyun. haydi herkese bol zihin açıklığı. kolaylar gelsin. ... 1) 80’lerin ünlü “küçük” şarkıcıları kimlerdi? a) küçük ibo, küçük onur b) küçük ceylan, küçük emrah c) küçük prens, küçük kurbağa d) küçük 100bin, büyük 200bin e) minik serçe 2) michael jackson 80’lerde ne renkti? a) yavruağzı b) gri c) siyah d) beyazötesi e) beyaz 3) şu sıralar marmaris’te yaşayan, yaptığı nü resimleri ile ünlü ressamımız 80’lerde ne iş yapıyordu? a) overlokçuluk b) kabzımallık c) reis-i cumhur’luk d) yaylalar yaylala...

demokrasi

ülkemizde, iç ve dış düşmanlardan arınamamış, korunamamış toplumumuzda, bu düşman çevreler tarafından sürekli sömürülerek, demokrasi varsa niye yapmıyor ve izin vermiyorsunuz denilerek, elimiz kolumuz bağlanmaya çalışılarak üzerinde durulan düşünce. şöyle ki, demokrasi doğal yollardan uygulanarak, herkesin eşit şartlardan başlayarak bir konuma gelmesini, herkesin eşit şartlardan başlayarak yargılanmasını ister. yani herhangi bir yarışa aynı çizgiden başlamak söz konusudur. fakat ülkemizde artık başbakan recep tayyip erdoğan dahil bir çok çevreler (pkklısından şeriatçısına, komünistinden dincisine herkes) bunu sahip oldukları dar görüşe taşımaktadırlar. yakın...

can baba'dan

çok mu yaşlandık? "yaşı yeterince olgun olanlar hatırlarlar evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış. bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş. dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş. kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış. herkeste paylaşma duygusu, sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş. o zamanlar çocuklar okula servis ile değil, köşebaşında buluşarak giderlermiş. onların yolunu gözlememiş evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları. bilmezlermiş; hamburgeri, mtv'yi, ınterneti, cep telefonunu, tetrisi, nintendoyu... bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi, hatıra defterleri doldurup sevgile...

hayret! amerikayı sevmiyoruz

  yıl 1964.ankarada bir gecekondu mahallesinde (yenidoğan) oturuyorduk.köyden yeni gelmiştim ve henüz 3-4 yaşındaydım.ağabeyim  elimden tutarak, beni  tek odalı loş bir dükkana götürdü.yanlış hatırlamıyorsam 10 kuruş verdi ve ortalarından gerili iplere asılı iki resimli kitabı okumak için kiraladı..tahta sedirlere oturduk. bana verdiği kitabın resimlerine bakmaya başladım..ağabeyim bana yavaş yavaş, ama heyecanla elimdeki kitabın kahramanını anlatıyor, ilgimi çekmeye çalışıyordu.. yaşadıkları zamanlarda haydut olan amerikalılar , ölümlerinden sonra kahramanlaştırılmış,romanları, filmleri bizlere birer destan gibi sunulmuştu.   ...

bunlari yapmadan ölmeyin

bunlari yapmadan ölmeyin   "ters yola gir" me dışındakileri kesinlikle deniycem..   - yağmurlu havada taksi durdurn,şöföre saati sorun ve akpıyı kapatıp yürümeye devam edin.- en sevdiğiniz şarkıyı,yanlış bildiğiniz bölümlerine aldırmadan,avaz avaz bağırarak söyleyin.- poponuzla dağ devirin. - rüzgara karşı işeyin.- film çıkışında bir sonraki matineye gireceklerin duyacağı bir şekilde filmin sonunu söyleyin.- tommiks arasına ders kitabı koyun.- süper markette market arabasını ağzına kadar doldurup,arabayı çaktırmadan bi köşede bırakarak hiçbirşey almadan dışarı çıkın. - atlıkarıncada altılı ganyan kuponu doldurun.- piknikte çizgili pijama giyip futbol oynayın.- henüz okumadığınız günlük gazetenin üzerinde ayakkabı boyayın.- otobüste bi çocuğa yer...

sevgili aslı,

                                   aslıberry, önce itiraflar: * adını ilk okuduğumda dudağıma, elime böğürtlen moru bulaşmış gibi olmuştu. ne güzel isim bu böyle. *ağaç ve sallanan salıncak o kadar hoşuma gitmişti ki..."tanrım bana bir salıncak"adlı bir yazı yazmıştım ve görsel malzeme olarak onu kullanmak istemiştim, tabi adını vererek. çalmaya uğraşıp durdum ama salıncak bir türlü sallanmadı. ben de bıraktım, yazıyı da yayınlamadım.:((   - çocukla hayatım değişti mi?   aslı, tek ebeveynli çocuk yetiştirmenin, ne tuhaf, ilginç, acıklı, komik, zor, kolay... bir hali vardır bilemezsin. aslında zuzu da ben d...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !