× "

uğur akkafa

" arama sonuçları

uğur akkafa

uğur akkafa peygamberimizin (a.s.m ) bu sözleri muhteşem... erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, cenab-ı hak da onlara rahmetle bakar. şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de günahları parmaklarının arasından dökülür gider....

şefkat tokadı

önce  küçük  kibar  , ve zarif  işaretlerle başlayan bir süreç,  bazen kısa bazen uzun fasılalarla devam eder, duruma göre  yani, muhatabın tavır ve davranışlarına göre değişen zaman aralıklarıdır, eğer muhatap bu ince ikazları farkedip tavırlarında bir değişikliğe gitmişse uyarı ve ikazlar uzunca bir süre durabilir, eğer  muhatab bu ikazlardan bir şey anlayamamışsa, ikazın şiddeti artabilir, dahada anlamazsa, biraz daha artar, dahada anlamazsa büyüklerin şefkat tokadı dedikleri belalar başımıza gelebilir, eğer buda kar etmezse helak edilme denen o tabii afete maruz kalabiliriz…  niye bu güzelim ikazları helak edilme seviyesine kadar taşırızki?   biz insanız ö...

risale-i nur dersi - insan ve ene - bölüm - 2

risale-i nur dersi - insan ve ene - bölüm - 2 ...

namazın hakikatı ve önemi

risale-i nur dersi / namazın hakikatı ve önemi / uğur akkafarisale-i nur külliyatı / yirmidördüncü sözeğer desen: “şu küllî hadsiz nimetlere karşı, nasıl şu mahdut ve cüz’î şükrümle mukabele edebilirim?”elcevap: küllî bir niyetle, hadsiz bir îtikad ile. meselâ, nasıl ki bir adam beş kuruş kıymetinde bir hediye ile bir padişahın huzuruna girer ve görür ki, herbiri milyonlara değer hediyeler, makbul adamlardan gelmiş, orada dizilmiş. onun kalbine gelir, “benim hediyem hiçtir, ne yapayım.” birden der: “ey seyyidim! bütün şu kıymettar hediyeleri kendi nâmıma sana takdim ediyorum. çünkü, sen onlara lâyıksın. eğ...

allah'ın birliğinin ispatı

risale-i nur dersi / allah’ın birliğinin ispatı / uğur akkafarisale-i nur külliyatı kâinat yüzünde zerrelerden yıldızlara kadar varlıkların tek tek herbirinde ve umumunda görülen nihayet derecede mükemmel bir nizam ve intizam, tevhide ( allah’ın varlığına ve birliğine ) en büyük delil, en parlak bürhandır. çünkü kâinattaki ilâhî icraat ve îcada, bir tek sâni’den başkasının müdahalesi olsa, bu gayet hassas nizam ve muvazene bozulacak ve her tarafta intizamsızlık eseri görünecekti.....

sebepler yaratıcı olamaz

risale-i nur dersi / sebepler yaratıcı olamaz / uğur akkafarisale-i nur külliyatı / yirmiikinci sözey esbâbperest gâfil! esbâb, bir perdedir. çünkü, izzet ve azamet öyle ister. fakat, iş gören kudret-i samedâniyedir. çünkü, tevhid ve celâl öyle ister ve istiklâli iktizâ eder. sultan-ı ezelinin memurları, saltanat-ı rubûbiyetin icraatçıları değillerdir. belki o saltanatın dellâllarıdırlar ve o rubûbiyetin temâşâger nâzırlarıdırlar.....

insanın değeri iman ile ortaya çıkar !

risale-i nur dersi / insanın değeri iman ile ortaya çıkar ! / uğur akkafa risale-i nur külliyatı / yirmiüçüncü söziman insanı sani'i'ne intisab eder..küfür nisbeti kesiyor..madde ise kıymeti hiç hükmüdündedir.....

insan ve enaniyet

risale-i nur dersi / insan ve enaniyet / uğur akkafarisale-i nur külliyatı / otuzuncu sözene, künûz-u mahfiye olan esmâ-i ilahiyyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir muamma-yı müşkilküşadır, bir tılsım-ı hayretfezâdır. o ene mahiyetinin bilinmesiyle, o garib muamma, o acib tılsım olan ene açılır ve kâinat tılsımını ve âlem-i vücûbun künûzunu dahi açar....

ölüm nedir ?

risale-i nur dersi / ölüm nedir ? / uğur akkafarisale-i nur külliyatı / yirminci mektubsizlere müjde! mevt ( ölüm ) îdam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in’idam değil. belki bir fâil-i hakîm-i rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. yüzde doksandokuz ahbabın mecma’ı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır.....

imanımız var mı ?

risale-i nur dersi / imanımız var mı ? / uğur akkafa risale-i nur külliyatı / emirdağ lahikasışimdi, istanbul’da, daha dehşetli bir fikirde, anarşi fikirli küfr-ü mutlaka düşmüş bir kısım münafıklar, risale-i nur gibi, ekmek ve suya ihtiyaç derecesinde herkes muhtaç olduğu imanî hakikatlerine ihtiyacı düşürmek desisesiyle diyorlar ki: “her millet, herkes allah’ı bilir. onu, daha yeni ders almaya ihtiyacımız çok yok” diye mukabele etmek istiyorlar.....

allah’ın varlığının ispatı

risale-i nur dersi / allah’ın varlığının ispatı / uğur akkafarisale-i nur külliyatı / yirmiüçüncü lem’aevet, madem mevcudat var ve inkâr edilmez. hem, her mevcut san’atlı ve hikmetli vücuda geliyor. hem madem kadîm değil, yeniden oluyor. herhalde, ey mülhid, bu mevcudu, meselâ bu hayvanı, ya diyeceksin ki, esbab-ı âlem onu icad ediyor, yani esbabın içtimaında o mevcut vücut buluyor; veyahut o kendi kendine teşekkül ediyor; veyahut, tabiat muktezası olarak, tabiatın tesiriyle vücuda geliyor; veyahut bir kadîr-i zülcelâlin kudretiyle icad edilir.....

öldükten sonra diriliş olacak mı ?

risale-i nur dersi / öldükten sonra diriliş olacak mı ? / uğur akkafarisale-i nur külliyatı / onuncu sözhiç mümkün müdür ki,  zerrelerden güneşlere kadar cereyan eden hikmet ve intizam, adâlet ve mîzanla rubûbiyetin saltanatını gösteren zât-ı zülcelâl, rubûbiyetin cenâh-ı himâyesine ilticâ eden ve hikmet ve adâlete imân ve ubûdiyetle tevfîk-ı hareket eden mü’minleri taltif etmesin ve o hikmet ve adâlete küfür ve tuğyan ile isyan eden edebsizleri te’dib etmesin? halbuki, bu muvakkat dünyada, o hikmet, o adâlete lâyık binden biri insanda icrâ edilmiyor, tehir ediliyor. ehl-i dalâletin &cc...

melekler gerçekten varmı ?

risale-i nur dersi / melekler gerçekten var mı ? / uğur akkafarisale-i nur külliyatı / yirmidokuzuncu sözhakikat kat’iyyen iktiza eder ve hikmet yakînen ister ki; zemin gibi, semâvâtın dahi sekeneleri bulunsun ve zîşuur sekeneleri olsun ve o sekeneler, o semâvata münasib bulunsun. şeriatın lisanında, pekçok muhtelif-ül cins olan o sekenelere melâike ve ruhaniyat tesmiye edilir....

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !