× "

uğur gürsoy

" arama sonuçları

yazıyorumda noluyor...

*karsıdan az tanıdıgın veya uzun suredır görmediğin biriyle karşılaşma anında,o an selam verip vermeme arasında ki gidip gelme öldürüyor beni..şimdi selam versem ya karsıda ki şahıs beni hatırlamazsa rezil olmak var..o şukadar dil dök kendıni tanıt..en iyisi tanımazsa 'aaa!! sizi biriyle karıstırdım'' demek olur..ama her türlü rezil olucaksın.kurtuluş yok..ikinci ihtimalde selam vermeyip oradan geçmek ama o kişinin sizi tanıması...ozmanda arkanızdan konuscak..''suna bak havalı sey..bu eskiden de böyleydi..'' diye...her gördüğüne sizden böyle bahsedecek..fena bir durum yani..en iyisi karsıdan gelen az tanıdık biri görünce yol değiştirmek..bu kadar riski göze alamam ben.. *şu halı saha maçları öncesinde ki kapora verme olayını bir türlü çözemedim..ne olursa o...

katır tepmesi 5

o sabah, başucumdaki iki kilo yedi yüz elli gramlık japon kökenli duvar saatimin suratıma attığı perendelerle uyandım. kendisi, bu perendeleri maviye boyaması için marslı su aygırlarıyla 2,5 kuruşa anlaşmıştı. 2,5 kuruşun tamamını benden isteyerek, beni 6:30’da uyandırmasının küstahlığına bir de affedilmez bir densizlik eklemesi, elbette yıllardır beklediğim bir şeydi. 2,5 kuruşu suratına çarpıp, biraz daha uyumak için evimin dört yüz on yedinci katındaki eşek merkezine çıktım. burası aslında spa merkezi olacaktı ama, doğduğu gün nüfusa kaydettirirken, şansıma hem sağır hem de 1800’lerde korsanlık yapmış bir hayalet nüfus memuru düşmüştü. spa kısmını doğru anlaması, bana kıyak geçmek için evimin dört yüz on yedinci katını eşek merkezi olarak nüfus cüzdanına işlemesinin ...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !