× "

udun özellikleri

" arama sonuçları

sümerler hakkında bir çok şey

sümer ve babil mitolojisi yaratılış efsanesi: babil'in yaratılış destanı enuma eliş, tanrıların düşüşünü ve aralarındaki ilk yabancılaşmayı, diğer pek çok dinde rastlanan büyük tanrılarla genç tanrılar arasındaki savaşları anlatan hikayelere benzer bir öyküyle aktarır. evrensel boşlukta ilkin erkek dev absu'yla dişi dev tiamat varmış, bunların birleşmesinden erkek yılan lakamu meydana gelmiş, yılanların birleşmesinden de gökyüzü tanrısı anşar'la yeryüzü tanrısı kişar doğmuş, yeryüzüyle gökyüzü birleşerek anum, enlil ve ea'yı doğurmuşlar. böylelikle sessizlik bozulmuş ve evrende gürültü başlamış. sessizliğe alışık olan absu'yla tia...

mezopotamya uygarlıkları

sümerler • birbirinden bağımsız site denilen şehir devletleri halinde yaşadılar. en önemli şehirleri; ur, uruk, lagaş'tır. bu şehir devletleri ensi veya patesi denilen rahip-krallar tarafından yönetiliyordu. • çok tanrılı inanca sahip sümerlerin tapınaklarına ziggurat denirdi. • mezopotamya'da evler ve tapınaklar taş az olduğundan kerpiç ve tuğladan yapılmıştır. • not: hem bu özelliğinden hem de sık sık istilalara uğradığından bu yapılar günümüze kadar ulaşmamıştır • günümüz uygarlığının temeli olan yazıyı (çivi yazısı) ilk kez sümerler bulmuştur.(mö. 3500) • tarihte ilk yazılı hukuk kuralları sümerler tarafından oluşturulmuştur. bu ö...

sultan selim ve tanburi cemil yaşam

cemal reşit rey konser salonu, 9 ekim pazartesi akşamı, mehmet emin bitmez`in ud`unun tellerinde ııı selim ve tanburi cemil bey`i buluşturuyor. yer: cemal reşit rey konser salonu tarih: 09 ekim 2006 pazartesi saat: 21:00 mehmet emin bitmez ve istanbul sazkâr topluluğu “ııı selim`den tanburi cemil bey`e saz musikileri” başlıklı konserle 9 ekim pazartesi akşamı, saat 21:00′de, crr’de sahne alacak. türk mûsikî tarihinde ııı. selim eşsiz bestekarlığı ve kendi buluşu olan makamlarla önemli bir yere sahiptir. tânburi cemil bey ise 20. yüzyılın bestecilikte ve özellikle icradaki dehası olarak kabul edilmektedir. cemil bey’in bestelerinde kendine has kıvraklık, cümle istiflemeleri, makam işleyişi ve kompozisyon gibi ön...

ud ve udun tarihi

ud'un tarihçesi           ud kelimesinin aslı arapça'dır: "sarısabır veya ödağacı" anlamındaki "el-oud'dan gelir. baştaki 'el'- kelimesinin, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen türkler bu edatı atmış, geriye kalan 'oud' ('eyn, waw, dal) kelimesini de -gırtlak yapıları 'eyn'e uygun olmadığı için- "ud" şekline sokmuşlardır. dillerinde tanım edatı olan batılılarsa, 11-13. yüzyıllar arasındaki haçlı seferleri sırasında tanıyıp avrupa'ya götürdükleri bu saza, luth (fr.), lute (ing.), laute (alm.), liuto (ital.), alaud (isp.), luit (dat.) gibi hep l ile başlayan isimler vermişlerdir. hatta 'saz yapıcılığı' anlamında bizde de kullanılan 'lütye...

türk musiki tarihi - çalgı aletleri - türk musikisinde keman,tan

türk mÛsikÎsi'nde keman'ın yeri keman'ın türk ülkesine ne zaman geldiği kesin olarak bilinmiyor. istanbul ve trabzon gibi lâtin ülkeleri ile sıkı ilişkiler bulunan şehirlerde çok eskiden beri keman'ın en eski örneklerinin bulunduğu ileri sürülmüştür. kanunî sultan süleyman 'ın sadrazamlarından makbul ibrahim paşa'nın gençliğinde, padişahın şehzadesi olarak manisa'da bulunduğu yıllarda keman çaldığı biliniyor. yine bu yüzyılda yaygınlık kazanmış bir saz olarak klâsik mûsikîmize girememiş olmakla birlikte , halk arasında çok tutuluyor ve koltuk meyhanelerinde çalınıyordu. keman'ı üst düzey sınıf arasına sokan kişinin , sultan 1.mahmud dönemi sanatkârlarından olan corci olduğu ileri sürülür. keman'dan önce mûsikîmizin yegâne sazı rebab idi .o yı...

arşiv

sayın ziyaretçi arkadaşlar altta kayan içeriklere katagori bölümündenn ulaşabilirsiniz (yorumlarınızı mutlaka yazın  yazılarım eleştiri ve yorumlara açık bir sitedir)                                    www.mrvmrt.blogcu.com   11/11/2007: abdülkadir hurşit ( 25.11.1951) 11/11/2007: abdülkadir donuk ( 1948) 11/11/2007: abdülkadir ateş ( 1944) 11/11/2007: abdülkadir aksu ( 1944) 11/11/2007: abdülkadir akcan ( 1952) 11/11/2007: abdülhamit(2.) ( 21.09.1842)- (10.02.1918) 11/11/2007: abdülhamit avşar ( 1964) 11/11/2007: abdülhamid(1.) ( 13.03.1725)- (28.03.1789) 11/11/2007: abdülhaluk mehmet çay ( 1945) 11/11/2007: ...

ud ve udun tarihi

udud'un tarihçesi           ud kelimesinin aslı arapça'dır: "sarısabır veya ödağacı" anlamındaki "el-oud'dan gelir. baştaki 'el'- kelimesinin, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen türkler bu edatı atmış, geriye kalan 'oud' ('eyn, waw, dal) kelimesini de -gırtlak yapıları 'eyn'e uygun olmadığı için- "ud" şekline sokmuşlardır. dillerinde tanım edatı olan batılılarsa, 11-13. yüzyıllar arasındaki haçlı seferleri sırasında tanıyıp avrupa'ya götürdükleri bu saza, luth (fr.), lute (ing.), laute (alm.), liuto (ital.), alaud (isp.), luit (dat.) gibi hep l ile başlayan isimler vermişlerdir. hatta 'saz yapıcılığı' anlamında bizde de kullanılan 'lüt...

sümerler

sümerler   sümer dili sümer yazısı bir mühürde ilah annunaki tasviri sümerler, m.ö. 3500 - m.ö. 2000 yılları arasında mezopotamya'da yaşamış halk. mezopotamya'da ortaya çıkan sayısız medeniyetin temelini sümerler atmıştır. ayrıca yazı ve astronomi de ilk kez mezopotamya'da sümerlerde ortaya çıkmıştır. genel kanı sümerlerin çağdaşı olan halklarla yakın etkileşimi sonucu benzerliklerin olduğu yönündedir. yani belirli bir halk ile bilimsel bir akrabalık henüz kanıtlanamamıştır. birbirinden bağımsız site denilen şehir devletleri halinde yaşadılar. en önemli şehirleri; ur, uruk,kiş,lagaş ve nippur'dur. bu şehir devletleri e...

arap müziği

“ruhun ölümsüz olduğuna inanıyorum”ebu el-valiyd muh’ammed bin ruşd (1126-1198) arap müziği , atlas dağları ve afrika’daki büyük sahra çölünden arap körfezi (basra körfezi [g.m.]) ve fırat nehri kıyılarına kadar uzanan çok geniş bir coğrafi bölgeyi kapsar. fas’lı, mısır’lı ya da ırak’lı olduğuna bakmaksızın araplar, kökeni ilkçağlara uzanan ve islam imparatorluğunun yükseldiği 8. ve 13. yüzyıllar arasında olgunlaşıp ivme kazanan çok yönlü bir müzikal mirasla bugünü tanımlama becerisine sahiptir. islamın arap yarımadasından yayılmaya başladığı 7. yy’ın ortalarından günümüze kadar arap müziği, bir kısmı sadece entellektüel ve kültürel, diğerleri de politik olan beş temel süreçle şekillendi.asimile edilen kültürlerle ilişkilerilk süreç, islamın ...

sümerler

mezopotamya fırat – dicle asuroloji sümeroloji şehirler / imparatorluklar sümer: uruk – ur – eridu kiş – lagaş – nippur akkad imparatorluğu: akkad babil – isin – susa asur imparatorluğu: asur – ninova/nineveh nuzi – nemrut babil imparatorluğu: babil – kalde – elam imparatorluğu – amoritler hurriler – mitanniler – kassitler mezopotamya kronolojisi sümer kralları asur kralları babil kralları dil çiviyazısı sümer dili – akkad dili elam dili – hurri diili mezopotamya mitolojisi ziggurat enuma eliş gılgamış – marduk nibiru sümer yazısı bir mühürde ilah annunaki tasviri sümerl...

sümerler

vikipedi, özgür ansiklopedi mezopotamya fırat – dicle asuroloji sümeroloji şehirler / imparatorluklar sümer: uruk – ur – eridu kiş – lagaş – nippur akkad imparatorluğu: akkad babil – isin – susa asur imparatorluğu: asur – ninova/nineveh nuzi – nemrut babil imparatorluğu: babil – kalde – elam imparatorluğu – amoritler hurriler – mitanniler – kassitler mezopotamya kronolojisi sümer kralları asur kralları babil kralları dil çiviyazısı sümer dili – akkad dili elam dili – hurri diili mezopotamya mitolojisi ziggurat enuma eliş gılgamış – marduk nibiru sümer yazısı bir mühü...

udun genel özellikleri

udun genel özellikleri ud kelimesinin aslı arapça dır: "sarısabır veya ödağacı" anlamındaki "el-oud'dan gelir. baştaki 'el'- kelimesinin, bazı dillerde olup bazılarında olmayan harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen türkler bu edatı atmış, geriye kalan 'oud' ('eyn, waw, dal) kelimesini de -gırtlak yapıları 'eyn'e uygun olmadığı için- "ud" şekline sokmuşlardır. dillerinde tanım edatı olan batılılarsa, 11-13. yüzyıllar arasındaki haçlı seferleri sırasında tanıyıp avrupa'ya götürdükleri bu saza, luth (fr.), lute (ing.), laute (alm.), liuto (ital.), alaud (isp.), luit (dat.) gibi hep l ile başlayan isimler vermişlerdir. hatta 'saz yapıcılığı' anlamında bizde de kullanılan 'lütye' kelimesi de yine luth'den yapılmadır (aslı l...

sümerler

sümerler vikipedi, özgür ansiklopedi (sümer sayfasından yönlendirildi) git ve: kullan, ara mezopotamya fırat – dicle asuroloji sümeroloji şehirler / imparatorluklar sümer: uruk – ur – eridu kiş – lagaş – nippur akkad imparatorluğu: akkad babil – isin – susa asur imparatorluğu: asur – ninova/nineveh nuzi – nemrut babil imparatorluğu: babil – kalde – elam imparatorluğu – amoritler hurriler – mitanniler – kassitler mezopotamya kronolojisi sümer kralları asur kralları babil kralları dil çiviyazısı sümer dili – akkad dili elam dili – hurri diili mezopotamya mitolojisi ziggurat enuma eliş gılgamış – marduk ...

karate jutsu ve kobu-jutsu

dentokan karate jutsu ve kobu-jutsuzen ryu kyu seıdokan karate kobudo renmeıtürkiye/seidokan karate kobudo;shorin-ryu,goju-ryu ve kobu-jutsu’nun kökleri; soke shian toma; japonya/okinawa merkezli olan, seidokan karate kobu-jutsu federasyonunun kurucusudur. soke toma 1929 yılında okinawa adasında doğmuştur. karateye 16 yaşında, savaş yıllarında (osaka) başlamıştır. daha sonra okinawa’da 20 yılı aşkın bir süre üstat shinjato sokishi ile çalışmıştır. üstat shinjato sokishi, *chojun miyagi ve *tatsuo shimabuku'nun öğrencisidir. ayrıca üstat shinjato, okinawa adasında bir çok ustadan da ders almıştır. soke toma, sensei shinjato sokishi'den dört kata öğrenmiştir. bu kata'lar; seisan, sanchin, chinto ve *bo (tahta eleman) kata...

dinle ney'den

yakın doğu’nun en eski sazlarından olan ney, islam tarihi boyunca hem saray, hem halk, hem de sufî musikilerinde kullanıldı. 1582’den önce yapılmış iran veya osmanlı minyatürlerinde ney, çok ince, uzun ve başpâresiz olarak resmedilmiştir. ilk kez surnâme-i hümâyun’da, daha geniş çaplı ve başpâreli neyler görülür. 16. yy’a ait codex vindobonensis’te bir kadın neyzen gravürü vardır. burada başpâre çok açık biçimde görülür. bunlara dayanılarak, saza başpâreyi, 16. yy’ın sonlarında osmanlıların eklediği söylenebilir. evliyâ çelebi’nin zikrettiği on büyük neyzenden altısı mevlevîdir. 1720 tarihli sûrnâme-i vehbî’deki minyatürlerde, hem mevlevî neyzenler, hem de profan (hiçbir dinî vasfı olmayan) neyzenler görülür. 19. yy’da mevlevî olmayan n...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !