× "

vatan ve namık k

" arama sonuçları

vatan mersiyesi - namık kemal - şiir inceleme

vatan şairi namık kemal; osmanlı’nın son dönemlerini “vatan mersiyesi” adlı şiirinde dile getirirken, koca memleketin içler acısı halini şöyle dile getirir: “âh, yaktık şu mübarek vatanın her yerini saçtık eflâke kadar dûdunu ateşlerini kapadı gözde olanlar, çıkacak gözlerini vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** kendimizden niçin olduk bu kadar biz meyus gidelim dâdına allah içün ehl–i namus sönüyor şem–i emel işte kırıldı fanus vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** düşünün devr–i ...

mikdat topcu'dan :“git vatan kabe’de siyaha bürün”

“git vatan kabe’de siyaha bürün” 24 nisan 2011 pazar, 16:04 tarihinde mikdat topçu tarafından eklendi yukarıdaki başlık gerçekte büyük vatan şairi namık kemal’e ait bir şiirdir.   git vatan kabe’de siyaha bürün bir kolun ravza-i nebi’ye uzat birini kerbela’da meşhed’e at kainatta o hey’etinle görün bu şiiri okuyunca ürpermiştim. namık kemal’in döneminde, onun gönülden bağlı olduğu, uğrunda her şeyini verebileceği vatanı ne durumdaydı acaba! biraz tarih bilgisi olanlar hemen bir film şeridi gibi osmanlı devleti’nin son dönemlerinin nasıl bir boğuşma içinde g...

tiyatro ( dil ve anlatım 12. sınıf )

tiyatrotiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla yazılmış edebi türdür. genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. tiyatro, bir sahne sanatıdır. tiyatro eseri, olayları oluş halinde gösterir. bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. yaygın hümanist bir deyişle tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak ifade edilir.tiyatro eserinin diğer türlerden en önemli farkı; diğer edebi eserler okumak ve dinlemek için yazılmışken, tiyatro oyununun sahnede seyirci önünde oynanmasıdır. değer ölçülerini, izleyenin kanaat ve anlayışlarından alır. göze görünür bir karaktere sahip olması, canlı olarak meydana geliş niteliğiyle toplum psikolojisine hitap eder. temsil yeri ve eser, tiyatronun edebiyat ...

tiyatro ( dil ve anlatım 12. sınıf )

tiyatrotiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla yazılmış edebi türdür. genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. tiyatro, bir sahne sanatıdır. tiyatro eseri, olayları oluş halinde gösterir. bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. yaygın hümanist bir deyişle tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak ifade edilir.tiyatro eserinin diğer türlerden en önemli farkı; diğer edebi eserler okumak ve dinlemek için yazılmışken, tiyatro oyununun sahnede seyirci önünde oynanmasıdır. değer ölçülerini, izleyenin kanaat ve anlayışlarından alır. göze görünür bir karaktere sahip olması, canlı olarak meydana geliş niteliğiyle toplum psikolojisine hitap eder. temsil yeri ve eser, tiyatronun edebiyat ...

11. sınıf türk dili ve edebiyatı cevapları, lise 3 edebiyat kita

11. sınıf edebiyat kitabı cevapları, lise 3 türk dili ve edebiyatı sorularının cevapları, 11. sınıf kitabı etkinlik cevapları   edebiyat sayfa 12 4. etkinlik tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da gülhane parkında padişah,diğer devlet büyükleri,ulema,lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın “gülhane hattı humayunu” adıyla mustafa reşit paşa tarafından okundu.bu fermanla osmanlı devletinde islam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim süreci başladı sayfa 13 3.soru:yenileşme kavramı, var olanın çağın gereksinim ve özelliklerine göre yeniden düzenlenmesidir.4.soru:burada yenilik kavr***** en uygun hareket konağı restore ettirip,ihtiyaca göre eklemeler yapmaktır.çünkü konağı,yıkıp yerine yeni bir bina yapmak yenilik değil,köklü bir değişimdir. sayfa 15 1. metin 1.o...

11. sınıf edebiyat kitabı cevapları, lise 3 türk dili ve edebiya

11. sınıf edebiyat kitabı cevapları, lise 3 türk dili ve edebiyatı sorularının cevapları, 11. sınıf kitabı etkinlik cevapları   edebiyat sayfa 12 4. etkinlik tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da gülhane parkında padişah,diğer devlet büyükleri,ulema,lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın “gülhane hattı humayunu” adıyla mustafa reşit paşa tarafından okundu.bu fermanla osmanlı devletinde islam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim süreci başladı sayfa 13 3.soru:yenileşme kavramı, var olanın çağın gereksinim ve özelliklerine göre yeniden düzenlenmesidir.4.soru:burada yenilik kavr***** en uygun hareket konağı restore ettirip,ihtiyaca göre eklemeler yapmaktır.çünkü konağı,yıkıp yerine yeni bir bina yapmak yenilik değil,köklü bir değişimdir. sayfa 15 1. metin 1.on do...

türk milli mücadelesinin ve atatürkçülüğün temel ilkelerinden bi

kuvvet doğuran fikirbaşlı başına kuvvet kaynağı olan, kuvvet doğuran fikirler vardır. böyle fikirler, devletlerin yapısını değiştirir, insanlık tarihinin akışını etkiler.“millet egemenliği”, bu fikirlerden biridir.atatürk, türk milletinin 1919 da başlattığı bağımsızlık savaşını türk milliyetçiliğinden ve “millî egemenlik” ilkesinden güç alarak yönetmiş; çöken osmanlı imparatorluğu’nun enkazı üstünde, dipdiri bir türk devletini, türkiye cumhuriyeti’ni ayni ilkeye dayalı olarak kurmuştur.millî egemenlik ilkesi türk tarihine ve türk devlet yapısına ilk defa atatürk’le birlikte girmiş ve yerleşmiştir. bu ilkeyi millî mücadelenin ve kurduğu ...

bahtiyar vahabzade'den namık kemal'e mektup

bahtiyar vahabzadeden mektup; fikirdaşım, meslektaşım, kardeşim namık kemal bey!´türk olmak´ kitabınızı büyük hevesle,taktir ederek okudum. okudum demek hata olur, su gibi içtim. bu kitabınız,benim azerbaycan´da yaptığım 50 yıllık mücadelenin aynısıdır. fikirlerimizin, kaygı ve dertlerimizin ne kadar yakın olduğuna hayret ettiğimi söylemeliyim.ben sizi uzun bir zamandan beri tanıyor ve sizinle aynı dertlerde yaşadığımızı biliyordum. hayret etmemin sebebini ise sizin kitabınızın 69. sayfasında ismimi vermeden ´azerbaycanlı değerli bir şair bana şöyle demişti: bize ruslar baskı yaptı, dilimize rusça kelimeler doldurdular, dilimizi unutturup rusçayı ön plana çıkarmaya çalıştılar. peki size kim baskı ...

cahide sonku gibi ölmek

1979 yılında sinema yazarları derneği hizmet ödülünü aldı. alkol bağımlısı olduğu da ileri sürülen sonku, 1981'de alkaraz sineması'nda fenalaşarak 64 yaşında öldü.bir kaybediş öyküsü türk sinema tarihine "ilk star", "ilk yapımcı" ve "ilk yönetmen" olarak damgasını vuran cahide sonku, karton tiplemelerden uzak, her rolün kadını olarak dönemin en çok film çeken oyuncusudur. hem güzel, hem zengin hem de güçlüdür.dönemin tiyatro ve sinemadaki güçlü adamı muhsin ertuğrul'un gözdesi olması, yine demokrat parti (dp) iktidarının desteklediği tütün kralı ihsan doruk'la evliliği, talat artemel ve cahit ırgat'la olan birliktelikleri gel gitlerle dolu...

namık kemal - vatan mersiyesi ve ziya paşa türkü, namık kemal -

vatan şairi namık kemal; osmanlı’nın son dönemlerini “vatan mersiyesi” adlı şiirinde dile getirirken, koca memleketin içler acısı halini şöyle dile getirir: “Âh, yaktık şu mübarek vatanın her yerini saçtık eflâke kadar dûdunu ateşlerini kapadı gözde olanlar, çıkacak gözlerini vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** kendimizden niçin olduk bu kadar biz meyus gidelim dâdına allah içün ehl–i namus sönüyor şem–i emel işte kırıldı fanus vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** düşünün devr–i zuhûrundaki şanlı demini doldururken şühedası bu fenâ âlemini tutacak bir çocuğu kalmadı mı mâtemini vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak...

namık kemal - vatan mersiyesi ve ziya paşa türkü

vatan şairi namık kemal; osmanlı’nın son dönemlerini “vatan mersiyesi” adlı şiirinde dile getirirken, koca memleketin içler acısı halini şöyle dile getirir: “Âh, yaktık şu mübarek vatanın her yerini saçtık eflâke kadar dûdunu ateşlerini kapadı gözde olanlar, çıkacak gözlerini vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** kendimizden niçin olduk bu kadar biz meyus gidelim dâdına allah içün ehl–i namus sönüyor şem–i emel işte kırıldı fanus vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** düşünün devr–i zuhûrundaki şanlı demini doldururken şühedası bu fenâ âlemini tutacak bir çocuğu kalmadı mı mâtemini vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak...

namık kemal - vatan mersiyesi ve ziya paşa türkü

vatan şairi namık kemal; osmanlı’nın son dönemlerini “vatan mersiyesi” adlı şiirinde dile getirirken, koca memleketin içler acısı halini şöyle dile getirir: “Âh, yaktık şu mübarek vatanın her yerini saçtık eflâke kadar dûdunu ateşlerini kapadı gözde olanlar, çıkacak gözlerini vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** kendimizden niçin olduk bu kadar biz meyus gidelim dâdına allah içün ehl–i namus sönüyor şem–i emel işte kırıldı fanus vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak bahtı kara mâderini *** düşünün devr–i zuhûrundaki şanlı demini doldururken şühedası bu fenâ âlemini tutacak bir çocuğu kalmadı mı mâtemini vatanın bağrına düşman dayadı hançerini yoğ imiş kurtaracak...

ve işte vatan şairi namık kemal karşlınızda...

vatan şairi: namık kemal 21 aralık 1840'ta tekirdağ'da doğdu, 2 aralık 1888'de sakız adası'nda öldü. asıl adı mehmed kemal'dir, namık adını ona şair eşref paşa vermiştir. babası, ıı. abdülhamid döneminde müneccimbaşılık yapmış olan mustafa asım bey'dir. 1863'te babıali tercüme odası'na kâtip olarak girdi. dört yıl çalıştığı bu görev sırasında dönemin önemli düşünür ve sanatçılarıyla tanışma olanağı buldu. 1865'te kurulan ittifak-ı hamiyet adlı gizli derneğe katıldı. bir yandan da tasvir-i efkâr gazetesinde hükümeti eleştiren yazılar yazıyordu. gazete, yeni osmanlılar cemiyeti'nin görüşleri doğrultusunda yaptığı yayın sonucu 1867'de kapatıldı. namık kemal de istanbul'dan uzaklaştırılmak için erzurum'a vali...

türk milliyetçiliğinin tarihi ve gelişim süreci

  milliyetçilik, milletten türetilmiş bir kelimedir. arapça olan millet kelimesi "din topluluğu", manasına gelmektedir. dilimizde millet "nation" kelimesine karşılık olarak kullanılmaktadır. lâtince bir fiil olan "nasci" den gelen "nation" aynı yerde doğmuş bir insan topluluğu manasını ifade etmektedir. ingilizcede milliyet anlamına gelen "nationality" kelimesinin varlığı 1691'den itibaren tespit edilmişse de, bunun bugünkü anlamda ilk kullanılışı 19. yüzyılın başlarındadır. fransızcada da aynı anlama gelen "nationalite" kelimesi ilk defa 1885'te akademi sözlüğü'ne girmiştir. milletin tanımı, tartışmalı bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. ziya gökalp, türkçülüğün esasları'nda milleti "dilce, dince, ahlâkça ve bediiyatça müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fert...

namık kemal

namık kemal"vatan şairi" diye de anılan namık kemal'in, toplumsal konulan ve kavramları işlediği coşkulu şiirleri; güçlü ve heyecanlı söyleyişi ile edebiyatımızda önemli bir yeri vardır.biz onun vatan sevgisi, özgürlük gibi toplumsal kavramları işlediği hürriyet kaside'sinden aldığımız örnek beyitleri inceleyeceğiz.hürriyet kasidesi1- görüp ahkâm-ı asr-ı münharif sıdk u selamettençekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükümetten2- usanmaz kendini insan bilenler halka hizmettenmürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten3- felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsindönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten4- ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhâ-yı hürriyetçalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten5- ne efsunkâr imişsin, ah ey didâr-ı hürriyetesir-i aşkın olduk, gerçi kurtulduk esa...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !