× "

ya nur ya basit ya zahir

" arama sonuçları
merak edilen veya bilinmeyen görüşleriyle bediüzzaman said-i nur

merak edilen veya bilinmeyen görüşleriyle bediüzzaman said-i nur

muhammed şakir / doğruhaber gazetesi düştükten sonra islamî halkların uyanış, şuurlanış, ıslah oluş ve en nihayetinde silkiniş ve yeniden ayağa kalkış ameliyesinde şehidlerin rolü ne kadar faal ve harekete geçirici ise benzer şekilde şehidlere şehadet ve feda aşkını telkin ve teşvik eden, feda olmaya giden yolun akidevi, fikri ve ameli alt yapısını hazırlayan veya örnek yaşantılarıyla buna vesile olan büyük âlim ve rehberlerin rolü de en az o kadar etkindir. hususen, şehidler gibi bir hayat yaşayan âlimlerin... işte biz gaflet perdesi altında ölüm uykusuna yatmış yığınları uyandıran, adeta onlara ruh veren, eylem ve eserleriyle onları gayrete getirip ayağa kaldıran ve tam bir ümitle onları yeni...

allahu teâlâya tanımak

allahu teâlâya tanımak

kendini bilmek, allahu tealayı bilmenin anahtarıdır bil ki, geçmiş peygamberlerin kitaplarında, insana hitab eden şu söz meşhurdur: «ey insan! rabbini tanımak için kendini tanı». haberlerde [hadislerde] ve eserlerde [selef-i sâlihînin sözlerinde] geldi ki: «kendini bilen, rabbini bilir». bu söz şuna işarettir ki, insanın kendisi bir aynadır, ona bakan, hakkı görür! birçok insan kendine bakar ve fakat hakkı göremez. o hâlde kendini bilmek için, allahü teâlâ'yı bilmeye hangi yolun vesile olduğunu öğrenmek lâzımdır. bu da iki şekildedir: biri çok derindir. bunu çok kimse anlayamaz. bundan bahsetmek doğru olmaz. herkesin anlayabildiği ...

nur suresi 31. ayet ve başörtüsü

  tesettür ayeti ya da örtünme ayeti olarak anılan ve bazı kesimlerce kadınlara “başörtüsünü” farz kıldığı iddia edilen bu ayeti gelin dilbilimsel olarak inceleyelim. hemen hatırlatalım ki nur suresi 60. ve ahzab suresi 59. ayetleri de örtünmeyle ilgili ayetler olmakla birlikte burada ‘’başörtüsü’’ kavramını incelememiz nedeniyle, yalnızca nur 31. ayeti incelemiş bulunmaktayız. kur’an’da kadınların örtünmesiyle ilgili sınırları yalnızca bu ayetler belirlemektedir. (aşağıdaki verdiğim bir mealden çok, arapça metindeki sözcükler ve yönelim edatlarının getirdiği anlamlar korunarak, hiçbir ek sözcük ve yorum ka...

risale-i nur'da tasavvuf ve iman hakikatleri

risale-i nur'da tasavvuf ve iman hakikatleri insan, dünyaya geldiğinden itibaren ömrünün sonuna kadar öğrenmeye muhtaç bir varlıktır. o kadar hayat kanunlarını bilmek konusunda cehli vardır ki, yirmi senede bile hayat şartlarının tamamını öğrenmesi mümkün olmamaktadır. hayvanlar, sanki başka bir âlemde mükemmel bir eğitim ve öğretim gördükten sonra bu dünyaya gönderilmişler gibi bir tavır sergilemektedirler. insanların hayvanlardan bu temel farkı, onların yaratılış gayelerinin, öğrenerek kemale ermek olduğunu ispat etmektedir. hz.adem'e(a.s.) esma-i ilahiyenin öğretilmesi ve peygamber efendimiz'e(a.s.m.) ilk olarak “oku!” emrinin verilmesi, hep bu sırdan kaynaklanmakt...

- abdulkadir badıllı

"üstad hz.'nin ismini nasıl duydum"   "bu fakir, urfa'nın çevresindeki sakin, nim-bedevi, ekrad aşairinden birisi olan badıllı aşiretinin çok eskiden beri an'anevi bir şekilde devam edip gelen ve beyleri olarak bilinen kısmından ve bir derece dinine merbut bir hanenin efradındanım. bu cibillî ve çok daracık bir çerçeve içindeki dindarlık cihetiyle babam ve biraderlerim dine ve tarikata karşı incizapları vardı. ben de aynı şekilde o çocukluk zamanında yegâne halâs çaresi olarak bildiğimiz tarikat adabını, o muhitin rengine göre bir derece ifaya çalışıyordum. herkeste olduğu gibi, bende de o çocukluk zamanımdan bir mürşid-i kâmil bulmak ve ona intisab etmek meyli aşk derecesinde vardı. işte tam o sırada bir isim duydum: "bediüzzaman molla said-el kürdî ismini daha önce değişik unvanl...

99 esma 99 dua

ya rabbi! seni tarif etmektedir bütün güzel isimler sen güzel isimlerini asikar etmezsen ruhum karanlikta kalir esmaül hünsa’na sahit yaz beni allah(cc)! sensin allah(cc) sanadir kullugum sendedir çarem seninledir varligim seni arar ruhum seni anar kalbim baskasina degil sana muhtacim baskasini degil seni çagiririm baskasi yaratilmistir sen yaradansin baskasi devamsizdir sen daimsin ve daim eyleyensin baskalari muhtaçtir sen ihtiyaçsizsin ihtiyaçlari görensin baska ilah yok sen allah(cc)’sin sen ki esi benzeri olmayansin sen ki bütün eksiksiz sifatlarin sahibisin cemaline çevir yüzümü baskasina ragbet ettirme kalbimi ya rahman! sen öyle rahmet edersin ki rahmetinin bir ci...

- vı - seyyid hace muhammed nur'ül arabi'de mefhumlar

- vı -seyyid hace muhammed nur'ülarabi'de mefhumlar    1 - seyyid muhammed nur'ül arabi'de vahdeti vücud.       seyyidin vahdeti vücuda kail olduğunu söylemek ne kadar mümkün ise, o'nun vahdet anlayışına yenilik getirdiği ve vahdeti vücud anlamındaki yanlış anlamalar üzerinde ısrarla durduğu ve ahkamı muhammediyi büyük bir sevgi ve saygı ile koruduğu da o kadar gerçek ve o derecede doğru bir yargıdır. seyyidin en çok etkilendiği kişi sanırım ki şeyh'ül ekber muhiddin'i arabidir. ve şeyh'ül ekberin dediği gibi tasavvuf ve tevhid yolunda insanlar üç tavır üzerindedir. 1. özbeöz batıni olur veya 2. özbeöz zahiridir yada 3. şeriate aya...

risale-i nur dili

risale-i nur dili  risâle-i nur'da, okuyan herkesin gerek zorlandığı için gerekse hoşlandığı için sezdiği bir özel dil vardır. bu zorlanma durumu değişik sonuçlar doğuruyor. kimileri zorlandığı için okumayı terk ediyor ve zihinlerinde "risâle-i nur'un dili ağırdır" gibi bir yargıyı ömür boyu taşımaya devam ediyorlar. ve nihayetinde bu yargı gelip risâle-i nur'un sadeleştirilmesi gerektiği noktasına dayanıyor. risâle-i nur'da ilk bakışta göze çarpan dil ağırlığı, osmanlıca'nın ya da müellifinin yaşadığı dönemin hatırından değil, kur'ân kelimelerini hatırlama zaruretinden kaynaklanır. risâle-i nur'un örnek metni olarak birinci söz üzerinde şöylesine bir göz ...

çöle inen nur

o''nun en büyük mucizesi allah''tan getirdiği kitap... kur’ân... isâ peygamber, ölüye: — kalk, allah''ın izniyle! dedi ve ölü kalktı. musa peygamberin asası ejder oldu; ve yere birtakım ipler atıp onları yılanlaştıran sihirbazların marifetlerini yuttu. peygamberler peygamberi de, bir taraftan, kameri ikiye böler, parmaklarından binlerce şahabının abdest almasına mahsus suyu fışkırtır, on kişilik yemeği bin kişiye yedirir, elinin değdiği noktada her illeti siler ve her haliyle ayrı bir mucize belirtirken, öbür taraftan, bütün bu mucizeler semasındaki yıldızların merkezine, allah''tan gelen güneş mucizeyi yerleştirdi.• birçok peygamberlere kısım kısım, bazılarına da bütün olarak inen kitaplar içinde, kur''ân, allah''ın hem kul...

risale-i nur dili

öncelikle belirtmek gerek ki, risale-i nur'da, okuyan herkesin gerek zorlandığı için gerekse hoşlandığı için sezdiği bir özel dil vardır. bu zorlanma durumu değişik sonuçlar doğuruyor. kimileri zorlandığı için okumayı terk ediyor ve zihinlerinde "risale-i nur'un dili ağırdır" gibi bir yargıyı ömür boyu taşımaya devam ediyorlar. ilginçtir ki, risale-i nur'un dili üzerindeki bu yargı, bu dili okumaya değil de, okumaktan vazgeçmek üzerine bina edilmiştir. baştaki zorlanmasını bilahare aşıp hoşlanmaya kalbetmiş biri olarak, kendi okuma maceramı bir laboratuvar verisi olarak kullanma hakkım var şu halde. bu veriler ise, okumaktan vazgeçenler ya da okumamayı tercih edenlerle aynı kanaati paylaşmamı gerektiriyor:"risale-i nur'un dili ağırdır."işte bu "ağır" kelimesi, bir farklılığ...

ya rabbi seni tarif etmektedir güzel isimler.

  ya rabbı!ya rabbi! seni tarif etmektedir bütün güzel isimlersen güzel isimlerini asikar etmezsen ruhum karanlikta kaliresmaül hünsa’na sahit yaz beniallah(cc)!sensin allah(cc) sanadir kullugumsendedir çarem seninledir varligimseni arar ruhum seni anar kalbimbaskasina degil sana muhtacimbaskasini degil seni çagiririmbaskasi yaratilmistir sen yaradansinbaskasi devamsizdir sen daimsin ve daim eyleyensinbaskalari muhtaçtir sen ihtiyaçsizsin ihtiyaçlari görensinbaska ilah yok sen allah(cc)’sinsen ki esi benzeri olmayansinsen ki bütün eksiksiz sifatlarin sahibisincemaline çevir yüzümü baskasina ragbet ettirme kalbimi ya rahman!sen öyle rahmet edersin ki rahmetinin bir cilvesi cennetim olurrahmetinden bir parilti sonsuz mutlulugumdurrahmetinin bir damlasi herkesin rizkina kef...

tasavvuf yolunun incelikleri..edep ya hu!!!!........

şeriat  ~  2 şeyh'ül ekber, «hakikate şeriatın söylediğinden başka bir yol yoktur,» dedi. islam şeriatı allah'tan başka ilah olmadığını ve muhammed'in allah'ın elçisi olduğunu tasdik etmektir. günde beş vakit namaz kılmaktır. ramazan ayı boyunca oruç tutmaktır. malının zekatını vermektir. eğer imkanı varsa hacca, allah'ın münezzeh evi'ne gitmek ve arafat'ta vakfe yapmaktır. şeriat bunların üzerine temellendirilmiştir. şeriata uyan kişi, kur'anî buyruklarda belirtilen geniş ahlakî ölçüler ve muhammed sallallahü aleyhi vesellem'in yaşama biçimi olan sünnet çerçevesinde yaşamayı seçmiş demektir. şeriatı kabul etmiş olmak; insan denilen mahlukun sınırlı olduğunu, bir bedende bulunduğunu ve böylece fiziksel dünyadaki tüm bedenler gibi, verilen beli...

risale-i nur dili(senai demirci)

bu yazı, islam yaşar'ın "said nursî türkçesi" ve ahmet turan alkan'ın ilgili yazıya getirdiği yazı üzerine kaleme alındı. burada "risale-i nur dili" başlığı altında şimdilik sadece ana hatlarıyla sunmaya çalıştığım konular üzerindeki mütalaaların bu iki yazıya cevap niteliği taşımadığını, bununla birlikte bu yazıların yazılmasını hazırlayan heyecanı paylaşmak ve çoğaltmak niyeti taşıdığını belirtmek isterim. yaşça benden büyük ve edebiyat ve dile katkılarını takdir edegeldiğim iki edebiyatçının risale-i nur'un dili üzerinde durması, doğrusu, beni memnun ve müteheyyic etmiştir. dilerim bu yazı, risale-i nur'u ve risale-i nur muhataplarını anla(t)mada hayli mürekkep harcamış islam yaşar'ın aşinalığı ile kelimelerle muaşakasını hayranlıkla izlediğimiz, sözü tevzin ...

çöle inen nur

çöle inen nur                    çöle ve bütün zaman ve mekâna               [necip fazıl kısakürek]                                                                                         &nbs...

risale-i nur dili

risale-i nur dili senai demirci açıklama bu yazı, islam yaşar’ın “said nursî türkçesi” ve ahmet turan alkan’ın ilgili yazıya getirdiği yazı üzerine kaleme alındı. burada “risale-i nur dili” başlığı altında şimdilik sadece ana hatlarıyla sunmaya çalıştığım konular üzerindeki mütalaaların bu iki yazıya cevap niteliği taşımadığını, bununla birlikte bu yazıların yazılmasını hazırlayan heyecanı paylaşmak ve çoğaltmak niyeti taşıdığını belirtmek isterim. yaşça benden büyük ve edebiyat ve dile katkılarını takdir edegeldiğim iki edebiyatçının risale-i nur’un dili üzerinde durması, doğrusu, beni memnun ve müteheyyic etmiştir. dilerim bu yazı, risale-i nur’u ve risale-i nur muhatapl...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !