× "

yanıltmaca örnek

" arama sonuçları
neden siyer-i nebi hakkında bilgi sahibi olmalıyız?

neden siyer-i nebi hakkında bilgi sahibi olmalıyız?

neden siyer-i nebi hakkında bilgi sahibi olmalıyız? arapça siret kelimesinin çoğulu olan siyerin sözlük anlamı; insanın gittiği yol, ortaya koyduğu tavır ve hal demektir. hz. peygamber'in bayatını anlatan eserlere siyer-i nebi ya da sadece siyer denmesi de bu yüzdendir. bir müslüman için siyerin önemi, en başta müntesibi bulunduğu dinin temel kaynağı olan kur'an'ın hz. muhammed'i "en güzel örnek" olarak vasfetmiş olmasından ileri gelir. kur'an'da bulunan birçok ayet rasulullah'ın bizzat ya bir tavrına, bir durumuna işaret etmekte ya da bütün ayetlerde olduğu gibi ilk kez o'na seslenmektedir. kur'an&...

wikileaks bir oyun da, kimin oyunu

'kara operasyonlar' yapabildiği bilinen abd olabilir mi? ya da israil? acaba abd içerisinde kendini belli etmeye başlayan değişik güçlerin çatışmasının eseri olmasın bu? ya da hepsini aşan yepyeni bir küresel gücün? fehmi koru / yeni şafak bakmayın siz her kuşku belli eden soruya "komplocu" diye karşı çıkanlara, bütün melekeleri yerli yerindeyse insanoğlunun zihni sürekli soru sorarak çalışır. önce kendisine, sonra etrafındakilere, nesnelerle ve insanlarla ilgili sorular sorarak büyür bebek... soru sormayan ve kuşku duymayan zihin ölmüş demektir. demek istediğim şu: wikileaks sitesinin yayımlamaya başladığı belgelerle ilgili sorular meşrudur. abd gibi bir &uu...

maide suresi elmalı tefsiri 12.sayfa

kitap ehli denilişi yahudi ve hıristiyanlara mahsus olduğundan ve her iki âyette "sâbiîn" ve "sâbiûn", yahudi ve hıristiyanlardan ayrı olarak zikredilmiş bulunduğundan, âyetlerin zahiri (görünüşü) bunların kitap ehli olmadığını göstermektedir. âlimlerin anılan görüş ayrılığı da gerçekte bu adı taşıyanlar iç i nde yahudi veya hıristiyanlardan sayılanlar bulunup bulunmadığını tayin ve tetkik etme meselesinden doğmuştur. şunu hatırlatmaya ihtiyaç yoktur ki, nasara (hıristiyan) ismi bütün hıristiyan fırkalarını içine almış olduğundan hıristiyanların, yuhannasiyye, (senjan hıristiyanları) dedikleri sâbiîn grubu hıristiyanlardan sayılan bir mez...

....maide suresi ayetleri tefsiri...

.......71- ve bu yalanlama veya öldürmede bir fitne yani kendileri için bir bela ve musibet olmayacağını zannettiler. yahut ebu amr, hamze, kisâî, yakub, halefü'l-âşir kırâetlerinde ref' ile okunduğuna göre: "ve zannettiler ki kesinlikle bir fitne olmaz". eğer bunların ahirete, sorumluluğa imanları olsaydı böyle zannetmeyeceklerdi. halbuki böyle zannettiler de kör ve sağır oldular. hak delilleri görmez, hak sözü işitmez oldular. sonra allah kendilerine tevbe nasip etti, tevbe ettiler. allah da kabul etti.. sonra yine kör, sağır oldular, fakat hepsi değil içlerinden birçoğu böyle oldular ve öyle yaptılar. şu halde geçmişte bunların çoğunun "ki...

maide suresi elmalı tefsiri 12.sayfa

kitap ehli denilişi yahudi ve hıristiyanlara mahsus olduğundan ve her iki âyette "sâbiîn" ve "sâbiûn", yahudi ve hıristiyanlardan ayrı olarak zikredilmiş bulunduğundan, âyetlerin zahiri (görünüşü) bunların kitap ehli olmadığını göstermektedir. âlimlerin anılan görüş ayrılığı da gerçekte bu adı taşıyanlar iç i nde yahudi veya hıristiyanlardan sayılanlar bulunup bulunmadığını tayin ve tetkik etme meselesinden doğmuştur. şunu hatırlatmaya ihtiyaç yoktur ki, nasara (hıristiyan) ismi bütün hıristiyan fırkalarını içine almış olduğundan hıristiyanların, yuhannasiyye, (senjan hıristiyanları) dedikleri sâbiîn grubu hıristiyanlardan sayılan bir mez...

baransu'ya 3 soru

    “müsaade edin ki, kayınpederime olan güvenim, mehmet baransu’nun, aniden karşısına çıkan ve yedi sene yastık altında saklanılmış bir bavul dolusu belgenin gerçek olduğunu iddia eden ‘onurlu subaya’ duyması gereken güvenden fazla olsun” milliyet gazetesi'nden devrim sevimay çetin doğan'ın damadı dünyaca ünlü ekonomist prof. dr. dani rodrik'le konuştu. işte o söyleşi; 1. etap: prof. dr. dani rodrik dünyanın en etkin 100 ekonomistinden biri. pınar doğan yedi yıldır harvard üniversitesi’nde kamu politikası üzerine dersl...

tekerleme | açıklama ve örnekler

tekerlemeçocuk geleneklerinde yer alan ses ve kelime benzerliğinden yararlanılarak oluşturulan yarı anlamlı, yarı anlamsız, hoş söyleyişli sözlere tekerleme denir. tekerlemelerde vezin,kafiye, seci ve aliterasyonlardan yararlanılır. duygu, düşünce ve hayaller, tezada, abartmaya, güldürmeye, tuhaflığa ve şaşırtmaya dayalı olarak ustalıkla anlatılır. az gitmiş, uz gitmiş. dere, tepe düz gitmiş. altı ay, bir güz gitmiş...   tekerlemeler masal, hikaye, bilmece ve halk tiyatrosu gibi bazı türler içinde veya müstakil olarak ortaya çıkan mahsullerdir.masalcı, meddah, karagözcü, hoşsohbet insan maksatlarını anlatmaya başlarken dinleyicilerle seyircilerin dikkatini bir noktada birleştirmek ihtiyacını duyarlar.b&ou...

friedrich nietzsche

ana madde: üst-insan üstüninsan sözcüğünü ilk olarak teolog ve yazar heinrich miller, 17. yy'da yazdığı "geistlichen erquickstunden" adlı eserinde kullanmıştır. nietzsche, üstüninsanın tüm evrenin amacı ve sebebi olduğunu ileri sürmektedir. ona göre üstüninsan insanlığın da amacıdır. nietzsche, üstüninsan nosyonuyla, soylu bir insan eylemliliği nosyonunu yeniden kurmaya çalışır. son insan, yalnızca maddi teselli peşindeyken, üstinsan yaşamını büyük eylemler uğruna harcamaya hazırdır. üstün olmak, isteyerek iyinin ve kötünün ötesinde durmaktır.[20] nietzsche kendisini, üstüninsanın habercisi olarak tanıtır. bu konuda eserinde;insan bir iptir ki hayvan...

müslümanların uyanışına etki eden saptırma

müslümanların uyanışına etki eden saptırma  ikinci dünya savaşı'ndan beri müslümanlar şiddetli bir saptırma sürecine maruz kalmışlardır. bu süreç, daha çok hilâfet'in yıkılmasından sonra artakalan islâmî mefhumları ortadan kaldırmak ve müslümanlar üzerinde, bizim üzerimizde küfrün hâkimiyetini kalıcılaştırmak maksadını taşıyordu. böylece islâmî bakış açımızda köklü bir değişim gerçekleştirilmek, geleceğimiz ve mukadderâtımız sömürgeci kâfir devletlerin ellerine teslim edilmek isteniyordu. bir başka ifâdeyle bir müslüman ile bir kâfir arasındaki alâka, köle ile efendi arasındaki alâk...

kelamcıların metodlarındaki yanlışlar

kelamcıların metodunun yanlışlığı kelamcıların metodu hakkında ortaya konulan bu açıklamalardan, bu metodun doğru olmadığı, davranışlarının ne kişinin iman etmesine ne de imanını kuvvetlendirmesine yol açmayacağı anlaşılmaktadır. hatta bundan da öte takip edilen bu metotla ne kişinin düşünmesi sağlanabilir ne de düşünmesi kuvvetlendirilebilir. bu metotla ancak, kişinin birtakım bilgilere sahip olması sağlanabilir. bilgi ise düşünmeden ve imandan daha farklı şeydir. kelamcıların metodunun yanlışlığı birkaç madde halinde şöyle ortaya konulabilir: 1- bu metot, hissi esaslar yerine mantıki esaslara dayalı kanıtlar kurmaya dayanmaktaydı. bu husus iki yönden hatalıdır:   a- müslüman bir kimsenin allah subhenehû ve teala’nın varlığına burhanlar getirebilmesi için m...

b.necatigil/edebiyatımızı sevmek ve anlamak

yıllar önce behçet necatigil'e soruluyor: "bugünkü yazarları da yansıtması bakımından edebiyat tarihi çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?"necatigil'in yanıtı şöyle:          "yazarlar üzerine, yeni kitaplar çıktıkça, dergilerde, gazetelerde dağınık değerlendirmeler görülüyor. toplu, geniş, hâkim kitaplar yok. doyurucu monografiler yok. el kitapları var sadece. hazırlayıcıların uzun zaman yatırımı isteyen araştırmalara vakitleri de yok. birçok yeni yayına yetişmek telâşından belli bir konu üzerinde rahat ve sabırlı çalışmak kolay değil. tarih, her şey bittikten sonra başlarmış, ondan mı nedir, bugünün yazarlarını yetkiyle içine alacak bir edebiyat tarihi yazılmıyor nedense. cesaret ve feragat işi bu.     bir de şu v...

sezen sadece besteci sertab da eskiden iyiydi

'kör randevu- collection' adlı bir best-of'la hayranlarının karşısına çıkan fatih erkoç, pop müzikte bülent ersoy kalitesinde şarkı söyleyen kimse olmadığını söyledi: sezen aksu dünyanın en iyi şarkıcısı değil, sadece müthiş bir besteci. sertab en iyi kadın vokaldi ama sesi artık aynı tadı vermiyor.. ünlü şarkıcı fatih erkoç, 1987'den beri dillerden düşmeyen şarkılarını 'kör randevu-collection' adlı bir albümde biraraya getirdi. rec by saatchi etiketiyle piyasaya sürülen albüm toplam 18 parçadan oluşuyor. albümde 'emmioğlu' şarkısının değişik versiyonlarının yanı sıra; 'ellerim bomboş', 'yol verin a dostlar' ve 'elveda tatlım' gibi klasikleşmiş şarkılar yer alıyor. esas beklenen buymuş! isim babalığını ve fotoğraf çekimlerini okan bay...

tâhâ suresi - tefsir

görülüyor ki, firavun, hz. musa karşısında pesetti, tartışmayı sürdüremedi. çünkü hz. musâ'nın öne sürdüğü deliller son derece açık ve güçlü idi. sebebine gelince bu delilleri, yüce allah'ın evrendeki ayetleri ve hz. musa eli ile gösterilen özel mucizeler oluşturuyordu. firavun tartışmayı sürdüremeyince hz. musa'yı büyücülükle suçlama şarlatanlığına başvurdu. ona göre değneğin yerde sürünen bir yılana dönüşmesi ve koltuk altına daldırılan sapasağlam bir elin ak parıltı saçarak dışarı çıkarılması birer "büyü"den başka bir şey değildi. büyücülüğün firavun'un aklına gelen ilk ihtimal olması, aslında normaldi. çünkü bu sanat o günlerde mısır'da pek yaygındı. üstelik hz. musa'nın gösterdiği bu iki mucize nitelikleri itibarı ile geleneksel büyü gösterilerine ...

post-modernizm ve felsefi geleneğin yeniden kazanılması-f.l. jac

çevirenler nur küçük — yasemin çevik giriş 1. yüzyıl ve binyıl sona ererken felsefecileri uğraştıran parodoksal düşünce felsefenin bir sona gelip gelmediği ya da eğer geldiyse bunun nasıl olduğudur. şimdi ortak olan kanıya göre — aslında birçok akademik felsefeci arasında kesin olan bir gerçeğe göre — ilkeler yoluyla evrensel bir bilgi idealinin — philosophia — düzmece olduğu çoktandır açığa çıkmıştır, öyle ki günümüzde aklıbaşında hiçbir insan bu ideali geçerli bir arayış olarak kabul etmeyecek ya da kendini ona kaptırmayacaktır. yeni felsefecilere göre gerçek şudur ki, geleneksel olarak anlaşıldığı biçimiyle "felsefe" bundan böyle post-modern bir bilinç ve dünya için ilgili bir düşünce biçimi değildir; eğer yine de bir rolü olabilecekse bu ancak kök...

11 eylül konusunda beyaz sarayın cevap veremediği sorular

11 eylüle dair akla takılan sorular? alıntı kaynak: atilla akar'ın kıyamet komplosu kitabından  1 : dünyanın en gelişmiş istihbarat ağına ve teknolojik altyapısına sahip olduğu söylenen abd, söz konusu komployu niçin önceden haber alamadı? kendi imkanları ile haber alamadığını varsayarsak “dost” istihbarat örgütleri tarafından da uyarılmadı mı? elinde bütün dünyada ki haberleşme ağını izlemeye yarayan (ki bu sistemin adı echelon) dev bir dinleme ve izleme teknolojisi bulunan abd’nin “terörist yuvaları“ nı izlememesi düşünülemez.   2 : maket bıçaklı birtakım adamlar bu kadar uçağı (7 veya 9 diye biliniyor) kaçırmak için yeterli mi? 19 kişi tarafından organize edilen eylemlerde hiç fire verilmeden, sadece maket bıçakları ile, bütün uçuşları saf dışı edilip, kokpitlere rah...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !