sözlükte bir başkasını desteklemek üzere ona katılmak, yardımcı olmak ve aracılık yapmak gibi manalara gelen şefaat, ıstılahta, ahirette günahkar müminlerin affedilmesi, günahı olmayanların daha yüksek derecelere erişmeleri için ...
hem resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâm; ümm-ü seleme’nin, daha diğerlerin rivayet-i sahihi ile haber vermiş ki: “hazret-i hüseyin, taff yani kerbelâ’da katledilecektir.” elli sene sonra, aynı vak’a-i ciğersûz vukua gelip, o ih ...
zühd ve rekaik enes b. malik (r.a ...
abdúlkadir geylani'den (k.s.) hikmetli sózler ♥allâh’ın muhabbetinde samimi olan, ne ayıp işitir, ne de kulağına ayıp gider ♥müminin adeti önce düşünüp sonra konuşmaktır münafık ise önce konuşur, sonra düşünür ...
cenâb-ı hak bir âyet-i kerîmede şöyle buyurur: “mü’minler ancak allâh zikredildiği zaman yürekleri titreyen kendilerine allâh’ın âyetleri okunduğunda îmanlarını artıran ve yalnız rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.” ...
dostluk insanlar arasındaki samimiyet ve sevgiye dayalı bağlılık hali. kur'ân-ı kerim'de şöyle tanımlanmıştır: " mümin erkekler ve mimin kadınlar birbirlerinin dostudurlar." (et-tevbe, 9/71) dostluk, ancak allah içindir ...
din kıyamet'te herkese dünyada yaptıklarının karşılığının verilmesi, "eğer siz ceza görmeyecek (din kökünden: "medînin") olsaydınız .. ...
derviş tarikat mensupları hakkında kullanılan bir tabir. farsça "kapı kapı dolaşan dilenci" anlamında "deryûş''tan gelmektedir. çoğulu "dervişan''dır ...
dÂru' l-adl adalet ülkesi. dâr, sözlükte; ev, mesken, kabile, yurt ve ülke anlamlarına gelir. adl veya adalet ise; doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek, bir şeyi diğerinin eşi kılmak, aynı seviyede kılmak demektir ...
zühd ve fakrın medhi ve bunlara teşvik 2042 - sehl ibnu sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "bir adam, resülullah (aleyhissalatu vesselâm)'a uğradı. efendimiz, yanında bulunan bir zâta: "şu gelen kimse hakkında reyin nedir?" diye sor ...