× "

zangır zangır titremek deyiminin anlamı

" arama sonuçları

sunam

sunam sunam ne beklersin  gölün yanında? yüzmezsin uçmazsın yas var başında, eşin mi yitirdin,  bu genç yaşında? var git sunam var git eşme gölü’nden eşin ezgisini söyle gönlünden.       sunam dertli ötme, yaramı deşme    avcı duyar seni,  fazla bekleşme   içmeler ilerde,  bu sazı seçme                              var git sunam var git eşme gölü’nden     eşin türküsünü söyle sözünden.   &nbs...

bakara suresi tefsiri 163-164-165-166-167

163- ilahınız tek bir ilahtır, o'ndan başka ilah yoktur. o, rahman ve rahim'dir. 164- hiç şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini kovalamasında, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen vapurlarda, allah'ın gökten su indirip onun aracılığı ile ölü yeri dirilterek üzerine her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve gökle yer arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde, düşünen bir topluluk için birçok ayetler, deliller vardır. 165- insanlar arasında allah'a çeşitli eşler koşanlar ve bu koştukları eşleri allah'ı sever gibi sevenler vardır. oysa müminler en çok allah'ı sev...

komik mesajları

komik sözler » bır kazan varmıs. bu kazan cok ıyı dans edıyormus. acaıp oryantal yapıyormus. muhtesem kıvırıyormus. bu kazana ne denır? ıyı oynayan kazansın... » adamın bırı mahkemenın onunden gecıyormus. mahkemeden catal-kasık seslerı gelıyormus nıye? cunku mahkemede sanıgın hakkını yıyolarmıs... » ıkı uzaylı benzın ıstasyonuna gıtmısler.bırı benzın pompasını tutmus arkasına sokmus.dıgerı ona saskın bır bakısla:bu yaptıgın normalmı?demıs. dıgerı ıse:hayır kursunsuz.demıs ... » boynuma surterek goguslerının arasından asagıya kalcamın yanına kadar getırıp yuvasına oturttum cıkan slak sesı bana guven verıyordu emnıyet kemerı sen de tak... » o'nun sert bedenını oce avcumun ıcıne aldım sonra kafasını dudaklarımın arasından g...

komik sözler , komik laflar , komik espiriler , gülünç sözler

» bır kazan varmıs. bu kazan cok ıyı dans edıyormus. acaıp oryantal yapıyormus. muhtesem kıvırıyormus. bu kazana ne denır? ıyı oynayan kazansın... » adamın bırı mahkemenın onunden gecıyormus. mahkemeden catal-kasık seslerı gelıyormus nıye? cunku mahkemede sanıgın hakkını yıyolarmıs... » ıkı uzaylı benzın ıstasyonuna gıtmısler.bırı benzın pompasını tutmus arkasına sokmus.dıgerı ona saskın bır bakısla:bu yaptıgın normalmı?demıs. dıgerı ıse:hayır kursunsuz.demıs ... » boynuma surterek goguslerının arasından asagıya kalcamın yanına kadar getırıp yuvasına oturttum cıkan slak sesı bana guven verıyordu emnıyet kemerı sen de tak... » o'nun sert bedenını oce avcumun ıcıne aldım sonra kafasını dudaklarımın arasından gecırdım o essı...

herkesin hayatında eskimeyen aşklar,sevdalar ve dostlar vardır.

   bişeyler öğrenmişem.gel değişik sevah. sen beni sev ,ben seni… sevdayi yaşiyah. sen bene sevdalan yan,ben de sene, klasik aşk neyse oni yaşiyah. ya da senin haberin olmasın, ben seni arhadan arhaya sevim. platonik aşk neyse oni yaşiyah. sevdadan oturah yiyah,içah. ikimizde tombul olah. tombulik aşk olursa oni da yaşiyah. isdirsen sevdandan kendimi kesim. müzikler dinliyim doğriyim,biçim. psikopatik aşk varsa oni yaşiyah hele bah.ben kerem olim sen asli. sonumuz onlar gibi bitsin yasli. nostaljik aşk neyise oni yaşiyah. kibarlaşah.tankolar gibi sevah. çoh ince olah.ele dolanah. tankoli aşk varsa oni da yaşiyah yalani bırahah hep doğri diyah. berabar oturah,berabar gahah. elele dizdiz,gözgöze bulunah. realist aşk neyse oni yaş...

sakıncalı rüya

dün gece bir rüya gördüm  sevgili okurlar. saçmalık, sıkıntı, sinir bozukluğu  adam boyu. ama rüya işte, ne yapabilirim ki ? rüyamda  bana, hiç tanımadığım birileri gelecekmiş. zaten saçmalık burada başlıyor. beni tanımayan birileri, ne diye bana gelsinler ? hani gelinlik kızım da yokmuş ki, kız istemeye geleceklerdir desem. bir karı – kocaymış gelecek olanlar. bir de küçük kızları varmış. bende bir telâş bir telâş, sormayın gitsin. temizlikler yapıyorum, yemekler- tatlılar hazırlıyorum. yani cumhurbaşkanı gelecek olsa, bu kadar telâş yapılmaz. her şey de öylesine ters gidiyor ki.  bir bakıyorum evde tuz bitmiş, yağ yok, elektrikler gidip geliyor. kek yapıyorum, kabarmı...

supermen'in gizli günlüğü

işte süpermenin gizli günlüğü.7 ocak perşembebugün gene klark kent kılığında işe gittim. bu salak klark'ı oynamaktan bıktım artık. sen kalk koskoca süpermen ol, ondan sonra otobüsle, dolmuşla işe git. otobüste sıkışık sıkışık giderken fordçunun biri arkama geçti, ağzı da leş gibi sarımsak kokuyordu. şeytan dedi ki sok şu herifin ağzına elini, parmaklarını gözünden çıkar. otobüsün lastiği patladı. işin yoksa yürü babam yürü. işe de geç kaldım. bir de üstüne fırça yedim. kahve makinesinden kahve alırken üstüme döktüm. luis her zamanki gibi dalga geçti. öğle yemeğinde çorbamdan sinek çıktı. yemekten dönerken süpermen kılığına girip düşen bir uçağı kurtardım. millet yine "çok yaşa süpermen" diye bağırdı, ben de onlara şirinlik yapıp el salladım.8 ocak cumabıktım artık bu dünyada yaşamaktan...

nabizade nazım/ karabibik 2

huri sofrayı kaldırdı. karabibik koynundan bir ufak çıkın çıkardı. bu çıkından on kadar taze kahve tanesi aldı. bu taneleri ufacık bir el tavasının içerine koydu. bu tavayı ateşe tutup silke silke kahve tanelerini kavurmaya başladı. odanın içine hafif bir kahve kokusu yayıldı. taneler biraz kavrulunca bunları kaba, küçük bir el değirmeninde çekti. bu iri taneli kahveyi bir teneke cezve içinde sade olarak pişirip kalın bir sigaranın dumanları içinde löpür löpür içti. bu sırada huri eski bir kilim üzerine eski, ince bir ot yatakla tek bir yün yastık ve ince, kirli, yüzsüz bir alaca yorgandan ibaret olan yatağını sererek içine bile girmiş, uzanmıştı.karabibik kahvesini, sigarasını da içip bitirdikten sonra o da yatağını eski bir kilim üzerine serdikten sonra yalnız üzerindeki ceketini çıkarar...

evet ihmal ettiğim işi yarın yapmaya karar verdim:)

evet ne zamandır ihmal ediyordum ve erteliyordum,fakat bugün yine beni hafif dürten panik atağım için birşeyler yapma vakti.yarın sabah annemle hastaneye gidiyoruz,ilk başta kalp ve tansiyonuma baktırmam lazım ki içim rahat olsun.çünkü  ne zaman tansiyonuma baksak hafif yüksek çıkıyor,nadiren gözümün kararıp,bayılacakmış gibi olduğum zamanlarda ölçtürsem kimbilir kaç çıkacak?uzun zamandır kafamı kurcalayıp duruyor bu,çünkü nabzımın hızlı atmasının bir sakıncası varmı acaba ya da bana mı öyle geliyor,bilemediğim için bu sorulardan kurtulmam lazım,yoksa  hastalık hastası olan bendeniz,daha kötü olabilirim! panik atak nedir diye bileniniz vardır mutlaka!ben panik atakla,diğer adıyla panik bozuklukla,yaklaşık 4 sene önce tanıştım,üniversitede ilk yılımdı,ve çook büyük  ve aca...

geceleri sokaklar illaki soğuk olur.

sokakların sahipleri kralları   şarapçılar, tinerciler baliciler işçileri çöpleri ayıklayanlar, bedenini satanlar, haneye tecavüz edenler birde ruhunu kayıp edenler bir yada 2 geceliğine kiracısı olurlar biz rahat rahat mışıl mışıl yorgan battaniye altındayken onlar soğukta sahip oldukları belediye nimeti asfaltlarda kaldırımlarda parklarda köprü altlarında tir tir zangır zangır kimisi gastelere sarılır ısınır kimisi altına işeyip donarak ölür sobaya bi iki odun daha atalım diyenler doğalgaz derecesini sonuna kadar açanlar ossura ossura uyuyanlar  ...

ayak kurutma 2 (beyler ayaklarınız kokuyor :p)

    seveceksen tam seveceksin arkadaş, delicesine seveceksinsevgiyi yalnız yüreğinde değililiklerindekemiklerindeduyacaksınve ona doğrugözlerin kapalı koşacaksın.sen sevdiğin zamankapılar, pencerelerzangır zangır titreyecek,duvarlarçatır çatır çatlayacak,döşemeler çökecektavanlar patlayacak.sevdiğin zamankulakların uğuldayacak,gözlerin kararacak.kramplar girecek midene,yumruk yemiş gibiolacaksın yüzüne.dolaşacak ayakların birbirine. sen sevdiğin zaman,işte böyle seveceksinarkadaş delicesine seveceksinsığmayacaksın artıkyeryüzüne.yer beğeneceksin gökyüzünde kendine.eserken kavak yellerigülebilmelisin ağlanacakşeylere bile. seveceksenerkek gibi delicesine seveceksinarkadaş,"seni seviyorum"dediğin zamangökler gürleyecekşimşekler çakacakyıldırımlar düşecekyağmurlar sel olupö...

kar üstünde kan damlası

      apansızın bastıran kar, her yanı doldurmuştu. dün hava kapatmış, ayaza çekmişti. bugün düzlüklerde ancak tutunabilmiş, diz boyuna ulaşmıştı. yağdıkça karanlık geceyi ağartan kar, bütün her şeyi beyaza çevirmiş, sabaha donduran, düşündüren, sevindiren veya kahreden bir sessizlik bırakıvermişti. damların çatıları, ulu ağaç dalları, neredeyse üzerlerindeki beyaz yükü taşıyamayacaklar. sanki bir ürküten çıksa, hafif bir rüzgâr da esse, yüklerini bırakıp kaçacaklar. güneş, renginden mi utanmış ne, kar bulutları arkasında limon sarısına bürünmüş bir halde, saklanıyor.       eyüp dayı, dam altına indi. hayvanlarının alafını, köpeklerinin yalını verdi. çeyrek asırlık eşeğini semerledi. yem torbasını tıka basa doldurdu. daha sonra, ya...

hayat sabra denktir

olmaz gönlüm, olmaz öyle! keskin sirkenin akıbeti malûm. dört mevsimi yaşayan bir cennetin bağrında büyüdün de sen, onun için böyle bir baharı ve yazı özlersin. istersin ki çabuk geçsin fırtınalı sonbahar, ayaza durmasın kışlar. dedim ya, sen dört mevsim hesabını yaparsın yaşarken duygularını. ama bilmelisin herkes buralı değil. bilmelisin, güneş görmeyen yurtlar var. olmaz gönül, olmaz öyle. yükün ağır bilmekteyim, baharı yaşamayanlarla kış nasıl geçer; onu da bilmekteyim. ama şunu da bilmekteyim ki, sabredebildiğin ölçüde yaşarsın. eminim ki, hayat sabra denktir. ve sabır, tahammülün bittiği yerde filizlenir, maneviyat çeperlerini genişlettikçe boy atar, sırf yaradan'ı düşünerek fiiliyatta bulunduğun zaman neşv ü nema bulur. sabır gönlüm, sabır! içine çekerken, zehir gibi gelir tadı,...

chucky yine de ben severim....;!

korkunç olan bir şey varsa birilerinin bizi aldatıp duygularımızla oynuyor olmasıdır. korku filmlerinin ana malzemesi aslında insanlarda hayatlarını korumak için var olan korku duygusunun gerilimle işlenmesidir. tabii ki duygu sömürüsü sadece korku filmlerinde yok. acıma, şiddet, pişmanlık, aşk, cinsellik, kahramanlık, ayrılık, hastalık, ölüm, dostluk, vs. pek çok konuda  yazılan eserler ve çevrilen filmlerde bazen duygu sömürüsü yapıldığı oluyor. çocuk ve oyuncak gibi mutlak masumiyet sembolü kavramları böyle bir gerilim malzemesi yapmak sanatta sınır tanımayan modernizmin, sürrealist yaklaşımlarının marjinal bir  sonucudur. bebek chucky filmi, 1988 de çevrilen ilk chucky filmine göre çok yavan kalıyor. komediye dönüştürülen bebek chucky  yine de ş...

gerçek bir metalsever dost

pentagram"bir" yıllardır rock, daha doğrusu "heavy metal" müzik tutkunu olan birisiyim. ortaokul yıllarına kadar uzanan bu merakım, özellikle bir de "çevreye aykırı olma" itkisiyle de birleşince, gerçek bir tutku halini almıştı bir dönem. yıllarca kafadar arkadaşlarla birlikte, yngwie malmsteen, joe satriani gibi virtüözler ile accept, judas priest, metallica, megadeth, whitesnake, rainbow, helloween gibi "baba" gruplar başta olmak üzere, neredeyse piyasadaki tüm albümleri ezbere çekmiştik. bir yandan da "neden biz böyle müzik yapamıyoruz ki?" diye düşünür dururdum hep, bir çok türk "rocker" gibi. elbette ki, "heavy metal kültürü"nün bizim olmadığını, bizden çıkmadığını biliyordum ama, sanat evrensel ise eğer, bizim de, -en azından benim gibi birçokları için- muhteşem olan b...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !