13/9/2008 - tc kimlik no

Gelecekte kimlik no'larımız ne işe yarayacak?

Operatör: Pizza xxx'i aradığınız için teşekkürler.

Müşteri: Merhaba, sipariş verebilir miyim..?

Operatör : Evet... siz... Bay Mehmet Selami'siniz ve Kadıköy'deki evinizden
arıyorsunuz. Ev numaranız 216-xxx 61 62, ofisiniz 216-xxx 70 80 ve mobil telefonunuz
xxx 201 25 25...

Müşteri: Bütün numaralarımı nereden biliyorsunuz?


Operatör : Sisteme bağlıyız efendim.

Müşteri: Bir bol sucuklu, pastırmalı, kıymalı pizza istiyorum...

Operatör : Bu iyi bir fikir değil efendim!

Müşteri: Nasıl yani?

Operatör : Tıbbi kayıtlarınıza göre tansiyonunuz ve kolesterolünüz oldukça yüksek
efendim.

Müşteri: Nasıl?... Peki ne almalıyım?

Operatör : Diyet Maydanoz-Brokoli Pizza'mızı deneyin. Seveceksiniz.

Müşteri: Seveceğimden nasıl emin olabilirsiniz ki?

Operatör : Geçen hafta bir kitapçıdan 'Maydanozun Faydaları' ve 'Brokoli Yemekleri'
kitaplarını almıştınız efendim.

Müşteri: Tamam; teslim oluyorum... Ondan bana 3 aile boyu gönderin lütfen. Ne kadar
tutuyor?

Operatör : 6 kişilik aileniz için bu yeterli olacaktır efendim. Toplam 61 YTL.

Müşteri: Kredi kartıyla ödeyebilir miyim?

Operatör : Maalesef nakit ödemeniz gerekecek efendim. Kredi kartınız limitini
doldurmuş ve geçen yılın Kasımından beri bankanıza 3720,55 YTL borçlusunuz. Buna
aldığınız plazma tv taksitleri de dahil değil üstelik....

Müşteri: Sanırım adamınız buraya gelmeden önce yakındaki bir ATM'den nakit çekmem
gerekecek.

Operatör : Yapamazsınız efendim. Kayıtlarınıza göre bugünkü nakit çekme limitiniz olan
1000 YTL'yi doldurmuş durumdasınız.

Müşteri: Önemli değil, siz pizzaları gönderin.
Adamınız gelene kadar parayı ayarlarım. Gelmesi ne kadar sürer?

Operatör : Yaklaşık 45 dakika efendim; ama bu kadar beklemek istemiyorsanız 34 ZVT
666 plakalı motosikletinizle gelip daha kısa sürede buradan kendiniz de alabilirsiniz. ..

Müşteri: Ne!

Operatör : Sistem kayıtlarına göre böyle plakalı bir scooter motosikletiniz var...

Müşteri: *'!^ *%^**%^I7*

Operatör : Sözlerinize dikkat etseniz iyi olur efendim. Unutmayın ki 15 Temmuz
1997'de bir polise hakaretten tutuklanmıştınız...

Müşteri: [Sessizlik.. ]

Operatör : Başka bir isteğiniz var mı efendim?

Müşteri: Yok... Bu arada; reklâmınızdaki 3 şişe bedava kolayı da gönderiyor musunuz?

Operatör : Normal olarak gönderirdik efendim, ama kayıtlarınıza göre siz bir
diyabetliksiniz, size Zero Cola gönderiyorum...


3 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

5/9/2008 - namazsız ezan

NAMAZSIZ EZANLA EZANSIZ NAMAZ ARASI
Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine soruyor:

- "Dedeciğim! Bir  insanın ömrü ne kadardır?.."

Dede tatlı bir gülücükle cevap veriyor:

- "Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum…"

- "Nasıl yâni, ömür bu kadar kısa mı?.."

- "Evet yavrum. Ömür, namazsız ezanla ezansız namaz arası kadardır."

Torun anlıyamamıştır:

- "Namazsız ezan ve ezansız namaz ne demek dedeciğim?"

Dede, şefkatle ellerinden tuttuğu torununun gözlerine bakar:

- "Geçenlerde  komşumuzun bebeği doğdu. O bebeğin kulağına ezan okundu. O ezanın namazı kılındı mı?.. Kılınmadı. O ezan 'namazsız ezan'dı. İnsan öldüğü  zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur.

O namazın ezanı insan doğduğunda okunmuştu kulağına. 'Ey  insan! Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk biter, hayatını iyi değerlendir. Boşa vakit harcama!' ikazını yapıyordu o ezan.

İşte yavrum, ömür, ezanla namaz arası kadardır, sakın boşa geçirme, ömrünü dolu dolu yaşa,

bir nefes bile boşluk bırakma…"

 

 

5 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

31/8/2008 - çocuğumuza bir büyük gibi davranmalıyız

Çocuğunuzu kendinize düşman etmek istemiyorsanı z, bir başarısızlığından sonra "Ben sana demedim mi?" demeyin.
 
        - Çocuğunuza emir vermeyin. Ondan isteyin.
 
        - Haksızlığa uğradığınız bir yerde, hakkınızı arayış biçiminize çocuğunuzun tanık olmasını sağlayın. Ona kavga etmeden ve bağırmadan haksızlıklara
karşı çıkmanın mümkün olduğunu gösterin.
 
        - Çocuğunuzu dinlerken, mutlaka yüzüne bakın ve onunla göz ilişkisi içinde olun. Kendisine önem verildiğini hissedecektir.
 
        - Çocuğunuzla iddialaşmayın. Yumuşak bir ses tonuyla "Ben böyle düşünüyorum" deyin ve susun. Dediğinizi kabul etme ihtimali artar. ( Hemen değilse
bile bir süre sonra )
 
        -
"Ne" söylediğinizden çok daha önemli olan "Nasıl" söylediğinizdir. İlişkiniz istemediğiniz gibi gelişiyorsa, ifadenizi ve beden dilinizi kontrol edin.
 
        - İletişim kişiye değil, kişiyle yapılır. Siz konuşurken çocuğunuz susup dinliyorsa boşa konuşuyorsunuz demektir. Kimse duymak istemeyen biri kadar
sağır değildir.
 
        - Çocuğunuza, düşünce ve duygularını ifade etme fırsatı verin ve cevap veriyor diye ona kızmayın.
 
        - Çocuğunuza doğru bilgi verin.
"Nasıl olsa anlamaz", "Bunu onun iyiliği için yapıyorum" gibi gerekçelerin arkasına sığınmayın. Kaybolan güven geri gelmez.
 
        - Çocuklarla anlaşmanın en iyi yolu, onlara iyi niyetle yaklaşmaktır.
 
        - Çocuğunuzla aranızdaki duygusal çatışma, istemediğiniz boyutlara varıyorsa,
"Kimin haklı olduğunu" düşünmek yerine, varmak istediğiniz amacı düşünün ve davranışınızı gözden geçirin.
 
        - Çocuğunuzun yaptığı bir şeyden hoşlandığınızda, bunu sebebiyle belirtin. Böylece
"otomatik" teşekkür yerine, insanları mutlu eden "özel teşekkür" geçebilirsiniz.
 
        - Bir tartışma sırasında asla birkaç sorunu birlikte çözmeye çalışmayın. Sorunları teker teker ele alın.
 
        - Gazeteden okuduğunuz bir haberi, çocuğunuz size tekrar okusa da onu ilgiyle dinleyin. Böylece ortak bir duygu paylaşmış olursunuz.
 
        - Çocuğunuzun ilgilendiği konulardan, hobilerden zevk almaya çalışın. İyi arkadaşlık, paylaşılan ortak heyecanlarla gerçekleşir.
 
        - Çocuklarınızı hayatındaki özel günlerinde ( okul mezuniyeti, spor başarısı vs. ) yalnız bırakmayın.
 
        - Çocuğunuza söz verdiyseniz mutlaka sözünüzü yerine getirin. Yapmayacağınız şeyi asla vaat etmeyin.
 
        - Çocuğunuza verdiğiniz ve kulak asmadığını düşündüğünüz bir öğüdün onu nasıl etkilediğini bilmek istiyorsanız, kardeşine verdiği öğütleri dinleyin
 
        - Kardeşlerin yüzleri benziyor diye kişiliklerinin de benzemesi gerekmez. Kardeşleri birbirine düşman etmenin en kestirme yolu, onları birbirine
örnek gösterip, olumsuz yargıda bulunmaktır.
 
        - Kardeşi ile olan sorununa hemen müdahale etmeyin. Çözebilmelerine veya çözemiyorlarsa çatışmalarına sabır gösterin. İkisi de bir şeyler öğrenecektir.
Çatışma çocukların birbirine zarar vermeye başladığı tehlikeli boyuta ulaştığında sağlıklı bir şekilde müdahale edin.
 
        - Kardeşler arasındaki çatışmada dikkatinizi hemen sorun çıkarana yöneltmek yerine, zarar gören çocukla ilgilenin.
 
        - Çocuğunuzun olumlu veya olumsuz olarak gördüğünüz bir davranışı karşısında siz
Ben Dili nizi kullanın.
 
        - Ben dili; kişinin o anda karşılaştığı durum veya davranış karşısında, kişisel tepkisini duygu ve düşüncelerle açıklayan bir ifade tarzıdır. Örneğin;
Anne işten eve yorgun gelmiş koltukta dinleniyor. Çocuk oyuncakları ile gürültü çıkararak evi dolaşıyor. Burada annenin
Sen Dili mesajı şu olur:
 
        "Ali! Kes şu gürültüyü, sana yapma demedim mi?"
 
"Ben Dili" mesajı şöyledir:
 
İşten yeni geldim ve çok yorgunum. Oyuncakların ile gürültü yaptığın zaman müthiş başım ağrıyor, çok da sinirleniyorum.
 
        Bir başka örnek; Çocuk sokakta oynadı ve koşarak eve girdi. Burada annenin
"Sen Dili" mesajı şöyle olur:
 
        "Çabuk dışarı çık! Sana pis ayaklarla eve gitmeyeceksin demedim mi? Ne laf dinlemez çocuksun" yerine
 
"Ben Dili" mesajı şöyledir:
 
        "Evi yeni silmiştim, çamurlu ayakkabılarla girdiğin zaman
( davranış ) tekrar silmem gerekiyor ( etki ). Bayağı sinirleniyorum ( duygu ) hem de yoruluyorum ( etki )


--
0 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

31/8/2008 - çocuk sahibi olmak için 40 sebep

Çocuk sahibi olmak için 40 bahane
 

1. Herkesin çocuğu var
Siz hariç... Çocuk sahibi olmak için en iyi bahane kabul edin ki bu! Sokağa adım attığınız andan itibaren artık sadece bebek arabalarını görüyor, annesinin elinden tutan ve o sırada bıcır bıcır bir şeyler anlatan çocuklara hayranlıkla ve iç geçirerek bakıyorsanız zaman çoktan gelmiş. Hele hele bir şeker için kendini yere atanlara, çamurların içinde zıplayanlara falan da geniş bir gülümsemeyle bakıyorsanız, tam yolda sessiz sakin yürürken kafanıza isabet eden futbol topuna bile kızmıyorsanız; tamamdır, siz olmuşsunuz.

2. Daha fazla dondurma
Sadece dondurma değil tabii. Çocuk sahibi olunca ne kadar ıvır zıvır yiyecek varsa hepsinden daha fazla yeme şansınız olacak. Ama bunların içinde bir numara olan elbette dondurma. Çünkü bütün çocukların gözdesi o. Başta çikolatalı olmak üzere, 'sade' ve çilekli denilen türlerine özel bir düşkünlükleri vardır. Tabii siz dondurma almaya gittiğinizde kendiniz için olanlarından almak isteyebilirsiniz, o başka... Yalnızca küçük meleğiniz için de, onun sevdiklerinden bir parça almayı unutmayın, yeter...

3. Uyanık kalmayı seviyorsun
E, çok iyi o zaman. Çünkü bebeğiniz doğduğunda geceyle gündüzün arasındaki farkı maalesef bilmiyor olarak doğacak. Bu da demektir ki, sebepli sebepsiz uyuyacak, canı isterse uyanacak, biraz meme emecek, derken efendim tekrar uyuyacak. Bu da paşa gönlü ne zaman isterse o zaman olacak...

4. Monopolde birini yenebilirsin
Şimdi monopolün keyfini çıkarma zamanı. Alın size çocuk sahibi olmak için bir bahane daha. O minik eller zarları her yere atıp da bulamadığında ve siz eğilip zarları bir dakikada bulduğunuzda keyifle gülümsüyor olacaksınız...

5. Sen Tanrı'sın
Bir günlüğüne değil, hem de yaklaşık olarak 15 yıllığına falan... Bebekler çünkü 'boş bir levha' (tabular asa) olarak doğuyorlar. Sıfıra sıfır, elde var sıfır... Bir meme emmeyi biliyorlar, bir de ağlamayı. Onu da bildiklerinden değil, içgüdüsel olmayan şeyleri de öğretmeni bekliyorlar. Levha boş evet, yavaş yavaş yazılacak üstüne, yavaş yavaş çizilecek. Levha dolacak... On beş yaşına geldiğinde seni iplemiyor olacak, arkadaşlarının söylediklerini daha doğru bulacak, evet, ama o güne kadar ne öğretirsen senden öğrenecek, ne diyorsan o olacak!

6. Reenkarnasyona inanıyorsun
Ruhunun bir daha ete kemeğe büründüğünde... olabilir böyle bir şey diyorsun, ama tabii bunu kanıtlayabilecek bir durumda değilsin. Olsun, bir çocuğun olacak. O da bir çeşit reenkarnasyon. Senden parçalar taşıyor, senin içinden çıktı, sen hayat verdin ona. Sen olmasan o olmayacaktı, tamamen sana ait bir şey. Ellerine bakıyorsun, parmaklarına, aynı sen...

7. Yüzlerce yeni oyuncak...
Şaka değil, ciddi. Öyle "Ben ouncağı bu yaştan sonra ne yapayım, deli miyim?" havalarına girmeyelim lütfen. Önce bir çocuğumuz olmasını bekleyelim... Doğmadan önce ilk alışverişlerde bezdi, pişik kremiydi falan alırken zaten eliniz çıngıraklara gitti. Şöyle bir salladınız, aman yahu, ne şeker bir şey dediniz, inkar etmeyin... Ya da bu kitabı okumayı bitirdikten sonra derhal çocuk yapma girişimlerinde bulunacak ve soluğu sonrasında zaten bir alışveriş merkezinde alacak ve bir değil, üç çıngırakla eve döneceksiniz, benden söylemesi...

8. Sabrını test etmek
Bir tümceyi onlarca kez yinelemeye hazır mısınız? Anlamsız bir tümceyi hem de... "Ağzındakileri püskürtmeyi bırak tatlım, bir tanem püskürtme ağzındakileri, bak püskürtme dedim. Üstün başın kirleniyor. Hâlâ püskürtüyorsun... Sen püskürttükçe masa örtüsü de berbat oluyor... Hem gülüp hem de ağzındakileri püskürtmeye devam edersen boğazına bir şey kaçabilir... Kime diyorum? Püskürtme evladım, bak şimdi çok kızacağım. Vallahi kızdım bak. Yeter artık ama son ver püskürtmeye..."

9. Birileri esprilerine gülsün
Şimdi birini güldürebilme sırası sizde. Komik olmasanız bile bu olacak. Siz ne yaparsanız yapın, gülecek, karnını tutacak, hıçkırıklara boğulacak, gözünden yaşlar gelecek... Hayat bir çocukla daha güzel. Onu güldürebildiğiniz an bunu daha iyi anlayacaksınız...

10. 'Seni seviyorum' diyen biri
Siz istemeseniz de gün gelecek, sizi kadar çok sevdiğini söyleyip duracak. Hem de durup duruken... Mesela onun için patates kızartırken, banyo yaptırırken, tırnaklarını keserken, en sevdiği filmi izlemesine izin verdiğiniz an, binsin diye arabanın kapısını açarken... Koşulsuzca birini sevmek ve aynı oranda sevilmek için çocuk yapınız. Kesinlikle yapınız...

11. Çalar saate artık gerek yok... Dakik olmayı öğreneceksiniz...
12. Daha önce görmediğin bütün ormanlar ve parklar seni bekliyor...
13. Ne söylesen inanan biri var!
14. 'Sevdiğin insandan çocuk sahibi olmak' diye bir klişe...
15. Dünyaya bir canlı getirmenin dayanılmaz hafifliği, üreme içgüdüsü...
16. Aile olmak buymuş, gerisi boşmuş!
17. Onlarca yeni hobin olabilir...
18. Masumiyetin gerçek anlamının keşfi.
19. Kimseyi bu kadar sevemezsin...
20. İleride sana bakacak biri olacak. Yalnız ölmeyeceksin...
21. Her gün sağlıklı beslenmek istiyorsun...
22. Gıdıklamak ve gıdıklanmak rutin faaliyet...
23. Islak ıslak öpülmek hoşuna gidiyor...
24. Hayat sürekli bir parti ve aksiyon halinde geçsin istiyorsun...
25. Yeni arkadaşlar edinmeye ihtiyacın var...
26. Arkadaşlarınla konuşurken konu sıkıntısına paydos...
27. Bir bebeğin kokusu nasıldır, o minik ayaklar kaç kere öpülebilir?
28. Yeniden çocuk olmak...
29. Siz de torun sahibi olabilirsiniz...
30. İlk konuştuğu, yürüdüğü, 'anne', 'baba' diyeceği an...
31. Sürekli fotoğrafını çekecek yeni bir şeye sahip olmak istiyorsun...
32. Harcanacak para...
33. Bir konunun uzmanı olmak istiyorsunuz...
34. Eşiniz çocuk istiyor...
35. Kalabalık sofralar arzuluyorsunuz...
36. Düzenden, tertipten hoşlanmıyorsunuz...
37. Kendinize dünyanın en güzel armağanını vermek istiyorsunuz...
38. Teknolojiye ayak uydurup blog sahibi oldunuz ama yazacak bir şey bulamıyorsunuz...
39. Yeni bir hayat...
40. Son madde son söz: Çocuklara evet!

Sabah / Günaydın

0 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

11/8/2008 - püf noktaları

GeNeL

YAZ SICAKLARI İÇİN: Yazın serinlemenin en güzel yollarından biridir SU. Ama suyu içmeyeceksiniz. Baş, Bilek, Boyun, Yüz ve Ayaklarınızı iyice yıkayacaksınız. Bakın nasıl serinliyorsunuz!

KAPI: Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra açılmaları kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.

BAŞ AĞRISI: Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin.(Birkaç tane)

ŞİŞE: Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.

ŞARAP ŞİŞESİ: Sarap şiselerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun içine atın.

İçkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.

İÇKİ: İçkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.

BUZ DONDURURKEN: Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azalır. Buda buzun mat görünmemesini sağlar.

DİŞ TEMİZLİĞİ: Dişlerinizi doğal temizleyin: Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.

YANIKLARA: Küçük yanıklar için: Temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun. Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.

AĞIZ KOKUSU: Ağız kokusu için: Kahve çekirdeği çiğneyin.

SOKMALARA KARŞI: Arı, sivri sinek sokmalarına karşı: Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehiri alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.

FERMUAR SIKIŞINCA: Fermuarlar sıkışırsa: Kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.

GÖZLÜK CAMI BUĞULANMASI Gözlük camları: Gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.

AYAKKABI SIKMASI Ayakkabılarınız ayağınızı sıkıyorsa: Bir bardak saf alkolü ayakkabınızın içine dökün. İyice derisine yedirin ve giyin. Derisi ayağınıza göre açılacaktır.

YENİ AYAKKABI VURMASI Yeni aldığınız ayakkabı ayağınızı vuruyorsa: topuk kısmını çekiçle biraz ezin. Daha yumuşadığını göreceksiniz.

AYAKKABI SİLME: Cam sil ile deri ayakkabılarınızı silmeyi hiç denedinizmi?

ÇİÇEKLERE SU: Çicekleriniz için: Haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.

GÜLLERE İLGİ: Gülleriniz boyunlarını bükerse: İlk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.

ÇİÇEĞİNİZİN BÖCEKLERİNE: Saksı çiçekleriniz için : Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki kurt böcek vs. yokedersiniz.

KAPI CİLASI: Kapılarınızı vs. cila yaparken : Cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.

AKÜ OKSİTLENMESİ Akü Başları oksitlenirse : Cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz.

İSKAMBİL KAĞITLARI İskambil kağıtlarını : Kolonya ile silip yumuşak bir bezle kurulayın.

FARE KOVUCU: Fareleri kaçırmak için : Nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün farelerin geldiği yere koyun.

BOYA FIRÇASI: Boya fırçaları sertleşmiş ise : Kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını göreceksiniz.

ELİNİZE UHU MU YAPIŞTI? Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa : Asetonla silin

MANGALI TEMİZLEYİN: Mangal ızgaranızı temizlemek zordur : Ilıkken cam sille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın birmüddet sonra sertleşmis artıkların yumuşadığını göreceksiniz.

BOYA KOKUSU NASIL GİDER? Boya kokusunu gidermek için : İki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine atın bunuda kokulu odaya koyun.

CAM KIRIKLARINI DİKKATLİ TEMİZLEYİN: Cam kırıklarını : Temizlersiniz fakat kıymıkları göremessiniz bunuda temizlemek için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.

ŞİŞE & KAVANOZ TEMİZLİĞİ: Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için : Biraz deterjan biraz su bir kasık pirinç çalkalayın.

BALIK KOKUSU: Balıklı tava kokusu : Tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.

KESİK LİMONLARI SAKLA: Kesik Limonu nasıl saklarsınız : Küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.

ODANIZA PARFÜM: Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız yakıldığında mis gibi kokar odanız.

PATATESLERE: Patates haşlarken : Haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz.patatesler daha çabuk pişerler aynı zamanda.




GıDaLaR

KARİDES KOKUSU: Karideslerin haşlanırken çıkarttığı pis kokulardan kurtulmak için: Karideslerin baş kısımlarını haşlamadan önce koparıp atın ve bir dilim limon ile kaynatın.

SOYULMUŞ PATATES: Soyulmuş patateslerin kararmadan saklanabilmesi için: Saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.

GEVREK PASTALAR İÇİN: Pastaların daha gevrek olması için:(tatlı*tuzlu farketmez): Hamurun içine bir çay kaşığı tuz atın.

DEREOTUNU SAKLAYIN: Dereotonu saklayın birşey olmaz korkmayın! Temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın, bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamaya bırakabilirsiniz.

CANLI SEBZELER: Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için: İki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1saat buz dolabında bekletin.

DAHA YEŞİL SEBZELER: Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.

KARARMAYAN SOĞANLAR: Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.

KIZARMIŞ BÖREK: Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemek kaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.

DOMATESİN KABUKLARI: Domates’in kabuklarını kolay soymak için, bıçağın sırtıyla domateslerin kabuklarını soyacağınız yönün tersine sürtün ve daha sonra soyun ya da domatesleri kaynar suda 1 dakika bekletin.

TATLI PATLICAN: Patlıcanların acısını almak için , patlıcanları soyduktan sonra tuzlu suda bir müddet bekletin. Sarı su çıktıktan sonra, patlıcanları sıkarak sudan alın.

VİTAMİNİ KAYBOLMAYAN SALATA: Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.

REÇEL YAPARKEN DİKKAT: Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.

LEZZETLİ ÇİKOLATA SOSU: Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.

KOLAY SOYULAN YUMURTALAR: 1- Katı haşlanan yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutun ve bir süre soğuk suda bekletin. Su kabuğun gözeneklerinden girerek soymayı kolaylaştırır. 2- Katı Cıvık farketmez yumurta kolay soyulsun istiyorsanız soymadan önce üstünden küçük bir delik açın. Sonra içine kuvvetlice üfleyin. Manyak kolay soyuluyor.

MANTAR SOTE PİŞİRİRKENE: Mantar sote pişirirken, tencerenin kapağını açık bırakırsanız, hem mantarların su koyuvermesini hem de kararmasını önlersiniz.

PİŞMİŞ YUMURTAYI ÇİĞ YMURTADAN AYIRMAK: Pişirip sakladığınız yumurtaları , çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.

TAVUK ETİ VE BİLMENİZ GEREKEN HERŞEY: Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Son kullanıcı olan müşteriye ulaşıncaya kadar hijyenik ortamlarda saklanması bir zorunluluktur. Denetim altında kesildikten sonra bakteri üretimine yol açmaması için +40 C’ de saklanmalıdır. Tavuk eti müşteri tarafından satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise, temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler *180 C’ de 3 ay kadar saklanabilir. Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etinin mermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.

YOĞURDUN FAYDALARI: Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.

YEŞİL SEBZELERİN CANLILIĞINI KORUMASI: Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler bir süre sonra canlılıklarının yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için ise, yıkanıp 10*15 dk. kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletilmesi yeterli olacaktır.

EKMEĞİN KÜFLENMEMESİ İÇİN: Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silmek yeterlidir.

MAYONEZ YAPIMINDA: Evinizde mayonez yaparken: Zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayoneziniz daha uzun zaman bozulnadığını göraceksiniz.

YEŞİL SALATALIK: Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.

BALIK ÇORBASI: Balık çorbası yaparken: Suyunun daha lezzetli olması için balıkları en*az 45*60 dakika kaynatın.Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.

KARNIBAHAR PİŞİRİRKEN: Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için: pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.

KIZARTMA KOKUSUNA ÖLÜM: Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için: ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.

YEMEKTE ALKOL SEVMİYORSANIZ; Yemeğinizin içine şarap yerine koyabileceğiniz karışım: 1/3 üzüm sirkesi, 2/3 su, 1 küp şeker; bunları iyice karıştırın ve yemeğinizde kullanın. Sonuç mükemmel olacak.

PATLAMAMIŞ GÜZEL SOSİSSSSLERRR: Sosislerin patlamasını önlemek için: fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.

TAZE MEYVE: Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır.

YEMEĞE DEĞİŞİK SOSLAR: Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz ? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.

BAYAT EKMEKLERE MANYAK FORMUL: Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.

PORTAKALDAN ARTI VİTAMİN NASIL ALINIR? Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.

YEMEĞİN SUYUDA LEZZETLİ OLSUN: Et ya da balık yaptığınızda yemeğinizin suyunun daha lezzetli olmasını istiyorsanız birkaç damla 95ºC'lik alkol serpiştirin. Tadı damağınızda kalcak.

YUMUŞAK TAVUK ETİ: Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.

PORTAKALDAN ARTI SU: Kış aylarında hepimizin vazgeçilmez içeceği C vitamini deposu portakal suyudur. Eğer portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.

SARIMSAK: Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır.

PİLAV & PATLICAN İKİLİSİ: Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın. Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.

FIRIN KOKUSU NASIL GİDER? Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.

TAZE BİSKÜVİLER: Eskilerin yöntemleri her zaman en iyi, en doğrudur. Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.

LAHANA KOKUSUNADA ÖLÜM: Elmanın faydaları bitmez. Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahanın hazmı daha kolay olacak.


  • Çileklerinizi ıslak bir muslin kumaşa sarıp birkaç kere hızla sallarsanız, çileklere buluşan kum ve toprakların muslin kumaşa yapıştıklarını görürsünüz.

  • Gravyer peynirinin kurumaması için, daha evvel tuzlu suya batırılmış, nemli bir beze sararak muhafaza ediniz.

  • Ekmek içi ile hazırlanmış sandviçleri, üst üste koyarak, nemli ve iyice sıkılmış bir peçeteye sararsanız, uzun zaman taze olarak muhafaza edebilirsiniz.

  • Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

  • Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız, un ile beraber çöpler de düşer.

  • Balığı seçerken son derece dikkatli olmalısınız. Gözleri pırıl pırıl parlak, solungaçları ise pembe yada kırmızı renkte olmalıdır.

  • Limon sert ise, kesilmeden evvel bir iki dakika sıcak suya batırınız, daha sulu olur.

  • Buzdolabınızın iyi soğutması için içine bir torba tuz koyun. Tuzun dolaptaki nemi aldığını göreceksiniz.

  • Balıkları temizlemeden yarım saat kadar dondurucuda bekletirseniz, temizleme işi sizi daha az yorar. Balık pişirirken hiç de hoş olmayan bir koku kaplar evi. Bunu önlemek için de kabın veya tavanın içine birkaç defne yaprağı atmayı deneyin.

  • Açıkta unutulan ve bayatlayan bisküvileri küçük fırın tepsisi içinde birkaç dakika ısıtırsanız, yeniden tazelik kazandıklarını görürsünüz.

  • Sodalı içeceklerin gazlarının kaçmasını engellemek için buzdolabının içine başaşağı yerleştirin.

  • Taze ekmek kolay kesilmez; parçalanır, dağılır. Muntazam dilimler elde etmek için, ekmek bıçağınızı kaynar suya sokup biraz bekletin, sonra hemen kurulayıp ekmeği dilimlemeye başlayın. Sık sık, hatta her dilimde bıçağı sıcak suya sokmanızda fayda vardır.

  • Açılmakta direnen cam kavanozların altına sert bir şekilde vurursanız açılacaklardır.

  • Yeterince olmamış limonlardan beklenildiği kadar su çıkmaz. Tıpkı çok sert limonlardan da çıkmadığı gibi. Bu tür limonları kesmeden önce, birkaç dakikalığına çok sıcak suya batırıp bekletin. Limonların daha fazla su verdiğini göreceksiniz.

  • Eğer naneyi doğrayarak kullanacaksanız üzerine biraz şeker serpin böylece nanenin kokusunu arttırmış olursunuz.

  • Pirinç, fasulye, mercimek, kuru bakla ve benzerlerini saklarken böcek oluşmasını önlemek için kavanoz ya da kutunun içine iki, üç diş sarımsak koyun.

  • Sucukları serin bir yere asmak yetmez. Zamanla üstlerini beyaz bir küf kaplar. Bunu önlemek için zaman zaman sucukların üstünü yarıya kestiğiniz bir limonla silin.

  • Çok yağlı taze süt, kaynatılırken çoğu kez dibi tutar. Tencerenin dibini temizlemek de güç olur. Bunun için sütü kaynama kabına koymadan önce, kabı temiz su ile çalkalayın. Kurutmadan içine sütü döküp kaynatın. Dibi tutmayacaktır.

  • Havucun rengini kaybetmemesi için kaynayan suyun içinden aldıktan sonra hemen soğuk suyun altına tutup birkaç dakika bu şekilde bekletin.

  • Tuz topaklanıyorsa tuzluğun içine birkaç adet pirinç koyun. Pirinç tuzun rutubetini alacak ve topaklaşmayı önleyecektir.

  • Ekmekler bayatladığı zaman robotta çekip galeta unu haline getirin. Dondurucuya atıp gerektiği zaman kullanın.

  • Kaşar peynirinin kurumasından şikayetçiyseniz ağzı kapalı bir kavanoz içinde muhafaza edin.

  • Kabuklarını soyduğunuz meyveların kararmalarını önlemek için limonla ovun.

  • Domatesler pörsümüş ise yarım saat boyunca tuzlu su dolu bir kabın içinde buzdolabında bekletirseniz çok daha güzel görünecektir.

  • Mumların ömrünü uzatmak için kullanmadan iki saat önce buzdolabının derin dondurucusuna koyarak bekletin.

  • Patateslerin filizlenmesini önlemek için patates torbasının içine birkaç adet yeşil elma atın.

  • Patates soyarken üzerini bir bulaşık teli yardımıyla ovuşturursanız rahatça soyulmasını sağlayabilirsiniz.

  • Marulların uzun süre taze kalması için bir saat su dolu bir kapta tutun. Sonra buzdolabına açık kısmı aşağı gelecek şekilde yerleştirin. Bu şekilde on gün saklayabilirsiniz.



    YEMEK YAPARKEN UYGULAYABİLECEĞİNİZ PRATİK BİLGİLER

  • Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç parça çiğ patates atın. Fazla tuzu çekecektir.

  • Patates pişirirken, pişirme suyuna bir kaşık sirke koyun. Hem rengi sapsarı kalır, hem daha lezzetli olur.

  • Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.

  • Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.

  • Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.

  • Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.

  • Pilavınızı tekrar ısıtırken, bir kabın içinde ateşe su koyup kaynayınca tencerenizi içine oturtursanız pilavınız taneli kalır ve tazeliğini muhafaza eder.

  • Çatlamış bir yumurtayı haşlamak için, çatlak yerine bir dilim limon sürünüz, yumurtayı bir kaşığın içine koyarak sıcak suya ( kaynar değil ) batırınız. Su kaynamaya başladıktan 10 dakika sonra olacaktır.

  • Haşladığınız ıspanağın suyuyla mayonezinizi kolaylıkla boyayabilirsiniz, değişik bir garnitür olur.

  • Sosisleri çatlamadan kızartmak için daha evvel bir kaç yerinden bir İğne ile deliniz.

  • Salatanızın lezzetli olmasını isterseniz, evvela sirkeyi veya limonu Tuzla karıştırıp dökmeli sonra zeytinyağını ilave etmelisiniz.

  • Gravyer veya kaşar peynirinizin fırında lif lif uzamasını sağlamak için, büyük delikli rende kullanınız.

  • Et suyu pişerken ateşin durumu çok önemlidir. Suyunu alacağınız eti önce çok kuvvetli ateşte iki taşım kaynatıp köpüğünü alın, sonra hafif ateşte kaynamaya bırakın. Bu süre içinde etin tadının ve lezzetinin tencerenin içinde kalıp sinmesi için, mümkünse kapağın kenarını hamurla kapatın.

  • Ayva reçeli yaparken eğer ayvanın yumuşak ve suyunun pelte gibi olmasını isterseniz, kaynayan şeker, suyunu iyice çekmeden ayvalar içine atılmalıdır. Yahut ayvaları evvelce pişirip yumuşadıktan sonra şekerini katmalı, hafif ateşte iki saat pişirmelidir. O zaman rengi de güzel olacaktır.

  • Benmari usulü bir yemek pişirirken en önemlisi bu işe uygun bir tencere kullanmanız. Aksi halde pişim çok uzun sürer. Derin tencerelerden kaçınmalısınız. Su dolu kabın dibine küçük bir tabak koymayı deneyin. Böylece hararetli bir pişime engel olabilirsiniz.

  • Hazırlanacak etleri pişirmeden bir saat önce buzdolabından çıkarın. Böylece daha yumuşak ve leziz olacaklardır.

  • Tavada pişireceğiniz ciğerin yumuşak olması için, kızartma ununa bir tatlı kaşığı kadar karbonat ilave edebilirsiniz.

  • Çorbanın tuzunu fazla koyduysanız hemen içine irice dilimlenmiş bir kaç patates atın. Bir miktar pişirdikten sonra patatesleri çıkarın. Fazla tuzun gittiğini farkedeceksiniz. Bu yöntem her sulu yemek için geçerlidir.

  • Kızartma yaparken tavadaki yağın çatlayıp patlaması haklı olarak ürkütür. Ama içine bir tutam kadar tuz atarsanız, yağın patlamasını önlemiş olursunuz.

  • Dolmanıza yeni bir tat katmak için, içine kızarmış ya da ufalanmış kestane katmayı deneyebilirsiniz.

  • Bazen fırında pişirdikleriniz kurur, kavrulur, sertleşir. Bunu önlemek için, fırının içine, bir bardak kadar su koyun. Göreceksiniz, pişirdikleriniz çabucak kavrulup kurumayacaktır.

  • Açtığınız hamurun hafif olması için bir miktar maden suyu katabilirsiniz.

  • Izgarada et pişirirken, etin bir yüzü biraz sararıp da su salıverdiği zaman fazla bekletmeden çevirin. İkinci yüzü bildiğiniz gibi pişirin, sonra yine çevirin. Yani bir yüzü iki, öteki yüzü bir kez pişirin. Etiniz daha yumuşak olacaktır.

  • Balığın çıtır çıtır kızarması için, önce biraz sütün içine batırın. Sonra unlayın tavaya atın.

  • Evde yapılan marmelatların içine birkaç tane çekirdeksiz kuru üzüm atılırsa, daha canlı bir renk kazanır.

  • Pişireceğiniz pilavın tane tane ve beyaz olması için tencereye incecik bir dilim limon koyun.

  • Pizzanızın daha yumuşak olması için hamura sade unun yanı sıra, patates nişastası da katmayı deneyin.

  • Reçel yaparken kaynarken karıştırmak gerekirse, muhakkak tahta kaşıkla karıştırılmalıdır.

  • Evde salça yapıyorsunuz ama çok sulu oldu. İçine bir miktar rendelenmiş ekmek ilave ederek bir dakika kadar daha pişirin. İstenen kıvama geldiğini göreceksiniz.

  • Etin yumuşak olması için pişirmeden önce zeytinyağında bir süre bekletin.

  • Yumurta haşlarken çatlamaması için yumurtayı bir kepçe yada kaşık içinde su dolu bir kabın içine koyun.

  • Soğan kavururken renginin canlı olması için biraz tuz serpin.

  • Pasta yaparken kullanacağınız meyveleri, uzun süre dayanmaları için toz şekere bulamayı unutmayın.

  • Pişeceğiniz mantarların daha lezzetli olması için pişirmeden önce üzerlerine biraz tuz ve limon suyu serpin ve 5 dakika bekletin.

  • Mısır haşlarken daha lezzetli olması için içine bir tatlı kaşığı şeker atın.

  • Ispanak pişirirken çok az miktarda su koyun. Ağır ateşte kendi bıraktığı suyla pişerse daha leziz olur.

  • Çorba kaynatırken her an taşma tehlikesi vardır. Birkaç tane buz parçası atarsanız taşmayı engellemiş olursunuz.

  • Köfte yoğurmadan önce ellerinizi ıslatırsanız, ellerinizin temizlenmesi daha kolay olur.

  • Kalamar kızartırken önceden süte batırılırsa daha yumuşak olur.

  • Tavuk haşlarken veya et suyu hazırlarken suya bir parça havuç, soğan ve kereviz sapı (veya maydanoz) konursa haşlama suyu çok lezzetli olur.

  • Patates püresi yaparken kullandığınız tuz kadar şeker de katarsanız daha iyi koyulaşır ve daha lezzetli olur.

  • Fırında tavuk pişirirken üstüne sürdüğünüz yağa şeker ilave ederseniz nar gibi kızaracaktır.

  • Buzluktan çıkan etin çabuk çözülmesi için bir kaba soğuk su ve tuz koyduktan sonra içine eti koyun.

  • Tereyağını kızartırken içine bir damla zeytinyağı koyarsanız tereyağının yanmasını önlemiş olurunuz.
    • TEMİZLİK YAPARKEN UYGULAYABİLECEĞİNİZ PRATİK BİLGİLER

    • Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın.

    • Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız, tertemiz olacaktır.

    • Bakır kaplarınızı parlatmak için bir bezi sirke ile hafifçe ıslatıp, bakırı ovun.

    • Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.

    • Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve güzel yıkandığını göreceksiniz.

    • Paslanmaz çelikten tencereler zamanla parlakligini kaybedebilir. Biraz sirkeyi atese koyup isitin. Sonra yumusak bir bezi bu ilik sirkeye batirarak iyice ovun. Ama sonra da iyice durulayin. Bir fanila parçasiyla parlatirsaniz, çelik tencereniz piril piril olur.

    • Kristallerin isil isil parlamasi için, yikadiktan sonra durulama sirasinda sirkeli suya batirin. Göreceksiniz bardaklariniz, kadehleriniz piril piril olacaktir.

    • Sebzelerinizi tuzlu suda yikamayi aliskanlik haline getirin. Tuzlu su, sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

    • Parlakligini yitirmis bir sürahiye eski halini kazandirmak için yarisina kadar yirtilmis gazete kagidi doldurun, üçte birine de sicak su doldurup sıkı sıkı sallayın.

    • Teflon tavalar, tencereler çok kullanilmaktan ötürü zamanla sararir. Bunu önlemek için zaman zaman, içine su biraz da çamasir suyu koyduktan sonra atesin üstünde kaynatin. Indirince de önce sicak, sonra da soguk suyla iyice durulayin. Teflonunuzun sari rengi kaybolacaktir.

    • Pisirirken tencerenin dibi tuttuysa bir gece tuzlu suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.
    • LEKELERİ KOLAYCA ÇIKARIN

    • Taze ceviz lekesini elden çıkarmak için, eller önce bir iki dakika kadar sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur. Sonra da soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

    • Çay ve kahve lekelerini karbonatla silerek çıkartabilirsiniz.

    • Bira lekesini çıkarmak için sabunlu suya biraz amonyak karıştırın ve lekelenin üzerine sürün.

    • Zeytinyağ lekesini çıkarırken bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin üzerinde gezdirilmelidir.

    • Eğer örtünüze meyve suyu döküldüyse hemen tuz serpin, ilk yıkamada çıkacaktır.

    • Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

    • Masa örtüsü üzerindeki pancar lekesini çıkarmak için bir ekmek parçasını suyla ıslatın, düz bir yüzeye yerleştirin ve örtünün lekeli kısmını ekmek parçasının üzerine koyun ve yine ıslatılmış bir ekmek parçasını üzerine yerleştirin. Ekmekler lekeyi emecektir.

    • Şarap lekesini çıkarmak için, oksijenli suyla tampon yapın ya da lekenin üzerini örtecek şekilde tuz serpin ve bir süre bekletin, daha sonra yıkayın.

    • Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün, 10 dakika kaynatın.

    • Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için nalburdan alacağınız boya incelticiği lekenin üzerine döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle incelticiği silin.

    • Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin.
    • İSTENMEYEN KOKULARDAN KOLAYCA KURTULUN

    • Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak için, evvelden haşladığınız patatesi mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek beş dakika kadar ovabilirsiniz.

    • Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıklar, zamanla pek de hoş olmayan bir koku edinirler. Bunu önlemek için en kolayı, içine bir parça kesme şeker koymaktır.

    • Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını farkedeceksiniz.

    • Kereviz pişirirken kokusunu almak için içine biraz lahana turşusu koyun. Turşu, kerevizin kokusunu alacaktır.

    • Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır. Bunu önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.

    • Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da.

    • Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize bulaşmadığını göreceksiniz.

    • Balık kokusunu tabaklardan, çatallardan, bıçaklardan çıkarmak hiç kolay olmaz.Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Telve balık kokusunu emecektir. Sonra bildiğiniz gibi bolca suyla durulayın.

    • Buzdolabınızdaki bazı meyve ve yemeklerin kokusu öteki yemekleride sarar. Küçük bir kaba biraz süt koyup dolabınızın bir köşesine yerleştirirseniz, istenmeyen kokuların süt tarafından emildiğini göreceksiniz.

    • Balık kızartırken çıkan kötü kokuyu önlemek için yağa limon suyu sıkın. Böylece aynı yağı başka bir kızartmada da kullanabilirsiniz.

    • Çöp kutunuzun içine bir miktar karbonat yada kabartma tozu dökerseniz etrafa yaydığı kötü kokuyu önlemiş olursunuz.

    • Yanmış süt kokusunu yok etmek için tencerenin üzerine ıslak bir bez koyun. Daha sonra bezi tencerenin üzerinden kaldırıp, durulayarak tekrar tencerenin üzerine örtün. Bu işlemi birkaç kez tekrarlayın.

    • Kızartma yaptığınızda mutfağınıza koku yayılmasını istemiyorsanız bir kapta sirkeli su kaynatın.

    • Ekmek tahtasının kokusunu gidermek için ikiye böldüğünüz bir limonun kesik yüzüyle iyice ovun.

    • Karidesi haşlarken etrafa yayılan kokuyu gidermek için haşlama suyuna iki çorba kaşığı sirke katın.

    • Elden sarımsak-soğan kokusunu çıkarmak için; eller sabunla yıkandıktan sonra, metal bir yemek kaşığını elinizde tutup musluk suyunun altında bir süre bekletmek faydalı olacaktır.
    • HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRACAK PÜF NOKTALARI

      Limon Suyu: Limon sert ve suyu zor çıkıyorsa, kesmeden evvel bir iki dakika sıcak suya batırıp sonra kesmek gerekir. O zaman suyunun daha kolay çıktığını göreceksiniz.

      Rutubet: Normal odada bile tuzluk rutubetlenir, dökülmesi zorlaşır, delikleri tıkanır. Bunu önlemek için tuzluğun içine birkaç pirinç tanesi atın, bütün rutubeti emecektir. Arada bir de değiştirmeyi unutmayın.


      Çöp Kutusu Kokusu: Mutfağınızdaki çöp kutusunun pis kokusundan kurtulmak için koku giderici olarak tuvaletlerde kullandığınız ernetlerden yararlanabilirsiniz. Çöpleri naylon torbayla koymayı alışkanlık haline getirin. Erneti çöp kutusunun dibine yerleştirip üzerine naylon torbayı koyun.


      Sıcak İçecekler: Camdan yapılmış bir kaba sıcak sıvı dökecekseniz, kabın kırılmaması için önlem almanız gerekir. Sıcak içeceği içine dökmeden önce kaba küçük bir kaşık koyun. Kabı ıslak bir bezin üzerine koyun, sonra doldurun.


      Yumurtanın Çatlamaması İçin: Rafadan yumurtaları pişireceğiniz kabın içine ters çevrilmiş bir fincan tabağı koyarsanız, çatlamaları önlerseniz.

      Doğranmış Soğanların Saklanması: Doğranmış soğanları ağzı kapalı bir kavanoza doldurarak buzdolabında birkaç gün saklayabilirisiniz.

      Buzdolabı: Yemekleriniz iyice soğuduktan sonra buzdolabına koyun. Çok doldurmayın. Tıka basa doldurulmuş bir dolapta soğuk hava yer değiştiremez. Buzdolabının arkasını duvara fazla yaklaştırmayın. Havanın dolaşabilmesi için yeterli mesafe olması gerekir.

      ET HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER:

       

    • Eti kaynamış suya atın. Hem tadı güzel olur hem de et suyu arı kalır. Et suyuna biraz baharat ekleyip çorba yerine sıcak sıcak servis yapabilirsiniz.
      Eti haşlarken bırakın köpürdükçe köpürsün. Acılığı azalır.
    • Et yemeğinizi bir gün önceden hazırlayın. Pişirdikten sonra bekletin. Ertesi gün etsuyunun yağları daha çabuk çözlülür.
    • Patatesle eti ayrı tencerelerde (ikisi de tuzlu suda) haşlayın. Çünkü patates et suyunu bulandırır.
    • Eti dostlarından ayırmayın. İri deniz tuzu, değirmen karabiberi, kornişon, halka soğanlar, asortik hardal ve turşu. Yanında da taze köy ekmeği...
    • Kemikli eti ayrı pişirin. Tencerede çok az et suyunda haşlayın veya alüminyum folyoya sarıp fırına verin. Böylece et kemikten ayrılmaz. Kızarmış ekmekle ve bol tuzla tadın.

       

    • 3 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

      27/7/2008 - aspirin

      ASPİRİN: HARİKA İLAÇ

      Dünyaca ünlü sağlık dergisi Men's Health'in, uzman görüşlerine başvurarak yaptığı bir derlemede faydaları saymakla bitirilemeyen Aspirini'nin iyileştirici etki yaptığı belirlenen 12 yeni hastalık daha masaya yatırıldı. Amerikan Kalp Vakfı'nın sözcüsü olan ve Mayo Clinic'te ilaç uzmanı olarak görev yapan Dr.Gerald Fletcher, "Bu kadar farklı amaçlarla kullanılabilecek başka bir ilaç yok. Hala Aspirin'in yeni faydalarini bulmaya devam ediyoruz" diyor.

      İşte mucize ilacın 12 yeni marifeti....

      Kaşıntıyı kesiyor:

      Birkaç tablet Aspirin'i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karıştırıp kaşınan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin'in cilde nüfuz etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.

      Tansiyonu düşürüyor:

      İspanyol bilimadamları nın yaptığı bir araştırma, Aspirin'in yüksek tansiyona iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düşürüyor.

      Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirini sabah değil, geceleri içmelisiniz.

      Güneş yanığına karşı:

      Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına neden olur. Ancak çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra alınacak iki adet Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplanmasını azaltır.

      Kalp dostu:

      Günde en az 75 miligram Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanması nı önleyerek kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çignemek, olası kalp krizini bastan önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı azaltıyor.

      Nasıra iyi geliyor:

      5-6 adet Aspirin i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin'in içindeki asit nasırı yumusatacak ve süngertasıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.

      Prostatı önlüyor:

      Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic'in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde 5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.

      Kolon kanserini önlüyor:

      Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.

      Uçukları geçiriyor:

      Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125 miligram Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düşürerek, neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.

      Alzheimer'dan koruyor:

      Hollanda'daki Erasmus Tıp Merkezi'nde görevli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.

      Kadında kısırlığa iyi geliyor:

      Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler yaptı. Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık ilacıyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi.

      Aspirin, yumurtalıkta kan dolaşımını artırdığı için, ilacı Aspirinle alanların hamile kalma şansı yüzde 40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü.

      Siğilleri söküp atıyor:

      Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin üzerine gelecek şekilde bantı cildinize yapıştırın. Uçu banttan dışarı çıkan siğilin üzerine, daha önce toz haline getirdiğiniz Aspirin'i sürün ancak cildinizin diğer taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın. Siğiliniz iyilesecektir.

       Felçten koruyor:

      Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin'in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin'in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar, genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor. Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.

      Bu yeni faydalarıyla Aspirin'in gerçekten mucize ilaç olduğu bir kez daha kanıtlandı. Ancak her ilaç gibi Aspirin'in de zararli etkileri olabiliyor. Uzmanlar özellikle mide hastalarını uyarıyor: Dikkat, Aspirin mideyi delebilir. Çünkü mide asit salgılayan bir organ. Aspirin veya romatizma ilaçlari* midenin koruyucu örtüsünü ortadan kaldırıyor. Böylece iç örtü asitle doğrudan temasa geçiyor.

       

       

      3 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

      27/7/2008 - cep telefonu

      hayatımı kolaylaştırmış olsada zararları arada bır anlatılan cep telefonlarının ne kadar zararlı olabıleceğine bır kanıt daha...

      keşke hıçkullanmasak yada bu aletle tanışmasaydık



       Mısır patlatma makinanız yoksa cep telefonunu kullanabilirsiniz
       

      ŞAKA  DEĞİL  LÜTFEN  BAKIN!!!!
      KULAKLIK KULLANIN...
      BEYİN HÜCRELERİNİZİN MISIR GİBİ PATLAMASINI İSTEMİYORSANIZ...
       
      Özellikle çocuklarınıza izletin.
       
      http://www.koreus.com/video/telephone-portable-mais-popcorn.html
       
      0 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

      1/7/2008 - güzel söz

      3 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

      28/6/2008 - baba

      Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı.
      Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu.
      Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti.
      Üzerinde -Babama- yazıyordu.
      Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu:
       
      Sevgili baba;
      Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum.
      Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim.
      Gerçek tutku ve aşkı ben jale ile buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam...
      Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri, derisine işlettiği dövmeleri,
      kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu.
      Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk...
      Baba jale hamile!
      Jale'nin dediğine göre çok mutlu olacağız.
      Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var.
      Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor.
      Jale benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez.
      Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız.
      Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi bulunsun ve Jale sağlığına kavuşsun diye.....
      O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor.
      Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim.
      Eminim birgün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin
      Oğlun cihan
      NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil.
               Ben Mehmet'lerdeyim.
               Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim. :-):-):-)
       
      0 YorumYorum yazarmısın?Bağlantı

      1/6/2008 - yangın

      Evde çıkabilecek yangınları ÖNLEYİN – Lütfen Okuyun!!


      Lütfen bu mesajı aile ve arkadaşlarınıza iletin.

      Bu fotoğraf, geçtiğimiz hafta sonu meydana gelen bir ev yangınından sonra çekildi. Fotoğraftaki nesne, bildiğimiz elektrik prizi ve prize takılı içinde metal bir parça bulunan bir kutu.

      Mesajı gayrimenkul sigortası alanında çalışan bir arkadaşımdan aldım. Okumaya değer bir yazı.

      Bu, göndermediğiniz takdirde listenizde bulunan birinin bu tür olaylardan haberdar olmadığı için aynı şeyleri yaşamasına neden olabilecek türden bir e-mail. Bu kötü olay geçtiğimiz hafta, orijinal mesajı yazan bayanın erkek kardeşi ve eşinin başından geçmiş.

      Çıkan bir yangında çiftin evi tamamen yanmış ve geriye külden başka bir şey kalmamış. İyi bir sigortaları olduğundan, ev ve birçok eşya sigorta tarafından karşılanacak. Bu iyi haber.

      Ancak, yangının sebebini öğrendiklerinde dehşete düşmüşler. Sigorta enspektörü birkaç saat boyunca küller arasında yangını çıkış sebebini araştırmış. Enspektör yangının başladığı yerin evin banyosu olduğunu tespit etmiş ve evin hanımına banyodaki prize ne gibi aletlerin takılı olduğunu sormuş. Kadın saç maşası, saç kurutma makinesi gibi bilindik şeyleri sıralamış. Enspektör kadının saydığı her aletten sonra "Hayır, bu yüksek sıcaklıklarda parçalanabilecek bir şey' deyip durmuş. Ardından kadın birden banyodaki prizlerden birinde oda parfümünün takılı olduğunu hatırlamış.

      Sigorta enspektörü hemen atlayıp yangının sebebinin bu cihaz olduğunu söylemiş.

      Enspektör bu prize takılan oda parfümlerinin yangınlara diğer ev aletlerinden çok daha fazla sebep olduğunu söylemiş. Bu cihazlarda kullanılan plastiğin çok İNCE olduğunu ve hatta bir yangın sonrasında geriye böyle bir şeyin varlığını kanıtlayacak hiçbir şeyin kalmadığını anlatmış. Enspektör duvardaki prize baktığında, oda parfümünden geriye kalan iki metal parçasının hala orada olduğunu görmüş.

      Çiftin banyoda kullandıkları oda parfümünün üzerinde küçük bir gece lambası bulunuyormuş. Gece zaman zaman ışığın sönükleştiğini ve ardından tamamen söndüğünü fark etmişler. Birkaç saat sonra ışık kendi kendine tekrar yanmaya başlıyormuş. Enspektör cihazın çok ısındığında lambayı patlatmak yerine sönükleştiğini ve soğuduktan sonra tekrar yanmaya başladığını, bunun da bir uyarı işareti olduğunu söylemiş.

      Enspektör ayrıca birçok evin bu sebepten yandığını gördüğünden, kendi evinin hi