10/18/2006 - Kumdan Kaleler
Kumdan kaleler yapıyorum ;dalgaların varlığını bile ,bile.Dalgalar dev bir canavarın köpük saçan ağzıdır ; bile, bile ,canavarın soluğunu işite, işite inşa ediyorum sığınağımı. Kumdan kaleler inşa ediyorum beka derdim yok.

Kumdan kaleler inşa ediyorum bi-muntazam ; Hendese-i musatta dan ümit yok , geometri semtimizden uzakta .Kumdan kaleler inşa ediyorum hesapsız kitapsız.
Sahilde göreceğin en büyük kale bana ait değil.Sertleştirmek için kumu çimento katmış da değilim. Estetik çizgilerle donanmadı eserim.Ben ve oğlum burada en sıradan ,bilindik , en bize ait bir kale inşa ettik.Burada idik ve kulemizi , kalemizi ,evimizi inşa ettik.Birazdan buradan ayrılacağız ve başına bir bekçi dikmeyeceğiz baş yapıtımız için.
Biteviye vuruşlarla üzerime doğru geliyor hayat.Ölüme koşan kalp gibi kesintisiz vuruşlarla ard arda.Rap rap yürüyen askerler gibi korkutucu.Dum dubi dum.Duridum duriba
Bugün deniz kıpırtısız , yarın ise elbet kuduracak.Oturup karşısına ibret ile seyredeceğim kendisini.
|
|
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/19/2006 - Nice Adamlar Gördüm.
Şeytan bizimle dalga geçiyor bu besbelli.Bunu insanların gölgeleriyle övünmelerinden kolayca anlayabilirsiniz.Başakasının verdiği payelerle , başkasının verdiği değerlerle şişinip duran adam gölgesiyle övünmüyordur da ya ne yapıyordur.
Bizi terbiye eden biri yok.Kaostan anlam çıkarmaya çabalayan mefluç zihinlerimizin hocalığında bir yere varabilmemiz imkansız.Varılacak bir yer yok , varılacak bir yerin olması için durulacak bir yerin olması lazım. Oysa yersizliğimizden daha özge bir bir değere sahip olmadığımız besbelli.

|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/7/2006 - Bulut Dağın Üstünde
Adamın ağzında kartal gagası
kundakta ağlıyor
Kandının askerde erğişi
erkişi niyetine
Bu küçük bedende afrika serinliği
korkuyorum geceleri.
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/2/2006 - "Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak..."
İmkansızı mümkün kılan iradenin çocuğudur ümit.Bi karar ruhların tunçtan yapılmış kutsal kitabı
"atiyi karanlık görerek azmi bırakmak
alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak"
Mehmet Akif Ersoy
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/31/2006 - Eğri Boyun
Çatıya bir kuş konmuş, boynu eğri kıvrım, kıvrım , yılan gibi.Gövdesi sütbeyaz.Yılan kuşu dedik.Sütbeyaz yılankuşunu ince kum eleğine hapsettik,büklüm büklüm oturuşunu seyrettik.Bir iki üç gün derken mahallenin tüm çocukları ziyaret ettiler eğriboyunu, öyleki evmizin damı minyatür Gülhane parkı na dönüştü.Tek kafeslik hayvanat bahçemizin tek tutsağına dil çıkartanlar, çerez atanlar,sopayla dürtükleyenler.Bir sabah eğri boyun ortadan yok oldu.Ya seyirciden ,Ya kediden,Ya kendinden.
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/30/2006 - İp Cambazı
İki dağ arasına gerilmiş ipte yürüyen ip cambazı gibiyim.Uzaktan bakanlar; işte bak ! havada bir adam diye düşünürken bense dibini boylamam an meselesi olan uçuruma bakıyorum.

Çizgi:Hasan Aycın:
Hamiş:Hasan Aycın ı rastlasamda ellerinden öpsem diyorum.Ne zaman bir şey le mırıldansam çizgileriyele (fersah fersah üst bir anlatımla) kendisinin bunu zaten ifade ettiğini görüyorum.
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/8/2005 - Böyle Gelmiş Bu Dünya ...
Bir değirmendir dünya , başakı , buğdayı, tanesi insan olan.Öğütür durur saat be saat ,an be an.Sonra bu un olan insalık tan yapar hamurunu.Yoğurur hepimizi aynı hamurdan.
Bizi felakete sürükleyen öncekiler midir , yada biz mi felaketini hazırlıyoruz ardımızdan gelenlerin.
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/16/2005 - İÇİMDE BİR KİST:KİTLE
-I-
Karanlık ay'ın aydınlık görüntüsü ışıklı salonları aydınlatamamaktaydı.
Gelecek yoktu.Şah damarı kesilmiş bir tay gibi debeleniyordu.Dün yoktu bugün yoktu.Eskimiş yeşil urbalar gibi tozluydu hayat.Adeta kendi eksenine hapsedilmiş kendi partüküllerinin zincirine vurulmuş ışığın durumu gibi
İnsanın insanla karşılaşmasının sonucudur bu.İnsanın insanla karşılaşma sorucudur ve hatta insanın kendisiyle karşılaşmasının yüzleşmesinin sonucudur.
"Durun kalabalıklar
bu cadde çıkmaz sokak
haykırsam kollarımı
makas gibi açarak"
n.f.k
Hayatın gerilediği anlar vardır beşerin karşısında ve hayat paradoksal bir imtihanla karşı karşıyadır.Nedir bu denilse:Dolap beygirlerinin gözbağları çözüldüğü andaki bocalaması yada şaşkınlığıdır denilebilir.Gırtlağınıza sarılan el yüzünüzü hırpalıyordur ve yüzünüzdeki o meşhum ifade sizi toplum denilen hergele yaratığın dizleri altında projektöre tutmaktadır.
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Kendini Bil
BURNUNUN UCUNU GÖREMEYEN
KENDİNİ NE BİLSİN.
|