Uzun bir yol /Kısa bir hayat

11/15/2006 - CEMAAT TOPLAŞMASI:

Kategori: seyyare

CEMAAT TOPLAŞMASI:İsmet Özelin Zor Zamanda Konuşmak ta alıntıladığı bir ormancı hikayesi vardır.Ormancının biri her gün ormana gider  akşam köye döndüğünde  köy kahvesinde ormanda gördüğü orman  perilerinden bahseder, peri hikayelerini  anlata ,anlata bitiremezmiş.Bir gün ormancı , ormanda gerçekten perileri görmüş .Akşama köye geldiğinde ağzını bıçak açmamış ve o günden sonra bir daha orman perilerini hiç anlatmamış.

 

MEVZUU:Malum Cemaat epeydir bu toplaşmaya hazırlanmakta.Dücane Cündioğlu ile bir araya geleceğiz.Hanımla beraber gitmeye karar verdik.Çocuğu anneannesine bırakacağız. Organizasyon tamam.

 

ORGANİZASYON:Saat 12 civarı Rüştü Hacıoğlu arıyor.Dücane  Beyi Yusuf Armağan getirecekmiş ama aksilik çıkmış araba sorunu oluşmuş. Rüştü gidip alacak ama  Kartal ı  satıp kamyonet almış kamyonetle gidip onları alması pek uygun gözükmüyor.Rüştü abi Dücane ağabeyleri  sen alır mısın diye soruyor? Elbette diyorum   ama buluşma saati yaklaşmış; içimde bir endişe

 

GECİKME:Hanımları Fatihe bıraktığımızda saat tam 13.Rüştü ye yarım saatte gider geliriz diyorum ama araçta OGS yok 2. köprüden gidip geleceğiz belki biraz daha gecikebiliriz. Yolda Şadan Patronla telefonlaşıyoruz insanlar gelmeye başlamış.Rüştü taktik veriyor.Abi milleti tanıştır , kaynaştır , Yakup Akbay ta Almanya dan gelmiş kendisiyle hususen ilgilen vs.

 

Köprüye kadar sorun yok hızlı gidiyoruz.Köprüde paralı geçiş sırası epey vakit kaybettiriyor. Çengelköye inişte yolu karıştırıyoruz olsun 2 de ordayız diyorum , olmuyor.Sahil yolunda yürüyerek gitsek arabadan hızlı gideriz.Bütün kuralları ihlal edip çeşitli cambazlıklarla yolu kısaltmaya çalışıyorum ; bir yere kadar.Yusuf Armağanın tarifleri ile saat 2,5 civarı Dücane Cündioğlunun evine ancak varıyoruz.Dönüş yolu daha sakin.Yolda Dücane Bey Rüştü yü epey bir hırpalıyor.Nadir Marmara orada olsa kemik sesleri gelecek.

 

BULUŞMA:Son telefon bağlantısında Şadan Patron 40 kişi varız diyor.Rüştü 400 kişi varmış abi diye Dücane Cündioğluna takılıyor.Stadyumda toplanaydık diyor Cündioğlu. Saat 3 sularında sağ salim Fatihteyiz.

 

Salona girdiğimde gözlerime inanamıyorum salonun 4te üçü bayanlardan müteşekkil .Erkeklere ne oldu acep diyorum Hacıoğluna.Oturma düzeni sağlanıp sohbete geçiliyor.

 

NE KONUŞULDU:Dücane Cündioğlu zeki bir adam katılımcıların çoğunun son kitabını  okumadığını fark edince daha genel bir perspektifle konuya giriyor.

 

Bu güne değin Cemil Meriç değerlendirmelerinin romantik övgüler ve derinliksiz tahlillerle yapıldığından bahsediyor.Cemil Meriç adı geçtiğinde ortaya dökülen kalıplaşmış ifadeleri sıralıyor bir bir:Münzevi bir fikir işçisi,kelime imparatoru, Gökkuşağının yedi rengi vs ,vs.

İlk kez Cemil Meriç i ilmi olarak tahlil eden kişiyim diyor Cündioğlu

 

Konuşmasının başından sonuna kadar siyasal bir çerçeve içerisinde Cemil Meriç analizini yapıyor üstat.Konuşmanın sonuna doğru bu bakış açısını sorgulamaya çalıştığımda bunun bir hata olduğunu söylüyor, ortamdaki kişilerin fikri ortalaması gereği böyle bir yöntemi tercih ettiğini belirtiyor ; geçiyoruz.Üstat Cemil Meriç in gündeme geldiği dönemleri 80 sonrası 90 ların başı ve şimdi olmak üzere 3 e ayırıyor ve bugünlerde belirginleşen Amerikan politikası sebebi ile hiçbir düşünceye ait ve yakın olmayan Cemil Meriç mitinin oluşturulmaya çalıştığını anlatıyor.Kendisinin yaptığı çalışma ile bu oyunun bozulduğunu söylüyor. Konuşması içerisinde Cemil Meriç hakkında şu tahlilleri de yapıyor Cündioğlu

 Cemil Meriç Doğuyu ve batıyı bilen adam değildir.Meriç doğuyu hiç bilemedi ,batıda ise kara avrupası sınırları içindeki bölgeleri , hususen Fransayı bilirdi.

 Cemil Meriç Osmanlı dediği zaman bile söylediği şey ancak Osmanlının askeri başarısı idi.O da pek çokları  gibi Osmanlı denince kılıç üşüren ,uçkuruna düşkün barbarlar portresini çizmekte idi.Cemil Meriç Osmanlıyı hiçbir zaman tanımadı.Bunun için yeterli donanıma da sahip değildi.Mesela Osmanlıda fikrin olmadığını söylerdi.

 

 HÜLASA:

* Cündioğlu ; kitap okumanın kız tavlama aracı olduğu yada kendini ifade biçimi olduğu yıllarda olduğumuz kanaatini sürdürmektedir.Kendi kitaplarının bu konuda oldukça işlevsel olduğunu belirtmektedir. Cündioğlunun bu çıkarımı itikafa benzer yaşamı  dolayısı ile yaptığı düşünülebilir.Zira kendisi bir konuya odaklandığında o konu dışında ki her şeye kapılarını kapatan birisidir.

*Cemaat toplantılarında bir tarihsel kırılma olmuştur ve kadınlar devrimi gerçekleşmiştir.

*Saatlerce beklemelerine karşın insanlar mutlu olmuşlardır.Konuşmanın bitimi sonrası kalabalığı dağıtmak için kolluk kuvvetlerinin çağrılması bile düşünülmüştür.

*Gökten üç elma düşmüştür.

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/18/2006 - BURADA KALAMAZSIN VE GERİ DÖNEMEZSİN / özel

Kategori: seyyare

Bir compütürün 0 ve 1 aralığından fırlayıp -Şeyhim uzak yollardan geldim kapına deyip boyun büktü.Uykusuz geceler kadar sahici, ney sesi kadar içten, toprak kadar mütevazi bir nesneye dönüşmüştü.Küçük tekkenin avluya bakan odasında hayada asılı kalmış bir kelime gibi kalakaldı.

 

-BURADA KALAMAZSIN VE GERİ DÖNEMEZSİN

-burada kalamazsın ve geri d08.07.2006önemezsin

-burada kalamazsın ve geri dönemezsin

 

 

Bir şamanın trans halindeymiş gibi virdini beyninin helezonlarında tekrarlayıp durdu.Kemal gel evladım istirahatgaha geçelim uzun yoldan geldin diyen yaşlı müridanın peşine takıldı.Oysa adı kemal değildi.Bir adı bile yoktu.Varsa bile o ad ona ait değildi yada o o ada ait değildi.Hiç bir şeye ait olduğunuda sanmıyordu.Oysa şimdi çok kolay bir biçimde kemal e ait olmuştu.Öyleyse bir seri katilede ait olabirim diye düşündü ve bu düşünce kendisini teskin etmeye yetti.

 

FALLİNG DOWN-KENDİNLE KONUŞMALAR-

 

 ''Olmayana eğri metoduyla ulaşmaya çalışıyorum kendi benliğime .Kimsenin inemiyeceği kadar derin gözlerin var.içerisinde ibibik kuşları yasemenlerin olduğu bakımsız bir bahçe.Bir kelime ye sarıl ve o kelime götürsün seni görüreceği yere ya bismillah.OYSA uzun zamandır beyninde zonklayan sadece rakamlar.''0 and 1'' varlık ve yokluk birlik ve çokluk .Birbirinin içine üflenen upuzun borular gibi.

 

Aynı anda iki yerde olunamaz demişti fizik dersleri ve artık biliyorduki bu doğru değildi.Ait olmadığı yerlere yaptığı tüm yolculuklarda hissetmişti bunu ...


Yazan:Hamit Akçay

Çizen :Hasan Aycın


Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/14/2006 - Suskunluk

Kategori: seyyare

Susmuştum.

Süngerdi zihnim ; emiyor , emiyor, emiyor sesleri, bir damla bile düşmüyor toprağa

Anlatmıyordum

Dağın tepesinde yalnız bir ardıç , dibinde  karanlık dipsiz bir kuyu

Anlatamıyordum

18092006Dili çocuklarca koparılmış hisli bir bülbül , ne görse , ne duysa saklar kendine 

Konuşmuyordum

Anlayan yok dilimden , işaret dili faydasız

Nutkum tutulmuş , aklım karışmıştı.

Küp gibi.

Dana gözü misali.

 

Bildiğin dilleri say diyorlar çocukça bilirim diyorum.Bir de susmayı bilirim. Anlatmanın kör noktasıdır  suskunluk.Kara delik gibi yutar kelimeleri.Dipsiz bir kuyudur yankı vermez , korku duyar kenarında duranlar.Yüzleşme aynasıdır dipsiz bir kuyu ;sizde olmayanı size göstermez. 

 


Çizgi:Hasan Aycın

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/9/2006 - SIRADANLIĞA ÖVGÜ

Kategori: seyyare

Nedir beni diğerlerinden ayıran.Beni öteki yapan ,ötekini benden gayrılaştıran. Birine göre şey,  ötekine göre başka bir şey , bana göre  hiçbir şey.Üstümdeki giysiler , evimdeki eşyalar, kullandığım araba  hiç biri beni farklılaştırmıyor.Yalnızca kelimeler ..

 

Bazı kelimeler var bellediğim başkalarının hiç işitmediği.Bu benim kelimelerim diye tapu tahsis belgesi çıkarttırasım  gelir.Boynuma takacağım bir madalyon olur en fazla, çünkü  kelimeler mülkiyet kabul etmez.En çok kelimelerin bu madalyon hali hoşuma gider/ismin de hali gibi.Çünkü dikkati üzerine çekiverir ışıltılı bir madalyon.Kimi zaman kelimeler o kadar ışıldar ki ben görülmez olurum.İşte o zaman madalyonu hırkamın içine düşürüveririm ve kendi kelimelerimle gözlerden ırak sevişmeye başlarım.

 

Kelimelerim var ağır zırhları parçalayıp saplanıverir düşmanın göğsüne /apansız. Tarih öncesi kahramanlar timsali tek vuruşta koparıverir kellesini düşmanımın. Karburgaları inlete inlete ilerleyip ciğerleri susuzluktan paramparça eden.  

/ kargı / kargış / kargaşa / karlanguş /kara sevda / peş peşe gelir dayanır kapıma. O zaman kanlı bir savaşın ortasında bulurum kendimi.Kaybolmak ta vardı.  

 

Kelimelerim var hurilere benzer al fistanlar içinde raks eder şiir diye. Avare yolcuların gönlünü çalmaya namzet / baştan çıkarıcı.

/şebnem / şehbal / şehla / şehrengiz / şeyda /şıvga / şivekar / şukufe

Şeytanla göz  göze gelir şehvetle diz dize bulurum kendimi.Bildim de buldum mu.Buldum da bildim mi ?

 

Kelimelerim var bedeli defalarca ödenmiş.Boşa geçmiş bir ömrün mezar taşları.Her ölümüm ardısıra bir sır gibi dikilivermiş. Başı dik buluta dikmiş gözlerini ayakları çamura saplı.

Aşk/şevk/ateş/güneş 

Hani bir masal var ya  uzak diyarlara ait ; kaybolmamak için yollara ekmek serpen  hanselle gratelin masalı.İşte o masaldaki çocuklar gibi kaybolmamak için ,kelimeleri bırakıyorum ardım sıra.

    

Burada böyle sayıp döksem kırık güvercin kanatlarından  postmodern bir anıt dikmeye yetecek kadar tüylü kelime düşer nasibime.Övünmek neye yarar.Kıvanç duymak boşuna.

/ köstek / kukla / kof / koçan / köprü / kodes

Beni nereye götürür , nereye kondurur kelimeler.Uçmak la mümkün , sürünmek alın yazısı

 

Sert kayaları delip gecen , derinlere ulaşan çelik tığ sanırdım kelimeleri.En derine inmemi sağlayan , gizli olanları aşikar eden , gizli hazineleri bulduran. Oysa bulduklarım başkalarının aramadığı itibar etmediği şeyler imiş.Benim hazinelerim başkalarının kıymetsizi , başkalarının kıymetsizi benim definem.

 

Unutuversem ne kalır geriye  benden.O nu anlatır dediğim harfler ne kadar manasız. Manalar harfsiz.   Benim binlerce kelime ile ifade ettiğimi harfsiz anlatıveren , kelimesiz anlatılanları idrak eden birisini gördüğümde üzerime bir şövalye zırhı gibi giyindiğim kelimelerim utanç pelerinine dönüşüverir.Çıkarıp sereyim pelerinimi yolluk diye yolunuza ; yol verin bana


Çizgi:Hasan Aycın

 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/14/2006 - DÜZEN

Kategori: seyyare

Ben bir meleğin kanadına dokundum.Kara kan dolaştı gözlerimde.Kan çanağına döndü kafa tasım.

 

Tanrının laneti üzerime olsun çünkü onu taklide yeltendim.Var olan her şeye nizam verme çabası içine girerek haddimi aştım. Atomları bile belli bir düzene yerleştirdim , molekülleri ipe dizer gibi sıraladım  ve elementleri kusursuz bir geometriye hapsettim. Kelimeleri harfleriden başlayarak parça parça ettim ve sonra anlamlı bir bütüne dönüştürdüm onları. Her şeyi açıklayabilirim ; deliliğimi bile

 

İlacım yanımda endişeye mahal yok.Saldırgan olmadığımı gösteren belge gömleğimin cebinde. Bu gün olmaz ilk cinayetimi işleyeceğim gecede dolunay olmalı. Sakin olun majesteleri

 

 

   

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/22/2006 - Görünmez Adam

Kategori: seyyare

Görünmeyen bir adam olmak için çokca çaba sarf etmeliydim.Oysa çabalarım görünen bir adam olma üzerine şekillendi bu güne değin.İlk marifetlerimden itibaren bunu göstermem istenildi benden , pek çoğunuz gibi.Oysa görülmeye değer şeyler bile sayılmazdı bunlar;

-bak baba dedi

-nasılda yürüyor teyzesi bak; badi badi

-hadi oğlum eşşoğlu eşşek desene

-karneni getir de amcam görsün oldum.

 

Ne de olsa "marifet iltifata tabi idi".İltifat ala ala marifetten yoksun kalacağımı nereden bilebilirdim ki. Her salvodan sonra türübünlere yumruk sallayan matador gibi savurduğum kanlı kılıçlar için de alkış beklediğimde anladım ne kadar göz önünde olduğumu. 

 

Göze geldim.

 

Gözünüzden düştüğümde size geldim.Kederlerimi unutmak için saza geldim söze geldim.Gidilecek yerim kalmadığımda dize geldim.Dizlerimde derman kalmadığında öze geldim.

 

Görünmeyen bir adam olmak için çaba sarf etmeliydim.Elbette bu çabam çok çabuk fark edilir ; görünür idim.Öyle ise bu taşğala bu telaşım neden.Neden yuvasından düşen yavru kargayı cebimde saklıyorum.? 

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/1/2006 - KAPI

Kategori: seyyare

Yurtlarından sürülmüş insanlar vardır,

Anlamanın kalın sürgülü kapısının eşiğinde

 

*  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *

  Kapalı dedi yaşlı olanlardan birisi.Tecrübeleri, zorlamanın anlamsız olduğunu öğretmişti.Geri dönerken yanına kendine ait olmayan bir şey aldı.

  Gençlerin en cevvali keskin baltasıyla saldırdı, KAPIya.Kapı banamısın demedi.Aslında var olmayan bir kapının açılmasının imkansız olduğunu anladı/karar verdi.

  Herhangi biri kapının önüne oturup sabırla bekledi.Günlerce, aylarca, yıllarca bekledi.Gelip geçen yolcular kendisine kapı bekçisi adını verdiler.

  Burada bir kapı yok dedi ; sonradan gelenlerden birisi.Şu meczup adama bakın saçı sakalı birbirine karışmış diyerek, KAPI bekçisini delil olarak sundu etrafındakilere. Aklının zaferiyle sarhoş terk etti KAPI nın önünü.

 Tam boy görünüm için tıklayın


Çizgi: Kihaf Mahmud


 Kapı bekçisi iki adamın geldiğini gördü.Çok kişinin gelip , çok kişinin gittiğini görmüştü.İki adam geldi; Uzun bir yolculuk yaptıkları besbelli. Sürgünününü bir kitabe gibi taşıyan ve Gölgesi düşmeyen

  Usulca geçtiler KAPIdan

  Kapıdan geçilince bir hana girildi.Ortada bir şömine ateş odunlarla raksediyor.Genç olanı yabancı gözlerle süzdü etrafı.Mihmandarlık yapanı bir kenara oturup bağdaş kurdu.Etrafı süzdükten sonra kaç kişi var diye saydı genç olan,  39 insan.Kimsenin kimseye bir şey sormadığı ve kimsenin kimseye bir şey söylemediği bu ortam gençin garibine gitti,daha da garibine giden şey ise, yol arkadaşının durup dururken "mülk sahibi mülküne sahip çıksın" nidası oldu.

  Birbirinin üzerine bağlanmış efsunlu iplikler gibi sessiz ve girift idiler Han sakinleri.

  Neden sonra Evladım bak bakalım dışarıda neler oluyor ona göre yola koyulalım dedi: yaşlı rehber.

  Pencereden bakınca genç yolcu dışarıda korkunç bir fırtınanın hüküm sürdüğünü gördü ,Hayretle.Kar fırtınanın önünde bir kamçı gibi koca dünyayı tokatlıyor ,Rüzgar kalın ,kalın ağaçları belinden tuttuğu gibi savuruyordu.Rengi attı genç yolcunun

  Lala dışarıda Kıyamet kopuyor diyiverdi.


Çizgi:Ahmet ElRubai


 

  Güvercinler yükseldi , Kapı kapandı , Erzurum istikametinde ılık bir meltem eşliğinde iki yolcu yürürken ,hayretler içinde ; genç olanı.

 

*  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  * 

Yurtlarından sürülmüş insanlar vardır,

Anlamanın kalın sürgülü kapısının eşiğinde

    


Hamit Akçay


Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/11/2006 - Tanıklık

Kategori: seyyare

Rüyasında serçe gören adam ,serçenin rüyasına girdiğinden habersiz uyandı. Halbuki büyük mabedin yarı şehirli , yabanıl güvercinleri küçük bir serçeninin caddeden sokağa, sokaktan caddeye seğirtişini görmüşlerdi. O sıralar İstanbul balıkçı ağlarında çırpınan bir balık olmamıştı.Ama olmak üzere olan olacak di :Muhakkak.

Rüyasında rüya gören kişi kanepenin üzerinde dizlerini karnına çekmiş oturmakta idi. Dönüyor dönüyor dönüyordu etrafı, bir tek vardı onu durduran.Hep bir rüya gibi seyretmiş, seyretmişti  dışarıda olanı , dışarıda olanın içinde olamayı ise hiç dilememişti. Şimdi bir rüyanın içinde birazdan gerçek olacak büyük buluşmaya hazırlanmakta idi.İlk nefesini almasına az kalmıştı.Okşayan olandan yakıcı olana adım atacak , yakıcı olan an be an onu yakmaya devam edecekti:Olacak olanı kim bilebilirki .

 

Küçük bir serçe büyük bir karga tarafında havada uçarken yakalandı.Karga havada küçük serçeyi yutmaya çalışırken ardından seğirtip bağırıp çağırmaya başladım.Elime geçen bir taşı kargaya fırlattım ve karga ağzındaki serçeyi bırakıverdi.Minik serçe bir külçe gibi toprağa çakıverdi.Gece rüyamda bir karga ile el ele uçtum:Bazen bir yeşil ova, bazen bir mavi deniz.

 

Rüyasında  rüya gören gerçekte ne gördüğünü bilebilirmi?.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/10/2006 - Bulmak

Kategori: seyyare

Başı da, sonuda bir.En sonunda başladığımız noktaya varacağımız besbelli.Cendereye alınmış parmak misali zonk zonk zonklayan kalbin çırpınışları boşa.Varacağımız yer bulunduğumuzdan başka yer değil.İndiğim derinlikleri çıktım diye sevindiğim az değil.

 

Hergün yeniden ,yenilenen ,hırslarımla , hınçlarımla şekillenen dünyanın ortasında kaşif ünvanı almam şaşırtmamalı kimseyi.Kendimden gizlediğimi bulmak üzerine mahir bir yanım var.Bulmak kaybetmenin öteki adı olur insan için. Kaybettiğimizi aramıyormuyuz Hz. Ademden berri. Bulmak bir kayboluş , kaybolmak bir buluş olabilir elbet , öyleyse bulduğuna değil buldurana , kaybettiğine değil kaybettirene baksana

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/3/2006 - Seyeran

Kategori: seyyare

"Allah'a giden yollar gökteki yıldızlardan daha çoktur ve ben o yollardan birisine talibim"/ Şeyh ŞAMİL

 

Devlerle çarpışa çarpışa büyüdüm.Çocukluğumda okuduğum, dinlediğim her masalın ortasında yer aldım.Elif ba okurken melekleri gördüm. Melekleri gördüğümü kimselere demedim.Kimselere demediğim bir başka sırrım ise uçuyor olmamdı.Günlerce uçtum ama gerçekten mi uçtum yoksa uçmayı mı düşledim bilemedim. Ham çocuk hayalleri diye yaftalamayın hemen, benim uçmam ne süpermenin ki gibi profosyonel sirk cambazı ayarında, ne de  kuşlar gibi sevk-i tabi ile olmuyordu. Kendime özgü idi ve ancak yerden yarım metre yükselebiliyordum.Yerden yarım metre yükselebiliyor ve ancak birkaç dakika havada kalabiliyordum.Acemi bir uçucu oldum ve hiç bir zaman uçmada uzman olamadım.Büyüyüp her şeyin bir hikaye olarak anlatılabilecği yaşıma gelinceye değin kimseye bahsetmedim bu uçma deneyimlerimden

 

 

İlk gençlik yıllarımda kafkasları fethe giderdim. Adım ya şamil olurdu yada hamzat Çok zaman geçti lekesiz günlerimin ardından şimdilerde kafkaslarla birlikte düşlerim de işgal altında. İşe düşlerimden başlayayımda gerisi gelir diye düşündüm.Gelmese bile şeyh cemalleddin'den istimdat isteriz adımızı şamil koyun diye.İnsan adıyla yaşar denir ; ya adımızla yaşamalı yada kendimize bir ad bulmalıyız. Öyleyse bana sultanhamid diyen dedem le konuşmak zorunda idim.Omuzlarım bu ağır yükü kaldırabilecek kadar kavi olabilir mi?.

 

Bir gece tüm cesaretimi toplayıp dedemin sarayının kapısına dayandım. Büyük sarayın kapısında "Essalamü aleyküm ya ehli kabir" deyip dedemin istirahatgahına yöneldim. Dedemi ilk kez görecek olmamın şaşkınlığı ile midir ? sarayın ihtişamından mıdır ? yüreğim sipahi davulları gibi güm güm inlemedeydi.Dedemin heybetli yapısı , gözlerindeki bilgelik , yüzündeki kaba köylülük ifadesi garip çağrışımlar bıraktı zihnimde. Birbirine zıt kuvvetlerin oluşturduğu garip bir ihtişamın karşısında paralize olmuş bir halde usul usul ona doğru akmakta idim.Karadeliğin içine gömülen yıldız gibi kalbine kadar devam etti seyeranım. Ya ben onun kalbine girdim , ya o benim kalbime girdi bilemedim amma kafamdaki istifhamların tamamının cevabını buldum. Sonra dedem güçlü kollarıyla beni bedeni-n-m-den çekip  çıkardı.Yaklaşık yerden yarım metre yukarıda bir kaç dakika tuttu.Bedenim dedemin kollarında yer küreyi karış karış dolaşmaya başladım. Zamanın kendinden bağımsız devaranının ardından dedem beni yere bıraktı.Sonra avucuma bir şey sıkıştırıp iki eliyle avucumu kapattı.Suallerini bitir cevapların peşine düş ey oğul diye Tenbihte bulunup beni kapıya kadar uğurladı. 

 

SOĞUK VE KARANLIK BEDENİMİ, MERAK VE ENDİŞE RUHUMU CENDEREYE ALMIŞTI. Koşa koşa , koşa koşa, eve vardım.O ana değin elimde sıkı sıkı tuttuğum şeyin bir anahtar olduğunu görünce ev de gördüğüm her anahtar deliğine mevcut anahtarı oldurmaya çabaladım.Sonun da annemin ceyiz sandığının kapısını bu anahtarla açmayı başardım.sandığın içerisinde bulduğum eski gemici fenerini yakınca dikkatimi bir kitap çekti.Kitabın kapagında Güvercin Gerdanlığı ibaresi bu yazının altında da ibn-i hazm ismi yer almakta idi.Eski harflerle yazılı kitapta anlayabildiğim tek kelime            

                         "Kennaz:Hazine arayıcısı" oldu.

 

 

"Server-i âlem sana âşık olup da, yanarım!
Her nerede olsam o güzel cemâlin ararım."

                Mevlana Halid

Yorum (17) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Google

Kendini Bil

BURNUNUN UCUNU GÖREMEYEN KENDİNİ NE BİLSİN.

SEÇKİ

TEP
Beyan
Dar Vakit
Ahir Zaman
İnsan Vakfı
40 İkindi
CEmaAT
ARtezYen
Jelezorukov
MilkBoy
Patikalar
Dergibi
MorTaka
Gezginler
(A.C.Z) Zarif Adam
OtuzuncuHarf
N.Marmara
Antiemperyalizim
KeKeMe
CounterData.com

Internet Marketing
Internet Marketing Counter CounterData.com

Internet Marketing
Internet Marketing Counter
Bloglar Alemi
BlogBul.Com! Blog Hizmetleri