HEVES ETTİK

Birkaç ilginç şey

Sıkıcı bi yazı daha geçirirken bilgisayar ve birşeyler okumaktan başka bişey yapmıyorum bu aralar. Dedim hevesettik'i de unutmamak amacıyla iki sıkıcı şeyi birleştireyim okuduklarımdan birkaç küpür yazayım. Hatta düşündüm ki belkide okurlardan bazıları gerçekten okumaya yönelirler. Öncelikle..
TESTIS 2007
Şu yaşıma geldim.. Yıllar yılı, erkek milleti olarak,
 taşaklarımızın niye dışarıda, eklenti gibi olduğunu
merak ederdim inceden. Herhaldeki erkek bedenin
 güçlü mimarisinde komik, eğlenceli, çarpıcı minik
bir hediyeydi sadece?.. Ama tam da öyle değilmiş..
Spermler meğer 4-5 derecelik ılık ortamda
barınırlarmış anca.. Yani taşşaklarda.. İçimizde
Olsalardı.. Daha sıcak ortam olduğundan fazla
yaşamaz hemen ölürlermiş.. Erkeklik, belkide
biraz da bu yüzden nispeten daha serinkanlı sakin
bir durum.. "Ateşli kadın" lafzında ateşli olma durumu
 kadına daha çok yakışıyor zaten..

                                          Bahadır Boysal<>L-Manyak/Islak köpek


Hızlı Bağlantı
Türk köylüsü gerçekten de çok misafirperver, evinde anca kendine yeten kotalı
adsl olsa bile çıkartır paylaşır sizinle...
Yolum bir köye düşüyor...Geceyi yaşlı bir çiftin evinde geçireceğim. Himmet Dayı...
Saniye Teyze...Bu toprakların insanları...Yaralı bağlantının insanları...
Saniye teyze laptopı kuruyor...Bir yandan hararetli bir sohbete girişiyoruz..."Dayı"
diyorum "burada internet çok yavaş, bu pornoların inmesi saatler sürer?..." Himmet
dayının gözleri doluyor, "Evlat" diyor, "biz bu toprakları bu bağlantıyla sevdik!..."
Utanıp başımı öne eğiyorum...İçimde birşeyler acıyor...
Himmet Dayı: Gidecek başka bir bağlantımız yok evlat!..
Çayımızı içerken bir yandanda internetten Alessandra Ambrosio resimleri indiriyor
Himmet dayı..."Yüksek çözünürlük olmazsa olmazın mı?" diye soruyorum...Cevabıyla
yine beni susturuyor...
Himmet Dayı: Biz savaş çocuğuyuz, bizim için az çok, her piksel değerlidir.
Selçuk◦◦◦Elbette ya...
Himmet dayı bağlantı hızının yavaşlığına rağmen hayata sıkı sıkı tutunmuş... Her gün onlarca
email alıyor..."Gözüm görmüyor artık, sen bana okuyuver" diyor.
Selçuk: ee... Penis enlargement, add inches and go deeper into her...a...ama
bunlar spam?...
Himmet: Sağolsun hiç aksatmaz yazmayı...
Gece gözüme uyku girmiyor...Biz tarifelerden şikayet ederken Himmet dayı gibiler her
spam'a cevap yazmaya çalışıyor, yazamasa bile mutlaka okuyor.. Bunları ne zaman unuttuk?..
İstanbul'a dönüyorum...Cem Dinlenmiş kapımda bitiyor."Abi bu katın wireless'ına bağlanamıyorum" diyor... Macbook alırken bana mı sordun? "Biz bu katı bu bağlantıyla sevdik"
diyorum..."herhalde ayarlarımdandır" diye birşeyler geveliyor...
Selçuk: Çok ayıp, oralarda bi yerlerde default ayarlarla yaşamak zorunda
olan insanlar var...
Cem: Peki...
Bu gece uyumadan önce şunu düşünmenizi istiyorum: Biz buradaki bağlantı hızını
beğenmiyoruz ama bu bağlantıyla bir ay yaşamak zorunda olan insanlar var... Evet sık sık
çöküyor ama bu bizim bağlantımız!...
Bilgisayarımı kapatmadan önce Himmet dayıya "Are you hard enough, Kristina 18,
Russia" mailini forward etmek istiyorum... Ama sokakta kazı çalışması var, internet hızını
arttıracaklarmış...
Bağlanamıyorum, içim acıyor...
      
                                               Selçuk Erdem<>Penguen

Yakın zamanda bulduğum ilginç yazıları buraya yazmaya devam edicem. Şimdilik bu kadar.
 Peace


 

- 21/8/2007 - yorum {0} - yorum yaz

Taso

    Bu yazıyı yazarken biraz hüzünlendim, biraz heycanlandım, sonra biraz daha hüzünlendim. Tasoların çocukluğumdaki yeri o kadar büyüktüki...
   Nerden başlayacağımı bilmiyorum. Öncelikle tasoyla olan tanışmamı ve tasonun gelişimini anlatıcam.

   Tasodan önce sokakta yerde bulduğumuz gazoz kapaklarını oynardık. Yere atılmış gazoz kapakları toplanır ve ezilerek düzleştirilirdi. Bu dönemi kısa sürede atlatmıştım. Çünkü Looney Tunes tasoları çıktıktan sonra gazoz kapaklarının bi numarası kalmamıştı. Bu tasolar ilk göz ağrımızdı. Ama bunlar hakkında pek bişey hatırlamıyorum.
    Looney Tunes tasolarından sonra tasoların kralı olan Pokemon tasoları çıkmıştı. Zaten çizgi dizisiyle hayatımızı deiştiren Pokemon'un birde oyuncağı çıkınca hepimiz kafayı yemiştik. Bu tasolar yüzünden gecenin geç saatlerine kadar sokaklarda kaldık, samimi arkadaşlarımızla aramızı bozduk, gasp edildik, gasp ettik, hırsızlık yaptık..
    Pokemon tasoları çıktığında mahalledeki her çocuk gibi bende bir ortak bulmuştum. Ortaklık demek güçleri birleştirmekti, paylaşmaktı, daha fazla taso demekti, daha fazla eğlcenydi. Kısacası pokemon tasoları çocukluğumuzun en eğlenceli dönemlerini yaşattı bize.

    Pokemon tasolarından sonra yine çizgi dizisiyle bizi esir eden (pokemon kadar olmasada) digimon tasoları çıkmıştı. Digimon tasoları kendinden önceki tasolara göre biraz şekilliydi, janjanlıydı. Fazla tutunamadı taso piyasasında.

    Digimon tasolarının janjanlılığından sonra artık beybladeler (tabiki çizgi dizisi var) çıktı ve bizde işin bokunu çıkarttıklarını anladık. Beybladeler artık taso olmaktan çıkmış, ortasındaki deliğe bi çubuk geçirerek leğen, tepsi, çukur vb. yerlerde topaç misali döndürülerek oynanıyordu. Bunlarla fazla yerde oynamadık çünkü döndürerek oynaması daha eğlenceliydi. Ve beyblade'den sonrada tasoyu bıraktım. Ondan sonra taso piyasasında neler oldu bilmiyorum.

 

 

Looney Tunes tasoları : Looney Tunes'in severek izlediğimiz çizgi dizilerindeki karakterlerinin resmini bulunduran tasolardı. Kalınları ve inceleri vardı. Kalın olanların adı mega tasoydu. İlk olarak herkes bu tasolarla tanıştı. Ama ben pek bişey hatırlamıyorum.


Pokemon tasoları : Hastası olduğum çizgi dizideki pokemonların tasoları. Arkada hangi türlere karşı daha avantajlı olduğu küçük yuvarlaklarla belirtilmişti . Önündede pokemonun karizma bir resmi vardı. Tasoların hayatımızda büyük bir yer edinmeye başladığı dönemlerde çıkmıştı. Taso mafyaları falan bu dönemde kurulmuştur. Daha sonraları pokemonun
tv tasosu ve dev tasosu çıktı. Dev tasolarda mahallede üstüme yoktu. Hala 40 tane falan duruyo çekmecede. Ash'le Misty bile var.


Digimon tasoları : Digimon tasoları etkileyici görüntüsüyle bizi bi süre oyaladı. Pokemondaki tadı yakalayamadım bunda hiç bi zaman.


Beyblade (taso denemez) : Beyblade'leri belirttiğim gibi genelde döndürerek oynadık. Yine eğlenceli sayılırdı. Digimondan daha çok sevmişimdir.

   Taso Dünyasının Raconları

Taso oynamanında elbette bütün oyunlar gibi kuralları vardı. Ama bu kurallar genelde kişiden kişiye veya mahalleden mahalleye değişirdi.

   Genel kuralları sıralamak gerekirse :

 1. Herkesin bir elciği vardır. Elcik atışları yaparken kullanılan tasodur. Bazı bölgelerde oyun sırasında elcik değiştirmek yasaktır. Genelde sert tasoları elcik olarak seçilir. Bazı tasoların uğurlu elcik olduğuna dair inanışlar vardır.

 2. Oyuna başlamadan önce ön mü arka mı yapılır. Ön tasonun resimli tarafı arkada ön olmayan tarafıdır. Yazı tura benzeri bişeydir. Bilen ilk atışı yapar.

 3. Oyuna herkes eşit miktarda taso diker. Tasolar arka tarafları yukarda olacak şekilde üst üste koyularak dizilir. Vurunca resmi açan kişi tasoyu alır.

 4. Elcikle atış yaparken yerde dizilen tasolara elle temasta bulunmak yasaktır. Elle temas olurda açılan taso olursa kapatılarak atış tekrarlanır.

 5. Bazı bölgelerde çıt yapmak yasaktır. Çıt dediğimiz olay, elcikle kapalı tasonun altına kepçe misali girilir ve elciğin bir tarafını yukardan aşağı doğru çıt yaptırarak kapalı tasonun havaya zıplatılması sağlanır. Havada dönen taso açık veya kapalı şekilde yere düşer. Çıt sadece üst üste dizili gruptaki tasolardan ayrılan tasolara uygulanır.

 6. Eğer iki taso gruptan ayrılmış fakat birbirine değiyorsa çıt yapmak yasaktır.

 7. Bazı yerlerde çıt yaparken kapalı tasoyu birden fazla döndürme şartı koyulur. Bazı yerlerde ise bi sefer döndürüp direk açabilirsiniz. Tabi profesyönellik gerektirir.

 8. Bazı delikanlılar tasoları üst üste koymadan oynar. 2 tarafta ortaya eşit sayıda bir birinden ayrı şekilde tasoları koyar. Çıt yapmak yasaktır. Zemindeki tasolara düz atış yaparak açmak gerekir. Zor bir oyun şeklidir.

 9. Bazı tasolar mahalle çocukları tarafından değerli seçilir. Bu taso ortaya kondumu karşı taraf birden fazla taso diker. Oyuncular arasındaki pazarlık dikilecek taso sayısını belirler.

 

   İlk okul 5 teyken okuldan dönüyodum. Yoldaki markket cips almıştım ve heycanla içinde gıcır tasoyu cebime atmıştım. Yolda benden büyük bi çocuk bisikletle önümü kesti ve onun içinden çıkanı bana ver dedi. Bende yusuflamış ve vermiştim. Çocuk 'başka taso var mı?' diye sordu ve ben iyice yusuflayarak cebimdeki bütün tasoları çocuğa verdim. Bari birazını  geri ver diye kendimi acındırdım. Orospu çocuğu içinden en yıpranmış en resmi belli olmayan 3 tasoyu seçip vermişti. O akşam mahalledeki oyunların tamamında ütmüş ve kaybettiğim zararı kapatacak kadar taso kazanmıştım.

   Mahallemizde bizden yaşça küçük olan Hasan diye bi çocuk vardı. Taso oynadığımız alan yüksek bi duvardı. Hasan atış yaptıktan sonra bazen elciği yere düşerdi. Almaya gittiğinde ortada çok taso varsa belli olmayacak şekilde bikaç tanesini cebe atardık. Çocuk bazen çakardı ama en fazla 3'e kadar sayabildiği için sorun olmazdı.


  Her ne kadar bizi kapitalist sistemin kölesi edip fritolay, kar vb. firmaları zengin ettirmiş olsada tasoların hayatımızdaki yeri büyüktü. Tasoları asla unutmayalım ve anısını yaşatalım.

 

                                                                                                                                                     yunusowic

- 22/7/2007 - yorum {6} - yorum yaz

İstediğimi yazarım köşesi vol.1

-İstediğimi  yazarım.. evet yaparım bunu.
-Ki’lerin De’lerin falan ayrı yazılışına gıcık olurum sınavda emin olamam hep küfrederim. De’lerde  sorun yok
ama özellikle ki’ler çok aptal yaa..
-Sınavlara çalışmam. Çalışana yan gözle bakarım.
-Otobüs duraklarındaki camlardan kendime bakarım.
-Magnum bademli’ye uzun süre yan gözle baktım hep hor gördüm onu.. Şimdi alıştım hep yiyorum.
-Eskiden Banana Joe diye bi dondurma vardı hep yerdim ama kayboldu sonra o..
-Danny De Vito’yu severim şişman ve kısa olduğu için asla küçümsemem onu.
-Tango ve Cash filminde tellerden kayarak hapishaneden kaçtıklarını görmüştüm ben de hemen             
aynısını oyuncak askerlerime yaptırdım..
-Susam Sokağı’nı her çocuk gibi iştahla izledim. Sayıları öğreten bi olay vardı ona bayılıyodum.
-Tavandan sarkan vantilatörlerden çok korkarım. Yerinden çıkıp kafamı kopardığını hayal ederim.
-Her zaman yüksek sesle müzik dinlerim aksi taktirde haz almam müzikten.
-Abisi olan tüm kızların abilerini bir odada toplayıp zehirlemek isterdim.
-Yazlık beldelerde şort giyip göbeği açıkta gezen amcaları çok içten bulurum.
-Evimdeki printer’ı çok hızlı buluyorum.
-Metal dinlemem, gereksiz bulurum.. Her hafta düzenli olarak metalcilerin ortamına girer dayak yerim.
-Beşinci sınıfta sahnede rolümü unutmuştum, babam beni azarlamıştı. O günden beri sahneden korkarım.
-Küçükken yüzüme tavadan yağ sıçradığı için yemek yapmaktan da korkarım.. (aslında korkmam  ama   üşendiğim için bahane olarak kullanıyorum ehe..)
-Saçımın uzadığını görmekten aptal bir haz alırım..

-Uzun süre aynada kendimi izlerim.
-Yaz mevsiminin o nefes aldırmayan sıcağını çok severim.
-Aşka halâ utanmadan inanırım. İnanmayana küfrederim.
-Kaymaklı ekmek kadayıfı yemem. Çok fazla tatlı gelir.
-Bi keresinde 3 bardak turşu suyu içip evde kusmuştum. Sonra bi daha içmedim zaten. Evin Ana ile -Hafize Ana düello yapsa kaçırmam en ön koltuktan izlerim.
-“Dut yemiş bülbül” lafını sevmem kullanan kişiye pis pis bakarım.
-Eskiyen paslanan dandik rulmanlarını değiştirmeye üşendiği için kaykayı bırakmış biriyim.
-Naked Lunch grubunun “me” şarkısını severek dinlerim.
-Babaannemden çok sık para isterim.
-Ortaokul ve lise hayatı boyunca tahtaya kalktığınızda size sufle yapmaya çalışan çocuklar vardır ya.. Tamamen kişisel tatminleri için yaparlar bunu. Size yardım etmek istediklerinden değil. Gösteri yaparlar. Şahsi show yaparlar. Eşşeksıpaları.
-Dişilerde koyu renk ojeyi çok severim.
-Araba muabbeti yapmam. Kaç beygirmiş kaç modelmiş pek kazımam.
pathetic

- 5/11/2006 - yorum {2} - yorum yaz

Son Sayfa Sonraki Sayfa


Tanım
çok pis heves ettik.herkes bir blogtur gidiyo.peki biz niye gitmeyelim?

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
düz mantık

Son yazılar
- Birkaç ilginç şey
- Taso
- İstediğimi yazarım köşesi vol.1
- Maysipeys dünyasının kuralları,raconları..
- hemesen mesıncırı yüz kişiye sorduk (hayır sormadık)
- TOSTUN İÇİNDE DOMATES OLUNCA YİYEMEYENLER
- Ay
- Neden Hevesimiz Kaçar Gibi Oldu ?
- Smileyler
- sinir oluyorum lan vol 2
Kategoriler
  • amaci_olan_yazilar
  • cocucuklugumza_dair
  • coskunun_tirt_maceralari
  • hevesle_yazilmis_yazilar
  • los_enciliz_seruvenleri

  • Arkadaşlarım