« Önceki | Sonraki »

Temmuz 31, 2008

YANLIZLIK

Benim adim yanlizlik...genc bir kizlan beraber bir evde kaliyordum...cok iyi anlasiyorduk...cok benzer yanlarimiz vardi kendisinle...arkadasim sesiz, sakin, fazla gürültüyü sevmeyen birisiydi...cogu zamanini evde gecirirdi...benim gibi...kisa bir süre önce bir erkek arkadasi vardi...cok kaba birisiydi...agresif tavirlari vardi..müzigin sesini sonuna kadar acar bizi cileden cikatirdi...konusmasi bile cok sesliydi...ama artik ayrildilar...ve arkadasimlan yine daha fazla zaman gecire biliyodrum...beraber kütüphanelere gidiyorduk, dondurma yiyorduk...cok eyleniyorduk beraber...
bazen arkadasim cok üzgün olurdu...
arka bahceye bakan bir cam vardi...onun önünde bir masa...o masanin basina oturur ve kendi kendine yazilar yazardi...ve arada bir gözünden bir damla yas akardi...bazende geceleri yataginda aglardi gizli gizli...icten icten aglardi...o kadar agalardiki iki omuzundaki melekler bile hickira hickira aglardi...
birgün arkadasim eve geldi...üzerine en güzel elbiselerini giydi ve...cami acti...kendini derinliklere birakti...
ve simdi yanlizim...kendime yeni bir arkadas ariyorum...umarim yeni arkadasimin adi yanlizlik olur ve ben hep yanliz kalirim.

Haziran 26, 2008

MELEK

Yedi kat ellere karistiginda kücücüktü o daha. Yagmurdan kacarken doluya yakalanir...ama nerden bile bilirdi.
Aradan yillar gecer...cok uzun yillar...bu arada esini kayib etmistir...öyle kayib etmistir ki, mezartasinin nerede oldugunu bile bilmez...yada bilmek istemez...ve...ilk gözagrisindan ayrilmak zorunda kalir, cok aci bir sekilde....sudan gelmis olan ilk gözagrisi onu ondan almistir yine....
ve geride üc yavrusu daha vardir....
Karar vermek cok zordur...ama verilmistir..o artik gurbete gitmeye karar vermistir...en kücük yavrusunu yatili okula verir vataninda ve gider...kücük yavrusu cok aci günler gecirir...digerleri tagze kasarlar yerken, o kasarin kurumus artiklarini yer....ve sicacik bir yuva özleminle büyür...
yine yillar gecer ve kücük yavrusuda gurbete gider ve kendine bir aile kurar...bir süre sonra diger yavrusundan da veda etme zamani gelmistir...onuda verir öbür dünyaya....ve geriye kalmistir iki yavrusu....hangisine yansin oda bilmez...bu yol nereye gider...oda bilmez....
Herkez yolunu bulmustur yillar sonra...o yine vatanina döner...ve yaslanmistir artik...yüregi hep yavrularini görme ihtiyacinla yanar....her yaz olusunda cok sevinir...cünkü yavrusu ona gelir kendi yavrularinla beraber....her gelislerinde ilk dedigi "hosgeldin be oglum" ve "yavrularimin yavrusu"olur....
Ve günler gecer....ve...oglu yine onu ziyartete gelir...ama bu sefer yaz degildir...ilk bahardir ve oglu yanliz gelir....oglu onu görmek istmez ama mecburdur...yüregi "onu o halde görmek istemiyorum" der...ama ayaklari ne kadar zor olsada götürür...ve onu orada yatarken görür...ve ici parcalanir...oracikta yatan kimdir...kim olmustur....evet oydu...bir zamanlar imrenerek parmaginla gösterilen melek hanimdi o....orada yatiyordu...gözlerini yavasca aciyordu....ve ogluna dogru bakiyordu....ama bu sefer tanimamisti kücük oglunu...bu sefer "hosgeldin be oglum"diyememisti...o an parcalanmis yüregi birkez daha parcalanir kücük oglunun...gözlerini kapatir...iki kere derin nefes alir....ve gözlerini birdaha acmamakla kapatir....

Haziran 23, 2008

GIT

yagmur yagmis ve heryer toprak kokuyor...toprak...hemen aklima teninin rengi geliyor...gözlerinin rengi geliyor...nefesim kesiliyor aklima son halin gelince...uzaklardasin... cok uzaklarda...gurbette...sana o adimi atma demistim...o tek adim bile benim icin gurbet demekti...ama dinlemedin...ne yapacagim simdi buralarda...cok az geldi beraber gecirdigimiz zaman...yoksa sana fazla mi geldi...simdi nefesini tenimin üzerinde his edemiyecegim...sesini alip gittin benden...deliriyorum...
kime gidersen git...umurumda degil...hersey birgün sona erer derlerdide ben inanmazdim...günler bile sona eriyor...yillar bile sona eriyor...hayatlar bile sona eriyor...sen benim icin niye sona ermiyesin...hadi git yolun acik olsun...ama sakin arkana dönüp bakma...sakin gözlerime bakma...ayaklarin götürüyor ama gözlerin baska birsey diyor...sen artik benim hicbirseyimsin...kimsin...tanimam seni....bilmem seni...simdi birazda sen agla...agalda anla benim ne halde oldugmu...insan nasil kursunla bedeninde gezermis anla....sil beni...unut beni...ben senin yerinde olsam, senden aldigim herseyi yerli yerine, hic dokunmamisim gibi koyar, hayatindan cikar ve sonsuzluga dogru yol alir giderdim.....
gözyaslarim oldu sanki bir deniz...o dedigin kömür gözlerimden eser kalmadi artik...icleri bombos kuyu gibi...fazla derinlere bakma yoksa icine düsersin...ama kime ne...simdi bana ne kaldi...senin anilarin...yatagimdaki kokun...masada oturdugun yerin...cercevedeki resmin...bana ilk aldigin bir demet cicekler...onlarin hepsini def edicegim...ama...kulagimdaki sesini....icimdeki ruhunu...beynime kazilan her bir zerreni...onlari ne yapacagim....nasil kurtulucagim onlardan...

Haziran 14, 2008

KÖPRÜ

Cok uzak bir yerde bir köprü varmis...iki ucurum arasinda kaliyormus...insanlara bir taraftan diger tarafa gecme imkanini taniyor mus...köprü kendi kendine cok düsünür müs..."ben neden yanlizim buralarda...neden benimde bir arkadasim yok...bana yarenlik yapacak baska bir köprü neden yok buralarda...kendimi cok yanliz hisediyorum...eger dilim olsaymis cok seyler anlatirmisim...neler gördüm simdiye kadar...kulaklarim nelere sahit oldu simidiye kadar...ucurumun dibinden bir dere geciyir...ona cok imrenirim...bende onun gibi gezmek isterim...onun gibi yol degistirmek isterim...ama olmuyor, sanki mahkümum buraya...kipirdiyamiyorum biryere..arada sirada bir rüzgar eser, beni biraz salar....cok hosuma gider, yanlizligimi az bir kac saniyeligine unuturum...bazen kuslar gelir benimle muhabet ederler, hayirimi hatirimi sorarlar...ama onlarda artik gelmiyor...cünkü yine mevsimler degisti...ve onlar uzaklara gittiler...bu kacinci mevsim hatirlamiyorum bile...hatirlamak istemiyorum....ben olmasan ne olur acaba...hic pesimden aglayanim olurmu ...neden aglasinlar ki...ben kimim ki..." günler gecmis her zaman ki gibi...bir degisiklik olmamis...ama köprü kendini gün gectikce dahada kötü hisetmeye baslar...artik bikmis bu yanlizliktan...ve mevsim yine degismis...ve kuslar yine geriye gelmis...ama...köprü yokmus yerinde...ucurumun dibinde birkac tahtaparcasi varmis...

Haziran 7, 2008

Bir damla su...

El ele tutusmus cimenlerin üzerinde yürüyoruz...ayaklarimiz yalin...hava sicak...sen beni ikidebir yanina cekiyorsun, ben uzaklasiyorum...cok sicak oldugu icin...ben senden biraz ilerde yürüyorum ama ellerimiz beraber...sen beni birden sana dogru cekiyorsun ve derin derin gözlerime bakiyorsun "ne oldu, gözlerimde birsey mi ariyorsun?" beni agaca yasliyorsun ve öpmeye basliyorsun...ama bu seferki degisik...sanki...sanki veda edermis gibi..sanki birdaha birbirimizi görmiyecekmisiz gibi...sanki susamissin gibi ve gitmeden önce bedenimdeki her damlayi beraberinde götürmek istiyormussun gibi...al hepsi senin olsun...yeterki beni asla unutmayacagini söyle bana...eger baskalarinla hayatlarimizi paylasirsak ve onlarla beraber olursak en azindan o an tek bir sagniye birbirimizi düsünelim...ve...saniyeler duruyor...sagdece o an var...sanki bedenimde tek bir damla kalmamis gibi...iste o an yaslandigim agac yapraklarini asaga dogru uzatiyor bizi kimseler görmesin diye....