Geçen Cumartesi ilk iftar misafirlerimi ağırladım.
Ana yemek olarak ne yapayım derdi,eminim tüm hanımların sorunu.
Üstelik beyler genellikle yemek seçiyor.
Sebze olarak bir tek patlıcan yemeği yedikleri için mönümüzü ona göre hazırlıyoruz.
Bu arada,yemek seçen eşim değil,bazı misafirlerim : )
Sağolsun eşim tam bir sebze düşkünüdür,ne pişirsem yer.
Patlıcanın yemek çeşitleride bir yere kadar,hep aynı şeyler olmuyor.
Bende ne yapayım diye düşünürken aklıma bu fikir geldi.
Tombiş bostan patlıcanlarını çok severim,normal patlıcanlarla bu tarif biraz sönük kalırdı.
Üzerine hamburger köftesi kadar büyük köfte yerleştirdim.
Piştikten sonra mutlaka kaşar dilimi koydum çünkü patlıcan ve köftenin düşmeden birbirinin üzerinde durması gerekiyordu.Kaşar köftenin üzerinde eriyince patlıcanla birbirine kaynak yapmış gibi tuttu.
Patlıcanından köftesine kadar her şeyini çiğ olarak fırına verdim.
Yani bu yemek kızartma işiyle sizi uğraştırmıyor.
Tepsinin üzerini kapatmadığım için köfteler kızardı.
Patlıcanlarda salçalı ve yağlı suyun içinde ağır ağır pişerek kıvama geldi.
Anlıyacağınız pratik-lezzetli-görüntüsü yerinde bir ana yemek.
"Afiyetle Kalın"
PATLICAN BURGER;
Malzemeler;
1.5 kilo bostan patlıcanı,
1 kilo köftelik kıyma,
1 paket Knor köfte harcı,
1 demet maydanoz,
2 yemek kaşığı biber salçası,
Sıvı yağ-tuz.
Üzeri için kaşar dilimleri.
Yapılışı;
Bostan patlıcanlarını alacalı soyup,2 parmak kalınlığında halka halka doğrayın.
Patlıcanların üzerine tuz serpip,acısını gidermek için 10-15 dakika bekletin.
Kıymayı,köfte harcı,incecik doğradığınız maydanozlar ve üzerinde yazan su miktarı ile yoğurun.
Patlıcanları yıkayıp,tepsiye dizin.Üzerlerine 1 çay kaşığı toz şeker serpin.
Yoğurduğunuz köfteleri,patlıcanların büyüklüğüne göre yuvarlak olarak şekillendirip,patlıcanların üzerine yerleştirin.
Biber salçasını,1 çay bardağı sıvı yağ,tuz ve su ile iyice karıştırıp,köftelerin üzerinden dökün.
Önceden ısıttığınız sıcak fırında köfteler kızarıncaya kadar pişirin.
Fırından çıkan yemeğin üzerine kalın kesilmiş,kaşar dilimleri yerleştirin.
Servis yaparken,salçalı suyundan eklemeyi unutmayın.
Kurusunu hiç pişirmedim ama tazesini sık sık pişiririm.
Bu hafta pazarda çıtır çıtır,içi su gibi olan taze börülceyi görünce dayanamayıp,aldım.
Bol domatesli, soğanlı ve bir kaç tanede sarımsak ekleyerek pişirdim ve dereotuyla servis yaptım.
Bazı tariflerde içine kesme şeker atılması ,limon sıkılması yada nar ekşisi eklenmesi tavsiye ediliyor.
Börülce hakkında bilgi; (bilgilik.com adresinden alınmıştır.)
BESİN DEĞERLERİ Ortalama 100 gr. kuru börülcenin içerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 343 kalori 22.8 gr. protein: 20 gr. karbonhidrat: 0 kolesterol; 1,5 gr. yağ; 2 gr. lif: 138 mgr. fosfor: 74 mgr. kalsiyum; 5.8 mgr. demir; 6,7 mgr. sodyum; 260 mgr. potasyum: 30 IU A vitamini; 1.05 mgr. B1 vitamini: 0,21 mgr. B2 vitamini ve 2.2 mgr. B3 vitamini. SAĞLIĞIMIZA YARARLARI Çok gösterişsiz ve tutulmayan bir sebze olmasına karşın, yukarıda görülen ve dikkatleri çekecek kadar önemli besin değerlerini içeren börülcenin sağlığa yararlı şu etkileri bulunmaktadır: o Tüm baklagiller gibi börülce de kandaki yüksek kolesterol düzeyini düşürür. o İçerdiği yüksek lif oranıyla kandaki ensülin ve şekeri düzene sokar, bu nedenle şeker hastaları için iyi bir besin oluşturur. o Aynı nedenle pekliğe (kabızlığa) hemoroite ve diğer bazı kalınbağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. o Demir minerali yönünden zengin bir besin olduğu için kansızlığa da iyi gelir. o Potasyum yönünden zengin olduğundan, yüksek tansiyonu düşürür. Sağlığa yararlı bütün bu pek önemli etkilerinden faydalanılmak üzere börülcenin diyetimize sokulması ve diğer baklagillerle dönüşümlü olarak tazesinden günde 100-120 gr. ya da kurusundan günde 55-60 gr. yenilmesi uzmanlarca öğütlenmektedir.
"Afiyetle Kalın"
ZEYTİNYAĞLI TAZE BÖRÜLCE;
Malzemeler;
1 kilo taze börülce,
3 orta boy soğan,
4 adet domates,
3 diş sarımsak,
yarım demet dereotu,
Zeytinyağı ve tuz.
Yapılışı;
Taze börülcelerin baş kısımlarını taze fasulye temizlermiş gibi temizleyin ama ortadan kırmayın.
Maviyi,çok severim.Kıyafet,ev dekorasyonu farketmez,elim hemen maviye gider.
Oturma odası,yatak odası,banyo masmavi.Aksesuarları,objeleri,eşyaları mutlaka oda rengine uysun diye mavi tonlarında alırım.
Bir gün eşim mor bir duvar saati almış gelmiş,hiç bir yere uymuyor,mavi olsa ben onu el üstünde tutmaz mıyım?Hemen birine hediye ettim,ertesi hafta mavi duvar saatim geldi.
Boya yapıyorken iki odayı Marshall'ın yeni çıkan "çiğ damlası" isimli boyasıyla boyattık,çok ferahlık veren pastel bir mavi.
Severim;
E.R dizisini (nam-ı diğer:Acil Servis)çok severim.Hele Cumartesi günleri bir yere gitmediysek, kimse bize gelmediyse yalnız başıma oturup,telaşsız bir şekilde seyretmeyi çok severim.
Bu günlerde iftar koşuşturmasına denk geliyor ama nasıl olduysa gece 2 'de tekrarını vermeye başladılar.
Severim;
Ne alırsan 1 Ytl dükkanlarını,aslında çoğu şeyin fiyatı 1 Ytl değildir ama içerde dolaşmak yeni mallar gelmiş mi diye bakmayı çok severim.
Yemek takımlarında çok çeşit olan,hele tabakları tane hesabı satan dükkanları çok severim.
Değişik modelde yemek tabaklarıyla resim çekmek için bir modelin kasesini,yemek tabağını ve servis tabağını alırım.
Böylelikle bütün takımı almamış olurum ama evde biriken birbirinden farklı modelde ki tabakları ne siz sorun,ne ben söyleyeyim : )
Semizotu salatası yemek bloglarına sık sık konu olur.
Ben semizotu yemeği yapardım ama hiç salatasını yapmamıştım.
Pişirince bile tadı mayhoş olan bir sebze çiğken kimbilir nasıl olur? diye düşünüp,yapmıyordum.
Bir gün sevgili pembeli-Nazife'de semizotu salatası gördüm.
Salatanın içinde salatalık-yoğurt ve sarımsak vardı.
Bu salatayı bir deneyeyim,hiç olmazsa salatalık-yoğurt ve sarımsak hatırına yapayım,semizotunu yiyemezsek onları yeriz diye düşündüm.
O gün bir yaptım,bir daha ayrılamadık.Yaz başından beri masamızın vazgeçilmez bir salatası oldu.
Geçen yıl sıcak yaz günlerinde kabak salatası favorimizdi,bu yaz semizotu salatası favorimiz oldu.
Biliyorsunuz ben balık yiyemiyorum,semizotu ise balık kadar faydalıymış.
İşte bu konuda Profesör Dr.Mehmet Öz'ün bir röportajında söylediği sözler;
Semizotu Omega-3 zengini "Semizotunun içinde bol miktarda omega-3 var. Tıpkı balıkyağı gibi bir etkisi oluyor. Hem kalbi koruyor, hem kansere karşı koruyor. Öyle ki, balık yemeyenler ya da balık yağı tüketemeyenler, her gün semizotu yiyerek bu eksikliği kapatabilirler."
Blog dünyasına girince yemek etkinliklerine katılmam acemilikten 2 ayı buldu.
İlk defa 14. yemek etkinliğine katıldım,o günden beri hiç ara vermeden hepsine tarif gönderdim.
Yemek Etkinliğine nasıl katılabilirsiniz?
Yemek etkinliğine katılmak için,blogunuz-web sayfanız varsa;
Bulunduğumuz ayın etkinliğini hazırlayan site sahibinin sayfasına girip,logoyu oluşturan etkinlik kodunu almanız ve sayfanıza yerleştirmeniz gerekiyor.
Etkinlik günü geldiğinde (genellikle her ayın 15'i) belirlenen konuya uygun tarifinizi sayfanızda yayınlamanız ve yayınladığınız tarife ait linki ev sahibi tarafından verilen e-mail adresine göndermeniz gerekiyor.
Yemek etkinliğine ev sahipliği yapacak olan blog veya site Hatice'nin Portakal Ağacı sitesinde ilan ediliyor.
Yeni etkinliklerin ev sahiplerini oradan takip edebilirsiniz.
Yemek Etkinlikleri hakkında daha geniş bilgiyi Hatice'nin sitesinde "etkinlik" başlığı altında bulabilirsiniz.
Etkinlik tariflerime kolay ulaşmanız için ayrı bir kategori açmayı uygun buldum.
Ev sahibi arkadaşlar, emek harcayarak konuya uygun çok güzel logolar yayınlıyorlar ama etkinlik bitince yeni logoyu yerleştirmek için önceki etkinliğin logosunu siliyoruz.
Eski logoları unutmamak ve hatırlamak için logolarıyla birlikte işte etkinlik tariflerim;
YEMEK ETKİNLİKLERİ
*Logoların kapladığı alan göründüğünden daha büyük olduğu için resim aralarında boşluklar oluşmaktadır.
İlk katıldığım etkinlik konusu "Makarna" olan yemek etkinliği.
"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kuran’ın indirildigi aydır. Sizden her kim bu ayda bulunursa oruç tutsun" Bakara, 2/185
Hayırlısıyla bu akşam ki ilk Teravih ve sahur yemeği ile bu yıl ki Ramazan ayına ulaştık.Hakkımızda hayırlı olsun.
Bu mübarek günlerde yayınlanacak en iyi şeyin,Nisan ayında Türk ve İslam Eserleri Müzesinde açılan "Bir kul,bir Resul" sergisinin resimleriyle hazırladığım video olacacağını düşünüyorum.
*Muhteremle Geziye güncellendi.
Boğaz turumuza 2. bölümle devam ediyoruz.Boğaz Turu 2. bölüm yazı ve resimlerini görebilirsiniz.
İsterseniz bu hamurla küçük kaplarda tartölet yapın,yada tart kalıbına hamuru kalıbın kenarlarını da kaplayarak yerleştirin.(kalıbı yağlamayı unutmayın!)
Kalıba yerleştirdiğiniz hamuru,kabarmaması için bıçakla bir kaç yerinden delin.
Orta ısılı fırında hemen hemen 35 dakika pişirin.
Pişen ve soğuyan tart hamurunu kırmadan kalıptan çıkarıp,servis tabağına yerleştirin.
Muhallebi malzemeleriyle muhallebiyi pişirin.
Pişen tart hamurunun üzerine muhallebiyi yada arzuya göre krem şantiyi yerleştirin.
Üzerine çekirdekleri çıkarılmış vişneleri veya mevsimine uygun meyvaları dizin.
Tart jölesini üzerinde ki tarife göre pişirip,karıştırarak soğutun.
Balık sevenlerin gözü aydın,sabırsızlıkla bekledikleri sezon açıldı.
Bir balık severde bizim evde olduğu için,balık haberlerini seyrediyorken ellerini ovuşturup"haftada eve 2-3 kere balık almanın" planlarını yapıyor.
Ağlardan da daha çok İstavrit çıkıyormuş,Palamutun tanesini 30 Ytl'ye sattıklarından bahsediyorlardı.Bir balığa 30 ytl vermek balık yiyemediğim için bana boşa giden para gibi geliyor.
Tabii balıkseverler için durum öyle değil,bütçede müsait olduktan sonra 30 ytl'yi balığa vermek hiçte zor gelmez.
Balık sevenlere ve yiyenlere saygılarımı sunup,bol balıklı bir sezon diliyorum.
"Afiyetle Kalın"
HAMSİ BUĞULAMA;
Malzemeler;
1 kilo hamsi,
3 adet kuru soğan,
3-4 adet taze soğan,
1 demet maydanoz,
2 adet kırmızı biber,
2 adet limon,
Tuz,sıvı yağ.
Yapılışı;
Hamsileri temizleyip,yıkayın.
Ben kılçığını da tamamen çıkarıp,öyle tepsiye dizdim,yiyenler çok rahat etti.
Sebzeleri doğrayıp,fırın tepsisine dizin.
Üzerine ayıklayıp,yıkadığınız hamsileri dizin.
Tuzunu ve 1 çay bardağı kadar sıvı yağı ekleyin.
Bir çay bardağı kadar su ilave edip,tepsinin üzerini folyo ile kapatın.
Önceden ısıtttığınız fırında sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin.
Balığın suyundan, servis yaparken tabağa eklemeyi unutmayın.