OVACIK--İLETİŞİM
| POSTA ADRESİ TELEFON TELEFAX WEB ADRESİ |
T.C OVACIK KAYMAKAMLIĞI KARABÜK/TÜRKİYE 0 370 877 10 01 0 370 877 10 96 www.ovacik.gov.tr |
OVACIK--BELEDİYE
İlçemiz 1 Nisan 1959 yılında kurulmuş olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımında nüfusumuz 1728 olarak tesbit edilmiştir.
Personel Durumu;
Belediyemiz 13 memur 1 operatör işçi kadrosu mevcuttur. 7 memur kadromuz münhal olup, 6 memur kadrosu, 1 operatör işçi ve 6 geçici işçi kadrosu ile Belediye yürütülmektedir.
Araç Durumu;
Belediyemizde 1 adet faal durumda makam otosu olarak Renault binek aracı, temizlik ve tüm işlerde kullanılan biri faal olmak üzere 2 adet traktör, Ford Traktör üzerine yarı faal durumda 1 adet kanal kazıcı kepçe ve faal olmayan durumda BMC marka 1 adet itfaiye arazözü mevcuttur.
Lojman Durumu;
Belediyemize ait İlçemiz Şabanlar Caddesi üzerinde 10 adet ve İlçemiz Atatürk Caddesi üzerinde 12 adet toplam 22 adet lojman mevcuttur.
2003 Yılı Bütçesi;
2003 Yılı Belediye Bütçesi 641.740.000.000-T.L
2003 Yılı İlk 6 Aylık Cari ve Transfer Harcamaları;
Cari Harcamalar 37.093.000.000-T.L.
Transferler 197.900.000-T.L.
Yatırımlar;
Belediyemiz maddi sıkıntı içinde olması nedeni ile yatırım yapılamamakla birlikte geçen yıldan yarım kalan halı sahanın yapımına maddi sıkıntılar içindeki belediyemiz geçici işçiler ile yapımına devam edilmektedir.
OVACIK-YÖRESEL KIYAFETLER
GELENEKSEL KADIN VE ERKEK GİYSİLERİ
İlçemiz ve köylerinde Cumhuriyet'in ilanından ve inkılapların yerleşmesi sonrası modern giyime uygun olarak,içinde gömlek, üzerinde yelek (bazen) ceket ve pantolon oluşan takım elbise giyilir. Daha evvel alta şalvar, üste iç gömlek, üzerine mintan, yelek ve ceket giyilirdi.
Erkekler kundura adı verilen çivili ayakkabı, çarık giyerlerdi. Şimdi ise bunun yerini yöre halkının iskarpin dedikleri normal ayakkabı ya da cizlavent denilen lastik ayakkabı almıştır.
İlçemiz ve köylerinde daha evvel şalvar, salta, içlik, göğüslük ve şal'dan oluşan üçetek giyerler, başa fes, onun üzerine beyaz örtü takılırdı. Günümüzde ise boydan elbise, etek-bluz, etek, gömlek, entari, hırka kazak giyilmektedir. Kadınlar kafalarını işlemeli, oyalı veya normal eşarp,yazma gibi örtüler ile örtmektedir. Kadınlar da erkeklerde olduğu gibi kundura adı verilen çivili yemeni, çarık giyerlerdi. Şimdi ise bunun yerini normal bayan ayakkabı, lastik veya naylon ayakkabı almıştır.
OVACIK--EVLENME ADETLERİ
EVLENME ADETLERİ
Kız İsteme, İlçemiz ve köylerinde, öncelikle gelin adayı iki şekilde belirlenir.
1- Gelin ve damat adayı anlaşır ve konu ailelere duyurulur.
2- Görücü usulü ile istenir.
Her iki şekilde de gelin adayı ailece benimsenirse kız istemek için, kaynana adayı yanına bir kaç komşu veya akraba kadını alarak kız evine giderler,"Biz Allah'ın emri ve Hz. Peygamber Efendimizin Sünneti Sen iyesiyle kızı oğlumuza istemeye geleceğiz."diyerek gelin adayının anne ve babasının izni istenir. Kız ailesi "Biz kendi aramızda düşünelim, yakınlarımız ile görüşelim, kısmetse, Allah'ta yazmışsa ne diyelim" derler. Bu davranış olumlu demektir. Bir kaç gün sonra, kız evinden olumlu çağrı geldiğinde, bu defa oğlan tarafından, anne-baba ile akraba ve komşulardan bir kaç kişilik heyet kız evine, çikolata, şeker gibi hediye ile tekrar giderler. Yine "Allah'ın Emri, Peygamber Efendimizin Sünneti Sen iyesiyle kızınızı oğlumuza istemeye geldik."denir. Karşılıklı konuşmalar sonunda kızın verildiği ailesi tarafından oğlan tarafına bildirilir.Gelin adayı dünürlere çay verir. Aynı akşam veya bir kaç gün sonra geline çeyiz ve takı olarak ne istenecekse kız ailesi tarafından, liste hazırlanarak, oğlan tarafına verilir. Oğlan tarafı inceler, olumlu, olumsuz taraflar tartışılır. Bir ortak nokta bulunur. Nişan istenirse nişan tarihi belirlenir.
Nişan istenmezse düğün tarihi ve düğün ne şekilde yapılacağı tespit edilir. Nişan takılacaksa oğlan tarafı nişan günü akraba ve komşularından oluşan bir heyetle kız tarafına giderek daha önce alınan yüzükler ve diğer takılar davetliler huzurunda dua yapılarak takılır. Bundan sonra düğün günü tespit edilerek, düğün hazırlıklarına başlanır. Düğün tarihine kadar kız ve oğlan aileleri çocukları için iki tarafın uygun ve yeterli gördüğü eşyaları temin ederek hazırlarlar. Düğün tarihinden 10-15 gün önce düğün davetiye kartı oğlan tarafından bastırılarak, bir kısmı da kız tarafına verilerek düğün tarihi davet edilecek kişilere duyurulur. Bazı köylerimizde davetiye yerine helva ve ekmek dağıtılır ve düğüne davet edilir. Düğünler oğlan tarafının maddi durumuna göre ve kız tarafının isteğine göre, davullu-zurnalı-köçekli (zenneli), mevlitli veya düğün salonlarında yapılır. Düğünün başlama günleri Çarşamba veya Cumartesi günlerinde başlayıp 3 gün sürer. Düğün davullu, zurnalı, köçekli ise oğlan tarafında birinci günü gündüz güreş müsabakası düzenlenir. Kazanlara öngörülen paralar ödenir, gelen misafirlere yemekler verilir.Çeşitli eğlence düzenlenir. Aynı gece her iki tarafta da eğlenceler tertip edilir. Kız ve oğlan tarafları birbirlerine hediyeler götürürler. Her zaman yapılmamakla beraber bazı zamanlarda kız tarafının gençleri oğlan tarafına "Kulak kesme" adı altında ziyarette bulunurlar burada içkili davullu eğlenceler düzenlenir. Bu eğlence gece yarılarına kadar devam eder. Kına gecesi yatsı namazından sonra dua yapılarak oğlana ve sağdıcına kına yakılır ve erkence yatırılır. Bu sıralarda oğlan evinde toplanan kadınlar çok süslü giyinerek kız tarafına kına götürerek kıza kına yakmaya giderler. Kız evine varıldıktan sonra, oyunlar oynanır, yemekler yenir sonra, yaşlı ve becerikli kadınlar dua ve ilahiler okuyarak gelini evin ortasına oturturlar ve törenle kınasını yakarlar. Daha sonra oğlan evinden gelen kadınlar evlerine giderler. Kız evinde kalan gelin kızın arkadaşları onu yatağa yatırırlar, gelin ile birlikte yatağa yatar onu uyutmazlar durmadan konuştururlar, bu durum gece yarısına kadar sürer.
Ertesi günü saat 10-11 sıralarında oğlan tarafının akrabaları komşuları kız tarafına gelin almaya giderler. Gelin alma eskiden atlara binilerek yapılırdı, bunlara dünürşü denirdi. Günümüzde ise bu gelenek taksi,minibüs gibi taşıtlarla yapılmaktadır. Oğlan tarafından gelen misafirlere kız tarafınca hazırlanan çay ve yemekler verilir. Tabikii damat adayının yemeği özel olur, bu yemeği getiren kişi yemeğin yanına bir miktar para koyar, damat adayı da bu konan para kadar veya fazlasını yemek tepsisine bırakır. Kaynanaya da ayrı olarak tabak içerisinde pilav verilir ve para konur, kaynanada bu para karşılığı kadar veya daha fazlasını tabağa bırakır. Ayrıca kız tarafının gençleri damat adayına yapay olarak yapılan bahçe, tas içerisine konan tahılları götürürler, sayılmasını isterler. Bunun karşılığında damat adayı da fazla mahcup olmamak için karşılığında para verir. Tabikii bugün kadınlar ve erkekler arasında ayrı ayrı yerlerde çeşitli yöresel oyunlar oynanır. Eğlencelerin bitiminde gelinin hazır olduğu haber verilir.Geline ait eşyalar taşınır.Bu sırada gelinin erkek kardeşi tarafından geline kuşak kuşatılır." Gelinin erkek kardeşi kuşak bağlanmıyor" diyerek kuşağı bağlamaz, ta ki oğlan tarafından para verilene kadar. Kız tarafının her hangi bir yakını tarafından gelinin bulunduğu odanın kapısı kitlenir, çeyiz sandığının üzerine oturulur.
Yine oğlan tarafından para verildiğinde kapı açılır, sandık taşınır. Gelini, kendi erkek kardeşi ile dayısı,amcası gibi yakınları odadan çıkartarak gelin için hazırlanan (eskiden atlara) taksi'ye orada bulunanlarla birlikte yapılan dua ile birlikte bindirilir. Damat adayına müjde edilir.Damat adayı müjde eden kişiye müjde parası verir.Daha sonra damat sağdıçı ile birlikte kız evine giderek kayınvalidesinin, kayınbabasının ve orada bulunan büyüklerin ellerini öper, gelin evinde damada ve sadıca şerbet içirilir veya şeker verilir, havlu, kravat, gömlek gibi çeşitli eşyalarda damat ile sadıca hediye olarak verilir.
Bu sırada oğlanın annesi tarafından arabanın üzerine, içerisinde şeker, bozuk para gibi çeşitli şeylerin bulunduğu poşetten elliyle atar. Damat ve diğerleri arabaya biner, Araba hareket ettikten sonra arabanın önü orada bululan çocuklar veya gençler tarafından kesilir, bunun karşılığında zarf içerisinde arabanın önünü kesenlere para verilir. Gelin o yörede bulunan halkın türbe, yatır olarak ziyaret ettiği yere götürülür. Dua edilir. Oğlan tarafının evine düğüne katılanlarla birlikte geri dönülür. Gelin oğlanın evine geldiğinde, arabadan indirilir, kucağına bir erkek çocuk verilir, daha sonra evin önüne geldiğinde gelinin eline Kuran kitabı verilir, ayağına kül dökülür, ekmek sacı üzerinden atlatılır, eline ibrik verilerek su dökerek içeri girer ve geline sağ ayağı ile eve girmesi söylenir, gelin kendisi için hazırlanan odaya getirilir. Bundan sonrada oğlan evinde kadınlar tarafından çeşitli oyunlar oynanır. Aynı günü akşamı, damat, sadıç damatın diğer yakınları ve komşuları yatsı namazına giderler. Sadıcın annesi tarafından gelin odası düzenlenir. Namazın bitiminden sonra, İlahilerle damat eve getirilir eve gelindiğinde dini nikah yapılmamışsa nikah yapılır, gelin odası kapısında hoca dua eder, dua bitiminden sonra damat hocadan başlamak üzere orada bulunanların ellerini öper, orada bululanlar hemen damadı hırpalamak isterler, (damada yumruk vurmak gibi) ama damat buna fırsat vermeden hemen gelin odasına girer, bu arada gelinin yanında damadın yakınlarından bir kadın bulunur. Damat kapı içine konulan su dolu kabı teper ve kadın içeriden çıkar. Damat gelinin duvağını açmak için kıza bir kaç soru sorar, kız cevap vermez, oğlan önceden hazırladığı söyletmeliği (bilezik,yüzük,altın) verir. Bunu verince kız konuşmağa başlar. Güveyi ve gelin, ilkönce seccadenin başına giderek iki rekat hacet namazı kılarlar.O gece edilen duaların mutlaka kabul olduğuna itikat edilir. Namaz kılınıp, dualar edildikten sonra kalkarlar,sonra kız evinden gönderilen yiyecekler yenir. Belli bir süre sonra da damalın yakın erkek arkadaşları veya komşu gençleri damadın bulunduğu odanın penceresine giderek camı tıklarlar. Damattan gelinin getirdiği yiyeceklerden isterler, damat odada bulunan yiyecekleri bir poşete koyar camdan aşağı verir, topluca verilen bu yiyecekler yenir. Gerdek sabahı, sadıç gelinin babasının evine gider, sadıçı konuşturmak için kız babası tarafından çeşitli hediyeler veya para verilir.
Kız tarafı kendi akrabalarını ve komşularını oğlan tarafına gidilmek üzere davet eder ve oğlan tarafına gidilir. Her iki tarafında akraba ve komşularının katılımıyla duvak adı verilen eğlence tertiplenerek gelin hayırlı olsun denir. Orada bulunan misafirlere yemekler verilir. Daha sonra düğün sona erer.
OVACIK-EL SANATLARI
EL SANATLARI
İlçemiz ve köylerinde önceleri ip bükümünde çıkrık denilen alet kullanılırdı. Günümüzde kullanılmamaktadır. İlçemiz ve köylerinde el sanatları olarak eskiden beri süregelen koyun yünü ile keçi tiftikleri yöremizde mengere adı ile bilinen aletle ip haline getirilmektedir. Elde edilen bu iplerden beş şiş ile yün çorap örülmektedir. Yöremizde az sayıda olsa halen kilim tezgahlarında çul kilim ve çuval dokunmaktadır.
Övendire, döven, tırmık, yaba, diğren, anadut, masa, sandalye, sepet gibi ağaç işleri, mezartaşı, eldeğirmeni taşı, kösüre gibi taş hammaddeli el sanatları, çapa, keser, balta, bıçak, orak, saban, pulluk gibi demirden yapılan el sanatları yapılmaktadır.
OVACIK-YÖRESEL YEMEKLER
YÖRESEL YEMEKLER
Tarhana Çorbası, Un Çorbası, Göce Çorbası, Keşkek, Aşure, Kısır, Malak (Un dolması-Hamur), Yoğurtlu (Katıklı) Yumurta, Çullu Börek, Bandırma (Bandurma yağlı ekmek), Cevizli Ekmek, Göbü, Çizleme,Un Helvası, Bişi,
OVACIK-HALK OYUNLARI
HALK OYUNLARI
İlçemiz ve köylerine özgü yöresel halk oyununu olarak düğünlerde, köçek, çiftetelli, kaşık oyunu, atlama gibi oyunlar oynanmakla birlikte eskiden yöresel olarak oynanan seymen ve at üzerinde oynanan cirit oyunları şimdilerde terkedilmiş durumdadır.
YÖRESEL SÖZLER
- Eylen (Bekle)
- Götü (Getir-Götür)
- Heleba (Şuna bak)
- Yoo (Hayır )
- Haa,Hııı (Evet)
- Geliyan,Gelecin (Geliyorum)
- Gidiyan, Gidecin (Gidiyorum)
- Gıı,Gız (Kız çocuğu)
- Ana (Anne)
- Buba (Baba)
- Yoka ekmek(Yufka)
- Alma (Elma)
- Veme (Verme)
- Ahaa (İşte)
- Nedeyan (Ne istiyorsun, ne diyorsun)
- Cice,Aba (Abla)
- Abıca (Amca)
- Deyze (Teyze)
- Kardaş(Kardeş)
- Eccük (Az)
- Aga (Ağabey)
- Buyna buyna(devamlı,sürekli)
- Kümpür (Patates)
- İlimon (Limon)
- Domatis(Domates)
- Zırlama (Ağlama)
- Kömüş (Manda)
- Döngel (Beşbıyık)
OVACIK--ATASÖZLERİ
ATASÖZLERİ VE DEYİMLER
Atasözleri ve Deyimler :
- Üstüne elzem olmayan söze karışma.
- Söz söylemesini bilirsen söz eyle, ibret alsınlar, söylemesini bilmezsen mecliste sükut eyle, seni bir adam sansınlar.
- İlmi olmayan alim olmaz, alim de lazım, zalim de lazım.
- Dibini görmediğin göle, taş atma.
- Okur yazar isen, al eline kalemi, durma yaz. Cahil isen durma yer kaz.






