Gökkuşağı~Türkçe Edebiyat~Yüzyıla Ağıt~Dil Çerezleri~Senede Bir Gün~Kırk Ambar~Kırk Küçük İnci

"İNSAN ORTADA. HAYAT DEVAM EDİYOR..."

BU ATEŞ BENİ SONSUZA KADAR YAKSIN

, 20.8.2008 .. Posted in Kaderimsin .. 0 Yorumlar .. Bağlantılar



Gökkuşağı renkli bin bir çiçek kalplerimizi besliyor
Yıllardır merhabasız geçmeyen güneş bizimle birlikte
Hayatımızın her yaprağında gözlerimize gülümsüyor
Canım efendim tenime sinen ilk ve tek koku sensin

Türkçem, “Seni seviyorum!” diyebildiğim soylu anadilim
Geceme düşen rüyam, gündüzümü ayaklandıran umudum
Mor dağlara, uzak okyanuslara birlikte hep öyle seslendik
Canım efendim mısralarımda dillenen ilk ve tek ses sensin

Çiçekli çiçeksiz yolda yürüyüşe çıksak, balkondaki sevdalılar
Kalplerinde bizim gibi olabilmenin hevesiyle yanıyorlar
Destan destan yazdığımız muhteşem hikâyemizi okuyorlar
Canım efendim yazıp okuduğum ilk ve tek kitap sensin

Seninle gözlerime düşüyor bin bir baharın neşesi
Kalbim bıkıp usanmadan ayaklandıkça ayaklanıyor
Kulaklarımda yankılanıyor ilk öğüdün: “Kendine iyi bak!” deyişin
Canım efendim yazımda, kışımda ilk ve tek kılavuzum sensin

Şimdi huzur mevsimindeyim, sonuna kadar seninleyim
Kaderimi kaderine bağladığım, alınyazım bildiğim sevdiğim
Ellerimde ellerinin sıcaklığı, gözlerimde ışık ışık gözlerin
Canım efendim kalbimi alevlendiren ilk ve tek ateş sensin

Bırak bu ateş beni, sonsuza kadar yaksın, tutuştursun
Sevda bayrağımız birer birer bütün balkonlarda dalgalansın
Başka bir şey istersem namerdim, bana sımsıcak gülüşün yeter
Canım efendim gönül verip sevdiğim ilk ve tek aşkım sensin!
20 Ağustos 2008

Oyhan Hasan BILDIRKİ



CANIMIN CANI SEVDİĞİM

, 16.8.2008 .. Posted in Seninleyim .. 0 Yorumlar .. Bağlantılar



Özlem sularında yıkanmak ne kadar zormuş, anladım
Kapılar açtırmayan kimsesizliğe katlanmak çekilmiyor
Seninle bir gül dalında olsak da öyle yaşamaya varım
Canımın canı sevdiğim, merhaba efendim

Daha ilk akşamdan yıllarca susuz kalmış gibi özledim seni
Acabalar macabalarla sıkıştırıp sorguladım kalbimi
Dolunayda gördüm hasret ateşiyle tutuşan gözlerini
Canımın canı sevdiğim, merhaba efendim

Sensiz hayat sanki dikenli yolda yürümek gibi bir şey
Öfkeli rüzgâr kesilen anılarımız yaşartıyor gözlerimi
Okyanusun ortasında pusulasız kalmış gemiciler gibiyim
Canımın canı sevdiğim, merhaba efendim

Ah sevdiğim yanımdaysan, penceremizde ışıklar yanıyorsa
İnadına sevdalı Şehzade'yi Kafdağı'nda tutmak kolay mı?
Değme keyfime bir de gökkuşağındaki umutlarımız uyanıyorsa
Canımın canı sevdiğim, merhaba efendim

Yalnızlık ikliminde bekletmedin geldin, sensizliğim bitti çok şükür
Leyla'nın Mecnun'u gibi çöllere düşürmedin beni
Haydi, ısıt ne olur sensiz akşamlarda üşüyen kalbimi
Canımın canı sevdiğim, merhaba efendim
16 Ağustos 2008

Oyhan Hasan BILDIRKİ



NİŞAN YÜZÜKLERİ

, 12.8.2008 .. Posted in Seninleyim .. 1 Yorumlar .. Bağlantılar


Bursa'da Beşevler'de bir nişandaydık
Bulutların süslediği, dolunayın gülümsediği bir akşam
Sevdiğimle birlikte gecenin serinliği elimizde yüzümüzde
Keyfince dolaştıkça dolaştı dilediğince

Nişan yüzüklerini ben takmalıymışım öyle dediler
Birbirine bağlı iki altın halkayı uzattılar gümüş tepsi içinde
Kırmızılarını giyinmiş gonca gülle birlikte

Yanımda sen vardın, cesaretim oldun
İki altın halkayı görünce ne hayallere daldım bilsen
Nilüfer çiçeğine benzer geline, fidan boylu delikanlıya imrendim
Ah sevdiğim, sebebini biliyorsun sen
Parmaklarımıza takılan nişan yüzüklerimiz yoktu bizim
Üstelik dolunay da gülümsemedi ikimize
Kalplerimiz kalbimizde
Yürüdük kaderimizin izinde

Nilüfer çiçeğine benzer geline, fidan boylu delikanlıya öğüt verdim
Akıl küpesi olsun diye
Kulaklarımda çın çın tembihlerin, dilimde mutluluk dilekleri
“Sözü sözün, gözü gözün, kalbi kalbin” olmalı ikinizin dedim
Kalpleriniz kalbinizde
Yürümelisiniz kaderinizin izinde

Makas kesmez, boşuna uğraşma dediler
Nedenini sordum
Damat bilir dediler
Gümüş tepsiye bırakılınca hediyesi
Şimdi tamam dediler
Nilüfer çiçeğine benzer gelinin, fidan boylu delikanlının gözlerinde
Soylu mutluluk gülücükleri
Kırmızı kurdeleyi kesiverdim
Sevda köprüsünden geçsinler diye
Alkışlar arasında

Yanımda sen vardın, cesaretim oldun
Sözün sözüm, gözün gözüm, kalbin kalbim benim de
Üstelik dolunay da gülümsedi ikimize
Kırmızılarını giyinmiş gonca gülle birlikte
12 Ağustos 2008

Oyhan Hasan BILDIRKİ



ÇARŞAMBALARI UNUTMAK, KOLAY MI?

, 6.8.2008 .. Posted in Yakınmalar .. 0 Yorumlar .. Bağlantılar


     1
     Çok çok uzattık arayı, şimdiden söyleyeyim sana; unuttum, unutacağım gibi seni...
     Özürlerini artık duyamaz, kabullenemez oldum. Gel unutalım, unutuverelim ki, ne sen ne ben yanasın böyle acıdan! Boğulur gibiyim: Gittiğim yol belli değil, varacağım han da yok olmuş gitmiş... Bilesin ki kolay değil senin kurduğun hayal dünyasında yaşamak!
     Bazen beni soktuğun şartları düşünüyorum.
     Değer misin buna acaba?
     Eğer bu zulüm değilse senin gözünde, söyle bana sen neyi zulüm bilirsin...
     Hayalperestim, sanıyor musun ki daha da bekleyebilirim… Sanmam kalbim dayansın seneye!
     Bil ki bana bu hükmü veren büyük Hâkim’i de yokluyorum ikide bir...
     Ha şimdi, ha yarın bu hüküm bitecek derken, elimsin hâlâ işte el de el! Bir türlü giremedin haneme.
     Bana verilen sözleri unutalı, uyumaya dalalı çok mu çok olmuştu...
     Neden beni uyandırdın o uzun uykudan?
     Mademki gelmeyecektin, mademki görünmeyecektin bir yangının külünü neden yeniden eşeledin?
     Ha varsın, ha yoksun sanki!
     Ne sesini, ne yüzünü tanımaz oldum gibi.
     Hani bir el gecenin zifiri karanlığında ışıl ışıl aydınlık bir bulvarda bir düğmeye dokununca bütün ışıklar söner?.. Ben o sokaktayım işte! Zifiri karanlık, tek bir yıldız oynamıyor.
     Ay aylıktan cıkmış, tersini dönmüş bu bomboş sokağa...
     Hani nerde ayyaşlar?
     Bütün barlar kapamış kapılarını...
     Birisinden biri açık olsa içip sızacağım uyanmayasıya...
     “Keşkeler”i unutabilsem, durmadan tıklayan saati ve bitmek bilmeyen takvimi tüketsem, belki de kumrulara can gelir…
     Guguk Guk!
     Guguk Guk!
     Sabah uyuyakaldı şafağın koynunda...
     Nedense kirpiklerim ağır mı ağır... Sanırım yapıştı ıslaklıktan...
     Sanmam açılsın bu yakınlarda...
     5 Ağustos 2008

     PAPATYA

     2
     Tam da “Gözlerimizdeki yağmur mevsimleri de bitti şükür” derken, nerden çıktı bu serzenişler?
     Çarşambaları unutmak mı? Çarşambaları “herhangi bir Çarşamba” saymak mı? Kolay mı?
     Bahçesinde bin bir umut ağacı yetiştiren bahçıvanım ben. Umutsuz yaşayamam…
     Çok iyi biliyorsun; “Umudum, sensin!”…
     “Hayal dünyasında yaşamak…”, yalnız senin şairinin işi. O, gönlünde dalgalanan bayrakların peşine düşüyor zaman zaman. “Gökkuşağının renklerinden hangisini yakalamalıyım?” diye düşünüyor. “Yedi renkten biri kaderime…” bekleyişinde hep. Delikanlılık günlerinin rüyalarından kurutulamıyor. Gökyüzündeki hilâlin peşinde olan yıldızına güveniyor.
     Oysa ben? Senin gerçekçi olduğunu unutur muyum hiç?

     Acılar, sevdalıların kamçısı. Çok defa ikimizin de beslendiği iksir. Kalplerimizi birbirine bağlayan yapışkanlar. “Umutlar mı?” diyorsun…
     Umutlar, yaşama sebebimiz.
     Umutlar, tutunacak tek dalımız.
     Umutlar, kalplerimizdeki sihirli anahtar.

     Kalbin bendeydi, unuttun mu?
     Üşüyorsan ısıtayım.
     O bir çift sihirli sözü duymak istiyorsan, söyleyeyim:
     “Seni seviyorum.”

     Büyük Hâkim, dualarımızı kabul etmez mi sanıyorsun?
     Büyük Hâkim, verdiğimiz sözlerin şahidi.
     Büyük Hâkim, ikimizin de ömrünü uzatan.
     Daha çok seneler göreceğimizi, yürüyüş yolumuzda kelebeklerle yarışacağımızı biliyor.

     “El olmak!”
     Ellerin ellerimde değil mi? El ele değil miyiz?
     Aramızda, sadece senin zulmet bildiğin gurbet var.
     Sayılı günler… İpini çektiğimiz sayılı günler.

     Dolunay, yine senin gözlerini taşıyor üstünde. Sensiz gecelerimde bana daima gülümsüyor.
     Umutlu kalmamı, umutlu olmalı tembihliyor bana.
     Aynı öğüdü sımsıcak güneşimiz de hatırlatıyor, her sabah “Merhaba!” derken.
     Benim aklımda fikrimde, gecemde gündüzümde, düşümde ve gerçeğimde hep sen varsın.
     Sevdiğimi, meleğimi hiç unutur muyum?
     Unutabilir miyim seni?

     Çarşambaları unutmak kolay mı?
     O muhteşem çarşambaları?
     6 Ağustos 2008

     Oyhan Hasan BILDIRKİ



{ SON YAZDIĞIM } { 1. SAYFADAN 97. SAYFAYA } { DAHA ÖNCEKİLER }

KİMLİK

Oyhan Hasan BILDIRKİ tarafından yazılmış olan sevgiyi anlatan mensur şiirler, Melek ve Şehzade'nin öyküsü.

Ana sayfa
Hayatım
Yazı Odam
Arkadaşlarım
Admin Girişi
e-Posta Gönder
Blog RSS

BAĞLANTILARIM

DOUBLEMOON
TÜRKÇE EDEBİYAT
KIRK KÜÇÜK İNCİ
BÜTÜN ŞİİRLERİM
EDEBİYAT SAATİ
OYHAN HASAN BILDIRKİ
GELİNCİK Sen de Yaz
SEVGİYE SUSAMAK E KART
E KART GÖNDER

KATEGORİLER

Anılar
  • Bir Tanem
  • Biriciğim
  • Denemeler
  • Dolunay
  • Hikâyeler
  • Kaderimsin
  • Kimsesizlik
  • Mutluluk
  • Oyhan Resim
  • Seninleyim
  • Sevda Dedikleri
  • Sevgi
  • Umutlar
  • Yakınmalar
  • Şiirler
  • SON YAZILARIM

    BU ATEŞ BENİ SONSUZA KADAR YAKSIN
    CANIMIN CANI SEVDİĞİM
    NİŞAN YÜZÜKLERİ
    ÇARŞAMBALARI UNUTMAK, KOLAY MI?
    ÖMRÜMÜN MUHTEŞEM HİKÂYESİ
    AŞIK KALPLERİMİZ TUTULMUYOR
    DAMARLARIMDA DOLAŞAN KANIMSIN
    SONRASI BİLDİĞİN HİKÂYE
    DÖNÜŞÜMÜ BEKLEYEN YÂR
    AKŞAMÜZERİ HÜZÜNLERİNDE ÖLÜRÜM

    ARKADAŞLARIM

    alsah
    elki
    cideli
    senpazarinsesi
    sehitlerolmez
    ortaasya
    ahmetturanaltunsu
    senpazarli
    canakkaledestandestan
    sevgiyesusamak
    bilgilerdunyasi
    alinihatozer
    edebiyatsayfasi
    oyhanhasanbildirki
    miracmert
    nuranayaan
    serhendi
    oyhanhasan
    hasanbildirki
    yenihikayeler
    yaziedebiyat

    MÜZİK


    RESİMLERİM


    Web SEVGİYE SUSAMAK

    OLMAZSA OLMAZ

    Ziyaretçi Defteri

    TELEVİZYON SEYRET

    Cursors
    Şiirlerimi okumak için tıklayın.

    ZAMAN NE?

    DÜZENLEME RESİMLEME © YENİ RESİMCİM
    RESİMLER © OYHAN

    TAHTA

    Gündüz güneşim, gece ayım sensin!

    Oyhan Hasan BILDIRKİ