Click here to get more mini-SharkBreak widgets - www.SharkBreak.com

Click here to get more mini-SharkBreak widgets
- www.SharkBreak.com

25/6/2008 · Kategori: scuba

   Havali 05,06 Temmuz 2008  mersin / taşucu / boğsakdayız Havali

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

6/4/2008 · Kategori: scuba

 2008 YILININ İLK DALIŞINI MERSİN TAŞUCU BOĞSAK ' A PLANLADIK.10-11 MAYIS 2008

 

DALIŞ TURU VİDEOSUNA ULAŞMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ.

http://www.izlesene.com/video/spor-10-11-mayis-2008-tasucu-bogsak-dalisimiz/360082

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

9/9/2007 · Kategori: scuba

EGE OCTOPUS DALIŞ KULÜBÜNDEN OBJEKTİFLERİMİZE YANSIYAN GÖRÜNTÜLERİ İZLEMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ LÜTFEN...

 

http://www.youtube.com/watch?v=KaM7f1iUdOw 

 

 

 

EGE OCTOPUS İRTİBAT BİLGİLERİ :

 

Adres : Saip altı limanı Karaburun İZMİR

Tel GSM:+ 90 536 614 78 34 VEYSEL PERİN

Tel GSM:+ 90 555 515 09 78 OLCAY AKSUNGAR

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

29/7/2007 · Kategori: scuba

 LÜTFEN AŞAGIDAKİ  LİNKİ TIKLAYINIZ.

http://www.youtube.com/watch?v=oykYFqlFbvE

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

26/6/2007 · Kategori: scuba

                                                            

SUALTINDA  ENFEKSİYON             
          Suyun olağanüstü bir görünümü var, sözle anlatılması güç bir görünüm bu; bir kaynaşma. Hiçbir nedeni olmayan bu kaynaşmanın sadece yüzeyine bakılabilir gibi gelir çoğu insana. Suyun altında sürüp giden hayat gözle görülemezmiş gibi gelir. Durgun ama derin bir kuyudur. Arada bir pek de anlam verilemeyen kıpırdanmalar izlenir yüzeyden. Esrarengiz bir hale oluşur, bakan göze göre değişir derinliği, bir kıvrım oluşur, sonra hafifler, kaybolur, sonra tekrar ortaya çıkar; bir hava kabarcığı yükselir ve patlar. Bu aşağıda sürüp giden hayata çat kapı misafir olmuş birinin solunumudur.
          Bakteri, virüs, protozoa ve parazitleri içeren çok sayıda mikroorganizma deniz suyuyla temas sonucunda enfeksiyonlara yol açabilir. Yüzme ya da dalış sırasında çok çeşitli yollardan bu enfeksiyon etkenleri insan vücuduna alınabilmektedir. Tamamen sağlam ya da hasarlanmış deri dokusu, mukozal membranlar, göz, kulaklar, burun, boğaz, akciğerler, gastrointestinal kanal (sindirim kanalı) ya da genitoüriner trakt (üreme sistemi ve idrar yolları) mikroorganizmaların vücuda giriş bölgeleri olabilir.
            Enfeksiyon etkeninin yapısı, kişinin bağışıklık durumu, yaş, beslenme alışkanlıkları, etken mikroorganizmanın tipi ve daha bir çok faktöre bağlı olarak olası enfeksiyonlar giriş noktasında sınırlandırılabileceği gibi ilerleyerek tüm vücudu etkileyen sistemik bir hastalıkla da sonuçlanabilir. 
            Suyun mikroskobik florası da insan habitasyonu, organik madde içeriği, pH, sıcaklık, tuz oranı, oksijenasyon ve yağış miktarı gibi faktörlerle belirlenir. Bazı organizmalar suda doğal olarak bulunurken, bazıları ise periyodik olarak, yıkanan toprak yapısıyla birlikte taşınır. 
            Tüm bunlarla birlikte mikroorganizmaların insan vücuduna penetrasyonu suyun florası, mikroorganizmanın yapısı ve konağa (insana) ait faktörler arasındaki karşılıklı etkileşimle ilgilidir. Örneğin tekrar eden dalışlarla birlikte dış kulak yolundaki serumenin (kulak kiri de denilebilir), asidik pH’ nın ve normal floranın kaybı bunların oluşturduğu bakteriyostatik etkinliğin azalmasına yani dış kulak yolu enfeksiyonu oluşumuna zemin hazırlar. Benzer şekilde travma, aspirasyon ya da bağışıklık sisteminin baskılanması gibi durumlar da enfeksiyon eğilimini arttırır. 
            Son yıllara değin deniz bakterilerinin insanlarda hastalık oluşturmadığı düşünülüyordu; ancak geçen otuz yıl içinde bu bakteriler çok sayıda hastalığın etkeni olarak izole edilebildi. Ayrıca bu çok çeşitli hastalıkların oluşum şekli araştırıldığında etken mikroorganizmaların vücuda giriş yolu olarak mercan, kaya ya da diğer deniz canlılarının neden olduğu travmalar, deniz suyu aspirasyonu ve su yutulması şeklinde olduğu görüldü. 
            Dalış veya yüzmeyle ilgili enfeksiyonların neden olduğu direk etkilerin yanında bu aktivasyonların getirmiş olduğu bazı ikincil etkiler de ciddi problemlere yol açabilir. Özellikle solunum sistemini tutan enfeksiyonlar barotravmalarla sonuçlanabilir. Üst solunum yolları enfeksiyonlarında bu durum sinüs ve/veya orta kulak (kulak eşitlemesi yapılamaması ve hava yolu blokajı nedeniyle) barotravmaları şeklinde ortaya çıkarken; alt solunum yolu enfeksiyolarında ise gelişebilecek bronkospazm ya da mukus tıkaçları ile küçük hava yollarının tıkanması sonrasında solunan hava iniş sırasında distal alveollere (en uç hava yollarına) kadar giderken orada tuzaklanabilir ve çıkış sırasında genişleyen bu hava dolu boşluklar bir pulmoner (akciğer kaynaklı) barotravma  ile sonuçlanabilir.
 Aynı topluluk içinde ortaya çıkan enfeksiyonlarda ise bir şekilde bulaşın söz konusu olduğu akla gelmektedir. Regülatörlerin ortak kullanımı bu şekildeki çapraz enfeksiyonların bir nedeni olabilir. 
            Tuzlu su ile irrigasyon üst solunum yolu hastalıklarında (özellikle sinüzit problemi olanlar arasında) ün yapmış bir yöntemdir. Bu yöntemin kirli bir suda yarardan çok zarar getireceği de açıktır. 


Nasıl oluşur, neden gelişir?
 Suyla ilgili aktivitelerle paralel olarak deniz kaynaklı enfeksiyonlar da sıktır. Bu sıklıkta
rekreasyonel aktivitelerin son yıllardaki artışı ile birlikte ne yazık ki insanoğlunun yarattığı kirlilik de rol oynamaktadır. Enfeksiyon etkenlerinin çoğunluğunu bakteriler oluşturmakla birlikte virüsler, protozoalar, mantarlar ve helmintler de sorumlu ajanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsan için potansiyel zararlı şeklinde nitelendirilen çok sayıda bakteri deniz suyunda bulunmaktadır. Su kaynaklı bu bakterilere karşı savaşan güçler olarak  -konağa ait faktörler içerisinde- aşılanmanın varlığı, gastrik asidite (mide asidite düzeyi) ve bağışıklık sistemi sayılabilir. Enfeksiyon etkeni ile konağa ait faktörler arasındaki etkileşim hastalığın seyrini tayin edecektir.
Bu savunma kalkanları içerisinde vücudumuzun en büyük organı olan deri, en önemli koruyucu bariyerdir. Deri bütünlüğünün bozulduğu önemsiz gibi görülen çizik ve kesikler etken mikroorganizmaların en sık olarak kullandıkları giriş kapılarıdır. Benzer şekilde kronik karaciğer ve böbrek hastalıklarında gelişen bağışıklık sistemindeki zayıflamalar basit enfeksiyonlar olarak nitelendirilen çoğu hastalığın çok şiddetli seyretmesine neden olur. Aynı durum HIV virüsü ile enfekte kişiler için de geçerlidir. Dış kulakta olduğu gibi uzun süreli suyla temas sonucunda oluşan deri maserasyonları ya da nemli dış kulak yolu ortamında da sağlam deri yapısına rağmen enfeksiyon oluşumuna yatkınlık söz konusudur. Çünkü nemli deri ortamında bakteriler uzun süre canlı kalabilir ve deri bütünlüğünün bozulduğu minör (küçük) travmalarda kendine giriş yolu bulabilir. Bu organizmalar su kökenli olabileceği gibi dalgıcın deri yüzeyinde zaten varolan bakteriler nedeniyle de olabilir. 

 

Oluşum bölgelerine göre enfeksiyonlar
Akuatik enfeksiyonlar vücuda giriş bölgelerine göre kategorize edilebilir.


 Yara enfeksiyonları
 Gerek rekreasyonel gerekse mesleki dalgıçlarda travma, suyla ilgili aktivitelerle yakından ilişkilidir. Dalgıçların yara enfeksiyonlarından üretilen organizmalar deniz suyu ya da normal insan deri florası kaynaklıdır. Mercanlar, balık dikenleri ve deniz kabuklarının neden olduğu travmalar bakterilerin  oturacağı yara ortamını oluşturur. Beyaz köpek balığının dişlerinde liman kökenli bakterilerin bulunduğuna dair bir sunum vardır. Yine Avusturalya kökenli bir yayında köpek balığı ısırığı nedeniyle oluşan bir enfeksiyondan vibrio parahaemolyticus, aeromonas caviae, vibrio alginolyticus, vibrio carcharia ve aeromonas hydrophila üretilmiştir.
Aeromonas hydrophila ve sobria ile oluşmuş yara enfeksiyonları da kirli sularda yapılan dalışlardan sonra ortaya çıkar. Aeromonas türleri sellülitle birlikte ortaya çıkan ve şiddetli ilerleyici tarzda yara enfeksiyonları ile birlikte osteomiyelitisle (kemik iltihabı) sonuçlanabilmektedir.
Denizden kazanılmış yara enfeksiyonları klinik olarak hafif lokal inflamasyon (kızarıklık, ısı artışı, şişlik), sellülitis (yumuşak doku enfeksiyonu), lenfadenitis (lenf bezlerine kadar yayılımın olmasıyla beze şeklindeki şişlikler), abse, sistemik bulgularla giden şiddetli-yaygın enfeksiyon (ateş, halsizlik, bitkinlik tablosu) ve septisemi (artık bakteriler kan dolaşımındadır) şeklinde hafiften ağıra doğru sıralanabilir.

Gazlı gangren vakaları bile rapor edilmiştir. 
 
Yapılması gerekenler-tıbbi müdahale 

Yara alanı mutlaka titizlikle temizlenmeli ve yabancı maddeler (diken vs.), devitalize (ölü) dokular cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Bu işlem lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir.

Sellülit, lenfanjit (lenf yolları enfeksiyonu) varlığı kültür ve antibiyogram sonucuna dayanan geniş spektrumlu antibiyotik kullanımını gerektirir. Bu tip vakalarda ayrıca yaralanan uzvun yukarı kaldırılması ve diğer destek tedavileri uygulanır.

Aktif yara enfeksiyonu varlığında yüzme, dalış ya da diğer aktiviteler hem yara iyileşmesini geciktirir, hem de ikincil enfeksiyonlara zemin hazırlar.

Antiseptik solüsyonlarla sık pansuman ve antiseptik-epitelizan pomatların kullanımı yara iyileşmesini olumlu yönde etkiler.

Mercan kesikleri 

Mercan kesikleri; deneyimsiz dalgıçlarda kesik ve çizikler şeklinde ortaya çıkan spesifik bir yara enfeksiyonudur. Tablo, ilginç bir şekilde başlangıçta önemsiz bir kesik şeklindedir. Ancak zaman içinde mercanın barındırdığı nematokistler, enfekte salgılar vs. yabancı materyaller nedeniyle yara alanında şişlik, kızarıklık ve enfekte görünüm oluşur.

Kesikler genellikle el ve ayaklarda küçük, önemsiz yaralanmalar şeklinde ortaya çıkar. Ancak birkaç saat içerisinde kesik alanı çevresinde sızı tarzında ağrılar başlar. Bir iki gün içinde yara bölgesinde lokal şişlik, kızarıklık ve duyarlılık oluşur; bu bulgular genellikle 3-7 günde azalır.

Bazen abse ya da ülser gelişimi ile birlikte irin boşaldığı görülür. Böyle bir durumda alttaki kemikte de enfeksiyon gelişmiş olma ihtimali araştırılmalıdır. Sellülit ve/veya lenfadenit (o bölgedeki lenf bezlerinde şişme) akut evrede sıklıkla enfeksiyona eşlik eder. Bazı vakalarda ateş, titreme, eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik gibi klinik bulgular ortaya çıkabilir ve muhtemelen şiddetli bakteriyel enfeksiyonun habercileri şeklindedir.
 
Yapılması gerekenler-tıbbi müdahale 

Yara alanı yumuşak bir fırça ve antiseptik bir solüsyonla iyice temizlenmelidir. Hasta için zor bir durum olsa da tüm yabancı materyaller çıkarılmalıdır. Şiddetli yaralanmalarda gerekli temizlik yapıldıktan sonra yumuşak, absorban materyallerle yara bakımı uygulanır. Antibiyotik içerikli pomatların günde birkaç kez yara bölgesine uygulanması başlangıçta yeterli olabilir; ancak enfeksiyonun yayılımı halinde oral ya da iğne şeklinde antibiyotik kullanımı gereklidir. Ek olarak tetanoz profilaksisi uygun olacaktır.

Koruyucu giysiler, eldiven kullanımı, patikler ve minör yaralanmaların hemen tedavi edilmesi ile sözünü ettiğimiz ciddi klinik tabloların ortaya çıkması engellenebilir. Ayrıca yüzerlik ve ağırlık kontrolü de olası yaralanmaları engelleyecektir.

 Dış kulak yolu iltihabı (otitis eksterna, yüzücü kulağı)
 
Dış kulak yolu iltihabı adı verilen tablo, bu bölgenin (dış kulak yolu) derisinin ağrı, şişlik ve bazen de tamamen tıkanmasıyla (takiben işitme kaybı) ve sıklıkla irinli akıntılarla karakterize iltihabıdır. Suyla ilgili aktivitelerin meraklıları dışında da oluşabilmesine rağmen, yüzücülerde normal popülasyona oranla 3-4 kat fazla risk sözkonusudur. Yüzücü kulağı yakıştırması da bundan ileri gelir. Benzer şekilde dalgıçlarda da dış kulak yolu enfeksiyonları en sık karşılaşılan problemlerden biridir.
Olay, aslında çoğunlukla bakteriyel, bazen de mantar kökenli bir enfeksiyondur.Tropikal iklim şartları gibi sıcak, nemli ortamlar, rekompresyon odaları, dalış sonrası dış kulak yolunda sıvı kalması, özellikle de kirli sular riski arttırır. Sıklıkla periostal uyarıyla (soğuk su, yüzme, dalış) başlayan apozisyonel kemik büyümesi sonucu dış kulak yolunun giderek daralması anlamına gelen ve (anlaşılacağı üzere) yüzücü, dalgıçlarda çok sık görülen bir durum olan dış kulak yolu eksostozları, bu daralmalar nedeniyle dış kulak yolunda su, serumen (kulak kiri) ve deri artıklarının birikimi ile birlikte buşona (kulak tıkaçları) ve tekrarlayan dış kulak yolu iltihaplarına eğilimi arttırır. Yine, lokal travmalar (pamuk çubuklar, metallerle kulak kirinin temizlenme girişimleri gibi) da tekrarlayan enfeksiyonlarla ilişkilidir. Seboreik dermatit, nörodermit, egzema gibi dermatolojik hastalıkları olanlarda da risk artar.

Genellikle birden çok bakteri birden etkendir; ancak yüzücü kulağı adıyla bilinen tablonun etkeni olan pseudomonas aeruginosa adlı bakteri dalgıçlarda dış kulak yolu enfeksiyonlarında en sık sorumlu tutulan bakteriyel ajandır. Benzer şekilde mantarlar da nem ve yüksek ortam ısısı söz konusu olduğunda anılmadan geçilmez.
 
Klinik tablo 

Enfeksiyon ilginç bir şekilde folikülit (kıl kökü iltihabı) ya da püstül şeklinde başlayabilir. Hastalarda oldukça şiddetli bir kulak ağrısı ve bazen de eşlik eden kaşıntı yakınmaları vardır. Çene hareketleri, kulak memesine bastırılması halinde ağrı şiddetlenir. Muayenede hasta herhangi bir müdahaleye şiddetle karşı çıkarken, ödemli, kızarık, nemli bir dış kulak yolu ve içinde de iltihabi yıkıntılar görülür. Kulak zarı sağlam olabilir, bazen de görülemeyebilir. Kulak çevresindeki lenf bezlerinde şişlikler oluşabilir. Eğer dış kulak yolu tamamen tıkanırsa işitme kaybı ve baş dönmesi gibi şikayetler de tabloya eklenecektir. Özel bir tablo olan kötü gidişli dış kulak yolu enfeksiyonu (Otitis externa maligna), kemik yapıları, sinirleri ve daha da ilerleyerek beyin dokusunu tutar. Ağır, yıkıcı ve ölümle sonuçlanabilen bir tablodur. Tablonun bu derece ürkütücü olmasının nedeni altta yatan bir bağışıklık sistemi yetersizliğidir. Etken mikroorganizma (meşhur pseudomonas aeruginosa), kulak kepçesinden kulak zarına kadar devam eden dış kulak yolunun kıkırdak ve kemik kısımlarının birleşim yerindeki doku aralıklarından girerek etkili olur.

Nasıl tedavi edilir?
 
            Öncelikle hastanın ağrısını azaltmaya yönelik girişimlerle tedaviye başlanmalıdır. Bu amaçla lokal ya da sistemik (oral) analjezikler (ağrı kesiciler) kullanılabilir. Etken mikroorganizmanın tespit edilmesi savaşın kime karşı açıldığını ortaya koyacaktır. Dış kulak yolunun steril bir aspiratörle sekresyon (irin, iltihap) ve yıkıntılardan temizlenmesi hasta için zor, ancak önemlidir. Tablo ve şikayetler nispeten hafif ise antibiyotik ve kortizon içeren kulak damlaları kullanılır. Ancak kulak kepçesi ve lenf bezleri de olaya karışmışsa oral ya da iğne şeklinde antibiyotik kullanımı kaçınılmazdır. 
            Etken organizma bir mantar ise antibiyotiklerin hiçbir anlamı yoktur, antifungal ajanların kullanımı gerekir.
Gürültülü tablonun atlatılmasından sonra dikkatli bir muayene ile kronik orta kulak iltihabı gibi altta yatan bir hastalık olup olmadığı araştırılır.
Tüm bunlarla birlikte enfeksiyon tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar dalış aktiviteleri sonlandırılmalıdır.

Korunma yolları 

          Ardarda yapılan dalışlar ya da yoğun akuatik aktivitelerde koruyucu bazı önlemlerle risk azaltılabilir. Tuzlu su ya da kontaminasyonların çıkarılabilmesi için dış kulak yolu taze suyla çalkalanmalıdır. Çünkü tuz kristalleri nemli ortamın devam etmesine neden olur. Yağlı damlaların dalış öncesi kullanımıyla da benzer şekilde korunma sağlanabilir.

Saturasyon dalışlarında günde iki kez kullanılan %2’ lik asetik asitle alüminyum asetat karışımının dış kulak yolu iltihaplarını azalttığı görülmüştür. Yine sık kullanılan bir çözelti de %85’ lik isopropil alkol içinde %5’ lik asetik asit solüsyondur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

17/6/2007 · Kategori: scuba

 

BİLİMSEL DALGIÇLIĞA GİRİŞ VE METODOLOJİ

ÖZEL KOŞULLARDAKİ DALIŞLAR

1. İRTİFA DALIŞLARI :

Belli özellikteki araştırma çalışmalarında yüksek irtifalrada dalış yapılması gerekebilir, örneğin ; İsviçre, Orta Anadolu vb, yada yüksek irtifa dalışı amaçlanmış olabilir. Günümüzde 6000 m. civarındaki irtifalarda araştırma dalışları yapılmaktadır. İrtifa dalışları çok dikkatli planlama ve hazırlanma gerektirir ve hafife alınmamalıdır. Bunun için göz önüne alınması gerekli faktörler ;

ALAN :

Genellikle yükseklik arttıkça alan daha da ıssızlaşır. Bu ıssızlık, lojistik, haberleşme ve ilkyardım gibi konularda problemlere sebep olabilir ( en yakın rekompresyon odası nerede, radyo veya telsiz ile diğer yerlerle haberleşme yapılabilir mi ? ). Dalış grubu dağcılık, kampçılık ve doğada yaşam konularında yeterince bilgili olmalıdır.

LOJİSTİK :

Dalış alanına gidecek olan insanlar ve malzemeleri belirlenmelidir ( kişi başına gereken ekipman ). Jeolojik yapı ve alanın uzaklığına bağlı olarak, bölgeye bir araçla birkaç saatte veya gün içinde ve belki de haftalar boyu yürüyerek ulaşılabilir. Buna ek olarak kişisel malzemeler, dalış tüpleri, ağırlık kemerleri ve diğer ağır ve kaba dalış ekipmanlarının hemen hemen her zaman önemli mesafelerde elle taşınması gerekir. Araştırma ekipmanlarının taşınmasına yardım için dalıcı olmayanların seçilmesi göz önünde tutulmalıdır.

DEKOMPRESYON :

İrtifa dalışları 2'ye ayrılır ; düşük irtifa ( 100 - 3000 m. ) ve yüksek irtifa ( 3000 - 6000 m. ). 6000 m'den yüksek irtifa dalışı bilinmemektedir.

İRTİFA DALIŞLARINDA KULLANILACAK TABLO İÇİN DERİNLİK DÖNÜŞÜM FORMÜLLERİ

 

Düţük irtifa dalışları için İngiliz Deniz Kuvvetleri Fizyoloji Laboratuvarı ( RNPL )' ndan alınan düşük irtifada dalış dekompresyonuna eklenecek derinlik için basit formül :

 

< 100 m

Normal Dalış Derinliği Kullanılır

100 - 300 m

DD + 1 / 4 DD = TD

300 - 2000 m

DD + 1 / 3 DD = TD

2000 - 3000 m

DD + 1 / 2 DD = TD

 

DD = Dalış yapılacak derinlik

TD = Tablo değeri

Bu formüller, dalışın gerçekleştirileceği irtifada en az 16 saat iklim değişikliğine alışmak için bekleyen dalgıçlar için geçerlidir.

Yüksek irtifa dalışları için ( 2000 metre'den daha yüksek ) bir dekompresyon tablosu yoktur. Bununla birlikte Hennesey tarafından 1977' de düzenlenen bir uyarlama tablosu vardır ;

Tablo Derinliği = 2 X Dalış Derinliği / Atmosfer Basıncı ( Bar )+ 1

İKLİME ALIŞMAK :

Yüksek irtifa dalışlarında iklime alışmak her zaman gereklidir. En kullanışlı kural " Yükseğe tırman, az uyu " dur. İklime alışmak için, dalıştan önce 24 saat dalış yüksekliğinde konaklamak gerekir.

İRTİFA HASTALIĞI :

4000 metre civarında görülen gerçek bir problemdir. Literatürde bu hastalığa rastlanılan en düşük yükseklik 2400 metre'dir.

Bu hastalık hava basıncının yükseklikle azalmasına bağlı olarak oksijenin azalmasından ileri gelir. Anoksi belirtileri ile kendini gösterir ; baş dönmesi, bayılma duygusu, görme işitme bozukluğu, halsizlik başlıca belirtileridir. Soluma havasına yeteri kadar oksijen ilavesi ile ortadan kalkar.

Bölgede kullanılacak tüpler deniz seviyesinde doldurulmamalıdır. Bu hem basınç hem de çözünmüş gazlar açısından sakıncalıdır.

BUZ :

Yüksek irtifalardaki suların donmuş olabileceği düşünülerek yardımcı malzemelerin ( çekiç, keski, testere, vb. ) de taşınması gereklidir. Bunun yanında buz altı dalışları özel teknikler gerektirir.

GENEL :

Yüksek irtifada güneş yanığı daha kolay gerçekleşir. Bunun için iyi bir güneş losyonu kullanılmalıdır. Dalışta kuru tip elbise kullanılmalı, kamera ve housing'ler dış basınca dayanıklı olarak dizayn edilmelidir.

2. GECE DALIŞI :

Gece dalışı bilimsel disiplinde giderek artan bir dalış şeklidir. Günümüzde ticari dalış operasyonlarının % 50'si gece yapılmaktadır.

Dalış öncesi

-Aydınlatma : Tekneden beslenen aydınlatma cihazları kullanılabileceği gibi pilli sualtı fenerler de kullanılabilir.

-Su yüzeyi : Dalış sırasında tüm çalışma bölgesi teknelerden temizlenmeli ve deniz trafiğine kapatılmalıdır.

-İşaretleyiciler : Karmaşık işlerde Jackstay, işaret panelleri ve kılavuzlar dalgıca yardımcı gereçlerdir, tamamlanmamış işlerde, görev yerinin bulunmasını kolaylaştırma amacıyla kullanılırlar.

-Brifing : Dalış grubu, dalış platforma giriş ve çıkışlar, işin türü ve güvenlik işlemleri konusunda bilgilendirilmelidir. Brifingde; gün içindeki dalışlardan alınan sonuçlar ve dalgıcın görüşleri göz önüne alınarak yapılan planlama, bölge hakkında bilgi, dip yapısı ve akıntı değişimleri gibi parametreler tüm dalıcılara aktarılmalı, konu hakkında herşeyin anlaşıldığından emin olunmalıdır.

Dalış sırasında

- Güvenlik : Buddy sistemi ve can halatı kullanılmalıdır. Can halatı gece dalışlarında kullanılan en iyi güvenlik sistemidir. Bu, dalıcılara psikolojik açıdan destek olur ve çok önemlidir. Bunun yanısıra su üstü ile haberleşmeyi mümkün kılar. Zorlukların oluşması karşısında güvenlik dalgıcına direkt yön vererek zaman kazandırır.

- Işık : Birçok dalıcı, ilk gece dalışlarında ışığın varlığı ile karşılaşıp şarırırlar. Bu ışığın ana kaynağı Ay ve yıldızlardır. Görüş, yapay ışık olmaksızın iyi olabilir. Tabii ki bu askıda madde bulundurmayan sular için rastlanan bir olaydır. Daha iyi bir görüş elde edebilmek için her dalgıç yapay ışık kaynğı bulundurmalıdır. İyi kalitede, hafif sualtı fenerleri / flaşları kolaylıkla bulunabilir. En iyi acil durum ışık kaynağı, çalışmaya başladıktan sonra 4 saate kadar ışık verebilecek özellikte dizayn edilmiş olan, kimyasal CYALUME veya COOL LITE ışık çubuklarıdır. 50 m derinliğe kadar kullanılabilirler.

Dalış sonrası

-Güvenlik : Geceleri dalgıçların yön bulmaları ve sudan çıkmaları her zaman kolay olmayabilir. Özellikle dekompresyon eğer karmaşıksa normalden fazla koruma sağlanmalıdır. Dalgıcın sudan çıkışı / çıkarılması gündüz defalarca anlatılmalı ve tekrar edilmelidir.

-Giysiler : Sudan çıkan dalgıcın rüzgarı engelleyen iş giysileri giymesi ( eşofman ve rüzgarlık gibi ), şapka yada bere takması, eğer üşümüş ise çorba benzeri fakat çok sıcak olmayan sıvılar içirilerek kısa sürede ısıtılması bilimsel dalış disiplinine uygun ve sağlık açısından en iyi yöntemdir.

3. MAĞARA DALIŞI :

Mağara dalışları günümüzde hem turistik hemde bilimsel çalışmalar amacı ile sıkça yapılan dalışlardır. Bu dalışlar yüksek risk içeren ve özel teknikler gerektiren dalışlardır.

Mağaralarda yarasa, güvercin, örümcek gibi canlılara rastlanabilir. Bu hayvanlar mağaraya giriş sırasında ürkerek tavandan taş düşmesine neden olabilirler ki bu taşlar dalgıçlar için çok tehlikelidir. Bunun için mağara keşif dalışlarında kask kullanılması gereklidir.

Önemli bir diğer nokta da mağaraya kaç kişinin girebileceğidir. Mağaraya kılavuz halat çekilmeli, bu halat kolayca görülebilecek özellikte olup mağara duvarına sıkı bir şekilde bağlanmalıdır. Mağara dalışlarında normal dalışlardan farklı ekipman kullanmak gerekir. Örneğin mağara tozu denen beyaz renkli ve çok ince olan çamurun havalanmaması için hafif paletler kullanılmalı ve neredeyse hiç palet vurmadan ( eğer mağara çok genişse yumuşak palet vuruşları yapılabilir ) , duvarlara tutunarak ilerlenmelidir. Tutunulacak yerlere dikkatle bakılmalı her hangi bir zararlı canlı bulunmadığı görüldükten sonra tutunmalıdır. Mağara dalışlarında süre kısa tutulmalı, kılavuz çekme işlemi bitene kadar sık aralıklı fakat dolu tüpler kullanılarak dalış tamamlanmalıdır. Bunun için göreve uygun iyi bir iş planı yapılmalıdır. Kullanılacak sualtı fenerlerinde taze ve tam dolu pil kullanılmalı, fazladan bir fener ve kimyasal aydınlatma çubukları da taşınmalıdır.Mağara dalışlarında fazla dalış malzemesi, yapılacak işi engelleyecek, çapariz ihtimalini arttıracaktır.

Karmaşık yapılı mağara dalışlarında eğer buddy kaybedilirse hemen mağara girişine dönülmesi, ilk 3 dakika sonunda buddy ile buluşma gerçekleşmemiş ise yüzeye çıkılarak tekneye haber verilmesi bir ilke haline gelmelidir.

Mağaralarda havalı kısımlar yada bacalar bulunabilir. Bu bölgelerde solunuma uygun olmayan gazlar birikmiş olabilir. Bu nedenle, havalı kısımlardaki hava solunmadan önce ihtiyatla koklanmalı ve temizliğinden emin olduktan sonra soluma yapılmalıdır.

Mağara dalışlarında özel bir dekompresyon tablosu kullanılmaz ancak en iyi yöntem mağara tabanının dip kabul edilip buna göre hesaplama yapılmasıdır. Şüpheli durumlarda emniyet için 3 m'de 3 dakika dekompresyon yapılmalıdır.

Ülkemiz kıyılarında özellikle ; Mordoğan, Çandarlı Körfezi, Foça - Çeşme arası, Sığacık, Kotan, Bodrum Yarımadası, Anamur - Mersin arası, Üçadalar - Antalya arasında çok sayıda sualtı mağarası bulunur. Bu mağaralarda nesli tükenmekte olan ve ıssız alanları yaşam alanı olarak tercih eden nadir bir memeli türü olan AKDENİZ FOKU bireylerine rastlanabilir. Ancak bu hayvanla karşılaşıldığında mağara sessizce terk edilmeli, hayvan ürkütülmemelidir. Ürkütüldüğü takdirde yavrusunu dahi mağarada bırakarak kaçar ve geri dönmez. Nadide bir deniz memelisi olan bu hayvanın ne kadar değerli olduğu unutulmamalı dalış raporuna bu mağaranın fok tarafından kullanıldığı özellikle yazılmalıdır. Bunun yanısıra ürkütülen hayvanların ne kadar yumuşak karakterli olsalar da saldırabilecekleri unutulmamalıdır.

Emniyetli bir mağara dalışı için :

a) Dalış yapılacak mağara hakkında bilgi toplanmalı

b) Mağara tanınmıyorsa rehber kullanılmalı

c) Mükemmel bir planlama yapılmalı

d) Güçlü bir aydınlatma tertibatı oluşturulmalı

e) Sağlam bir kılavuz ve arkadaş halatı sistemi kurulmalı

f) Gereğinden fazla ekipman taşınmamalı

g) Dalış süresi ve dekompresyonu iyi hesaplayarak gerekli durumlarda emniyet dekosu yapılmalı

h) Çok gerekmedikçe girinti çıkıntısı bol ve dar olan kısımlara girilmemeli

i) Hafif paletler, fazladan fener ve kask kullanılmalı

j) Çok dalgalı havalarda mağara dalışı yapmamaya dikkat edilmelidir.

4. GÖL DALIŞLARI :

Genel Özellikler :

Ülkemizde özellikle İçanadolu bölgesinde değişik jeolojik farklılaşmalar ile oluşmuş ve değişik özelliklere sahip göl bulunur.

Göl dalışları hakkında da halen çok az şey bilinmektedir. Bu dalışlar bulundukları bölgelerin yüksekliklerine bağlı olarak değişik dalıış tabloları gerektirir. Bir diğer özellik ise göl sularının genellikle tatlısu olması nedeniyle sephiye ayarlamalarının deniz suyundan farklı olmasıdır.

Örneğin dağlardaki göllere yapılan dalışlarda, basınç farklılığı nedeniyle normal dekompresyon tabloları kullanılmaz. Bu bölgelerde irtifa dalış uyarlama tablolarının aynen uygulanması gereklidir, bu tablolar irtifa dalışları konusunda verilmiştir. Ayrıca buzul göllerinde yapılacak dalışlarda kuru tip elbise kullanılması gereklidir.

Göllerde biriken çamur ve tortu hem doğal ( rüzgarlar veya yağışların neden olduğu akıntı ve alüvyon ) hem de palet vurma gibi nedenlerle kolaylıkla havalanır. Bu nedenle yapılacak bilimsel çalışmalarda özellikle film ve fotoğraf çekimlerinde kuvvetli ışık kaynağı kullanılması gerekir.

Baraj göllerinde, balık avlama amacıyla kullanılan ağlar ve oltalar aynen denizdeki gibi çapariz tehlikesini doğurur. Yine göl kenarında yetişen ağğaç dal veya kökleri ile kamış türü bitkiler dalışı zorlaştıran etkenlerdir. Tüm bu olumsuz etkenler gözönüne alındığında ; kılavuz halat, pusula ve dalış bıçağı bulundurma zorunluluğu kendiliğinden ortaya çıkar.

Bazı yapay göllerde bulanıklık yanında kayma olayları görülebilir. Bu nedenle derinliği bilinmeyen yada jeolojik yapısı hakkında bilgi olmayan göllerde yapılacak dalışta risk artar. Baraj gölleri gibi göllerde geçirimsiz taban yapısı nedeniyle bazı bölgelerde çekim alanları ( Rip ) oluşabilir. Böyle bölgelerde en pratik emniyet unsuru yine kılavuz ve arkadaş halatı kullanımıdır.

Göllerdeki suyun tatlısu olma özelliği boğulma riskini arttırıcı özelliktedir. Bunun nedeni tatlısuyun deniz suyuna oranla vücutta daha fazla girişimi olasıdır. Denizlerde boğulma olayı 15 dakikada gerçekleşirken, tatlısuda bu süre 5 dakikadır.

Bilimsel çalışmalarda kullanılacak malzeme :

Bu tip çalışmalarda pusula, örnek kapları, çamur alma kapları, cam kavanoz, bistüri, Formaldehid, Alkol gibi malzemeler ile iskelesi olmayan ve kıyıdan giriş yapılacak dalışlarda çizme, el incesi, küçük mapalar, tel halatlar ile bir takım çantası bulundurmak gereklidir.

Sephiye ayarlama :

Yoğunluğu fazla olan suların kaldırma gücü daha fazladır. Arşimet kanununa dayanarak göllerde kullanılacak ağırlık kolayca hesaplanabilir.

ÖRNEK : Yoğunluğu d =1.25 g / cm3 olan deniz ortamında yapılan bir dalışta ağırlık kemerinde 8 kg. taşıyan bir dalgıç, yoğunluğu d = 1 g / cm3 olan bir gölde kaç kg ağırlık kullanmalıdır ?

1.25 g / cm3 yoğunlukta 8 kg. = 1 X 8 / 1.25 = 6.4 kg

1 g / cm3 yoğunlukta ?

Göllerde suya giriş için en emniyetli bölgeler sağlam kayaçların bulunduğu yerler, zemini sağlam ve stabil alanlar ile kumluk bölgelerdir. Göllerde yapılacak arama çalışmalarında en iyi yöntem ise sürütme - ığrıp kullanılmasıdır.

Ülkemizde bulunan dalışa uygun dağ gölleri ve tatlısu alanları :

Baraj gölleri ve doğal göller : Beyşehir, Sapanca, İznik, Hazar, Çivril, Işıklı, Keban, Ömerli.

Göl bulunan Dağlar : Kaçgar, Toros, Aladağlar, Nemrut

 

YÜKSEK İRTİFA DALIŞLARINDA MALZEME SORUNLARI

 

YÜKSEK İRTİFADA BASINÇ

Malzeme sorunlarının temel nedeni yükseklik arttıkça ortam basıncı azalmasıdır. Bunun nedeni üzerimizdeki hava tabakasının yükseklik arttıkça azalmasıdır. Deniz dibinden satha yükselirken basınç nasıl azalıyorsa, yaşadığımız atmosfer içinde yükseldiğimizde de basınç azalır. Ancak bu azalma denizdeki gibi basit doğrusal bir bağıntıya ifade edilemez. Deniz suyu için her 10 metre derinlikte basınç 1 atmosfer artmasına karşın hava için yükseklik basınç bağıntısı:

P = exp [ (-29xh) / (831.4 x T) ]

formülü ile ifade edilebilir. Formülde h = Metre cinsinden yükseklik, T Kelvin cinsinden sıcaklık olarak alındığında, P atmosfer olarak bulunur.

Örnek: 3412 metre yükseklikteki Kaçkar Büyük Deniz Gölü kıyısındaki ortam basıncını bu formülle 0.645 olarak bulabiliriz. Bu formülün kullanılması yerine irtifa-basınç çevrim tablosu kullanarak da ortam basıncını hesaplayabiliriz. Bu tip tabloların en güvenilirlerinden biri Dünya Sivil Havacılık Teşkilatı'nın (ICAO) irtifa-basınç grafiğidir. Her iki yöntemle de bulunan basınç, barometre ile ölçülen basınçtan farklı çıkabilir. Bunun nedeni dünyanın kutuplarda basık yapısı ve meteorolojik şartlardır. BSAC tablolarındaki irtifa-basınç grafiğinde hava şartlarının etkisi de göz önünde bulundurulmuştur.

Özetle irtifada ortam basıncı 3 farklı metotla bulunur:

· İrtifa-basınç grafiğinden okuyarak

· İrtifa-basınç formülü uygulayarak

· Barometre kullanarak

AZALAN BASINÇ AŞAĞIDAKİ MALZEMELERİ ETKİLER:

· Derinlik saatleri

· Dalış Elbiseleri

· Regülatörler

· Yüzerlik Dengeleyiciler

· Kamera ve kılıflar (Housing)

· Dalış Bilgisayarları

Derinlik saatleri:

Kapiler derinlik saatleri deniz seviyesine göre kalibre edilmişlerdir. Basıncın iki katına çıktığı derinlikte, kapiler derinlik saatinin yarısı suyla dolmaktadır. Bu da 10 metre derinliğe karşılık gelmektedir. Aynı derinlik saati 2500 metre yükseklikte (0.7 ATM) kullanıldığında, ortam basıncının iki katına çıktığı derinliğin basıncı:

0.7 x 2 = 1.4 ATM olarak bulunacaktır. Bu basınç:

(1.4-0.7) x 10 = 7 metre derinliğe karşılık gelmektedir.

Kapiler derinlik saati 2500 metre yükseklikte, 10 metreyi gösterdiğinde gerçek derinlik 7 metredir, 30 metreyi gösterdiğinde ise gerçek derinlik 14 metredir (Şekil 1).

 

Bourdon tüplü ve diafram derinlik saatleri irtifaya çıkarıldığında ibreleri sıfır çubuğuna dayanır. Bu çubuk olmasa, derinlik saati basıncın azalmasını sıfırdan da geriye kayarak gösterecekti. Bir başka deyimle 2500 metrede (0.7 ATM) -3 metre derinliği gösterecekti. 2500 metre yükseklikte ancak 3 metre derinlikte iken basınç 1 ATM'ye geri döneceğinden, bourdon tüplü derinlik saatleri 3 metre derinlikte 0 metreyi gösterecektir. Bu nedenle gerçek derinliği bulmak için, derinlik saatinde okunan değere hep 3 metre daha eklemek gerekecektir (Şekil 2). Bazı tip derinlik saatlerinde altimetre ayarı bulunur. Bu saatler yüzeyde sıfırlandıktan sonra, gerçek dalış derinliğini gösterirler.

Altimetre ayarı olmayan derinlik saatleri, irtifaya çıkarıldıklarında yüzeyde sıfırın altını göstermeye zorlandığı için tekrar deniz seviyesine dönüldüğünde bu zorlanmadan dolayı kalibrasyonlarının bozulacağı yönünde uyarılar vardır. Bu tip bir varsayımın doğruluğunun sınanması amacıyla Kaçkar 97 araştırma gezisinde bir dizi deney gerçekleştirilmiştir. 9 derinlik saatleri gezi öncesinde basınç odasında test edilmiş, aynı test gezi dönüşünde yinelenmiştir. 9 derinlik saatinden sadece birinin bozulduğu gözlenmiştir. Malzeme zor şartlar altında taşındığından zarar gören derinlik saatinin taşıma sırasında arızalandığı varsayılmaktadır.

Elektronik derinlik saatlerinin bir kısmı gerçek derinliği gösterir. Bazılarının ise irtifaya göre kalibre edilmeleri gerekir.

 

Dalış Elbiseleri:

Kapalı hücre neoprenden yapılmış elbiselerin hacmi, basıncın azalmasıyla birlikte artar. Kaba bir hesap yapılacak olursa, elbisenin genleşmesinin getireceği yüzerlik artışı her 300 metre yükselti için dalgıç ağırlığının %0.2'si kadar artacaktır.

Yükseklikle birlikte azalan sıcaklık, kuru elbise kullanımını da zorunlu kılar. Kuru elbise eğer kapalı hücre neoprenden yapılmışsa kuru elbisenin sığ sularda yüzerlik dengeleme sorunu daha da artacaktır. Bu nedenle membran tipi kuru elbiseler tercih edilmelidir.

Kamera ve Kılıflar (Housing)

Kamera ve housingler yüksek irtifada kullanıldıktan sonra, deniz seviyesine geri dönerken kapakları kapatılmamalıdır. Çünkü ortam basıncı daha az iken kapak kapatıldığında, deniz seviyesine dönüldüğünde basınç artacağından kapağı açmak çok zor olabilir.

Yüzerlik:

Göl suyunun deniz suyundan daha az yoğun olması nedeniyle dalgıcın yüzerliği azalır. Azalma miktarı dalgıcın ağırlığının yaklaşık %2.5'ine eşittir. Ancak elbisenin irtifa ile genişlemesinin kazandırdığı yüzerlik bunu kısmen dengeler. Köplendirilmiş neopren tipi bir elbise için her 300 metre yükselti dalgıcın ağırlığının %0.2 si kadar bir yüzerlik artışı getirir. Tüm bunların sonucunda irtifa dalışında dalıcının daha mı az daha mı fazla ağırlık alması gerektiği irtifaya ve tuzluluğa bağlı olacaktır.

Örnek: 80 kilogramlık bir dalgıç 2400 metre yüksekte bir göle yapacağı dalışta ne kadar ağırlık almalıdır?

Çözüm: Dalgıç deniz seviyesinde yaklaşık olarak kütlesinin %10'u kadar ağırlık kullansa: 80 x 0.1 = 8 kg ağırlık almalıdır.

Elbisenin genişlemesinden dolayı ortaya çıkan yüzerlik artışının dalgıcın kütlesine oranı:

(2400/300) x 0.2 = %1.6 olacaktır.

Yüzerliği 80 x 0.016 = 1.28 kg artmıştır.

Öte yandan tatlı su nedeniyle 80 x 0.025 = 2 kg yüzerlik azalması görülür.

Sonuçta dalgıç deniz seviyesindekinden 2 - 1.28 = 0.72 kg daha az ağırlık almalıdır.

REGÜLATÖRLER:

Regülatörlerin donması önceki gezilerin en büyük sorunlarındandı. Yükseklikle birlikte azalan hava sıcaklığı ve yoğunluğu nedeniyle regülatörlerde donma sorunları sıkça görülür ve birici kademenin tamamen buzla kaplanmasına dahi neden olabilir. Özellikle satıhta, birinci kademe SUYUN DIŞINDAYKEN nefes alınması hızla donmaya neden olacaktır. Donmayı arttıran birinci kademe üzerindeki akış yüküdür. Özellikle acil durumda ahtapot ile çimlenmek bu akışı kaçınılmaz olarak arttıracağından 1997 yılında çift çıkışlı vanalara bağlı 2 bağımsız 1. kademe kullanılmıştır. Bunlardan her ikisine de manometre bağlı olup, dalıcının asıl kullandığı regülatör standart hortumlu, donmaya dayanıklı Sherwood Blizzarddı ve sağ vanaya takılıyordu. Yedek regülatör ise 120 cm hortumlu Sherwood Bilzzard diğer vana sıkışına takılıyor, ve akış yükünü azaltmak amacıyla denge yeleği ve kuru elbise çıkışları bu regülatör üzerinden alınıyordu.

Önceki gezilerde dalışların yaklaşık %30u regülatör donması yüzünden iptal edildi. 1997 yılında kullanılan Sherwood Blizzard regülatörlerde ise bu sayı 71 dalışta 3e düştü.

 

TÜM MALZEMELER ZORLU TAŞIMA ŞARTLARINDAN ETKİLENEBİLİR. KAÇKAR 97de Tüm donanım 17 katır tarafından taşınmıştır.

KAÇKAR 97de yüzerlik ve bakım problemlerini en aza indirmek için trilaminate kuru elbiseler tercih edildi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

16/6/2007 · Kategori: scuba

 

sıfır ve ikinci el dalış malzemelerimiz aşağıdaki linkte yer alan ERENCE DALIŞ VE DENİZ SPORLARI ve free dive linkinde satışa sunulmuştur.

 

http://www.ikincielim.com/iel/Dukkanlar/Erence  

 

www.freedive.denizdunyasi.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

12/5/2007 · Kategori: scuba

 

TÜRKİYE SUALTI SPORLARI FEDERASYONU

DONANIMLI DALIŞ YÖNERGESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ( 1 )

Madde 1- ( 1 ) Bu Yönergenin amacı; Ülkemiz karasularını kapsayan denizler, iç sular ve havuzlarda yapılacak tüm sportif amaçlı donanımlı dalışlarda uyulacak kuralların düzenlenmesini, dalış etkinliklerini ve eğitimlerini gerçekleştirecek dalış kuruluşlarının uyacakları temel kuralları ve yöntemleri belirlemektir.                                                                                                                      

Kapsam

Madde 2- ( 1 ) Bu Yönerge, sualtı sporları etkinlikleri ile ilgili olarak, dalış kuruluşlarının ve tüm dalıcıların, güvenli donanımlı dalış yapabilmeleri için uyacakları koşulları, yönergeleri ve bu kuruluşlar ile dalıcıların denetlenme ve yetkilendirme yöntemleri ile temel kurallarını kapsar.

Dayanak                                                                                                                        

             Madde 3- ( 1 ) Bu Yönerge, 21/11/1986 tarih ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 9’uncu maddesi 14/07/2004 tarihli ve 25522 sayılı  Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Özerk Federasyonları çerçeve statüsü ile 21/11/2006 tarih ve 26355 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Ana Statüsü’ne dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar                                                                                                                     

Madde 4- Bu yönergede geçen;                                                                                                             

Federasyon: Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunu, ( kısa yazılışı ile: TSSF ),                                                         

Federasyon Başkanı: Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Başkanını,

Yönetim Kurulu: Federasyon Yönetim Kurulunu

Genel Müdürlük: Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünü,

Genel Müdür: Gençlik ve Spor Genel Müdürünü,

İl Temsilcisi: Federasyonun görevlendirdiği il temsilcisini,

Disiplin Kurulu: Federasyon Disiplin Kurulunu,

Disiplin Yönergesi : Federasyon disiplin yönergesini,

CMAS: Dünya Sualtı Etkinlikleri Konfederasyonunu (Confederation Mondiale des Activites Subaquatiques),

WRSTC: Dünya Sportif Donanımlı Dalış Eğitim Kurulunu (World Recreational Scuba Training Council),

Dalış Kuruluşu: Federasyondan yetki belgesi almış sualtı sporları kulüplerini ve dalış merkezlerini,

Sualtı Sporları Kulübü: Dernekler Kanununa göre kurulmuş ve Federasyonca tescili yapılmış spor kulübünü,

Dalış Merkezi: Bu yönerge kapsamında yer alan sportif dalış etkinliklerini yapabilmek amacıyla, Türk Ticaret Kanununda tanımlanmış ticari şirket, ortaklık ya da özel kişi konumunda bulunan kuruluşları,

Dalıcı: Federasyonun uyguladığı ve onayladığı dalıcı belgesi olan ya da bu belgeye eşdeğer yabancı başka bir sportif dalış öğretisine ilişkin dalıcı belgesi olan ve belge düzeyinin sınırları içerisinde donanımlı dalış (SCUBA) yapabilen kişiyi,

Rehber Dalıcı: Dalış kuruluşlarında dalış yapmakta olan yabancı uyruklu dalıcılara rehberlik ve gözetmenlik görevi yetkisi olan dalıcıyı,

Dalış Eğitmeni: Federasyonun dalış eğitmeni belgelerinden birisi ya da başka bir sportif dalış öğretisinin eşdeğer eğitmenlik belgesi olan ve belge düzeyinin sınırları içerisinde donanımlı dalış (SCUBA) eğitimi veren ya da eğitim dalışı yaptıran kişiyi,

Uzman Dalıcı: Federasyonun uzmanlık eğitim dizgesi kapsamındaki dalışlara yönelik eğitim almış ve bu dalda belgesi olan dalıcıyı,

Uzman Dalıcı Eğitmeni: Federasyonun uzmanlık dalış eğitimi dizgesine uygun eğitim ve belge vermeye yetkili eğitmeni,

Sportif Dalış: Sualtını tanımak, sualtı canlılarını ve doğasını gözlemlemek, dalış deneyimini artırmak ve sualtını görüntülemek için eğlence ve dinlence amacıyla yapılan donanımlı dalışları,

Eğitim Dalışı: Dalıcı adaylarının ilk eğitimlerinin başlatılması ve her düzeydeki dalıcıların belge düzeylerinin yükseltilmesi amacı ile Federasyonun yetki belgeli bir dalış kuruluşunda görevli dalış eğitmeni eşliğinde düzenlenen dalışları,

Tanıtım Dalışı: Sualtını tanıtmak ve sevdirmek amacı ile dalıcı belgesi olmayanlara ön bilgi verilerek Federasyonun yetki belgeli bir dalış kuruluşunda görevli dalış eğitmeninin bire bir gözetiminde ve 5 metre derinliği geçmemek koşulu ile gerekli güvenlik önlemleri alınarak yapılan dalışı,

Yetki Belgesi: Federasyonca yayınlanan yönergelerle belirlenen kural ve gereklilikleri yerine getiren dalış kuruluşlarının etkinliklerini sürdürebilmeleri için Federasyonca verilen yetki belgesini, 

Dalış Bildirim Formu: Dalış kuruluşlarının, dalıştan önce dalışın yeri, tarihi ve dalıcıların adlarını içeren ve ilgili resmi kurumlara vermekle yükümlü oldukları bildirim formunu,

Bilgi Kayıt Formu: Dalış kuruluşlarının vermiş oldukları eğitime ilişkin dalıcı ve eğitmen belgesi istemek için doldurdukları ve Federasyona gönderdikleri formunu,

Dalıcı ve Dalış Eğitmeni Belgesi: Federasyonca verilen ya da onaylanan dalıcı ve dalış eğitmeni kimliğini ve diplomasını,

Dalıcı/Eğitmen Kimliği: Federasyonca verilen TSSF / CMAS plastik kimliğini,

Dalıcı/Eğitmen Diploması: Federasyonca verilen TSSF / CMAS duvar diplomasını,

Geçici Dalış Kimliği: Dalış eğitimi sonunda bilgi kayıt formu altından koparılarak dalıcıya verilen süreli geçici kimliğini,

Başka Eğitim Dizgesi Dalıcı ve Dalış Eğitmeni Belgesi: TSSF / CMAS dışındaki bir başka dalış eğitim dizgesinin dalıcı ve dalış eğitmeni belgesini,

Dalış İzin Kimliği: TSSF / CMAS dalıcı/eğitmen eğitim dizgesi dışında bir başka bir eğitim dizgesine ilişkin belgesi olan T.C. vatandaşı dalıcı ve dalış eğitmenlerinin, Türkiye karasuları ile iç sularında dalış yapabilmeleri için sorulduğunda yetkililere göstermek zorunda oldukları ve bir defaya özgü almış oldukları Federasyonca düzenlenmiş kimliği,

Dalış Kayıt Defteri: Dalıcıların yaptıkları donanımlı dalışlara ilişkin ayrıntılı bilgileri kapsayan ilgili dalış kuruluşu ya da kuruluş eğitmenine onaylattıkları defteri,

tanımlar. 

İKİNCİ BÖLÜM

Temel Kurallar

Dalışın Tanımı

Madde 5- ( 1 ) Donanımlı dalışın tanımı şöyledir;

Sıkıştırılmış hava ya da oksijen oranı artırılmış sıkıştırılmış hava solumaya olanak veren ve yüksek basınca dayanıklı taşınabilir tüp ve buna ilişkin donanım kullanılarak sualtında yapılan dalıştır (SCUBA).

Dalışta kullanılacak araç ve gereçler

Madde 6-( 1 ) Maske, soluma borusu, palet, dalış giysisi, patik, eldiven, ağırlık kemeri, kurşun ağırlık, basınçlı hava tüpü, basınç düzenleyicisi (regülatör), yedek hava kaynağı, ahtapot, denge yeleği, tüp basınç göstergesi, derinlik göstergesi, zaman saati, dalış bilgisayarı, beklemeli çıkış (dekompresyon) çizelgesi, sualtı yazı plakası, bıçak, pusula, sualtı feneri, dalış bayrağı ve şamandırası, çakar, kimyasal ışık çubukları, acil durum balonu ve sportif dalışa uygun diğer araç ve gereçlerden oluşur. Dalışlarda tüp basınç göstergesi ve derinlik göstergesi ya da bunları gösterebilen dalış bilgisayarı ile yedek ikinci kademe (ahtapot) bulundurulması zorunludur. Dalışlarda sualtında görüntüleme çalışması yapılabilir ve bu amaca uygun görüntüleme araç ve gereçleri kullanılabilir. Dalışlarda kullanılacak tüpleri doldurmak için karada ya da dalış teknelerinde basınçlı hava üreten kompresörler bulundurulabilir.  

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Dalış Kuruluşlarının, Dalıcı ve Rehber Dalıcıların

Yetki, Görev ve Sorumlulukları

Dalış kuruluşlarının yetkileri

Madde 7-( 1 ) Dalış kuruluşları, bu yönergedeki kural ve koşullara uygun olarak, dalış eğitimi vermeğe,  eğitim dalışı, sportif dalış ve tanıtım dalışı yaptırmaya yetkilidirler. TSSF / CMAS dizgesinde verilen eğitimlerde Federasyonun eğitim yayınlarını kullanmak ve uygulamak zorundadırlar. Federasyon gerektiğinde WRSTC ya da başka uluslararası kuralları onaylayabilir ve uygulayabilir. Dalış kuruluşları, bir yıldız, iki yıldız, üç yıldız dalıcı, uzman dalıcı ve bir yıldız, iki yıldız dalış eğitmeni eğitimini dilediklerinde verebilirler. Eğitim sonunda, başarılı olanlara, eğitim düzeyine göre bir yıldız, iki yıldız, üç yıldız dalıcı ve uzman dalıcı için geçici dalış kimliği düzenlemeye yetkilidirler. Bir yıldız ve iki yıldız dalış eğitmeni eğitimleri kuruluşlarca verilir. Eğitime katılanlara belgeleri Federasyonun düzenleyeceği sınavda başarılı olmak koşulu ile verilir.

Dalış Kuruluşlarının Görev ve Sorumlulukları

Madde 8-( 1 )  Dalış kuruluşları en az iki yıldız bir dalış eğitmeni ve bir rehber dalıcı ile sözleşme yapmak zorundadırlar. Dalış kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalışan dalış eğitmeni eğitim verebilir, eğitim ve tanıtım dalışı yaptırabilir. Yeri ve tarihini en geç 15 gün öncesinde Federasyona bildirerek eğitim düzenlerler. Eğitime katılan her öğrenci için de bir dosya düzenlerler. Öğrencilerin eğitim alabilme koşullarını yerine getirdiklerine ilişkin olarak hazırlanan bu dosyayı istendiğinde görevlilere göstermek üzere 10 yıl süre ile kuruluş merkezinde bulundururlar. Dalış kuruluşları, uygulamalı deniz eğitimlerini yaptırabilmek amacıyla geçici süreyle denize kıyısı olan bir başka ildeki dalış kuruluşunun tekne ve donanımlarından yararlanabilirler.

Geçici Dalış Kimliği

( 2 ) Dalış kuruluşu, eğitim sonunda başarılı olan öğrencinin bilgi kayıt formunu doldurur ve formun altında bulunan geçici dalış kimliği bölümünü öğrenciye verir. Bilgi kayıt formuna ve geçici dalış kimliğine öğrenci ile ilgili kimlik bilgileri, dalış eğitim düzeyi, eğitimi veren dalış eğitmeninin adı soyadı, eğitmen numarası, eğitimin bitiş tarihi yazılıp dalış eğitmeni ve öğrenciye imzalatılır. Geçici dalış kimliğinin geçerlilik süresi 6 aydır. Dalış kuruluşu, bilgi kayıt formu ile geçici dalış kimliğinin bir kopyasını saklar ve aslını eğitim bitiminden sonra bir ay içinde Federasyona gönderir. Bilgi kayıt formu Federasyona ulaştığında öğrencinin TSSF / CMAS asıl dalıcı kimliği / diploması hazırlanarak eğitimi vermiş olan dalış kuruluşuna ya da dalış kuruluşuna bilgi verilerek öğrencinin kendisine gönderilir.

Dalış Onayı

(3) Dalış kuruluşları, dalış yaptırabilmek için dalış tarihini, dalıcıların adlarını ve dalış yapacakları bölgenin yerini, hava koşulları el vermediğinde ise zorunlu olası değişik yeri, Sahil Güvenlik birimine ( yoksa Emniyet ya da Jandarma birimine ) önceden bildirmek zorundadırlar. Dalış kuruluşları, Federasyon görevlilerinin yapacağı denetlemelerde dalışlarda kullanacakları tüm donanımın uluslararası kurallara uygun olduğunu ve test yapıldığını gösteren belgeleri Federasyon görevlilerine göstermek zorundadırlar. Eğitim dalışı, sportif dalış ve tanıtım dalışının güvenli dalış kurallarına uygun olarak yürütülmesinden dalış kuruluşunun yetkilileri sorumludur.

Bir Yıldız ve İki Yıldız Dalış Eğitmeni Eğitimleri ve Sınavları

Madde 9-( 1 ) Dalış kuruluşları, bir yıldız ya da iki yıldız dalış eğitmeni eğitimlerine katılanların adlarını Federasyona bildirirler. Bildirilen kişiler Federasyonun önceden belirleyip açıkladığı gün ve yerde yapacağı eğitmen sınavlarına katılırlar. Sınavlar, Federasyon yönetim kurulunca görevlendirilen üç yıldız bir dalış eğitmeni yönetiminde düzenlenir. Görevli eğitmen, yeterlilik sınavında görev vereceği diğer dalış eğitmenlerini, sınavın yapılacağı yer ve günü belirler, Federasyon Başkanı’nın onayına sunar, onay aldıktan sonra uygular. Bu sınavlarda Federasyonun eğitim dizgesi uygulanır. Başarılı olanların adları ilgili dalış kuruluşuna iletilir. Kuruluş adları iletilenlerin bilgi kayıt formlarını düzenleyerek Federasyona gönderir. Federasyon, bilgi kayıt formuna göre düzenleyeceği eğitmen belgelerini dalış kuruluşuna ya da dalış kuruluşuna bilgi vererek ilgili kişiye gönderir.

            Üç Yıldız Dalış Eğitmeni, Uzman Dalıcı Eğitmeni ve Rehber Dalıcı Eğitimleri

Madde 10-( 1 ) Üç yıldız dalış eğitmeni, uzman dalıcı eğitmeni ve rehber dalıcı eğitimlerini düzenlemek ve bu eğitimlerin sonunda belge vermek Federasyonun yetkisindedir. Federasyon bu eğitimleri her yıl gerekli görüldüğü sayıda düzenler. Eğitimler, Federasyon yönetim kurulunca görevlendirilen üç yıldız bir dalış eğitmeni yönetiminde düzenlenir. Görevli eğitmen, eğitimde görev vereceği diğer dalış eğitmenlerini, eğitimin yapılacağı yer ve günü belirler, Federasyon Başkanı’nın onayına sunar, onay aldıktan sonra uygular. Bu eğitimde Federasyonun eğitim dizgesi uygulanır.

            ( 2 ) İki yıldız dalış eğitmenleri, Federasyonun düzenleyeceği uzman dalıcı eğitmeni eğitimlerine katılarak uzman dalıcı eğitmeni belgesi alabilirler. Belgelerini aldıktan sonra uzman dalıcı eğitimi verebilirler. Uzmanlık gerektiren dalışların konuları ve uzman dalıcı eğitmeni olabilme koşulları Federasyon Yönetim Kurulunca onaylanan yönerge ile belirlenir.

Dalış Eğitmeni ve Rehber Dalıcıların Görev, Yetki ve Sorumlulukları

Madde 11-( 1 ) Dalış eğitmeni ve rehber dalıcılar yalnız bir dalış kuruluşunda görev alabilirler. Dalış eğitmenleri ve rehber dalıcılar bir dalış kuruluşuna kayıtlı olmaksızın eğitmenlik ve rehberlik görevi yapamazlar. Yapılacak tüm dalışların güvenli dalış kurallarına uygun olarak yürütülmesinden, dalış kuruluşu yetkilileri ile birlikte eğitimi veren dalış eğitmeni ve rehber dalıcı da sorumludur.  

Dalıcıların Görev, Yetki ve Sorumlulukları

Madde 12-( 1 ) Dalıcı ve dalıcı adayları, Federasyondan yetki belgesi almamış kuruluşlar dışında ve yetkili bir dalış kuruluşuna kayıtlı olmayan dalış eğitmenlerinden eğitim alamazlar.

( 2 ) Dalıcı kimlikleri

Dalış yapacaklar, güvenlik birimlerince yapılacak denetlemelerde TSSF / CMAS dalıcı kimliklerini, başka dalış eğitim dizgesine ilişkin dalıcı belgesi olanlar ise dalış izin kimliklerini yetkililere göstermek zorundadırlar. Yabancı uyruklu dalıcılar ise kendi dalış kimliklerini göstermek zorundadırlar.

(3) Dalış izin kimliği

Federasyonca verilen TSSF / CMAS dalıcı ve eğitmen belgeleri dışında başka eğitim dizgesine ilişkin belgesi olan T.C. Vatandaşları, karasularımızda dalış yapabilmek için Federasyona başvurarak bir defaya özgü olmak üzere dalış izin kimliği alırlar ve sorulduğunda yetkililere göstermek zorundadırlar. TSSF / CMAS eğitmen/dalıcı kimliği ya da dalış izin kimliği olmayanların dalışları yetkili resmi güvenlik görevlilerince (Sahil Güvenlik Komutanlığı Birimleri, Jandarma Komutanlığı ve diğer yetkililerce) engellenir.

(4) Başka bir eğitim dizgesi dalıcı belgesi

Başka bir eğitim dizgesinden dalıcı belgesi olup eşdeğer TSSF / CMAS belgesi almak isteyenler, belgelerinin aslı ile Federasyona başvururlar. Federasyon, bilgi kayıt formunu doldurur, yönergelerinde belirtilen eşdeğer TSSF / CMAS dalıcı kimliğini hazırlar ve bedeli karşılığında belge sahibine gönderir. Yabancı uyruklu dalıcılar kendi dalıcı kimlikleri ile karasularımızda dalış yapabilirler.

(5) Kıyı dalışı