04/06/2006
CEMBER
Gri ve ruzgarli bir gun. Yuruyorum, yalniz.
Ruzgar saclarimi ucuruyor oradan oraya, yuruyorum. Dusunuyorum.
Insanlar, insanlar, bebekler, bebek arabalari ve ben
Niye buradayim, nasil geldim buraya, neden?
Elime gecen ne, gecmeyen ne?
Uzun bir yolculuk ve kendini unutmuslukla geldim. Evet dogru, belki de buradan baslamaliyim.
Deliriyordum, oluyordum, bitiyordum. Korkak olmasaydim daha erken bitecekti yasamim. O dereceydi yani.
Bir yok olus, bir ne ve nerede oldugunu bilememe, ne olacak kaygisi ve panik ataklar.
Uzun sure kendimi toparlayamadim. Belki 5 aydir buradayim ama yeni gelmis gibiyim. Nekahat donemindeki bir hasta gibiyim fena bir hastaliktan guc bela kurtulan.
Nasil bir tesaduf ve sansla buraya geldim ve simdi ne yapiyorum.
Dusunuyorum. Olanlari, kalanlari, benden gidenleri, bana gelecekleri.
Anlamaya calisiyorum yargilamadan, didiklemeden. Biriken ofkemin seyrelmesini bekliyorum.
Anlamak. Belki de kelime bu.
Bu, insanlari kabullenmemi sagliyor. O oyle, bu da boyle. Her insan baska bir alem ve ben ne kadar ofkelensem de onlar degismeyecek. Belki de en iyisi anlamak ve Kabul etmek.
Susmak. Beynimi susturmak.
Uyurken bile binbir cesit ruya ile uyuyamayan beynimi susturmak.
Neden, niye, sonuc?
Sonuc mu? Yok oyle birsey.
Son-uc. Neyin sonu neyin ucu.
Birsey biterken birsey basliyor ha!
Son-uc ha!
Yalan!
Ne biten var ne baslayan.
Birbirine gecmis cemberler birbirlerinin carklarini donduruyorlar sadece.
Olan bu.
Duz bir hat yok ki sonuc olsun.
Daireler var hizla donen.
Mutluluk mu?
Kime bagli, neye bagli, niye ille de mutluluk sonra?
Ya da birseye mi bagli mutluluk?
“su olursa cok mutlu olucam!”
Yalan!
Vallahi de yalan, billahi de yalan.
Dusunuyorum
Yuruyorum
Yalniz
Sessiz ve suskun
Ruzgar saclarimda geziyor
Kaldirim aralarinda sigara izmaritleri
Unutulmus su sisesi
Gri duvarlar
Yalniz banklar, kimsesiz
Ruzgar diyorum,
Ruzgar!
Basimi donduruyor.
Diyorum!
Dunyada bir nokta
O noktada bir ben
Bende deli ruzgarlar
Selamlar
Selamlar
|