seki - kösedere

• 5/4/2007 - Kösedereliler Boyabağı'nda dinlenir.

 

 

1boyaban_pann.jpg

GRUP GÖLGE OYUNU

1_boyaban.jpg

 

100_7051a.jpg

1___kosed.jpg

 

 

Balıkesirde Kösedereliler arada bir birlikte olup hasret giderirler.İşte öyle bir Piknik sonrası çay keyfi.Altta.

100_3335.jpg

 

 

 

 

100_3141.jpg

 

 

Yorum (0) :: Bağlantı

• 27/3/2007 - bahar resimleri

 

sek_dere11.jpg

marti2.jpg 

martii1.jpg 

100_2526.jpg 

atabayt_rk_ye.gif 

sek_derea2.jpg 

image028.jpg 

Sen
Akşamlar kadar,büyülü sıcak.
Rüyalarım kadar,sade güzeldin.
Başbaşa uzandık günlerce ıslak.
Boyabağında yaz bahçelerinin.

Yeşil pencerenden,bir gül at bana
ışıklarla dolsun gönlümün içi.
Geldim işte.Mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut,saçlarımda çiğ.

KÖSEDERE KÖYÜ :
İZMİR ili,KARABURUN İlçesine bağlı,Karaburun yarımadasının saklı cennet köylerinden biridir.

 

 image008.jpg

image052.jpg 

konak_2.jpg 

100_1911.jpg 

konak_izmir1.jpg 

image034.jpg 

1bahar1.jpg 

iki_kubagaaa.jpg 

1_kurba_111.jpg 

2006_sar.jpg 

1kartal8.jpg 

1kartal3.jpg 

100_0772.jpg 

1saksagan3.jpg 

 

100_2786.jpg 

100_3399.jpg 

horoz_ve_5_tavuk.jpg 

100_4537.jpg 

100_4223.jpg 

100_8210.jpg 

100_6622.jpg 

100_2900.jpg 

100_2902.jpg 

100_0227.jpg 

100_2854.jpg 

marti3.jpg 

Yorum (0) :: Bağlantı

• 24/3/2007 - KÖSEDERE - KARABURUN'CA

 

KÖSEDERE / KARABURUNCA

Yurdumuzun her yöresi bir kültür hazinesidir.Orta Asyadan kopup gelen dedelerimiz.Kendi kültürlerinin yanı sıra ulaştıkları yerlerin kültürleriyle kendi değerlerini harmanlayıp sürdürmüşlerdir. Dillerini korumuşlar gittikleri ,yada geldikleri yerdeki ifade biçimlerini kendi deyişleriyle sürdürmüşlerdir.Anadoluya geliş bin yıl olmasına rağmen bu gün kafkasyada hatta daha doğuda yaşayan orta asya kökenlilerin kullandığı kelimeler bizim kullandıklarımızla aynı kökten geldiği hatta aynı olduğu görülmüştür.Bu gün için gerek yazılı basın gerekse görsel medya bütün evlere girip misafir odamızın baş köşesinde , 24 saat açık dilimizi,dinimizi, kültürümüzü,dünya görüşümüzü,ahlak anlayışımızı ve bakış açımızı yönlendiren en büyük canavar , o kültür zenginliğimizi ortadan kaldırıyor televole kültürünü pompalıyor ama biz yinede Kösedere'yi ziyaret ettiğinizde, hatta Karaburunu ziyaret ettiğinizde yaşayan canlı tarihlerin birine merhaba diyecek şansınız olursa yaptığınız sohbeti daha sıcak kılmak ve rahat anlayabilmeniz için yöresel Türkçe kullanımı ile ilgili birkaç açıklama yapalım,

Ğ: Kullanımı

Kösedere / Karaburunca da Yumuşak g pek kullanılmaz.Biliyorsunuz Ğ harfiyle başlayan kelime Türkçemizde yoktur.Sonu ğ ile biten yada (k) harfinin (i ) eki aldığı durumlardaki (ğı) veya (ği ) eki şu şekilde söylenir.

AşaĞI Aşa Aşağı pınar Aşa pınar
AşaĞIya Aşaya AşaĞIya baktım. Aşaya baktım.
BoyabaĞI Boyaba BoyabaĞI çok güzel. Boyaba çok güzel

GeleceĞİ Gelece (Gelce) GeleceĞİ yok. Gelece (gelce) yok
GeleceĞİm Gelecem(Gelcem) Ben de geleceĞİm. Ben de gelecem(gelcem.)

BoyabaĞIna Boyabana BoyabaĞIna gideceĞİm. Boyabana gidecem.
BoyabaĞInın Boyabanın Boyabağının denizi Boyabanın denizi

YOR : Yerine TTURU

Fiillerde YOR ekini kullanırken ya İstanbul ağazı (azı) gibi ( r) yi atar (yo ) kullanır, geliyor ( geliyo ) yada , YOR'u tamamen atar. ( TTURU) kullanır.

YOR = TTURU
GeliYOR Geliyo = Gelitturu
OturuYOR Oturuyo = Oturutturu
BakıYOR Bakıyo = Bakıttıru
YapıYORsun Yapıyosun = Yapıtturusun

Devam edecek

  WEB KOSEDEREM

SEKİDERE KÖSEDERE BLOG

WEB KÖDER

WEB BLOG SEKİ

WEB KÖSEDERE ORG

 

 

 

Yorum (0) :: Bağlantı

• 10/3/2007 - 18.MART YAKLAŞIYOR

 

mehmete_sayg_.jpg

MEHMETÇİGE SAYGI ANITI:
Kanlı sırta çıkarken sağ taraftadır.
Hikayesi şudur;Kanlı sırtta yapılan siper muharebelerinde 8-10 m. mesafeli olan Türk ve düşman siperleri arasında süngü taarruzu devam ederken ,saha bir anda şehit ,ölü ve yaralılarla dolar.İkitaraf birbirlerine üstünlük sağlayamaz.Tekrar siperlere girilir.Eller tetikte beklemektedir. Bir süre sonra ,bir ölüm sessizliği hakim olan sahada,bir MEHMETÇİK ayağa kalkar.Yakınında olan ,binlerce km uzaktan öldürmeye gelmiş düşmanı ,ama yaralı ızdırap çekmekte olan Anzak subayını bir ana şefkatiyle kucaklar ve korkusuzca,mağrur yürür , düşman siperleri üzerine bırakarak geri döner. O kahraman Mehmetçiğin cesareti,insan sevgisi,centilmenliği günlerce savaş alanlarında konuşulmuştur.
Kanlı Sırt Anıtı Kanlı sırta çıkarken sağ taraftadır. Bu sırtlarda çok şiddetli çarpışmalar yapılmıştır. 1520 şehit ve 4750 yaralı vermemize rağmen kanlı sırt kahramanca savunulmuştur

 

 

ataturk32.jpg

18.MART ÇANAKKALE ZAFERİNİN KUTLAMALARI YAKLAŞIYOR.Şehitliklerin bakım ve onarımı yapılıyor.Bu hafta şehitliği gezmenin tam sırası.1915 de yokluk ve yoksulluk içinde,karşısında en güçlü silah ,sayıca üstün asker ve donanmalara karşı vatanını savunan ,topraklarına düşman postalları değdirmeyen bu toprakların asil kahramanları, şehitlerimiz ,gazilerimiz ruhunuz şad olsun.Rahat uyuyun.Bu gün de şartlar ne olursa olsun,dahili ve harici bedbahtlarımızın olacağını biliyoruz.Adını metodlarını değiştirip temcit pilavı gibi defalarca önümüze konulan hain emellerin karşısına duracak milyonlar,Atalarının emanetini,gurur ve sabırla korumak için uyanık ve hazır bekliyor.Bu topraklarda yaşayan herkesin Çanakkale Şehitlikleri gezmesi gerekir.Bu vatan için ,toprağa düşen askerimizin ve akan ecdat kanımızı o mekanlarda dolaşırken hissediyorsunuz.Saygı ve Minnetle anıyoruz. Şehitlikleri gezerken hissedilen duyguyu anlatmak,tarif etmek mümkün değil.Yaşamak gerek.

 

Büyük patlama...

18 Mart günü saat 17.00 olmuştur. Deniz savaşı bütün hızı ve şiddeti ile devam etmektedir. O ana kadar Türk topçusunun maharetli atışları ve Nusret'in gizlice döktüğü mayınlarının yardımı ile düşmanın, Bouvet zırhlısı batırılmış, Inflexible ve Irresistible ise ağır yaralanarak yan yatmış, düşmanda bir panik havası görülmeye başlanmıştı. Yan yatmış olan Irresistible'in hemen yanından, Ocean isimli zırhlı, bağından boşanmış azgın bir at gibi, tekme savururcasına, sağa sola ateş kusarak pervasız bir şekilde ileri gitmeye başlamıştı. Bilhassa Rumeli Hamidiye ve Rumeli Mecidiye tabyaları bu zırhlının açtığı ateşlerle toz duman içinde kalmıştı.

Tam o sırada Rumeli Mecidiye tabyasının ağır toplarının bulunduğu kısma Ocean'ın fırlattığı büyük bir düşman mermisi düşmüş, tabyanın cephaneliği isabet aldığından büyük bir infilak meydana gelmişti. Taş toprak ve insan parçaları havaya savrulmuş, tabya toz bulutları içinde kalmıştı.

Tabyada topçu yardımcılığı yapan, Balıkesir'in Havran-Çamlık (bügünkü ismiyle Kocaseyit) Köyü'nden Mehmet oğlu Seyit Onbaşı, patlamanın tesiriyle üzerine örtülmüş olan taş toprak parçalarını silkeleyip, başını kaldırdı, sağa sola bakındı. Hâlâ yaşıyordu. Şükür yaralanmamıştı da. Yanıbaşında takım arkadaşı Ali'yi gördü:

-Arkadaşlar nerdeler?

-Arkadaşlar mertebelerini buldular. Hepsi şehit oldular. Sadece sen ve ben kaldık.

Seyit doğrulup boğaz sularına bir göz attığında çok heyacanlandı. Düşman zırhlılarından bir tanesi (Ocean) sağa sola alev kusarak hızla ilerliyordu. Hemen istihkamdaki toplara bir göz attı. Bir tanesi dışında hepsi kullanılamaz derecede hasara uğramıştı. Çalışır vaziyette olan topa ait mermileri kaldırıp namluya sürülmesine yardımcı olan vinç tertibatının parçalanmış olduğunu fark etti. Ama birşeyler yapmalıydı.

İşte o an

Yerde, çalışabilir vaziyetteki topa ait dört adet mermi vardı. Sağına soluna bakındı başka mermi de kalmamıştı. Topun atış yapabilmesi için yerde duran mermilerin, birkaç basamaktan oluşan topun merdiveninden yukarı çıkarılıp namlu haznesine sürülmesi gerekiyordu. Ani bir kararla mermilerin yanına gitti. Arkadaşına:

-Gel Ali! Yardım et de şu mermiyi sırtıma alayım. Dedi. Arkadaşı şaşkın şaşkın bakarak:

-Bu mermilerin her biri 215 okka(275 Kg.) çeker. Kaldıramazsın Seyit! dedi.

-Bir deneyelim! diye cevap verdi.

Ellerini toprağa bulayıp tuttukları mermiyi Seyit'in sırtına koymaya muvaffak oldular. Seyit kemiklerinin çatırdadığını duyar gibi oldu. Gözlerinin önünden şimşekler geçtiğini zannetti. Boyun damarları parmak gibi dışarı çıkmıştı. Hafif sendeledikten sonra topun merdivenlerini teker teker, yavaş yavaş çıktı. Arkadaşının yardımiyle mermiyi topa sürmeye muvaffak oldu. Nişan tertibatını yeniden ayarlayarak besmeleyle ateşledi. Bu üçüncü mermi, gemiye kıç tarafından su hizasından isabet edip patladı. Geminin dümen tertibatı parçalandı. Dümensiz kalan gemi geniş yaylar çizerek başıboş sürüklenmeye başladı.

Koşar adım yanlarına gelen batarya komutanı Hilmi Bey, yanlarında iki Alman subayı olduğu halde takdir dolu gözlerle bakarak:

-Sen miydin Seyit? Vurdun gemiyi, dedi.

Ocean sulara gömülüyor

Az sonra kulakları sağır eden bir patlama oldu. Denize baktıklarında az önce Seyit'in dümenini tahrip ettiği, başı boş dolaşmaya başlayan geminin, siyah dumanların içinde kaldığını, dumanlar biraz dağıldığında da yan tarafa doğru yatmakta olduğunu gördüler.

Evet Ocean başıboş ve dümensiz kaldığı için Nusret'in mayınlarından birine çarpmış ve hızla batıyordu. Siperlerin arkasından ve gözetleme yerlerinden tekbir sesleri yükseliyor, alkışlarla ortalık çınlıyor, birbirlerine sarılan komutan ve askerler sevinç gözyaşlarına boğuluyordu... Seyit Onbaşı'nın attığı mermi, bir tek mermi, çılgın OCEAN'ı durdurmakla kalmamış savaşın kaderini de değiştirmiştir.

Ertesi günü istihkamları tek tek dolaşmaya başlayan Müstahkem Mevki Komutanı Cevad Bey, Seyit'in kahramanlığını öğrenir:

-Evladım bu mermileri nasıl kaldırıp, topun namlusuna sürdüğünü bize gösterebilir misin?

Seyit biraz mahcup bir eda ile, aynı türden bir merminin yanına gider, ellerini toprağa sürer, besmele çekerek mermiye sarılır, fakat mermiyi yerinden bile kımıldatamaz. Bu tarihi olayın belgelenmesi için, merminin ağaçtan bir modelini yaparlar, Seyit Onbaşı'ya bunu kaldırtarak fotoğrafını çekerler. Gerçekten de bu fotoğraf dünya basınında yer almış ve bugün de arşivlerde mevcuttur.

bataryalar1.jpg

topbat1.jpg

 

 

ata5.jpg

ata6.jpg

Yorum (0) :: Bağlantı

• 19/2/2007 - PINARLARIMIZ

1_skosederecom.gif

 

1__izgi_alt.gif

pinar___lar_m_z.gif

1a_a_p_nar_b_y_k.jpg

Pınarlar yöremiz tarihine ışık tutan en önemli yapılardır.Köyümüz arazileri civarında 20 ye yakın benzer pınar vardır.Yanda görünenler köyün doğu tarafında ,denize doğru uzanan arazilere ismini veren AŞAPINAR'lardır.Altta 'Katır Pınarı ,yanda AŞAPINAR,yanında da hayvan pınarı görülmektedir.AŞAPINAR'ın anlında ki yazıt ne yazıkki define avcıları tarafından sökülmüştür.Ne zaman yapıldıkları bilinmemekle birlikte köy içinde bulunan YUKARPINAR'ın(yukarıdaki pınar) anlındaki yazıtta 1071 tarihi ve pınarı yaptıranın adı ile birlikte bir şiir olduğu söylenmektedir.

1_a_a_kat_r_p_n.jpg

1_a_a_p_nar_n__hay_p_nar.jpg

1__izgi_2.gif

1_yukarp_nar.jpg

YUKARPINAR (Yukarı Pınar) :Köyün içinde ve Merkezindedir.Köy Meydanına yakındır.Anlında Yazıtı vardır.Köyün iki mahallesi Aşaseki ve Yukarseki mahallelerinin ortasındadır.Köy su ihtiyacının büyük bir kısmını bu pınardan sağlamakta idi.Yanında Hayvan pınarı vardır.Kitabesinde 1071 tarihi okunmaktadır.Yazıda pınarı yaptıran ile birlikte bir deyiş de bulunmaktadır.
Alta OVACIK köyü pınarları görülmekte ,köy pınarının alnındaki armalı taş neyazıkkki define avcıları tarafından sökülmüştür.1970 li yıllara kadar ,80 hanenin yaşadığı AşaOvacık yaylasının su ihtiyacının tamamına yakını bu pınarlardan sağlanırdı.

1_ovac_k_k_y_p_nar__ha.jpg

1_ovac_k_k___k_p_nar1a.jpg

1_ova_k___k_p_n_2.jpg

1__izgi3.gif

1_p_nar_a_a_ova_k_y_mk-ha.jpg

1keserlen_1.jpg

1asa2s_pinar.jpg

Yöremizde bütün olumsuz koşullara rağmen ayakta durabilen tarihi Pınarlarımızın bazılarını şöyle sıralayalım.Kuzeyden güneye doğru :1-İçmekıyısı Pınarı Köyümüze ait koylardan İçmekıyısı Ardıçdibi mevkisindedir.2-Hacı Dayının Pınarı :İçme kıyısı vadinin içindedir.3-Yukar Boyabağı Pınarı:Karaburun yarımadasının en güzel koyu diyebiliriz ama mütevazi olalım:)" en güzel koylarından birinde" Kavak dibindedir.4-Yukar boyabağ tepe pınarı"Kadir Çavuşların Pınarı olarak ta bilinir".Boyabağ tepesindedir.5-AşaBoyabağ pınarı.Aşaboyabağı sahildedir.6-Paşa Pınarı.Aşaboyabağa inen derenin asfaltı kestiği yerdedir.İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa tarafından yaptırılan iki pınardan biridir.Mermer Kaplamadır.7-Kapısça Pınarı .Aşaboyabağından gelip Akdağın eteklerine uzanan vadinin dağ ile kesiştiği noktadadır.8-Bahar Pınarı.Adından da anlaşıldığı gibi sadece baharda akardı.Büyükderede yolkenarında.9-Sütlüce pınarı 10-Aşapınar 11-Katır pınarı 12-Yukarpınar 13-Bahçebağ pınarı 14-Başpınar 15-Kavaklı Pınarı 16-Sıraca Pınarı 17- Karaağaç Pınarı 18-YukarKaraağaç pınarı 19-Keserlen Pınarı 20-AşaOVACIK Köy pınarı 21- AşaOvacık küçük pınar 22 -Tavucak Pınarı 23-YukarOvacık Pınarı

1__izgi4.gif

1bdk.jpg

www.golgeoyunu.net

1a.ovacik.jpg

 

pankosedere1.jpg

Yukarıda Akdağ'a çıkarken Sivri dibinden KÖSEDERE'ye bakış.Üstteki resim Alternatif Truzim faliyetlerine uygun coğrafi yapıda ,çok eski zamandan beri kullanılan bu dağ yolundan çekilmiştir. Ayağımızı bastığı noktada alttaki resimde görünen arnavut kaldırımları vardır.Yukarıya doğru çıktığımızda Osmanoğlu Sıracası, Mahmutoğlu Sıracası ,Halil Öldü,Çürükçü , Üç kuyular vs gibi yaylaklar ve bu bölgelerdeki büyük küçük mağaralar keşfedilmeyi beklemektedir.Biz bu resimleri çektiğimizde bayramdı .Sivriden KÖSEDERE'ye bakmak için proğramlanmıştık.Aile aşağıda bayram ziyareti için bizi bekliyordu.Çok hızlı bir çıkış yaptık.Resim çekip döndük.Tarafımızdan bilinen Sıracalara ve diğer keşfedilecek yerlere çıkmadık.
Çürükçü'deki kuyudan bir bardak su içerseniz göreceksiniz ki buzdolabından çıkmış gibidir.Daha yukarıda Akdağ'ın yüksek tepelerine çıktığınızda Üç Kuyular'a ulaşırsınız.Buradan Yayla köyüne de ulaşılabilir.Bu bölgelerde bir keçi sürüsüyle karşılaşabilirsiniz.Mayıs ayında kırkım çobanların yöresel bayramıdır.Jeolojik yapı olarak Akdağ ve etrafındaki tepeler tamamen Jura yaşlı kristalize kireç taşından oluşmuştur diyebiliriz .Jura yaşlı kristalize kireç taşları kırıklı,çatlaklı,bol karstik boşluklu bir yapı göstermektedir.Bölgede birçok fay hattı olup oluşan yarlar tırmanışa uygun zeminler oluşturmuştur.Bu güne kadar hiçbir gözlem ve araştırma yapılmayan yöremizde belkide küçük bir inin devamında yada bir çalının gizlediği keşfedilmeyi bekleyen bir mağara vardır.

100_19341.jpg 

 

1ak1.jpg

 

100_2045.jpg

 Zeytin Toplarken.Bir bir taşın toprağın arasından toplayıp sofraya sunmak kutsal bir iştir.

100_2052.jpg

 

 100_2021.jpg

 Üstte Nergiz Tarlası.Altta AşaBoyabağı Dalyan kayaları 1 m'den   12 m'ye kadarı atlayış yapmaya uygundur.

1_boya_dal_kaya_pan2.jpg

Yorum (0) :: Bağlantı

Hakkımda

Seki Nereden Geliyor. SEKİ : Kelime anlamı tepenin üzerindeki düzlüktür.Köyümüz deniz manzaralı bir Sekide kurulmuştur.Onun içindir ki eski adı "Ağalarseki"dir.Köyümüzün iki mahallesi vardır.Köy meydanının deniz tarafı "Aşağı Seki" ,Ovacık tarafı Yukarı Seki diye adlandırılır.Biz de "Ağalarseki'nin" Ağalarını bir kenara koyduk.Geriye "Seki" kaldı.Onun için bloğumuzun adını "Seki" koyduk.SEKİ'de buluşacağız. www.blogcu.com/seki KÖSEDERE'lilerin blokcuğudur. Seki ye hoşgeldiniz. KÖSEDERE KÖYÜ : Eski adı Ağalarsekidir. İdari yönden İzmir ili Karaburun ilçesine bağlıdır. Karaburun yarımadasının en güzel koylarından Yukarı Boyabağı,İçmekıyısı ,Aşağı boyabağı gibi koylara,Aşağı Ovacık,Karaağaç,Balaban ve iki sıraca yaylalarına sahiptir. Bu sahiilerin ve yaylaların tabii güzellikleri korunmuştur.Kösedere Mutfağı Yemek çeşitleriyle ünlüdür. KÖSEDERE Hurma Zeytini,Kösedere Sızma zeytinyağını.Kösedere Pemezini,Kösedere sultaniyesini ve kirazlarını muhakkak tatmalısınız.Köy meydanında çay ve kahve içmeyi unutmayınız.Çam ağaçlarının yoğun gölgesinde kahvaltı ve akşam çayı çok iyi gider.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

  • havadurumu
  • kardes siteler
  • Arkadaşlar

    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:6
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa