80' lerde çocuk olmak demek ...

28/9/2006

 

                            

 

   1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış olmak !...

 

 

Alo kullanmak,
Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak kadar şanslı olmak
demek.
Voltran Voltran Voltran,tunder tunder tunder cats demek ,

 depozito toplamak adına kola şişesi biriktirmek demek , peynirli tombi demek
sopaya torba takıp yakarak koşmak demek

Adile Naşit`ten masal dinlemek demek...

Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
Clementine, He-man, She-ra, Transformers,susam sokağı demek.

 

 

  Okula siyah önlükle gitmek demek. İhtilal çocuğu demek, Köle
İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
Acidçi misin metalci mi demek... Moruk demek,Herild yani demek, Hey
corc versene borc talebine olmaz maykil bende de yok cevabını vermek, geriye


dönüp baktıkça iç geçirmek demek...
Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda almış
demektir.

                             
Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek,

Cumhurbaşkanı denince Turgut Özal'ı hatırlamak demek

Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak birileri vardır" diyebilmek demek

Eti kemik geçiyor demek; odanın ortasına çarşaflardan çadır kurup oynamak
demek ,
renkli küçük poşetteki kolanyaları patlatmak,horoz şeker demek

Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak!

Ne sorusuna zınk cevabı vermekten zevk duymak,
büyüteç ile kağıt yakmak 9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı
yaşamak,
sinek ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak
demek.
Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
sayıldığı,el
değmemiş bir hayat demek...

 

 
Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek. pazar akşamları
mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek.

parliament gece sineması demek

 Sesi açip kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki düğmelere basmak zorunda olmak demek

Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek...

 

 

plastik renkli bilezikler biriktirmek demek.
fantayla kolayı karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.
Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
başlayan maniler yazmak, mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen
kokulu silgi, leblebi tozu çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri,

 hulohop, ayak bileğine takılarak çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker toplamak, müsaitseniz annemler size gelecek demek.


 

TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
kalkarak,
marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra
çıkan tiz
"biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek.


Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, Challenger'ın olduğu günkü
haberleri hatırlamak demek..
Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek. Yazlık diskolarda içeri alınmamak
demek, bunun için ağlamak ve içeride - her nedense- You are in the army
now-
şarkısında sarmaş dolaş dans eden abi ve ablalara bakarak özenmek demek
Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
"Zeki Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak, Kenan evren´in
cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü basamaklarından
yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

 İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak Aldım çantamı kolumaaa, çıktım Dallas yoluna, ben Babi´yi beklerken, Ceyar girdi koluma şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.

 

 

 


Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de
çikolata alacağım. biz biz olalım yemeklerden önceeee, lavaboya
koşalım,
hafta da bir kere tırnakları keselim, fırçalayı p onları tertemiz
olalım
diye şarkılar ezberleyen bir nesil olmak Videocudan American Ninja,



 Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri kiralamak demek """"Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve ikisinden de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek"""""


Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
çivisinin çıkışını görerek büyümek demek Apartmanın çatısına 5 metrelik
anten takıp üstüne de tencere kapağı bağlayan bir abinin sizi TV önüne
oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırarak anteni ayarlamaya çalışması
.
Yunanistan kanallarını görüntülemek adına ..
oldu oldu diye camdan kafayı çıkarı bağırmak ve kimsenin buna
şaşırmaması
demek.
Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa.. Üstelik Yunanca tek kelime
anlamasanız da gündüz vakti çizgi film izlemek için az debelenmemiş
olmak
demek... Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl
demek...
TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana
getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek
demek, Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek
demek...

   ya sence....

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

dünden kalanlar...

dünden kalanlar , biz ve hayat ..

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

    Kategori yok

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro