Tatildeyim
Tatildeyim.
Dönünce yeni projem
var,
bekleyin anacım.
Öptüm.
Kalıcı Bağlantı Yorum (4)
New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu
anlatiyor:
Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar
vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar
verecegim. Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir?
Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar
cikarip adama uzatmis.
Soru sorma sirasi sarisina gelmis:
-Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir? Adam
dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis...
Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus:
-Cevap ne?
Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis...
Kalıcı Bağlantı Yorum (0)
Hoca günümüzde...
TRAFİKTEN boğulan İstanbul halkı Nasrettin Hoca'ya gitmiş.. "Bize bir çare bul, büyüklerimiz bulamıyor" diye..
"Recep Tayip Bey'i İstanbul'a çağırın" demiş Hoca.. Çağırmışlar.. Yollar kesilmiş, trafik daha da sıkışmış.. Halk evine 2 saatte gider olmuş.
"Bre aman" diye Hocaya koşmuş, halk yine..
"Bush'u da çağırın" demiş Hoca.. O da gelmiş.. Yollar daha da kesilmiş.. Halk evine 4 saatte gider olmuş..
"Aman Hoca ne'ttin" diye koşmuşlar gene..
"Papa da gelsin" demiş Hoca.. Papa da gelmiş İstanbul'a.. Ve halk evine gidemez olmuş.. Hocaya da varamamışlar artık. Cep telefonu ile aramışlar..
Hoca demiş ki, "Recep Tayip Bey de, Bush da, Papa da, kendi kentlerine dönsünler.."
Dönmüş üçü de..
Halk Hocaya koşmuş.. "Allah senden razı olsun.. Nasıl da çözdün trafiği.. Bir ferahladık, bir ferahladık, sorma" diye ellerine kapanmışlar..
http://yagmur-damlasi.blogspot.com/2006/12/hava-ok-gzel.html alıntıdır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (6)
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoş görmeyi barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
izzet-i-nefislerini yıkanlar,
hiçbir zaman yardım istemeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değistirme riskine bile girmeyenler,
veya bir yabancı ile konuşmayanlar,
Yavaş yavaş ölürler
İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar
Yavaş yavaş ölürler
Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Şimdi Yaşayın
Bu gün riske girin
Hemen harekete geçin
Kendini yavaş ölüme teslim etme!
Mutluluktan kaçınma!
Pablo Neruda
Muere lentamente quien no viaja,
quien no lee,
quien no oye música,
quien no encuentra gracia en sí mismo.
Muere lentamente
quien destruye su amor própio,
quien no se deja ayudar.
Muere lentamente
quien se transforma en esclavo del hábito
repitiendo todos los días los mismos trayectos,
quien no cambia de marca,
no se atreve a cambiar el color de su vestimenta
o bien no conversa con quien no conoce.
Muere lentamente
quien evita una pasión y su remolino de emociones,
justamente éstas que regresan el brillo a los ojos
y restauran los corazones destrozados.
Muere lentamente
quien no gira el volante cuando está infeliz con
su trabajo, o su amor,
quien no arriesga lo cierto ni lo incierto para ir
atrás de un sueño
quien no se permite, ni siquiera una vez en su vida,
huir de los consejos sensatos...
¡ Vive hoy !
¡ Arriesga hoy !
¡ Hazlo hoy !
¡ No te dejes morir lentamente !
¡ NO TE IMPIDAS SER FELIZ !
Pablo Neruda
Kalıcı Bağlantı Yorum (3)