TemizEkran :::...:: www.temizekran.com

12/4/2006 - Bu Kadar Miskinlik Yeter

Kategori: hamit akcay

"Tohum saç bitmezse toprak utansın

hedefe varmayan mızrak utansın

hey gidi küheylan sen koşmana bak

çatlarsan doğuran kısrak utansın"

 

                            N.F.Kısakürek

21 YorumYorum yaz!Bağlantı

14/2/2006 - Yeni Bir Çocuk Kanalı

Digiturk 61 nolu kanalda Baby TV yayınlanmaya başladı. 0-3 yaş arasını hedefleyen, çok güzel bir kanal. Türkçe olmaması önce beni üzdüyse de yabancı dil eğitimi açısından hoş olabileceğine karar verdim.

 

Tavsiye ediyorum.

12 YorumYorum yaz!Bağlantı

18/12/2005 - Sitem

Kategori: metebilge

Şimdi ben buraya birşeyler yazıyorum ya. Boşluğa doğru konuşuyorum sanki. Kimseden ne cevap ne tepki. İstatistikler de olmasa gelen yok diyeceğim ya, birileri uyduruyor o rakamları herhalde." Tepkisiz Kalma " yalım, arkadaş listemize bu bloğu ekleyelim yeter ama daha başka tepki de olmasın. Mı? Diye soracağım ama ona da cevap gelmeyecek şimdi.

 

Bu arada, arkadaşlar aranızda Temiz Ekran Forum'a üye olanınız var mı? Yok mu?

(Bak hâlâ soru soruyorum)

 

Buradan buyuralım lütfen.

 

 

13 YorumYorum yaz!Bağlantı

15/12/2005 - Paylaşım

Kategori: metebilge

Ben televizyon seyretmiyorum. İçine her türlü saçmalık katılmış magazin kokan, aynı görüntüleri tekrar tekrar yayınlayan haberler, eli silah tutan gözü dönmüş insanların doluştuğu diziler, telefon bağlantısı yapan eğlence programları, kimsenin kimseyi dinlemediği tartışmalar , içimi daraltan ağlama duvarı kadın programları izlenmeye değer değil bence. Ama gerçekten çok güzel, emek verilmiş, kaliteli yayınlar da var. Aralarda gözden kaçtıklarından bir müddet sonra kayboluyorlar. Sadece kötü olanları belirtmek yeterli değil, güzel olana da hakkını vermeli.

 

Aklımıza gelen güzel programları paylaşalım ...

 

 

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

9/12/2005 - Tepki

Kategori: metebilge

Hani her şey iyice heyecanlanmıştır artık da araya reklâm girer, on beş dakika süren o reklâmdan sonra sadece son yazısı çıkar ortaya,

Hani tam başlayacakken beklediğin haber "az sonra" olur

Program sona erdiğinde jenerik yayınlanmadan bir anda kesilir ya hani boşlukta kalırsın tokat yemiş gibi ,

Hani saatine göre geçersin tv başına ama iki saat sonra başlar ya beklediğin program

Sinirleniyorum ben o zaman...

Aldatılmak (Aptal yerine konmak) çileden çıkartıyor.

Haksız mıyım?

8 YorumYorum yaz!Bağlantı

5/12/2005 -

Zehirli cam: Televizyon!

Zehirli cam: Televizyon!
Televizyon, doğru kullanıldığında, kültür üretme yeteneğine sahip önemli bir araç. Türkiye, televizyonu bir çocukluk dönemi salgın hastalığı olarak yaşıyor

(643 kişi okudu)

HASAN BÜLENT KAHRAMAN (Arşivi)

Ne yalan söyleyeyim, başta Adnan Yıldız'ın Radikal 2'de yayımlanan yazısını okuyana kadar yılın belli bir tarihinde televizyonların kapatılmasını içeren bir kampanyadan, protestodan haberdar değildim. Sonradan basında yayımlanan birkaç yazıdan işin daha geniş bir boyut taşıdığını öğrendim.
Kimi ilgilendirir bilmem ama, söyleyeyim, ben öyle televizyon tutkunlarından değilim. Son zamanlarda biraz daha fazla izliyorum. Eskiden bütün bütüne ihmal ederdim bu aygıtı. Arada bir sadece haberler için açardım. Derken, televizyonun kapasitesi genişledi. Film kanalları ortaya çıktı. Şimdi, günün, gecenin hangi saatinde açarsanız açın, iyi kötü dişe dokunur bir film yakalama olanağı var. Yarısından, belli bir noktasından izlemeye başlamak gam değilse karşısına geçip izleyebilirsiniz. Buna rağmen TV'nin kültürel bir ortam olmasını içtenlikle isterdim.
Televizyon, öyle yabana atılacak bir şey değil. Tam tersine, yerinde ve doğru kullanıldığında dünyanın en önemli araçlarından birisi. Bütün o tür araçlarda olduğu gibi, 'yanlış' kullanılması halinde de dünyanın en tehlikeli aracına dönüşüyor. Bu iki birbirini tamamlayan özelliğin birlikte bulunmasının nedeni televizyonun en geniş anlamıyla bir kültür üretme yeteneğine sahip olması. Toplumla kültürün bir araya geldiği her düzlemde bu sorun kendisini gösterir. Tarihin öğrettiği en önemli gerçeklerden birisi bu.
Kitlenin belli bir kültürle işlenmesi, ardından aynı kültürle yönlendirilmek istenmesi, aslına bakılırsa başından beri bilinen bir gerçek. Kapitalizm bunu sistematik hale getirdi. Onu bir endüstriye dönüştürdü. Kitle kültürü denilen şey, bütün boyutlarıyla bu saptamanın içinden doğdu. Siyaset bu gerçeği elbette biliyordu, kadim çağlardan başlayarak. Fakat, gene 20. yüzyılın geliştirdiği totaliter rejimler bu ilişkiyi de sistematikleştirdi. Fakat bu genel gerçeğe rağmen işin düğüm noktasını Faşizm ve Nazizm oluşturdu. Faşizmin (Nazizmi de içerecek biçimde) yürüttüğü propaganda faaliyeti öncelikle kitlenin belli bir ideoloji etrafında yönlendirilmesine dönüktü. Bunun aracı da kitle iletişim organlarıydı. Sinema ve radyo, yazılı basın bu alanlarda işlevsel olmak zorundaydı. İlginçtir, Sovyet rejimi aynı mantığı benimsemesine karşın daha farklı bir yöntem izledi ve sadece üretilecek kültürün temel kodlarına müdahale etmekle yetindi. Sinema özellikle devrimin ilk yıllarında etkili bir araçtı. Daha sonra sadece 'toplum için sanat' anlamına gelecek bir ideolojik çerçevenin hazırlanması ve sanatçılardan buna uyulmasını istemek (hiç de öyle hafife alınacak bir şey olmadığını belirtelim) yeterli görüldü.

Pop Sanatın etkisi
Bu, kitleyle kültürün buluşturulması sorunu nihayet 1960 sonrasında bambaşka bir anlam, güç ve boyut kazandı ki, Pop Sanatın çıkışıyla televizyonun büyük etkinliği bu yıllarda üst üste çakışır. Her iki şey de dünyanın bir boş gösterge olarak algılanmasıyla ilgilidir. Gerek Pop Sanat gerekse televizyon, dünyayı kendisi olarak değerlendirmek zorunda olmayan, onu bir bilgi nesnesi olarak kavramayan, tam tersine dünyayı bir görüntü nesnesi olarak tanımlayan süreçlerdir. Bu, televizyonun, Baudrillard'ın başka bir bağlamda dile getirdiği gibi, artık bir medya olarak kendisine bağımlı hale gelmesidir. Televizyonun dünyadan sanal bir biçimde kopmasıdır. Görüntü üreten, dolayısıyla da dünyanın nesnel gerçeği değil, sadece görselliği üstünden kendisini kuran ve salt onun üstünde düşünen bir varlık artık televizyon. Bir anlamda gerçeğin ortadan kalktığı bir düzey. O zaman daha da vahim bir şey ortaya çıkıyor. Kitleler bu sanal gerçeği gerçeğin kendisi kabul edip varoluşlarını ve onunla özdeş ideolojilerini gene o sanallık üstünden üretiyorlar.
Bunu aşmanın bir yolu var. Televizyonların, adını koyarak söyleyelim, yüksek kültürle belli bir ölçüde içlidışlı olması. Yahut da, daha geniş anlamıyla, televizyonların, düşünsel, eleştirel ve sorgulamacı bir dünyaya açılması. Bunu yapan kanallar var elbette. Arte, örneğin böyle bir kanal. Benim sürekli izlediğim tek kanal olan Mezzo böyle bir kanal. Çünkü, kültürel sorgulama son kertede bilinç, yani 'okuma', sözellik ağırlıklı bir dünyadır. Görsellik, eğer kendisini amaç edinmişse bunu dışlar.
Türkiye, televizyonu, henüz bir çocukluk dönemi salgın hastalığı olarak yaşıyor. Sözel kültürünü oluşturmadan görsel kültüre sıçramış toplumların boşluğunu yaşıyor. Televizyon bu boşluğun hem öznesi hem de nesnesi. Yani, onu yarattığı kadar, onu, kendisini yaratmak için de kullanıyor. Son zamanlarda salgın niteliği kazanan diziler bunun bir sonucu. Diziler, elbette her şey gibi, belli bir sosyolojiyi içlerinde barındırsalar da, sonuç itibarıyla sanalın çok ötesinde 'yapay' bir dünyanın dışavurumu. Televizyonun yukarıda söylediğim gibi dünyadan sanal olarak kopmasının ve kendi üstüne kapanmasının bir aracı.
Bu, aşılabilir mi? Doğrusu iyimser olmak için ortada bir gösterge yok. Tam tersine, toplum da televizyonlar da kendi ürettikleri bu sanallıktan memnun. Ayrıca, televizyonun gücüne meydan okuyacak bir güç yok. O zaman sadece bir sanallık aracı olmakla kalmıyor, televizyon, aynı zamanda bir metaya da dönüşüyor. Kitlenin bir ticaret anlayışının boyunduruğu altında kalmasına yol açıyor.
Seyretmemek bir çare değil kanımca. Tam tersine, mücadele etmek televizyonla ve onun dönüşümü için direnmek gerek!

 

12 Mayıs 2005 Radikal

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

4/12/2005 - Jo Jo

Aslında bir çok çocuk kanalına göre iyi sayılır. Belgeseller, yararlı bilgiler var içinde. Aklıma takılan şu ki neden ilk Türk çocuk kanalının ismi Jo Jo? Başka hiç isim yok mu güzel türkçemizde?

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

1/12/2005 - Zapping

Kategori: metebilge

Saat 22:00 televizyonu açıyorum.

 

Show, Hayalet Gemi, bunu seyretmiştim, geç.

 

TRT1, Sefalar Getirdiniz.

 

Bu şarkıyı çok severim, yıllar öncesine gittim bir anda. Burada durabilirim biraz.

 

Dokunma kalbime zira çok incedir kırılır

O tıpkı mâbede benzer ki orda hıçkırılır.

Gülersen aşkıma gönlüm harab olur yıkılır

O tıpkı mâbede benzer ki orda hıçkırılır.

 

Olumlu olumsuz yanlarına rağmen hâlâ diğer çoğu kanalda bulamadığım güzelliklere burada rastlayabiliyorum. Ama onlar da çok yetersiz oysa ellerinin altında o kadar büyük imkân var ki.

 

Kanal D , reklâm.

 

Göklerden rengârenk birşeyler dökülüyor. ... imiş hayatımızın bankası artık. Bak bundan hiç haberim yoktu. Hoplaya zıplaya mutlu mesut yaşayabiliriz artık.

 

Atv. Aliye

 

Daha televizyon ile yeni tanışıyorum diziler bir anda ağır gelebilir, bunu da geçelim.

 

Bu gece de film gecesiymiş, çoğu kanalda film var.Ama ben türkçe dublaj film izlemeyi sevmiyorum. Bunu daha sonra uzun uzun anatırım.

 

Kanal Türk, Akıl Oyunu

 

Ama sonuna denk gelmişim, artık öğrenmek için ne olduğunu gelecek haftayı bekleyeceğiz, bakalım nasıl bir yarışma programıymış.

 

Tam 15 dakika oldu. İlk gün için bu kadar yeter. Başka birgün devam ederim kaldığım yerden.

 

 

 

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

1/12/2005 -

Düşler ve Erdemler'deki bu yazı okunası bence.

 

Bir de Moleschinodaki  bu yazı var.

 

 

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

28/11/2005 - Ne Kadar Çok Soru İşaretim Varmış Yazınca Anladım

Kategori: metebilge

Bu bloğa yazı yazmayı düşünüyorum fakat nasıl? Televizyonla bağlantım arada sinema kanallarına bakmak ya da müzik kanallarını dolaşmaktan ibaret. Çocuklarım nedeniyle sabahtan akşama kadar çocuk kanalları açık sadece. Onun için ilk olarak çocuklarla ilgili yazı yazmak geldi aklıma ve anneliğimin ilk günlerinden itibaren bana en çok yardımcı olan kitaptan alıntı yaparak başladım yazmaya. Aşağıdaki iki post gerçekten güzel bilgiler içeriyor. Kimisini biliyoruz zaten ama kimisi de hiç aklımıza gelmeyen konular. Umarım faydalı olur .

 

Şu anda çocuklar yattı. Evimizde televizyonlar kapalı. Fonda sürekli televizyon sesi duymak bizi rahatsız ediyor. Gereksiz bir gürültü evin içinde. Güzel, keyifli, kaliteli yayınlar olduğunda seyretmek zevkli ama "Alooooo" , "Kimsiniz tanıyabilir miyiz?" le başlayan cümleler kurulmaya başladığından beri aramız açıldı televizyonla. Neden tanıyorum hiç merak etmediğim bir kişiyi? Ya da ismini, yaşını öğreneceğim de ne olacak? Otobüs durağında rastladığı birisine nerelisin diye sorarak konuşmaya başlayan anneanneler, nineler küçümseniyor da bu işi televizyonda yapınca neden farklı algılanıyor? Yaşlılar bile hiç olmazsa daha mantıklı davranıyor, bir süre yol arkadaşlığı yapacağı insanla konuşarak.

 

Arkadaşlarıma gidiyorum bazen, fonda televizyon. Ne işi var televizyonun aramızda? Hadi tek başınayken ses oluyor bahanesi var (O da ne demekse, ses olması iyi birşey mi, sokaktan gelen her kişiyi ses olsun diye eve alıyor muyuz ki?), konuşup birşeyler paylaşabileceğin bir insan varken açık olmasını anlamı var mı?

 

Yemeğe gelen misafirlerimin elinden kumandayı kaptığım çok olmuştur. Hadi eve gelir gelmez istedikleri kanalı açmalarına ev sahibi olduğumuz için ses çıkartamıyoruz ama yemekte kapansın bari şu televizyon.Çok seyretmek istiyordun da bize gelmenin sebebi ne o zaman?

 

Karışık ve aksi bir yazı oldu. Zaten bilen bilir ben öyle uzun uzun yazamam. Rekor kırıyorum . Şimdilik burada kalsın.Kendime ödev verdim arada televizyon seyredip ilk izlenimlerimi yazacağım zaman içinde.

 

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

NEDİR T.E.P

Son yıllarda, televizyon kanallarında oluşan bozulma/kirlenmeye tepki amacı güden ve bu durumun değişmesi için çaba harcayan internet üzerinden hareket eden bir platformdur. Bize yorumlarınız ile güç, hazırladığımız bannerlerı sayfalarınızda yayınlayarak destek verebilirisiniz. TemizEkran Platformu


Bağlantılar

Ana Sayfa
Hakkımızda
Arşiv Yazılar
e-posta

Son Yazılar

Bu Kadar Miskinlik Yeter
Yeni Bir Çocuk Kanalı
Sitem
Paylaşım
Tepki
Başlıksız
Jo Jo
Zapping
Başlıksız
Ne Kadar Çok Soru İşaretim Varmış Yazınca Anladım
TEP! TemizEkran Platformu Network İletişim Ağı. TemizEkran Yahoo Group-- Yahoo Gruba Katıl !!!
Click here to join temizekran
Click to join temizekran
Subscribe to temizekran
Powered by groups.yahoo.com
TuLuAt
yansimalar
ebrese
hamitakcay
designer
milkboy
SeyirciKalma
asmakilit
nymphia
vedat1987
okayyildiz
zeze
visne
zupermen
joezombi
tugbatugba
smiling
kuzeysonsuz
PRESSBEY
inciferden
SAKASU
giz
noleafclower
zion
suzidil
erdemselvi
bilgince
ahmedi
gulsah
gulsah20
tolgahan
hasancengiz
sudaayakizleri
LeJardin
marypoppins
geda
SuCCuBuSS
mirsah
kozmik
dogan55
hikayedefteri
siirdefteri
sezaikarakoc
ismetozelsiirleri
morokuz
ruzgarlisokak
LeSaR
mrfood
iddaa
itiraf
mesnevi
joone
onurkayabasi
naribeyza
halime
bucuruk
galatasarayliyiz
sorgun
eskisehirly
shekkercik
derin
granada
ilkayoguzhan
ilsuersagun
katre
barok
bengisuyum
crazyturk
dokuzb
ikona
cicibisiiy
kadinca
aDoE
batumania
karacocuk
DolunayVakti
metebilge
Gazelim
omasozturk
jazzboy
13579
brcdesign
dungeon
seyirevi
blogdoktoru
ehalimyilmaz
Leyla
cicibisiiy2
kardanhasan
Dersaadet
ataberk
ebrar06
cicibisiiy3
deveze
electronicer
elifclub
extacyESC
yorumcu74
burakcam
bebekler
cocukca
eyust
yust
fullmoon
zelis
TULINOZEN1
dingorevlileri
yust1
SEVDAMINADI
gitardagarcigi
farukk
mehmetyagiz
hilale
TEP! TemizEkran Platformu...... TELEVİZYON Bir vakit öldürme aracı değil. olmamalı da! İzlenebilir Proğramlar, ilkeli ve Eğitici Yayınlar!....Magazin değil Gerçek Haberler, İçin; TEP!..... TEP'kini Göster TEP'e Destek Ol!.... Türkiye'nin İnternet STK Kuruluşu TEP!


BlogBul.Com! Blog Hizmetleri