Saglikli Tirnaklar
Vücutta meydana gelen demir, çinko, folik asit ve B 12 vitaminlerinin eksikliği durumlarında tırnaklarda bir takım bozukluklar meydana gelmektedir. Tırnaklarda kırılma, kabalaşma, çatlama ve tabakalaşma gibi durumlara neden olabilen bu eksiklikleri gidermek için beslenmeye de dikkat etmek gerekmektedir.
Kırmızı et, süt ve süt ürünleriyle deniz ürünlerinin tırnak sağlığı için yenmesi şart. Fakat beslenmenin yeterli olmadığı durumlarda bu eksiklikleri karşılamak amacıyla vitamin takviyesi de yapmak gerekir.
Tırnakların üzerinde bazen beyaz noktacıklar görünebilir. Halk arasında vitamin eksikliği olarak değerlendiren bu durum tırnağın içerisine hava kabarcıklarının girmesiyle oluşur. Fakat bunun vitamin eksikliğiyle hiçbir ilgisi yoktur. Endişe edecek bir durum da oluşturmamaktadır. Sadece görüntü itibariyle insanları tedirgin etmektedir.
Tırnağı hastalandıran en önemli nedenlerin başında mantarlar gelmektedir. Tırnak hastalıklarının yüzde 60’ı mantarlardır. Tırnağın serbest kenarından girer. Islaklık, nemlilik, karanlık, kapalılık, dar ayakkabı, travma ya da sıkışmayla, başkasının ayakkabısını giymekle, ve manikür- pedikürde vücuda girmektedir. Şayet kişinin vücut direnci düşükse, şeker hastasıysa, uzun süre antibiyotik kullandıysa ya da kortizon kullanmışsa bu mikropların vücuda girmesine ortam hazırlar. Bu mantarlar tırnakta kalınlaşma, kırılma, sararma ve çizgilenme yapar. Mantarların batması durumunda ise dolama oluşmaktadır. Bu tür mantarlar elden çok ayakta görülmektedir. Tedavisi en zor olan mantar, tırnak mantarlarıdır. Sedef ya da sıkıntı hastalıklar da tırnak bozukluklarına neden olabilir. Bu durumda yüksük tırnak denilen noktacıklı bir görünüm ortaya çıkar, enine ya da boyuna çizgilenme, tırnak yatağının üzerinde kamburlaşma ve bombeleşme meydana gelebilir.
Sağlıklı tırnaklar için ne yapmalı?
- Beslenmeye dikkat etmek, et, süt ve balık ürünlerinden tüketmek gerekmektedir.
- Tırnakları Kısa Kesmek Gerekmektedir.
- Elleri ve Ayakları Nemli Bırakmamak Gerekir.
- Tırnak Yemek Enfeksiyonlara Ortam Hazırlar.
- Aşırı Antibiyotik ve Kortizon Tüketimi Tırnak Yapısını Bozar.
- Başkalarının terlik ya da ayakkabılarını giymek sakıncalıdır.
- Manikür ve Pediküre Dikkat Etmek Şart
Omega-3 (Alfa linolenik asit):
Omega-3 (Alfa linolenik asit): Yağlı balıklar ve deniz ürünleri (özellikle uskumru, sardalye, hamsi ve somon gibi) ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye,soya,nohut, misir unu, keten tohumu yagi, tatli patates, marul, lahana, brokoli ve yesil yaprakli sebzelerde bulunurmus.
bir de duyduguma göre depresyona da iyi geliyormus..
Araplardan yeni inci: Greenwich yerine Mekke :-)
Bu http://www.haberturk.com/haber.asp?id=70331&cat=160&dt=2008/04/27
habere yorum...
Bu araplarin herseyi tersinden anlamasina hayranim..
Bir kere Greenwich dünyanin merkezi degildir.
Sadece sifir "boylam"inin baslama noktasi olarak kabul edilmistir..
Neden.. ingiliz yer ve gök bilimcilerin calistigi [url=http://tr.wikipedia.org/wiki/Greenwich_G%C3%B6zlemevi]Greenwich gözlemevi [/url] nin bulundugu noktadir da ondan.
Greenwich sehir merkezi gözlem evinin 1-2 km batisinda 0.011 Bati boylamiyla, 51.479 Kuzey enleminin kesistigi noktadadir.. Bildiginiz gibi simdi Londra büyük sehir belediyesine bagli bir semttir. Hic de özel bir yer degildir..
Mekke'de Kabe'nin bulundugu noktaysa 21.422 Kuzey enlemiyle
39.826 Dogu boylaminin kesistigi noktadadir.. Yani kuzey yarim küreden herhangi bir noktadan farkli degildir.
Sifir enlem bildigimiz gibi ekvatordan gecer.. Bu koordinatlari kesfeden ingilizler bile enlemlerin sifir noktasida bizim ülkeden gecsin deme cürretini göstermemisler..
Simdi eger illaki dünyanin bir merkezi olmali diyorsak: sifir enlem belli ekvator cizgisi. Bunun su an kabul edilen sifir boylamiyla kesistigi nokta: atlas okyanusunda bir nokta. (Karada degil) En yakin kara parcasi Gabon'un batisindaki Sao Tome adalari. Burasi dünyanin merkezi olabilir mesela.. :-)
Yok boylam Greenwich'den degil baska yerden gecsin desekde bu Mekke olmayacaktir.. Ekvator üzerinde bir sehir olacaktir..
Kac kisi
- araplarin bu densizligini sorgulayan düsünce yapisina sahip..
- yada dünya koordinatlarinin aslinda herhangi bir metrik sistemden farksiz ölcüm gerecleri oldugunun bilincinde..
Bunu sahsen bilmiyorum..
....ama herseyin bir siniri var diyorum. 8-)
10. yildüönümünde 28 Subat kararlarini yeniden hatirlamamiz gerekir mi?
Millî Güvenlik Kurulu'nun 28 Şubat 1997 tarih ve 406 Sayılı Kararına Ek-A (rejim aleyhtarı irticai faaliyetlere karşı alınması gereken tedbirler)
1-Anayasamızda cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4'üncü maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması icin mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut yasalar uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
2-Tarikatlarla bağlantılı özel yurt, vakıf ve okullar, devletin yetkili organlarınca denetim altına alınarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereği Millî Eğitim Bakanlığı'na devri sağlanmalıdır.
3-Genç nesillerin körpe dimağlarının öncelikle cumhuriyet, Atatürk, vatan ve millet sevgisi, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarma ülkü ve amacı doğrultusunda bilinçlendirilmesi ve çeşitli mihraklarin etkisinden korunması bakımından:
- a-8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı.
- b-Temel eğitimi almış çocukların, ailelerinin isteğine bağlı olarak, devam edebileceği Kuran kurslarının Millî Eğitim Bakanlığı sorumluluğu ve kontrolünde faaliyet göstermeleri için gerekli idari ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
4-Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık, aydın din adamları yetiştirmekle yükümlü, milli eğitim kuruluşlarımız, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.
5-Yurdun çeşitli yerlerinde yapılan dini tesisler belli çevrelere mesaj vermek amacıyla gündemde tutularak siyasi istismar konusu yapılmamalı, bu tesislere ihtiyaç varsa, bunlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nca incelenerek mahalli yönetimler ve ilgili makamlar arasında koordine edilerek gerçekleştirilmelidir.
6-Mevcudiyetleri 677 sayılı yasa ile men edilmiş tarikatların ve bu kanunda belirtilen tüm unsurların faaliyetlerine son verilmeli, toplumun demokratik, siyasi ve sosyal hukuk düzeninin zedelenmesi önlenmelidir.
7-İrticai faaliyetleri nedeniyle Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ilişkileri kesilen personel konusu istismar edilerek TSK'yi dine karşıymış gibi göstermeye çalışan bazı medya gruplarının silahlı kuvvetler ve mensupları aleyhindeki yayınları kontrol altına alınmalıdır.
8- İrticai faaliyetleri, disiplinsizlikleri veya yasadışı örgütlerle irtibatları nedeniyle TSK'dan ilişkileri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı ile teşvik unsuruna imkan verilmemelidir.
9- TSK'ya aşırı dinci kesimden sızmaları önlemek için mevcut mevzuat çerçevesinde alınan tedbirler; diğer kamu kurum ve kuruluşları, özellikle üniversite ve diğer eğitim kurumları ile bürokrasinin her kademesinde ve yargı kuruluşlarında da uygulanmalıdır.
10-Bu maddenin tam metnini Turkiye'nin uluslararası ilişkilerini ilgilendirdiği için yayınlayamıyoruz.
11-Aşırı dinci kesimin Türkiye'de mezhep ayrılıklarını körüklemek suretiyle toplumda kutuplaşmalara neden olacak ve dolayısıyla milletimizin düşmanca kamplara ayrılmasına yol açacak çok tehlikeli faaliyetler yasal ve idari yollarla mutlaka önlenmelidir.
12-T.C. Anayasası, Siyasi Partiler Yasası, Türk Ceza Yasası ve bilhassa Belediyeler Yasası'na aykırı olarak sergilenen olayların sorumluları hakkında gerekli yasal ve idari işlemler kısa zamanda sonuçlandırılmalı ve bu tür olayların tekrarlanmaması için her kademede kesin önlemler alınmalıdır.
13-Kıyafetle ilgili kanuna aykırı olarak ortaya çıkan ve Türkiye'yi çağdışı bir görünüme yöneltecek uygulamalara mani olunmalı, bu konudaki kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları taviz verilmeden öncelikle ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında titizlikle uygulanmalıdır.
14-Çeşitli nedenlerle verilen, kısa ve uzun namlulu silahlara ait ruhsat işlemleri polis ve jandarma bölgeleri esas alınarak yeniden düzenlenmeli, bu konuda kısıtlamalar getirilmeli, özellikle pompalı tüfeklere olan talep dikkatle değerlendirilmelidir.
15-Kurban derilerinin, mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak rejim aleyhtari örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışında kurban derisi toplattırılmamalıdır.
16-Özel üniforma giydirilmiş korumalar ve buna neden olan sorumlular hakkında yasal işlemler ivedilikle sonuçlandırılmalı ve bu tür yasadışı uygulamaların ulaşabileceği vahim boyutlar dikkate alınarak, yasa ile öngörülmemiş bütün özel korumalar kaldırılmalıdır.
17-Ülke sorunlarının çözümünü "Millet kavramı yerine ümmet kavramı" bazında ele alarak sonuçlandırmayı amaçlayan ve bölücü terör örgütüne de aynı bazda yaklaşarak onları cesaretlendiren girişimler yasal ve idari yollardan önlenmelidir.
18-Büyük Kurtarıcı Atatürk'e karşı yapılan saygısızlıklar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındakı 5816 sayılı kanunun istismar edilmesine fırsat verilmemelidir.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Okuryazarlik ve Kürt kadinlari
The Economist'in 2-8 Subat tarihli sayisi bugün posta kutuma birakilmis. 36. sayfadaki 'Turkey, the Kurds and Islam, A religios revival' baslikli yazi dikkatimi cekti. Yazinin icerigini anlatacak degilim. Genelde AK partinin islam'i birlestirici unsur olarak kullandigi üzerinde durulmus. Bu arada kürtce egitimin Tayyip hükümeti tarafindan düsünülmedigi hatta Tayyip'in bu konuda, o zaman diger azinliklar da ister tarzi söylemine yer verilmis ve yazi bir ebenin genc kadinlarin türkce bilgisinin azligi yüzündan saglik ocaklarindaki dogum kontrol vs brosürlerinin hic bir ise yaramadigina degindigi bildirilmis..
Burada beni düsündüren konu 1998-1999 ögretim yilindan beri uygulanan 8 yillik zorunlu egitimin ve son yillarda yayginlasan kizlarimizi okutma kampanyalarinin (ki kendin de bu kampanyalara parasal destek verdim) bir ise yarayip yaramadigi..
1998-1999 ögretim yilinda 8 yillik egitim zorunlu olunca 5. siniftan 6. sinifa devamlilik orani o yil bir önceki yila göre kiz cocuklarinda %47, oglan cocuklarinda %19 oraninda artmis. Bu kayda deger bir artis.
Simdi o cocuklar 20 yaslarindalar ve onlardan daha genc olanlar artik 8 yillik egitimden gectiler.
[Tabi göz önünde bulundurmamiz gereken, bir önceki yilda (1997-1998) orta okula devam etme oranini bilmemiz.
Ama oran kizlarda %47 artiysa, 100 kiz cocugundan 60 ü ortaokula devam ediyorduysa, o yil 84 si devam etmis.
Oglan cocuklarinda %19 arttiysa, 100 oglan cocugundan 80 i ortaokula devam ediyorduysa, o yildan sonra 95'i devam etmis diyebiliriz. Sanirim %100 degildir okullasma ne kadar ugrasssakta.]
Egitim sistemimizin eksiklerini bilsekde, egitimde yöreler arasindaki farkliliklarin farkinda olsak da 8 yil okula devam etmis cocuklarin artik bir brosür okuyup anlayacak kadar türkce bilmeleri gerektigini düsünüyorum. Bu acaba genc anneleri cocuk egitimi yada baska konularda daha bilincli yapti mi?
Acaba kürt halkimizi sisteme daha bir entegre etti mi? Ben gercekten sekiz yillik egitimin kürt kadinlarinin topluma entegrasyonunda oynadigi rolü cok merak ediyorum.
Umarim 8 yillik zorunlu egitimin meyvelerini, yöredeki kadinlar üzerinde pozitif sonuclarini aliriz.
Kuzey Irak'daki operasyonlar
Sınır ötesine beklenen nokta operasyonlarının ilki gerçekleşti. 16 Aralık sabaha karşı savaş uçaklarımız Kandil dağını bombaladı.
Medyada Kandil’deki PKK karargahının yerle bir edildiği, hatta üst düzeyde bir PKK liderinin öldürüldüğü ileri sürüldü.
Eğer aylardır süregelen bunca operasyon laf kalabalığından sonra, Kandil’de herhangi bir “PKK karargahı” ve gerillası kalmışsa tabi..
Ben 2 aydır yapılan görüşmeler sırasında PKK nın bölgeyi aslında tamamen terketmiş olduğuna inananlardanım.
Geçmişteki 24 operasyona rağmen kamuoyuz, eskiden olup bitenleri hatırlamazcasına her keresinde yeniden gaza geliyor, sınırötesi operasyonlardan medet umuyor, kendisine söylenenlere aldanıyor. Biraz da Büyükanıt Paşa ve de AKP hükümeti oyalansın bakalım..
Ama hangi fiyata? Alınan bombaların hesabı vergilerimizden kesilirken, Amerika'nın silah tüccarlarına yeni ödemeler yapılarak..
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Komplo teoriolerinden. arsivimde bulunsun diye ekledim. alintidir
Belki rastlamışsınızdır...
Özellikle yeni yapılan tünellerde bir özellik mevcut.
Arabanızla tünele girdiğinizde radyonuzda ne dinliyorsanız yayın birden kesiliyor ve tünelle ilgili bilgi veren bir yayın dinlemeye başlıyorsunuz.
Gerektiğinde hayatınızı kurtarabilecek bu bilgi hizmeti radyonuzun dışarıdan elektronik müdahaleyi kabul etme yeteneğine/zaafına bağlı.
Sizden bir ricam var...
Bu yazıyı okumaya biraz ara verin ve bu yazıyı okuduğunuz bilgisayar ekranının arka yüzünü bir inceleyin.
Arkadaki etiket üzerinde FCC şeklinde bir logo ve aşağıdaki yazıyı
göreceksiniz
(bazı yeni model ekranlarda bu yazı kaldırılılarak FCC standartlarına uyumludur ifadesi yerleştirildi)
This device complies with part 15 of the FCC rules.
Operation is subject to the following two conditions:
(1) this device may not cause
harmful interference, and
(2) this device must accept any interference
received, including interference that may cause undesired operation
Türkçeleştirelim...
Bu cihaz FCC kurallarının 15. maddesine uyumludur.
Cihazın işleyişi aşağıdaki şartlara tabidir:
(1) Bu cihaz zararlı bir parazite/engellemeye sebep olamaz
(2) Bu cihaz ; arzu edilmeyen işleyişe sebep olacaklar dahil, dışarıdan her türlü müdahaleyi kabul etmelidir.
Daha da Türkçeleştirelim....
Evinizdeki bilgisayarın ekranı ; ABD'nin RTÜK'ü olan ve ABD'deki her türlü radyo, televizyon ve eyaletler arası iletişimden sorumlu olan FCC'nin ortaya koydu şartlara birebir uyumlu.
O kadar uyumlu ki; cihazınızı sizin kontrolünüzden çıkarabilecek dışarıdan her türlü elektronik müdahaleyi baştan kabul etmiş durumdasınız.
Bilgisayarınızdaki işletim sisteminin sahibi Microsoft'un ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı anlaşmalara gizlenen özel maddeleri saymıyoruz bile.
Ekranımızdan uzaklaşalım...
Yugoslavya'nın parçalandığı günlere dönelim...
Bayraksız, siyah C130 uçaklarının savaş sırasında her türlü lojistik desteği verdiği ve uyuşturucu ticareti/kaçakçılık ile semiren Yugoslavya'nın PKK'sı Kosova Kurtuluş Örgütü'nün aktif rol aldığı provokasyonlar sonucu Müslüman kardeşlerimizin maruz kaldığı katliamlar bir müdahale ortamını doğurmuştu.
NATO ve NATO'nun 'sadık' üyesi Türkiye; Yugoslavya'nın parçalanmasında aktif rol almıştı. Bu NATO operasyonun iki çok yakın tanığı mevcut.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Genelkurmay Yaşar Büyükanıt.
Bu iki isim; o gün NATO merkezli olarak Yugoslavya'ya karşı başlatılan özel parçalanma sürecinin bugün kendi ülkelerine karşı başlatıldığının farkında mıdır bilemeyiz?
Bu konuyu şimdilik başka bir yazıya saklayalım.
İşte bu operasyon sırasında; koruma/gözetleme görevi yapan Türk F-16'ları belirlenen rotalarından saptıkları noktada tepelerinde dolaşmakta olan ABD AWACS uçaklarının müdahalesi ile karşılaştılar ve ekranları karartıldı.
Telsizlerden geçilen mesaj ise çok netti :
'Rotanıza geri dönmezseniz motorlarınızı da durdururuz'
ABD'nin bırakın stratejik müttefik, bırakın müttefik, bırakın dost, mert bir düşman bile olmadığının;
ABD'nin Türkiye'nin tarihi ve stratejik hasmı olduğunu yıllar önce görmesi gerekenlerin başından o günden bu yana çok vaka geçti.
1. Körfez Savaşı'nın başladığı saatlerde Ankara'da kritik noktalarda iletişimler mi kesilmedi...
Bir kaç sene önce Eskişehir'de gerçekleşen bir tatbikatta; ABD tatbikat gereği bütün üssün iletişimini mi karartmadı...
Kısacası ABD elindeki yeteneği de, kalbindeki niyetini de görmek isteyenlerin gözüne bugüne kadar onlarca kez soktu.
En son Hakkari, Dağlıca'da son yılların en kanlı PKK baskınlarından birini yaşadık.
Raporlar, duyumlar, rivayetler muhtelif. Şehit sayısının daha fazla olduğundan tutun da, saldıran grup arasında ABD'nin özel kuvvetlerinin bulunduğuna kadar bir çok olasılık karşımızda duruyor.
Olasılık olmayıp kesin olan bir şey var ki o da; baskının başlayışı ile askerlerimize yardımın gelişi arasındaki sürenin uzamasına sebep olan tam bir iletişim karartması yaşandığı.
Her türlü telsiz, telli iletişimi devre dışı bırakan bu karartma, gecenin kararlığında bir avuç evladımızı ; sınırdaki gözetleme sistemini bertaraf eden 200 PKKlı itle karşı karşıya bıraktı.
Sınırdaki havadan ve karadan ihlalleri tespit etmeye yönelik, termal kameralarla entegre sistemin temel taşını Diyarbakır'daki 2. Hava Üssünün kurduğu radarlar oluşturuyor.
Unutmayın; bu yaşadıklarımız ABD uçaklarının Mayıs ayında hava sahamızı bilinçli olarak ihlal etmesinden 5 ay sonra gerçekleşiyor.
Hala birileri; bilmeleri gereken konumlarda olmalarına rağmen, ABD'nin bütün bu iletişim karartmasını yapmasının mümkün olmadığına inanıyor olabilirler...
Onlara aşağıdaki tabloyu sunuyoruz...
ABD'nin Temel Elektronik Harp Uçakları
EC-130 H C130 kargo uçağının uyarlanmış hali olan bu uçak; 13 kişilik mürettabatı ile ABD'nin taktik elektronik harp kapasitesinin temel taşlarından. Özellikle Block 35 versiyonu. Her türlü iletişimi ve erken uyarı/tespit radarlarını bloke etme yeteneğine sahip. 25.000 feette uçabilen , saatte 300 mil hıza sahip bu uçak 1983 yılından beri hizmette. En büyük zaafı, saldırıya karşı müdafaa yeteneklerinin ve hızının sınırlı olması
EA6B-Prowler Irak'taki savaşta bombardıman uçaklarına eskortluk yapmaktan ; belli bir bölgedeki uzaktan kumandalı mayınları etkisiz hale getirmeye kadar bir çok görev üstlenen bu uçak 4 kişilik mürettebata sahip. A6 Intruder savaş uçağının uyarlanmış versiyonu olan bu uçağın en büyük zaafı yoğun kullanım nedeni ile kullanım ömrünü tamamlamaya çok yaklaşmış olması ve eskortluk ettiği uçaklarla arasındaki hız farkı.
EA-18G 2009 yılında tam kapasite sahaya sürülecek olan bu uçağın ilk deneme uçuşu bu ay gerçekleşti. ABD'nin en modern elektronik harp uçaklarından ve F/A-18 E/F Super Hornetlerin uyarlanmış hali. ABD Donanmasının envanterinde. EC-130 H ve EA6B-Prowler'ın elektronik harp yeteneklerini geliştiren bu uçak aynı zamanda diğer savaş uçaklarının hızı ile kıyaslanabilir hızı ve radarda sunduğu düşük profil ile diğer uçakların zaaflarını taşımıyor.
Şimdi önümüzdeki soru şu...
ABD bu ve bugüne kadar ki iletişim karartmalarını hangi uçaklarla gerçekleştiriyor?
Bu soru;
Eşref Bitlis'in öldürüldüğü günün ertesinde, Türkiye'nin ABD ile birebir yüzleşmeden bu tarihi çıkmazdan kurtulamayacağının farkına varan kadroların,
ABD ile savaşa hazırlanırken önündeki sorudan binlerce sorudan sadece biri ama en güncel olanı.
Sorunun cevabının bulunup bulunmadığı ise ABD'ye süpriz olsun...
Zamanı gelecek elbet.
Türkiye Cumhuriyeti bugün 84 yasinda.
Türkiye Cumhuriyeti bugün 84 yasinda.
Osmanli imparatorlugunun külleri üzerine insa edilen modern cumhuriyetimiz,
kurulusunun 84. yilinda
+ 73 milyon nüfusla dünyanin en kalabalik 17. ülkesi,
+ bu topraklarda dogan insanlarin yasam beklentisinin 70.5 a ulastigi,
+ halkin %67sinin sehirlerde yasadigi,
+ 300 milyar $ ülke geliriyle dünyanin en büyük 21. ekonomisi.
+ 560 milyar $ alim gücü endeksli geliriyle dünyasanin en büyük 18 ekonomisi artik Türkiye Cumhhuriyeti.
+ 6.9 milyar tonluk kapasiteyle , dünyanin en büyük 18. ticari filosuna sahip.
+ yilda 17 milyon turistle, dünyanin en cok ziyaret edilen 12. ülkesi ve bundan saglagidi 15.9 milyar $ lik turizm geliriyle dünyada 8. sirada olan.
+ servis sektörü yillik 163 milyar $ lik üretimiyle dünyada 22. sirada olan.
+ endüstri sektörü yillik 56 milyar $ lik üretimiyle dünyada 31. sirada olan.
+ kisi basina düsen yillik gelirin 4200 $ a ulastigi,
+ kendi barajlarimizi, yollarimizi, tasitlarimizi insa edebilidigimiz,
+ ihracatimizin cogunun textil ve motorlu tasitlardan olustugu
+ dünya yörüngesinde kendi uydularina sahip,
+ her yüz kisiden 48 inin cep telefonu sahibi oldugu,
+ sehirlerinde modern müzelerin, uluslar arasi ressamlarin eserlerinin sergilendigi
+ antalya altin portakal film festivalinin 44. yilini kutladigi
olgun bir cumhuriyet..
Ama daha güzel günler bizi bekliyor.
Cumhuriyetimizi nice yillara tasiyacagimiz günler.
Daha iyi ve daha güzele imza attigimiz günesli günler..
- her yil 175'000 insanimiz ülke topraklarimizi her hangi bir sebepten terk ettigi, dünyada disari göç veren 15. ülkeyiz. Dis göcü durdurmayi basardigimiz yillar bekliyoruz..
- her yil ödemeler dengemizi 16 milyar $ zararla kapatarak, dünyada ürettiginden fazla tüketen ülkeler arasinda 5. sirasindadayiz, daha cok ürettigimiz, daha tutumlu tükettigimiz yillar bekliyoruz..
- 161 milyar $ toplam dis borcla, dünyada borcu en cok olan 5. ülkeyiz. Her yil borc faiz ve geri ödemelerine ayirdigimiz miktar ihracatimizin %45ine esit. Bu oranla dünyada borc faizi altinda ezilen ülkeler arasinda 7. siradayiz. borclarimizi kapattigimiz, yenilerini almadigimiz yillar bekliyoruz..
- çocuklarimizin sadece %91'inin 8 yillik egitimi tamamladigi, ilkögretim tamamlama orani acisindan dünyada sondan 28. sira bir ülkeyiz. Cocuklarimizin hepsinin okullastigi yillar bekliyoruz..
- ülke icinde , özellikle güneydogu kirsalinda yasadigimiz terör ve çatismalarla her yil hala 100'lerce askerlik yapan gencimizi ve bir o kadarda terör örgütüne kazandirilmis kürt gencimizi topraga veren bir ülkeyiz. genclerimizi topraga degil daha güzel geleceklere hazirladigimiz yillar bekliyoruz..
- meclisimizde ve belediyelerimizde en az kadin temsilci bulunduran dünyada kadinlarin temsilinda 163. sirada olan bir ülkeyiz.. sandalyelerin yarisina kadinlarin oturdugu yillar bekliyoruz..
- citfcimizin, tarim isçimizin, köykümüzün üstlendigi yüce göreve ragmen, fakirlesmeye devam ettigi bir ülkeyiz, köylümüzün tekrar milletimizin efendisi oldugu yillar bekliyoruz.
Cumhuriyet bugün 84 yasinda,
100 yasini doldurmaya surada 16 sene kalmis.. Bu seneleri eger bilincle insa edersek, daha egitimli, daha bilgili, daha aydin, kadinlarin erkeklere daha esit oldugu, daha barisci daha güzel günler kesinlikle bizi bekliyor ..
Bunun bilinci ve inanciyla , cumhuriyetimize ve hepimize .. NICE BAYRAMLAR diliyorum..
Why is west lacking of empathy to the Turks, while it has endless empathy for the PKK?
Why is west lacking of empathy to the Turks, while it has endless empathy for the PKK?
In these times we should count on our friends. But who are friends of Turks? Not the ones we helped in
True, Turkish government does not know how to play the game and use their advantages but they behave like a puppy in the hands of EU and US. But the Turkish opinion is very much awake. And they are really angry and not as much to PKK, as to EU and US.
Intelligent Turks ask them selves “Does Turkey really need
Now it’s time for our so called friends in
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Türkiye'nin kullanabilecegi kozlari
Demin SKY-Türk'de çok deneyimli bir uluslararası hukuk pörfesörünü dinledim.
çok akıllıca şeyler söyledi.
aslında uluslararası arena'da Türkiye'nın yapabileceği çok yaptırım var. kullanabileceğiz bir sürü kozu var dedi.
örnek olarak da..
- meclis toplanıp türk askerini afganistan'daki görev süresini bitirmeye karar verebilir.
- Türkiye Amerika'yla Sovyet tehditi sırasında imzaladığı silah ve işbirliği anlaşmalarının, artık aynı tehditleri bölgede görmediği için yeniden gözden geçirilmesi için bir çalışma başlatabilir
bunun dışında kendi başımıza yapabileceğimiz çok şey de var dedi:
- Türkiye Irak'a sınır olan illerinde sıkıyönetim ilan edebilir ve böylece oradaki asayısı polis ve jandarmaya bırakmak yerine sİkİyönetim mekanizmasını işletir.
- Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı'na PKK'nın en büyük 10 adamını Irak içinde yok etme görevi verebilir.
.. şeklinde.. Bana baya akıllıca geldi.
Şahsi kanaatim kuzey Irak'a girmenin Türkiye'nin uzun vade çıkarlarıyla ters düstügü yönünde. Sınır ötesi harekat Türk ekonomisini ve Türkiye'nin uluslararası itibarını zedeler.
Ayrıca bu zaten bahane arayan batının ekmeğine yağ sürer, ileride toplu kıyım yada kimyasal silahlar falan gibi konuları gündeme getirip Türk askerinin uluslararası mahkemlerde yargılanmasına kadar gider.
Sakın ve kararlı şekilde uluslararası yaptırımlarla hemen başlamak en sağlıklısı. Böyle bir durumda Başbakan'in 2 günlül ingiltere gezisini de anlamış değilim. çok gereksiz geldi.