ALSAH (ALİ ŞAHİN) WEB SAYFALARINA HOŞ GELDİNİZ

Alsah Blokları - Edebiyat Gündemi

eTAKI.net | el yapımı gümüş takıla özel günlerinizde onu unutmayın eTAKI.net

• 2008-09-30 - Türkan Saylan ile 'Yüz Soruda Sivil Toplum'

Kategori: Soylesi

Türkan Saylan ile 'Yüz Soruda Sivil Toplum'

Türkan Saylan'ın, editörlüğünü ve sorularını Prof. Dr. Kenan Mortan'la birlikte hazırladıkları yeni kitabı '100 Soruda Sivil Toplum' üzerine bir söyleşi yaptık. Sivil toplum hakkında bilmeniz gereken her şeyi bulacağınız nehir söyleşi türündeki kitapta, bir toplumun tüm yöreleri ve insanlarıyla kalkınması, fırsat eşitliğinin yetkililerce ödünsüz ve içselleştirilmiş bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine vurgu yapılıyor en önce.

Gamze Akdemir

Cumhuriyet / Kitap- Bütün bu çalışmalarda, ülkesini ya da yöresini çok iyi tanıyan ve sorunları bilip çözümler üretebilecek STÖ'lerin devreye alınması, dinlenmesi ve katılımının sağlanması gerektiği, yoksa asla sonuç alınamayacağı irdeleniyor. Umudu daima diri tutan ve mücadeleden vazgeçmeyen/vazgeçmeyecek iki 'çılgın Türk', Türkan Saylan ve Prof. Dr. Kenan Mortan'ın emeğini ve söyleşisini okumak bir ayrıcalıktı. Türkan Saylan'ın ülkemizin bugünkü durumuna ilişkin yaptığı, sonuna kadar katıldığımız şu değerlendirmesini söyleşiden kopararak burada kullanmak istiyorum:

"Kitabımızı tamamladığımız Mayıs 2008'den sonra Türkiye yenibaştan karıştı. STÖ'ler başta olmak üzere kişi ve kurumlar, 12 Eylül'ü anımsatacak şekilde tedirgin hale geldi. Tıpkı Sysphos efsanesindeki gibi, siz istediğiniz kadar taşı omuzlayıp tepeye, yerine çıkarın, orantısız güç kullanmayı, her şeyi oy gücüyle yapmayı hak sayan iktidarlar özellikle karşıt görüşlüleri sindirmek ve gerektiğinde yok etmek üzere, o taşı sarsıp düşürüyor, ta derinliklere! Kafalar karışıyor, korku egemen oluyor. İyimser bakışla, yapıcı eleştiriler ve yaşanan örneklerle hazırlanan kitabımızın yine de halkımıza, hak arayıcılarına, ülkenin yurtseverlerine ön açıcı olabileceğini umuyorum."

'Ajanlar STÖ'lerin peşinde'

- Prof. Dr. Kenan Mortan'ın sorularını hazırladığı '100 Soruda Sivil Toplum' neyi salık veriyor, nasıl bir yol gösteriyor en çok?

- Prof. Dr. Kenan Mortan'ı Anadolu yollarında, herkesin sürgün yeri saydığı 'sevgili ve yalnız' yurdumuzun cennet illerindeki karşılaşmalarımızla tanıdım. Ortak paydamız 'kırsal kalkınma' idi. ÇYDD'nin çalışmalarıyla kanıtlanan şekilde alana Ankara'dan bakılamayacağı, sorunların boyutlarının anlaşılamayacağı ve gerçekçi çözümler üretilemeyeceği konusunda anlaşıyorduk. O toprağın insanını, düşlerini, beklentilerini anlamadan, yüreğinizde hissetmeden, o toprağa, insanların omzuna elinizi sürmeden, göz göze gelip sevginizi -saygınızı- değer verdiğinizi algılatmadan çözüme varamazsınız. Kenan Hoca'yla burada da ortaktı düşüncelerimiz.Yıllarca Anadolu'daki cüzzam çalışmalarımızda genç hekim adayı öğrencilerime şöyle derdim. 'Gençler, insanların bitten kurtulmalarını sağlamak için önce kendimiz bitlenmeli, sonra söylem ve eylem geliştirmeliyiz.' Yani, 'Orada bir köy var uzakta, gitmesek de gelmesek de o köy bizim köyümüzdür' şiirinin bir aldatmaca olduğu açıktı.Kitabın sorularını, Kenan Hoca, alanı tanımadan, alanda çalışmadan, insanlara, toprağa dokunmadan başarıya ulaşılamayacağı kanısını, ÇYDD ve Türkan Saylan örneklemesiyle topluma yansıtmak ve ülkesi için sorumluluk duyanlara, engellerden yılmadan çaba gösterilebileceğini yansıtmak istedi ve sanırım konuyu deneyimli bir gözlemci olması nedeniyle çok da iyi sorguladı.

'Sloganla yetinmeyin!...'

- Kitapta Prof. Dr. Kenan Mortan'ın ve sizin ortak yaklaşımınızı nasıl özetlersiniz?

- Bir toplumun tüm yöreleri ve insanlarıyla kalkınması, fırsat eşitliğinin yetkililerce ödünsüz ve içselleştirilmiş bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Bütün bu çalışmalarda, ülkesini ya da yöresini çok iyi tanıyan ve sorunları bilip çözümler üretebilecek STÖ'lerin devreye alınması, dinlenmesi ve katılımı sağlanmalıdır. Yoksa asla sonuç alınamaz.Buna karşın STÖ'ler de, kurumları, siyasete atlama ya da etiket sahibi olma, protokolde yer alma vb. gibi amaçlara feda etmemeli, çağa uygun şekilde kendilerini sürekli geliştirerek, 'slogan'larla yetinmekten kurtulup gerçekçi çözümler üretebilmelidirler. Sorunlar, saldırılar karşısında gerektiğinde yargıya başvurabilmeli, yılmamalı, sabırla ve sakinlikle ve tüm yasal kurallara titizlikle uyarak çalışmalarını sürdürmeli, bu cesareti göstermelidir.

Korkutan sözcük: Örgüt

- 'Örgütlülük' zamanında halka doğru ve yeterince anlatılamadı mı örgütlülük... Halk bir örgüte, STÖ'ye üye olmak, destek vermek deyince neyi anlıyordu? Bugün neyi anlıyor? Bugün ne değişti de STÖ'ler hedef gösterilir oldu? STÖ'lere üye olmak yasadışı örgütlere üye olunmuşçasına tepki gördü kimi iktidarlarca...

- Osmanlının çözülme döneminde, sarayın, şeyhülislamın emirleriyle içine düşülen perişanlıktan kurtulmanın olanaksızlığı karşısında, örgütlenmeler başlamıştır. Kurtuluş Savaşı öncesi kurulan 28 Kongre devleti (B. Tanör) sivil halkın kendini kurtarmak için örgütlenmesinin, böylece kurtuluşun altyapısını hazırlamalarının en ilginç örneklerindendir.Cumhuriyet döneminde de başta kadın olmak üzere irili ufaklı çeşitli konularda örgütlenmeler gelişmiş ve çok yararlı değişim ve gelişimlere yol açmıştır. Zamanla, çoğu ister istemez muhalif tutum gösteren, yanlışlara, haksızlıklara karşı çıkan STÖ'lerden egemenler huzursuz olmaya başlamışlar, peşlerine ajanlar takılmış, en masum eylemler, kitaplar yasaklanmış, acılar yaşanmıştır.Ancak bütün bunların hepsini aşan tutum, bugünlerde bol bol anımsadığımız 12 Eylül darbesi ve sonrası yaşanmıştır. O dönemde insanlara salınan korku, işkenceler, tutuklayıp yıllarca içerde tutup ilk duruşmada tahliyeler gibi 'ben yaparım olur' tavırları, özellikle ana babaların evlatlarına 'sakın gitme, sakın okuma, sakın düşünme' öğütleri ile 'örgüt' sözcüğüne büyük bir 'korkunçluk' giysisi giydirilmiştir.Mayıs 2008'e kadar tamamlanan bu kitapta, AB havucuyla da olsa Dernekler Yasasının, örgütlenmek isteyenler lehine değiştiği, korkmamak gerektiği örneklerle öğütlenmiştir. Oysa son aylardaki baskın tutuklamalar, ihbarlar, telefon dinlemeleri, hele hele tanık koruma yasası vb. herkesin yeniden ürküntü içine düşmesine yol açmıştır. Umarım bir kez daha güç yitirmez ve vatandaşlık görevimiz olan örgütlü çalışma ve engelleri yenme gücümüzü pekiştiririz.

'STÖ'ler genelde muhaliftir, çünklü hak arar'

- En doğru yanıtı ilk elden verebilmek, varsa kafa karışıklığını dağıtabilmek adına sorarsam STÖ'lerin görevleri nelerdir? Neler yapar STÖ'ler? Ve politik duruş, kimlik olayı ajandalarının kaçıncı önceliktedir?

- STÖ'ler kurulurken tüzüklerini çok net ve açık yapmalı, eksik kalırsa ilk genel kurulda eklemelerle tamamlamalıdırlar. Seçtikleri konu/konularla ilgili her türlü yeni bilgiyi, gelişimi öğrenip üyelerine de iletmelidirler. Ayrıca gönüllü üyelerin her biri ülke ve dünya politikalarını, farklı kaynaklardan izlemeli, satır aralarını okumayı öğrenmeli, kulaklara fısıldanan dedikodulara kanmamalı, bunların asla taşıyıcısı olmamalıdır. Aralarına katılmak isteyenleri iyi incelemeli, ajanları sokmamalıdırlar. Üyeler birbirleriyle yarışa girmemeli, bir zamanlar el ele oldukları kişilerin arkasından dolaplar çevirmemeli, eleştirilerini yıkıcı değil, gerçekçi ve yapıcı olarak yüz yüze yapıp birbirlerini iknaya ve huzuru sağlamaya çalışmalıdırlar.STÖ'ler genelde muhaliftirler, buna sendikaları da dahil edelim, çünkü hak ararlar. Öldürülen, imha edilen hayvanların hakları bile çok önemlidir. Kadın hakları, insan hakları, işçi hakları... Tuzla yıllar önce sendikasız işçi alınmayacak durumda olsaydı bu ölümler gerçekleşir miydi? Siz hiç sağ sendika olabileceğini ve işçiyi sömürenlerin yanında yer alınabileceğini, diğerlerine, üye olanlara baskılar yapılabileceğini düşler miydiniz?Bence örgütlenmek, temel varlık hakkı ve nedenidir. Bütün gelişmiş toplumlar Demokrasiye ve insan haklarına böyle ulaşmışlardır. Türkiye için de aynı durum söz konusudur. Daha iyi, daha eşitlikçi bir yaşam istiyorsak STÖ'lerde yer almak ve çalışmaktan korkmamalıyız.

'Gongolar'

- Örgütlü bir sivil toplum denilince akla hep solcular mı geliyor?

- Genelde haksızlıklarla, baskılara direnmekle, egemenlerin kendi çıkarlarını öne alışlarıyla, işkence ve diğer insanlık dışı davranışlarla, sosyal eğitsel eksikliklerle, çevreyle uğraşan STÖ'ler, eşitlikten yana oldukları için sol ya da sosyal demokrat olarak toplumda yerlerini alırlar. Buna karşın ülkemizde son yıllarda artan şekildi sağcı, radikal İslamcı ya da siyasetçilerce yönlendirilip kurdurtulan, GONGO denen (hükümetlerin yönlendirdiği STÖ'ler) kurulmaktadır. Bunlar taşıdıkları adlarından, kendilerine tanınan ayrıcalıklardan hemen fark edilmektedirler. (Cumhuriyet 23.07.2008 Deniz Som)

'Devlet STÖ'lerden nefret ediyor'

- Devlet STÖ'lerden nefret ediyor diyorsunuz kitapta: ' Kuma olayı'

- Nedense pek çok gelmiş geçmiş hükümetler STÖ'leri sevmedi. İktidarlar eylemlerini eleştiren gruplar istemedi. Hep derim: Biz asılız, siz vekilsiniz. Halk bir süre için sizleri seçti. Eleştirileri, önerilerimizi dinlemeli, yer vermelisiniz. Bizi kuma gibi, yani iktidarınıza ortak gibi görmeyin. Siz bugün varsınız, bir süre sonra başkaları olacak. Oysa halk, vatandaşlar, bizler hep olacağız. Gelin elbirliğiyle eşitlikçi bir kalkınmayı, örneğin çağdaş bir eğitimi temellendirelim. Ne yazık ki bu anlayışsızlık ve isteksizlik ülkenin gelişimine set çekiyor.

'Halkın desteği yanımızda'

- STÖ'lere duyulan güven ne noktada günümüzde? Halk nezdinde en sık 'ama'lar neler?

- STÖ'ler özellikle hükümeti eleştiren, çözümler üreten başarılı STÖ'ler diğer uysal, şakşakçı GONGO'larca sürekli taciz edilir. Haklarında uydurma ihbarlar yapılır, öyle noktalara varılır ki çoğu pes eder, 'ben miyim her şeyi kurtaracak? Böyle gelmiş böyle gider' deyip çekilir arenadan, işte bu çok yanlış bir tutumdur.Halk her zaman STÖ'lere destek verir. Kendi katılmaz belki, korkudan; oysa sizi en candan duygularla kucaklar. Sizin onların iyiliği için çalıştığınızı hemen kavrar, kucak açar. Ne yazık ki bu arada pek çok da istismar edilebilir. Yılmamayı öğrenmeli, her türlü zorluğu yenmeliyiz.Çözüm önerilerimizi ısrarla topluma anlatmalı, yanlış ya da doğruları bulmayı onlara bırakmalıyız. Günümüzde halkımız, cahili, okumuşuyla kendisine destek olacak STÖ'lerin yolunu beklemektedir.

'Durmak yok, devam!'

- Türkan Saylan, tedirgin ve daha çok bilgilenmek, çözümün bir parçası olabilmek isteyen insanlara nasıl bir yol gösteriyor?

- Şu gün geldiğimiz nokta çok acı bir karmaşa içinde, sanki bir bilim kurgu filmindeyiz. STÖ'lerin muhalif sayılanları çok tedirgin. Bu bir süreçtir, sonsuza dek sürmez. Biraz bekleyip düğümün çözülmesini görmeliyiz. Durmak yok, devam!- Bir de dernek enflasyonu konusu var, anlatır mısınız? Sapla saman nasıl birbirine karıştı?- Ben böyle düşünmüyorum. 72 milyon için 67 bin STÖ vardı kayıtlı. Şimdi biraz daha artmıştır. Bu sayı yetersiz ve çoğu büyük kentlerdedir bu STÖ'lerin. Oysa örgütlenme köyde, kasabada, 'güzelleştirme dernekleri' gibi kuruluşlarla başlamalı ve gelişmeli, hak aramayı öğrenmeliyiz. Toz duman var ortada ama STÖ'lerden değil belki de STÖ'lerle GONGO'ların karmaşasındandır.

'Gizil güç'

- Herkesin içindeki gizilgücü keşfedebileceğini söylüyorsunuz kitapta. Nasıl?

- Ben kimim ki, ne yapabilirim ki, baş eğmekten, susmaktan ve köşemde oturmaktan başka diyen ama içi dolu ne çok insan var. İşte onlar bir kez olsun başarılı bir katkı yaratsalar, kendilerini keşfetseler açılacaklar. Kuşkusuz kendi kendini keşfetme okullarda başlamalıdır.Oysa eğitim sistemimizdeki yozlaşma, itaate dayalı olup sorgulamayı, tepki göstermeyi (her ne kadar aksi söylenir ve yazılırsa da) yasaklar neredeyse.Bazen bir dost, çoğu kez bir kitap, bir öğretmenin iki sözü insanın kendi gizil gücünü yakalamasına yol açabilir. Yeter ki antenlerimizi açık tutalım ve yaptığımız işi, arkadaşlarımızı sevelim, inanalım ve değer verelim; işe yaramaktan keyif alalım.- Gönüllüler uygulaması' İyi gidiyor, başarı sağlanıyor değil mi? Diyelim ki bir yurttaş daha önce bir sivil toplum örgütüne hiç üye olmadı ama olmak istiyor, ne yapması gerek?- Öncelikle kendi görüşüne, bilgi birikimine uygun bir STÖ'yü incelemeli, dinlemeli, izlemeli. Sonra ben bu örgüte üye olursam nasıl bir hizmet verebilirim, bir gönüllü olarak diye kendini sorgulamalı, üyeliğe bu hazırlıkla başvurmalı ve de öncelikle mutfakta çalışmaktan kaçmamalı. Ben Prof.'um, ben şuyum buyum diye hemen en öne geçmeyi hesaplamamalı. İçtenlik ve eşitlikçi düşüncede olmak her şeyi çözecektir.

'Korkulara teslim olmayan'

- Son soruda kitaptaki yanıtlarınızdan birinde 'sabır sabır sabır' düsturundan bahsediyorsunuz. Bu, mücadele azmini nasıl perçinliyor Türkan Saylan'ın? Sabır, yerinde duramayan, atak bir STÖ lideri için nasıl bir erdem olsa gerek?

- Eğer siz birey ya da STÖ sorumlusu iseniz ve belli konularda çalışmayı hedeflemişseniz, istemlerinizde haklı olduğunuza inanıyor, kendinize ve ekiplerinize güveniyorsanız, öncelikle hedefe ulaşmakta sonsuz bir kararlılık ve sabır örneği olabilmelisiniz. Bıktırıcı ve yıldırıcı engeller karşısında sabırla ve sakinlikle yol alınması şarttır ve de ancak bu şekilde sürdürülebilir projeler yürütebilirsiniz.Böyle sabırlı olurken, hedeften kaçmadan, pes etmeden heyecanınızı da canlı tutabilir, etrafınıza coşku saçabilirsiniz. Bunlar çelişki gibi gözükse de aslında birbirini tamamlayıcı durumlardır. Önümüze birbiri ardına konan engeller, iftiralar, gammazlıklar çoğu kez size güç katabilir, yeter ki korkulara teslim olmayın.

gamzeakdemir@cumhuriyet.com.tr

100 Soruda Sivil Toplum/ Türkan Saylan/ Cumhuriyet Kitapları/ 173 s.

22 Ağustos 2008
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
eTAKI.net | el yapımı gümüş takıla özel günlerinizde onu unutmayın eTAKI.net

• 2008-09-08 - En çok kazanan yazarlar

Kategori: Yorum

En çok kazanan yazarlar

İŞTE RAKAMLAR!

Forbes dergisinin Eylül sayısındaki habere göre, Türkiye'de geçen yıl en çok satan kitap, Turgut Özakman'ın "Şu Çılgın Türkler'i oldu. Ama Özakman gelir liginde yurtdışı satışlarından 3 milyon dolar kazanan Orhan Pamuk'un arkasında kaldı.

Orhan Pamuk: 2007'de 4.3 milyon YTL kazandı. Yurtdışında fırtınalar estiren Pamuk'un satış adedi, bağlı bulunduğu Wylie Agency'nin verdiği bilgiye göre son üç yılda 5,5 milyon.İngilizce 1,7 milyon adet sattı. 1 milyon adet barajını aştığı diğer bir dil Almanca. Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Fransızca'da da 1 milyon sınırına yaklaştı. Orhan Pamuk Türkiye'deyse geçen yıl 83 bin sattı...

Ahmet Altan: Geçen yıl yeni kitap yayınlamadı. Sadece yayınevi Alkım, eski kitaplarından Karanlıkta Sabah Kuşları"nın yeni basımını satışa sundu. Ancak kitap hiçbir yayınevi ve dağıtım raporunda 'çok satanlar' listesinde yer almıyor. Ahmet Altan'ın yayıncısı Alkım, geçmiş yıllarda basılan ve çok satan kitaplarının 2007 satış rakamını ise paylaşmıyor. Ahmet Altan ise bu konuda açıklama yapmaktan kaçındı. Bu nedenle yazar, Forbes listesine giremedi.

Ergün Poyraz: "Musa'nın Çocukları" ve "Musa'nın Gülü" kitapları ile 2007 yılında 140 bin adetlik satış adedine ulaşan Ergün Poyraz, Ergenekon Davası kapsamında 27 Temmuz 2008'de gözaltına alındı. Hala cezaevinde. Ama kitapları 2007'de 2 milyon YTL ciro yarattı. Yazarın kazancı 350 bin YTL.

Ahmet Tevfik Küflü: Şu Çılgın Türkler'in yayımcısı Bilgi Yayınevi'nin sahibi, 2006'da Ankara Vergi Rekortmenleri Listesi'nde beyan ettiği 2 milyon 165 bin YTL'lik kazançla 11'inci sırada yer almıştı. Küflü, 859 bin YTL vergi ödedi.

Soner Yalçın: Efendi serisinin yazarı 2007'yi kitapsız geçirdi. Bu nedenle listede alt sıralarda. Yine de eski kitaplarının satışı 38 bin adedi buldu. 2008'de yayımlanan "Siz Kimi Kandırıyorsunuz"un ilk baskısı, 100 bin adetti ve tükendi. Yalçın, şimdiden 270 bin YTL'lik telif gelirini garantiledi.

Ela Güntekin: Edebiyat uyarlaması dizilere olan ilgi, kitap satışlarına da yansıdı. Reşat Nuri Güntekin'in aynı adlı kitabından uyarlanan "Yaprak Dökümü" dizisi, kitabın satışını 50 bine çıkardı. Yazarın dizisi çekilen diğer kitapları, "Dudaktan Kalbe" ve "Çalıkuşu"nun satışları da 10 bine ulaştı. Bu işten en karlı çıkan isim Reşat Nuri Güntekin'in telif haklarını elinde tutan kızı Ela Güntekin oldu. ATV'de yayınlanan "Hatırla Sevgili" de 1974 basımı "Darağacında Üç Fidan"ı 50 bin adetlik satış rakamına taşıdı.

ELİF ŞAFAK VE AYŞE KULİN

Metis Yayınları'ndan Doğan Egmont Yayıncılık'a transfer olan Elif Şafak'ın son kitabı "Siyah Süt" 100 bin adet sattı. Bu satışın 55 bini 2007'de gerçekleşti. Şafak'ın elde ettiği telif geliri ise 132 bin YTL oldu.Aynı şekilde Ayşe Kulin'in 2007'de ilk baskısı yapılan ve bugüne kadar 162 bin satan son kitabı Veda'nın 102 bin adetlik kısmı geçen yıl satıldı.
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
eTAKI.net | el yapımı gümüş takıla özel günlerinizde onu unutmayın eTAKI.net

• 2008-08-18 - Alsah Blokları - "Edebiyat Gündemi" Arşivinden

Kategori: Inceleme
2005-11-27: Hasan Hüseyin/ Yolcu
2005-11-25: Suzan Samancı: Yaşamı, Yapıtları ve Bir Öyküsü İle (Errik Adam)
2005-11-25: 2005'te Roman/ A. Ömer TÜRKEŞ
2005-11-24: Öğretmenler Günü
2005-11-23: Şiir: Dünya Dili/ Tuna Erdem
2005-11-23: Latife Tekin, Dil ve Masumiyet/ Sennur Sezer
2005-11-23: “Resimli Ay” Sonrasında Sabiha Sertel/ Mehmet ERGÜN
2005-11-23: Nazım Hikmet ile Sabahattin Ali/ Mehmet ERGÜN
2005-11-21: Can YÜCEL/ Baharla Ölüm Konuşmaları (Şiir)
2005-11-20: Yaşamöyküm ve Sitelerim/ Ali ŞAHİN
2005-11-10: Kurtuluş Savaşı Destanı'ndan/ Nazım HİKMET
2005-11-10: Atatürk'ten Son Mektup/ Halim YAĞCIOĞLU
2005-11-08: Sulhi Dölek'in Ardından (Basından Seçmeler)
Fethi'nin Fethedilmezliği
GÖKBONCUK / ÖYKÜ / FİKRİ UZUN
Türkçe'nin 73 yaşındaki çınarı Ali Püsküllüoğlu "sözcüklere" veda etti.
İngiliz işgaline razı Müslüman veya mankurt! / Arslan BULUT
Yani, Solun Aytmatov'u gitti, yerine Sağın Aytmatov'u geldi.(3)
Solda Aytmatov Ne Zaman Öldü?
Cengiz Aytmatov Öldü
Nâzım’ın şiirleri elden ele dağıtılacak
Karanlıktaki ışık Orhan Kemal! / Refik Sıla Güvenç / 06/2008
Çankaya Şiir Akşamları Etkinliği ve Ergin Günçe Şiir Ödülleri Töreni
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
“İç dünyam çok karmaşık değil”
Faruk Nafiz Çamlıbel’e Mektuplar
Avrupa Romanına Dair
Sevim Burak Yazarlığını Anlatıyor
Laiklik kavramı üzerine
Mehmet Akif'ten Başbakan'a...
2007 Tudem Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu
Necati Cumalı 10-12 Ocak 2008'de Urla’da Anılıyor
Hikmet Altınkaynak´tan ´Türk Edebiyatında Yazarlar
Yılmaz (Elmas) Öğretmeni Kaybettik / Kadir İncesu
'Tutunamayanlar'ın tutuşu
Edirne'den Kars'a Türk okurunun profili 3 Ağustos 2006
Zeynep Aliye: "Yazarın öncelikle öz ve biçem uyumunu sağlaması gerekir"
Özgürlüğün Ağırbaşlı Oğlu / GÜNAY GÜNER
2005-12-30: TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI KURULTAYI
2005-12-29: Kültür- Sanat 2005/ Devlet Babanın Gölgesi Düştü (Radikal'den)
2005-12-28: Diyet bozmayan yılbaşı sofrası!
2005-12-28: 169 AYDIN, PAMUK'A DESTEK İÇİN BİLDİRİ YAYIMLADI
2005-12-27: Nakkaşların Çiçekli Bahçe Gezintisi...
2005-12-27: Gazeteler ve Kitap Ekleri
2005-12-27: Tanpınar Hikaye Yarışması Sonuçlandı/ Yeni Edebiyat
2005-12-24: TÜRK EDEBİYATINDA DENEME 3/ Nurullah ÇETİN
2005-12-24: TÜRK EDEBİYATINDA DENEME 2/ Nurullah ÇETİN
2005-12-24: TÜRK EDEBİYATINDA DENEME 1/ Nurullah ÇETİN
2005-12-24: http://www.ntvmsnbc.com/news/EDEB_front.asp
2005-12-24: Everest’ten ‘gizli’ romancılara şans
2005-12-23: Cemal Süreya ödülü Ergülen’in/ Cemal Süreya'dan son kalanlar
2005-12-23: Yapı Kredi Yayınları'nda Çağdaş Türk Edebiyatı 1
2005-12-23: Yapı Kredi Yayınları'nda Çağdaş Türk Edebiyatı 2
2005-12-23: Kahraman Türk Kadınları...
2005-12-23: Bir Edebiyat Sitesi: Edebiyattürk
2005-12-22: BİRKAÇ TAŞIN ARASINDAN GEÇTİĞİNİ GÖRMEK İÇİN/ H. İhsan SÖNMEZ
2005-12-22: Ah Kalbim... Burgaç Hengame/ H. İhsan SÖNMEZ
2005-12-22: ELİM ELİNE DEĞSİN/ H. İhsan SÖNMEZ
2005-12-21: Memet Fuat Ödülleri'ne aday olabilmek için üç hafta kaldı.
2005-12-20: Aslı ERDOĞAN
2005-12-20: 2000'li YILLARDA ÖNE ÇIKANLAR/ 1
2005-12-19: Ölümünün 90. yılında bir kez daha gündemde: Işıltılı Yürek Tevfik Fikret
2005-12-19: YKY'deki Nazım Hikmet Kitapları
2005-12-18: Şair Nevzat Çelik'le romanını konuştuk/ Önder KIZILKAYA
2005-12-17: Taşköprü ve Kastamonu Linkleri
2005-12-16: Kitle Coğrafyasında Kültür ve Edebiyat/ H. İhsan SÖNMEZ
2005-12-16: Aziz Nesin'in elli yıl önce yazdığı ama kimsenin bilmediği bir roman: 'Düğümlü Mendil'
2005-12-16: İnsanı, İnsana Yine İnsanla Anlatır Tiyatro/ Orhan Güler'le Söyleşi- H. İhsan SÖNMEZ
2005-12-14: Mecmua Devrinin Sol Devlerinden Resimli Ay
2005-12-14: 'Gitme Kal' Haydar Ergülen
2005-12-14: Orhan Pamuk ne yaptı? / Semih GÜMÜŞ
2005-12-14: Şükran Kurdakul 1. ölüm yıldönümünde yapıtlarıyla yaşıyor
2005-12-12: Bir Site: Mevsimsiz/ Bir Şair: Betül TARIMAN
2005-12-12: Yıldız ECEVİT: "Oğuz Atay'ı okumaktan ve onun üzerine yazmaktan çok keyif alıyorum"
2005-12-12: Bu yılın Behçet Necatigil Ödülü'nü alan Betül Tarıman'la ödülü ve şiirini konuştuk
2005-12-12: Attilâ İlhan'dan Şükran Kurdakul
2005-12-10: Betül TARIMAN/ Dergilerdeki Şiirlerinden Seçmeler 2
2005-12-10: Betül TARIMAN/ Dergilerdeki Şiirlerinden Seçmeler 1
2005-12-10: Orhan Veli KANIK/ Seçme Şiirler
2005-12-10: 2 Şiiri ve 1 Öyküsüyle Fahri Erdinç'i Anarken
2005-12-07: Bir Dergi: Türk Dili Dergisi (Kasım-Aralık 2005)
2005-12-07: Sabiha Sertel'in Fikret yorumu /ATAOL BEHRAMOĞLU
2005-12-06: Edebiyat Tartışmaları: 1
2005-12-05: 10. Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Kültür ve Sanat Festivali’nden İZLENİMLER...
2005-12-03: İki Hapishane Kitabı: Hapishane Şiirleri / Hapishane Öyküleri
2005-12-03: Edebiyat Dergileri 1
2005-12-03: Yeni Edebiyat Şiir Antolojisi/ Suphi Nuri İleri (Derleyen)
2005-12-03: Enver Gökçe/ Şiirler...
2005-12-03: Enver GÖKÇE 19 Kasım 1981 tarihinde Ankara'da yaşama veda etti.
2005-12-03: Süreli Yayınların İçeriği/ Dergiler Arşivi
2005-12-03: Fethi Naci: Eleştiri Yazını Deyince.../ Vecdi ERBAY
2005-12-03: Anahatlarıyla Türk Edebiyatının Dönemleri
2005-12-03: Ölümünün 1. Yıldönümü'nde Şükran KURDAKUL
2005-12-03: Şükran KURDAKUL'u Anmak
2005-12-03: Şair Şükran Kurdakul Üzerine/ Ahmet Miskioğlu
2005-12-03: Nâzım Hikmet’in Şiirlerinde Diyalektik Materyalizm/ Alaattin Bilgi
2005-12-03: Şükran Kurdakul'u Anarken...
2005-12-03: Bir Sunullah Arısoy Vardı.../ Burhan Günel
2005-12-03: Kısa Ve Öz Bir Edebiyat Dersi/ Mustafa Kara
2005-12-03: Umudun Türküsü: Filistin Şiiri/ Evrensel Basım Yayın’dan “ Filistin Şiiri” Antolojisi
2005-12-03: Dünya Şairi Nâzım Hikmet/ Afşar Timuçin
2005-12-03: Nâzım’ı Büyük Şair Yapan Nedir?/ Asım Gönen
2005-12-03: Nâzım Hikmet’in Şiirinde Ayrılık Ve Özlem/ Eray Canberk
2005-12-03: Enver Gökçe'yi Yeniden Okurken/ Sennur Sezer
2005-12-02: Güzel Bir Site: Berfin Org.
2005-12-02: 1980-2000 Yılları Arasında Türk Öykücülüğü 2 (Ömer LEKESİZ)
2005-12-02: Doğan Kitap, Can Yücel’in şiir kitaplarını basmaya devam ediyor.
2005-12-02: Lo-li-ta, bilumum edep/sizlikler ve edebiyat
2005-12-01: Romancı İşigüzel, Başbakan Erdoğan'ın edebiyata bakışını şu sözlerle eleştirdi:
2005-12-01: Arkası yarında "Benim Adım Kırmızı" ile yeni dönem başlıyor
2005-12-01: "Çıplak kadın yazarlara öfke duyuyorum"/ Perihan MAĞDEN
Başlıksız
Fethi'nin Fethedilmezliği
GÖKBONCUK / ÖYKÜ / FİKRİ UZUN
Türkçe'nin 73 yaşındaki çınarı Ali Püsküllüoğlu "sözcüklere" veda etti.
İngiliz işgaline razı Müslüman veya mankurt! / Arslan BULUT
Yani, Solun Aytmatov'u gitti, yerine Sağın Aytmatov'u geldi.(3)
Solda Aytmatov Ne Zaman Öldü?
Cengiz Aytmatov Öldü
Nâzım’ın şiirleri elden ele dağıtılacak
Karanlıktaki ışık Orhan Kemal! / Refik Sıla Güvenç / 06/2008
Çankaya Şiir Akşamları Etkinliği ve Ergin Günçe Şiir Ödülleri Töreni
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
“İç dünyam çok karmaşık değil”
Faruk Nafiz Çamlıbel’e Mektuplar
Avrupa Romanına Dair
Sevim Burak Yazarlığını Anlatıyor
Laiklik kavramı üzerine
Mehmet Akif'ten Başbakan'a...
2007 Tudem Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu
Necati Cumalı 10-12 Ocak 2008'de Urla’da Anılıyor
Hikmet Altınkaynak´tan ´Türk Edebiyatında Yazarlar
Yılmaz (Elmas) Öğretmeni Kaybettik / Kadir İncesu
'Tutunamayanlar'ın tutuşu
Edirne'den Kars'a Türk okurunun profili 3 Ağustos 2006
Zeynep Aliye: "Yazarın öncelikle öz ve biçem uyumunu sağlaması gerekir"
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
eTAKI.net | el yapımı gümüş takıla özel günlerinizde onu unutmayın eTAKI.net

• 2008-07-30 - Fethi'nin Fethedilmezliği

Kategori: Yitirdiklerimiz

Fethi'nin Fethedilmezliği
MÜMTAZ SOYSAL


ADAMLAR vardır, kaya gibidirler; hep kaya gibi kalır, yeryüzünü
süslemeye devam ederler.

Zonguldak, Cide, Trabzon benzeri orta ve küçük ölçekli Karadeniz
kentlerinden birinin, bu kez Giresun'un çıkardığı kaya adamlardan bir
daha öldü deseler de inanmayın, Fethi Naci kolay kolay gitmez.
Güleryüzlü inatçılardandır Fethi.

Niçin öyle olur o kıyıların insanları? Fındık ve çay bahçelerinin ya
da yeraltı ocaklarının alınteriyle sert fırtınaların dalga köpükleri
midir o karakterleri yoğuran? Yoksa dağ silsileleriyle kıyı arasına
sıkışmış yoğun nüfusun bir türlü dengelenmeyen sosyal yapısı mı? O
ortamda büyümüş bir İsmail Naci bir de İstanbul'a gelip iktisat
okuyunca Marksist Fethi Naci olmadan kalabilir miydi?

Yarın, o hiç fethedilmemiş kalenin üzerine küreklerle toprak mı
atılacak?

Hiçbir şey, Fethi Naci'yi fethedip isyan bayrağını indirtemedi.

Ne genç yaştaki suçlanmalarla tutukluluklar, ne de bitmez tükenmez
davalar... Hep ayakta kalan bir yaşam sevinci, hep dik tutulan bir baş
ve açık alın.

Edebiyat dünyasının dalgalanmaları, nesnel eleştirilerin ister istemez
yarattığı kırgınlar da Fethi Naci'yi sevilmez kılmayı beceremedi.
Öylesine berrak görüp öylesine doğru yazıyordu ki, kızanlar da onu
övmeden duramazdı.

Bu ülkenin kahredici siyasal kasırgaları ortasında bile üst üste
yığılan sorunlar altında fethedilmeden, yenilmeden kaldı Fethi Naci.
Tam tersine, sorunlar onun kafasında mutlaka sorulması, doğru
yanıtlanıp sağlam çözümlere bağlanması gereken "sorular"a dönüşmüştü.
Böyle olduğu içindir ki, Türk yayın dünyasının en kalıcı, en yararlı
ve en etkili bilimsel yayın dizisini halkçılığın kitaplıklarına sokan
da o oldu. "Yüz Soruda..."lar onun sarsılmaz azminin ve dürüst
yayıncılığının anıtı olarak kalacak.

Hastalığının son aşamasını birlikte yaşayanlar, "Artık tanınmaz, başka
bir kişi olmuştu âdeta" diyorlarsa da inanmak kolay değil.

Başka bir insan olup da inandıklarının tersine inanmaya, yaptıklarının
aksini yapmaya mı başlamıştı yani? Söyleyin bakalım, döndü mü,
liboşlaştı mı, satılıp hainleşti mi?

Galiba bir Fransız yazarıydı "Tek kişi eksilir, her yer
ıssızlaşmıştır" diyen. Gitseydi, Fethi Naci gidince de öyle olacaktı
herhalde. Ama, o kadar çok iz bırakıyor ki arkasında, ıssızlaşmak
şöyle dursun, yeryüzü daha da zenginleşmiştir geride bıraktıklarıyla.
Yazdıklarını ve yaşadıklarını bir yana koyun, bir ara Cumhuriyet
Kitap'ta yayımlanan edebî hikâyeleri seçmekte zevk inceliğini
göstermiş bir insanın bıraktığı o nitelikli seçki bile yıllar yılı
yaşatacaktır onun unutulmazlığını.

Temmuz 25, 2008 - MÜMTAZ SOYSAL
mumtazsoysal@gmail.com

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

Aylık kültür, sanat,edebiyat seçkisi "Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin." - Nâzım Hikmet

Son yazılar

Türkan Saylan ile 'Yüz Soruda Sivil Toplum'
En çok kazanan yazarlar
Alsah Blokları - "Edebiyat Gündemi" Arşivinden
Fethi'nin Fethedilmezliği
GÖKBONCUK / ÖYKÜ / FİKRİ UZUN
Türkçe'nin 73 yaşındaki çınarı Ali Püsküllüoğlu "sözcüklere" veda etti.
İngiliz işgaline razı Müslüman veya mankurt! / Arslan BULUT
Yani, Solun Aytmatov'u gitti, yerine Sağın Aytmatov'u geldi.(3)
Solda Aytmatov Ne Zaman Öldü?
Cengiz Aytmatov Öldü
Nâzım’ın şiirleri elden ele dağıtılacak
Karanlıktaki ışık Orhan Kemal! / Refik Sıla Güvenç / 06/2008
Çankaya Şiir Akşamları Etkinliği ve Ergin Günçe Şiir Ödülleri Töreni
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
“İç dünyam çok karmaşık değil”
Faruk Nafiz Çamlıbel’e Mektuplar
Avrupa Romanına Dair
Sevim Burak Yazarlığını Anlatıyor
Laiklik kavramı üzerine
Mehmet Akif'ten Başbakan'a...
2007 Tudem Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu
Necati Cumalı 10-12 Ocak 2008'de Urla’da Anılıyor
Hikmet Altınkaynak´tan ´Türk Edebiyatında Yazarlar
Yılmaz (Elmas) Öğretmeni Kaybettik / Kadir İncesu
'Tutunamayanlar'ın tutuşu

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
EdebiyatGündemi
GüldesteEnGüzelAtatürkŞiirleriSeçki
KastamonuNet 2
ÖykülerÖykücüler
RomanYazıları
ŞiirlerŞairler
Taşköprü'denBakış
YedinciSanat
Esintiler
Edebiyat
YenidenDergi
YeniEdebiyat
EdebiyatDünyası
Öykü
Taşköprü'nünSesi
Taşköprü'denEsintiler
Gökırmak
KastamonuNet
GerçeğinSesi
Güncem'den
Edebiyat 2005
TaşköprüYazıhamitKöyü
ALİ ŞAHİN (alsah*) ve Siteleri
Kastamonu GAZETE, DERGİ VE SİTELERİ
Rıfat Ilgaz 2006 Kastamonu Sempozyumu
ÇocukVeEdebiyatı
DersimizEdebiyat 1
E- Edebiyat
SanatVeToplum
Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali 2006
Taşköprü'nün Taş-köprüsü
DersimizEdebiyat 2
E-EdebiyatBenimBlog
Esintiler'den...
http://www.guncesi.net/alsah/

Kategoriler

  • Ali ŞAHİN Yazilari
  • Ani
  • Arastirma
  • Biyografi
  • Deneme
  • Destan
  • Elestiri
  • Fikra
  • Gezi
  • Haber
  • Inceleme
  • Kitap
  • Kitap Ozetleri
  • Odul
  • Otobiyografi
  • oyku
  • Ropurtaj
  • Siir
  • Siir Tahlilleri
  • Soylesi
  • Soylev
  • Yitirdiklerimiz
  • Yorum
  • Arkadaşlar

    alperence
    yansimalar
    bengisuyum
    nimo
    geda
    necatialbayrak
    NEVAAY
    alisahin37
    sonnur
    yazihamit
    SerkanEngin
    yedincisanat
    Hasan37
    sairinaski
    Guldeste
    hasanbildirki
    LeJardin
    kastamonunet
    oykuleroykuculer
    psycocihan
    ilhanM
    oyhanhasan
    tinuviel
    prenstenes
    derin
    romanyazilari
    siirlersairler
    ikizler
    Masal
    yildizim
    derlemeler
    midye
    cocukca
    hayattan
    sukranca
    muzaffererdem
    rumpeltsiskin
    hikmetgwzer
    melihcoskun
    iremnur
    eroman
    kaybolusculuk
    parantezicihayatlar
    senpazarinsesi
    muratkulcuoglu
    gulcinkuju
    ahmetturanaltunsu
    ankaralieczanesi
    lalecik
    POLYANNA
    huznunyuzueylul
    SariYazma
    esincolak
    poem
    esedereli
    yust
    HYACINTHUS
    eyferu
    muratcelikoglu
    vedat1987
    aycanca
    esevcanca
    ayisigi
    ideadersler
    kastamonum
    UmitZeynep
    ibirgul63
    ermenisoykirimyalani
    TheLostHighway
    gulcanca
    sevdasiirleri
    berfinhazal
    perisel
    MEYRACA
    senpazarli
    ferideozmat
    lepidoptera
    kastamonuluyuz
    karayagiz
    canandansiirler
    cile
    YeniGuneTurku
    gorseldil
    tulaybilgin
    inky
    esleme
    muallimden
    turgutuyar
    kun
    erginbay
    simgedergisi
    berrinsulari
    HandanGokcek2
    mayinhatti
    ogretbensen
    sahinsah
    emeginsanati
    tahirhocam
    sophia
    fatoscb

    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:81
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
    Paratikla.com - Internette Gezinirken Para Kazanın